İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/48113 SÜRESİNDE CEVAPLANDI · 35 GÜN

Antalya ilinde yaşayan Rus uyruklu bir kişi hakkında verilen sınır dışı etme kararına ilişkin

Kaynak göster

Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti), 24 Ağustos 2026 tarihinde 7/48113 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 35 gün sonra, 28 Eylül 2026).

Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli). “Antalya ilinde yaşayan Rus uyruklu bir kişi hakkında verilen sınır dışı etme kararına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/48113, 24 Ağustos 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-48113-antalya-ilinde-yasayan-rus-uyruklu-bir-kisi-hakkinda-verilen-sinir-disi-etme-kararina-ilis (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e28cf187-c9e3-47b2-9d63-01a03818323e

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 35 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Sayın Mustafa Çiftçi tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Tarafıma iletilen bilgide; "Ben Melisa Öztürk Antalya'da yaşayan Türk vatandaşıyım. Annem Tamara Öztürk, Türk vatandaşı babamla 17 yıldır resmi evlidir ve üç Türk vatandaşı çocuğun annesidir. Annem hakkında verilen sınır dışı kararı yalnızca annemi değil; doğrudan doğruya üç çocuğun hayatını etkilemektedir. Bu karar uygulanırsa annem sadece bir ülkeyi terk etmeyecek biz çocuklar annemizi kaybedeceğiz. Dosyada dayanak gösterilen mahkûmiyet, 2012 yılına ait tek bir olaydan kaynaklanan ve üzerinden uzun yıllar geçmiş bir husustur. Annem bu süreçte kendisini etkili biçimde savunamadığını belirtmekte; bu nedenle yargılamanın yenilenmesi için başvuru yapılmış bulunmaktadır. Buna rağmen bugün karşı karşıya kaldığımız asıl mesele, geçmişe ilişkin bir kayıt üzerinden aile birliğimizin fiilen dağıtılma riskidir. Şu an ayrıca Antalya 1. İdare Mahkemesi nezdinde sınır dışı kararına karşı açtığımız iptal davası devam etmektedir. Bu hafta karar verilmesi ihtimali bulunduğu için, telafisi güç sonuçlar doğmadan konunun ivedilikle ele alınması hayati önem taşımaktadır. Kısa süreli cezaevi ve idari gözetim döneminde dahi çocuklarımızda ağır etkiler ortaya çıktı: yoğun kaygı, uyku bozukluğu, ders başarısında düşüş ve psikolojik sarsılma yaşadık. Küçük kardeşimin psikiyatrik değerlendirmesinde anneden ayrılmaya bağlı akut stres bulguları tespit edildi; okul idaresi de eğitimin sürdürülebilmesi için annesinin yanında bulunması gerektiğine dair yazı düzenlemek zorunda kaldı. Annemin Türkiye'de yaşamı boyunca temel odağı ailesi ve çocukları olmuştur. Türkiye'de hiçbir zaman kaçak yaşamamış; ikamet izinlerini düzenli almış; devletin yükümlülüklerine uymuştur. Aradan geçen yaklaşık 14 yıl boyunca kamu düzenini bozacak herhangi bir eylem bulunmadığı halde "kamu düzeni açısından güncel tehdit" degerlendirmesi, hayatimizin gerçekliğiyle bağdaşmamaktadır. Annemin Rusya Federasyonu'nda artık bir hayatı da yoktur: anne ve babası vefat etmiştir, sosyal destek ağı bulunmamaktadır. Bizim hayatımız, eğitimimiz, dilimiz ve kültürümüz Türkiye'dedir. Küçük

kardeşim Rusça bilmemektedir. Bu nedenle annemin sınır dışı edilmesi, pratikte çocukların annesiz kalması veya tüm düzenin imkânsız şekilde sarsılması anlamına gelmektedir. Ayrıca, idare tarafından yapılan değerlendirmelerde ailemize ilişkin somut, kişisel ve ayrıntılı bir inceleme yapılmadığını düşünüyoruz. Çocukların yaşı, eğitim durumları, psikolojik etkilenmeleri ve aile birliğimizin fiilî gerçekliği yönünden bireyselleştirilmiş bir değerlendirme olmadan, genel ve soyut "kamu düzeni" ifadeleriyle bu kadar ağır bir sonuca gidilmesi bizi endişelendirmektedir. Bu dosya yalnızca bir idari işlem değildir; üç çocuğun anneleriyle birlikte büyüyüp büyümeyeceğine ilişkindir. Belirsizlik bile bizi ağır etkilerken, kararın uygulanması telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracaktır." ifadeleri yer almaktadır.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Tarafıma iletilen iddialar doğru mudur?

  2. Eğer bu iddialar doğruysa Tamara Öztürk isimli kişi hakkında sınır dışı kararı verilmesinin gerekçesi nedir?

  3. Son 5 yılda kaç kişi hakkında sınır dışı kararı verilmiştir? Gerekçeleri nelerdir?

Bakanlığın cevabı

Önerge cevaplandı

Cevap yazısı TBMM kaydında yayımlandığında burada gösterilecek.

TBMM kaydı →

Hata bildir