İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/47525 CEVAP BEKLENİYOR · 71 GÜNDÜR

Hakkari'de son yıllarda artış gösteren intihar ve şüpheli ölüm vakalarına ilişkin

Kaynak göster

Öznur Bartin (DEM Parti), 5 Ağustos 2026 tarihinde 7/47525 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Sağlık Bakanlığı. Cevap bekleniyor.

Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Hakkari'de son yıllarda artış gösteren intihar ve şüpheli ölüm vakalarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/47525, 5 Ağustos 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-47525-hakkari-de-son-yillarda-artis-gosteren-intihar-ve-supheli-olum-vakalarina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/1e5a9e35-a1d4-4ff5-9f0e-019fd2697b3e

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bugün · cevap bekleniyor

Verilişinden bu yana 71 gün geçti; 15 günlük süre 20 Ağustos 2026 tarihinde doldu, cevap henüz yayımlanmadı.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu tarafından Anayasa'nın 98. ve Içtüzüğün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 2026 yılı boyunca başta Hakkâri olmak üzere bölge kentlerinde peş peşe yaşanan şüpheli ölümler ve intihar vakaları, yaşam hakkının korunmasına ilişkin kamusal yükümlülüklerin bütüncül biçimde ele alınmasını zorunlu kılan ciddi bir toplumsal sorun hâline gelmiştir. Ocak ayından itibaren Hakkâri Merkez, Şedinli, Çukurca, Durankaya ve Yüksekova'da farklı yaş gruplarındaki kadınların ve gençlerin yaşamını yitirdiği çok sayıda olay kamuoyunda derin kaygı yaratmış; birçok olayın şüpheli ölüm olarak kayıtlara geçmesi ve soruşturmaların akıbetine ilişkin kamuoyunu tatmin edecek düzeyde şeffaf bilgilendirme yapılmaması, adalet duygusunu zedeleyen ve kamu kurumlarına duyulan güveni aşındıran bir tablo ortaya çıkarmıştır.

Son olarak 30 Temmuz 2026 tarihinde Hakkâri'nin Yüksekova ilçesine bağlı Esendere beldesinin Güvenli (Şahe) Köyü'nde, yakınlarının uzun süre haber alamadığı 21 yaşındaki genç kadın H.S. evin müştemilatında yaşamını yitirmiş halde bulunmuştur. Olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerince genç kadının hayatını kaybettiği belirlenmiş, olayla ilgili adli soruşturma başlatıldığı açıklanmıştır. Bunun hemen ardından 1 Ağustos 2026 tarihinde yine Yüksekova ilçesine bağlı Bağdaş (Peranis) Köyü'nde koyunlarını otlatan 22 yaşındaki genç erkek S.K., karın ve göğüs bölgesinden silahla vurulmuş halde bulunmuş; kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirmiştir. Aralarında yalnızca iki gün bulunan bu iki ölüm, Hakkâri'de art arda yaşanan şüpheli yaşam kayıplarına iki yeni halka daha eklemiştir. Bu olaylardan önce de 15 Temmuz 2026 tarihinde Çukurca'nın Üzümlü Köyü'nde R.K.'nin Zap Suyu'nda şüpheli şekilde yaşamını yitirmiş halde bulunması, aynı gün Van'ın Ipekyolu ilçesinde R.E.'nin, 16 Temmuz'da Hakkâri Merkez Kıran Mahallesi'nde H.Ç.'nin ve 17 Temmuz da Şedinli'nin Beyyurdu Köyü'nde H.C.'nin şüpheli şekilde yaşamını yitirmesi; yılın önceki aylarında Hakkâri'nin farklı yerleşimlerinde meydana gelen benzer olaylarla birlikte değerlendirildiğinde, bölgede giderek ağırlaşan bir tabloya işaret etmektedir. Kamuoyunun temel sorusu ise açıktır: Hakkâri'de bu kaçıncı şüpheli ölümdür ve bu ölümlerin tamamı etkin biçimde aydınlatılabilmiş midir?

Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Her ölümün ardından soruşturma başlatıldığı yönünde açıklamalar yapılmasına rağmen, soruşturmaların hangi aşamada olduğu, hangi bulgulara ulaşıldığı, ihmal veya sorumluluk tespit edilip edilmediği ve benzer olayların önlenmesine yönelik hangi tedbirlerin alındığı konusunda kamuoyuna yeterli açıklık sağlanmamaktadır. Bu durum yalnızca ceza adaletinin işleyişi bakımından değil, yaşam hakkının korunmasına ilişkin devletin pozitif yükümlülükleri açısından da ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.

Yaşam hakkının güvence altına alınması, yalnızca ölüm olaylarının ardından adli süreç işletilmesini değil; ölümleri önleyecek sosyal, idari ve kamusal mekanizmaların etkin biçimde kurulmasını da gerektirmektedir.

Uluslararası insan hakları ve halk sağlığı literatürü; şüpheli ölümler ile yaşamdan kopuş süreçlerinin yalnızca bireysel nedenlerle açıklanamayacağını, yoksulluk, işsizlik, sosyal dışlanma, ruh sağlığı hizmetlerine erişim güçlüğü, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve uzun yıllara yayılan toplumsal travmalar gibi yapısal etkenlerle doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Hakkâri'de art arda yaşanan şüpheli ölümler ve intiharlar karşısında koruyucu ve önleyici kamu politikalarının yetersiz kalması, yaşam hakkının korunmasına ilişkin kamusal yükümlülüklerin yerine getirilmediğine dair kaygıları büyütmektedir. Bu nedenle Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin denetim yetkisini etkin biçimde kullanması, ilgili bakanlıkların ise hakikatin ortaya çıkarılması, varsa ihmal ve sorumlulukların tespit edilmesi ile benzer yaşam kayıplarını önleyecek bütüncül ve etkili politikaları gecikmeksizin hayata geçirmesi elzemdir.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Hakkâri'de art arda yaşanan intiharlar ve şüpheli ölümler ve yaşamdan kopuş vakalarının halk sağlığı açısından değerlendirilmesine yönelik Bakanlığınız tarafından hazırlanmış herhangi bir pidemiyolojik veya bilimsel analiz bulunmakta mıdır?

  2. Hakkâri'de ruh sağlığı hizmetlerine erişimde yaşanan sorunların intiharlar ve şüpheli ölümler üzerindeki etkisine ilişkin herhangi bir araştırma yürütülmüş müdür?

  3. Bakanlığınız, Hakkâri'de gençler ve kadınlar arasında ruh sağlığını güçlendirmeye yönelik mevcut hizmetlerin yeterliliğini hangi ölçütlerle değerlendirmektedir?

  4. H.S. ve S.K. olaylarında yürütülen adli tıbbi süreçlerin uluslararası adli tıp standartlarına uygunluğu nasıl denetlenmektedir?

  5. Hakkâri'de görev yapan psikiyatrist, psikolog ve toplum ruh sağlığı personeli sayısının ilin ihtiyaçlarını karşılayıp karşılamadığına ilişkin son değerlendirme ne zaman yapılmıştır?

  6. Şüpheli ölüm ve intihar vakalarının yoğunlaştığı bölgelerde koruyucu ruh sağlığı hizmetlerinin güçlendirilmesine yönelik özel bir program hazırlanmakta mıdır?

  7. Hakkâri'de gençlerin ruh sağlığı hizmetlerine başvurmalarını engelleyen sosyal ve yapısal nedenlere ilişkin Bakanlığınızın herhangi bir saha araştırması bulunmakta mıdır?

  8. Son yıllarda Hakkâri'de yaşanan intihar ve şüpheli ölümler ile ruh sağlığı hizmetlerine erişim arasındaki ilişkiyi inceleyen üniversitelerle ortak bir çalışma yürütülmüş müdür?

  9. Hakkâri'de psikososyal destek hizmetlerinin yaygınlaştırılması amacıyla önümüzdeki dönemde ilave personel ve yatırım planlanmakta mıdır?

  10. Yaşam hakkının korunmasını önceleyen koruyucu halk sağlığı politikalarının Hakkâri'de güçlendirilmesi amacıyla Bakanlığınızın hazırladığı özel bir eylem planı bulunmakta mıdır?

Bakanlığın cevabı henüz TBMM kaydına girmedi · verilişinden bu yana 71 gün. Cevap gelince metni burada yayımlanır.

Hata bildir