Uluabat Gölü'nde yaşanan kirlilik sorununa ilişkin
Kaynak göster
Çiçek Otlu (DEM Parti), 7 Eylül 2026 tarihinde 7/48604 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. Cevap bekleniyor.
Çiçek Otlu (DEM Parti, İstanbul). “Uluabat Gölü'nde yaşanan kirlilik sorununa ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/48604, 7 Eylül 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-48604-uluabat-golu-nde-yasanan-kirlilik-sorununa-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/6f55bd57-e0b6-4afe-a2b5-01a07fdd1260
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap bekleniyor
Verilişinden bu yana 38 gün geçti; 15 günlük süre 22 Eylül 2026 tarihinde doldu, cevap henüz yayımlanmadı.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat KURUM tarafından Anayasa'nın 98. ve Içtüzüğün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. G:oth
Bursa'nın Nilüfer, Karacabey ve Mustafakemalpaşa ilçeleri arasında bulunan Uluabat Gölü, biyolojik çeşitliliği, sucul bitki ve canlıları ile balık ve kuş popülasyonları bakımından Türkiye'nin önemli sulak alanlarından biridir. Uluabat Gölü, 1998 yılında uluslararası öneme sahip sulak alan olarak Ramsar Sözleşmesi kapsamında koruma altına alınmıştır. Ancak gölün uzun yıllardır tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan azot ve fosfor yükleri, evsel ve endüstriyel atık su deşarjları, yanlış tarım uygulamaları, madencilik faaliyetleri, aşırı su çekimi, kıyı alanlarının tahribi ve hidrolojik yapıya yönelik müdahaleler nedeniyle çeşitli çevresel tehditlerle karşı karşıya olduğu ifade edilmektedir. Son olarak Uluabat Gölü'nde alg patlaması meydana gelmiş ve gölün geniş bir bölümünde suyun renginin yeşile dönmesine neden olmuştur. Bilim insanları, özellikle yaz aylarında sıcaklığın artması, buharlaşma nedeniyle su seviyesinin azalması ve tarımsal, evsel ve sanayi kaynaklı azot-fosfor girdilerinin artmasının fitoplankton çoğalmasını hızlandırabileceğine, bunun da ötrofikasyonu, çözünmüş oksijen seviyesinin düşmesini ve sucul canlıların yaşam koşullarının bozulmasını beraberinde getirebileceğine dikkat çekmektedir.
Türkiye Tabiatını Koruma Derneği'nin 2024 yılında yaptığı açıklamaya göre, Türkiye'de bulunan irili ufaklı yaklaşık 240 gölün son 60 yıl içerisinde yaklaşık 186'sı kurumuş, geriye kalan göller ise kuraklık, su seviyelerindeki düşüş, kirlilik ve oksijensizlik gibi ciddi tehditlerle karşı karşıya kalmıştır. Bu durum, başta Uluabat gölü olmak üzere Türkiye'nin göl ekosistemlerinin korunması ve göllerin ekolojik bütünlüğünün güvence altına alınması amacıyla etkin ve kapsamlı koruma politikalarının uygulanmasını zorunlu kılmaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Uluabat Gölü'nde meydana gelen son alg patlamasının nedenlerine ilişkin kapsamlı bir inceleme yapılmış mıdır? Yapılmışsa inceleme sonucunda hangi kirlilik kaynakları ve çevresel faktörler tespit edilmiştir?
Uluabat Gölü'nün son yıllara ait su kalitesi, çözünmüş oksijen, azot, fosfor, klorofl-a, ağır metal ve diğer kirletici parametreleri düzenli olarak izlenmekte midir? Bu ölçümlerin son beş yıla ait sonuçları kamuoyuyla paylaşılacak mıdır?
Gölü besleyen Mustafakemalpaşa ve Kocasu çayları ile diğer dere ve su kaynaklarından Uluabat Gölü'ne ulaşan evsel, tarımsal ve endüstriyel kirlilik yükleri ölçülmekte midir? Bu kaynaklardan hangilerinin göldeki kirlilik üzerinde en yüksek etkiye sahip olduğu belirlenmiş midir?
Uluabat Gölü havzasında faaliyet gösteren sanayi tesislerinin atık su arıtma sistemleri ve deşarjları hangi sıklıkta denetlenmektedir? Son beş yılda mevzuata aykırı deşarj nedeniyle kaç yaptırım uygulanmıştır?
Tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan azot, fosfor ve pestisit girdilerinin Uluabat Gölü üzerindeki etkisinin azaltılması amacıyla ilgili kurum ve kuruluşlarla yürütülen bir çalışma var mıdır?
Uluabat Gölü'nde meydana gelen alg patlamasının balıklar, kuşlar, sucul bitkiler ve diğer canlılar üzerindeki etkileri araştırılmış mıdır?
Uluabat Gölü Ramsar Alanı'nın korunmasına yönelik mevcut yönetim planı, gölün bugün karşı karşıya olduğu kirlilik ve ötrofikasyon sorunlarını giderecek şekilde güncellenmiş midir? Güncellenmediyse böyle bir çalışma yapılması planlanmakta mıdır?
Uluabat Gölü havzasında bulunan maden işletmeleri ve maden ocaklarının gölün su kalitesi üzerindeki etkileri denetlenmekte midir?
Uluabat Gölü'nün kirlilik düzeyinin azaltılması ve ekolojik durumunun iyileştirilmesi amacıyla bir eylem planı bulunmakta mıdır? Ramsar statüsünün gerektirdiği koruma yükümlülükleri kapsamında bir program hazırlayacak mısınız?
Ramsar Alanı niteliğindeki Uluabat Gölü'nün korunması için ilgili kurum ve meslek kuruluşlarıyla iş birliği yapılacak mıdır?
Bakanlığın cevabı henüz TBMM kaydına girmedi · verilişinden bu yana 38 gün. Cevap gelince metni burada yayımlanır.
Hata bildir