İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/50596 CEVAP BEKLENİYOR · 27 GÜNDÜR

Bazı portföy yönetim şirketlerince yönetilen fonların tasfiye süreci ile ilgili iddialara ilişkin

Kaynak göster

Ali Yüksel, 2 Ekim 2026 tarihinde 7/50596 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Cumhurbaşkanı Yardımcılığı. Cevap bekleniyor.

Ali Yüksel (Konya). “Bazı portföy yönetim şirketlerince yönetilen fonların tasfiye süreci ile ilgili iddialara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/50596, 2 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-50596-bazi-portfoy-yonetim-sirketlerince-yonetilen-fonlarin-tasfiye-sureci-ile-ilgili-iddialara (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/93fdd393-2b27-4c3e-9af8-01a10ae3a325

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bugün · cevap bekleniyor

Verilişinden bu yana 27 gün geçti; 15 günlük süre 17 Ekim 2026 tarihinde doldu, cevap henüz yayımlanmadı.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını, Anayasa'nın 98 ve Türkiye Büyük

Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 96'ncı maddeleri gereğince saygılarımla arz ederim. 02.10.2026

Türkiye'de sermaye piyasalarına duyulan güveni ağır biçimde sarsan yatırım fonu krizi, artık basit bir piyasa dalgalanması olarak geçiştirilemez. Yüz binlerce vatandaşın birikimlerini ilgilendiren bu süreçte, bazı fonlarda ve hisselerde olağandışı hareketlilik yaşanırken gerekli denetim ve müdahalenin neden zamanında yapılmadığı kamuoyuna açık ve ikna edici biçimde anlatılmalıdır.

Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Sermaye Piyasası Kurulu'nun açıklamalarına göre, bazı fonların düşük fiili dolaşıma sahip hisselerde olağan dışı fiyat hareketlerine neden olduğu 2025 yılının sonlarından itibaren tespit edilmiştir. Buna rağmen süreç büyümüş, yüz binlerce yatırımcının parasının bulunduğu 131 fonun tasfiyesi gündeme gelmiş ve 455 bin 758 tekil yatırımcı doğrudan bu süreçten etkilenmiştir.

Ortada yalnızca yatırımcıların uğradığı maddi kayıplar değil, sermaye piyasalarının güvenilirliği ve kamu kurumlarının denetim sorumluluğu açısından da ciddi soru işaretleri bulunmaktadır. Bu nedenle yaşananların üzeri "piyasa riski" denilerek örtülmemeli; kim neyi biliyordu, ne zaman biliyordu, neden müdahale edilmedi ve vatandaşın kaybından kimler sorumlu? soruları bütün açıklığıyla cevaplandırılmalıdır.

Bu Bağlamda; l1- 1 Ekim 2026 tarihli kararınızla açtığınız "isteğe bağlı iade hesapları" kimler için geçerli olacak?

SORULAR

  1. Kimleri kurtarmaya çalışıyorsunuz?

  2. Bu karar, içeriden haber alıp son dakikada elindeki hisseleri, fondaki küçük yatırımcılara tavan fiyattan satanlar için de uygulanacak mı?

  3. Vicdanını ve ahlakını paraya, pula değişenler için "ver kurtul" mekanizması mı çalışacak?

  4. Sermaye piyasası kanunu madde 106 kimler için geçerli olacak? -

  5. Aldığınız kararla, manipülasyon ve bilgi ticareti yapan hırsızlar, piyasa ajanları tekrar aramıza mı salınacak?

  6. İade-ı itibar mı olacak?

  7. "Babalar"ının hatırına, dolandırıcı oğullara göz mü yumulacak?

  8. Yasaklanmayacaklar mı, cezalandırılmayacaklar mı?

  9. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Dr.Fatih ERBAKAN tarafından kamuoyuna açıklanan ve maddeleri aşağıda sıralanan fon krizinden çıkış reçetesini uygulayarak ortak akılla hareket etmeyi ve piyasalara güven vermeyi düşünüyor musunuz? i. Fon yatırımcılarının kâr/zarar raporu alınarak en yüksek kârdan en düşük zarara doğru sıralanması, yaklaşık bir saatlik çalışma ile şüphelilerin hızlıca tespit edilmesini sağlayacaktır; bu işlemin günler sürmesi beklenmemelidir. Bu kapsamda, fonlardan çıkarılan paraların akıbeti MKK, MASAK ve BDDK kayıtları üzerinden hızlıca incelenmeli; ne kadarının yurt içinde veya yurt dışında bulunduğu belirlenmelidir. Kripto paralardaki hesap hareketleri de göz ardı edilmemelidir.

    İli.

    DonAL

    Dolandırıcılığın planlı ve kasten gerçekleştirildiği dikkate alınarak, suç gelirlerinin üçüncü kişilere veya taşınmazlara aktarılmış olabileceği değerlendirilmelidir. Bu nedenle şüpheli kişi ve kurumların aktif ve pasif tapu kayıtları ile mal varlıklari incelenmeli, gerekli hâllerde üçüncü kişilerde bulunan mal varlıkları hakkında da mevzuata uygun dondurma tedbirleri uygulanmalıdır. Suça bilerek ve isteyerek destek olduğu tespit edilen kişi veya kuruluşlar hakkında ise ilgili mevzuat kapsamında gerekli yaptırımlar uygulanmalıdır.

    Etkin bir ihbarcı koruma ve ödül sistemi getirilmelidir. Böylece tasfiyedeki fonlarda suça bulaşmamış olan orta kademe yöneticilerin, gizli ilişkilerin açığa çıkarılması amacıyla sürece katkı sunmaları sağlanmalıdır.

    Uluslararası iş birlikleri harekete geçirilmelidir. Başta INTERPOL ve FBUROPOL olmak üzere, FATF, Egmont Grubu, UNODC/GPML, StAR ve FinCEN gibi mali suçlarla ilgili kurumlara başvurularak yurt dışına haksız para transferi yapanlar için gözaltı ve yaptırım talep edilmelidir. Gerek yerli gerek yabancı yatırımcı eliyle olsun, ülkemizden kaçırılan bu paraların ülkeye dönüşü bu mekanizmalar işletilerek sağlanmalıdır. Yabancı yatırımcı görünümündeki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için ayrıca tespit yapılmalıdır. Varsa kara para için tespitler uluslararası kuruluşlar eliyle yapılmalıdır. Yine dolandırıcılığı bürokratlardan önce gören ve uyaran MSCI ve S&P'den görüş alınmalıdır.

    Yüzyılın Dolandırıcılığı için özel kanun ihdas ederek cezai yaptırımlar artırılmalı, etkin pişmanlık hükümlerinin zararı telafi edici boyutlara güncellenmesi sağlanmalıdır.

    Sorumluluk makamında olduğu halde, sürece seyirci kalan tüm bürokratlar açığa alınmalıdır. Bu kişilerin, yüzyılın dolandırıcılığına karışan isimlerle ilişkileri ve hesap hareketleri mercek altına alınmalıdır.

    Vİİ.

    Dosal

    Tedbirlerin kaldırılması kamuoyunda kaygı yaratmaktadır. Tedbir kaldırılıyorsa, ilgili kişi veya kurum hakkında suçlu ya da suçsuz olduğuna dair gerekçeli sonuç açıklanmalıdır. Aksi halde delillerin karartıldığı veya kişi bazlı örtbas yapıldığı şüphesi doğmaktadır.

    "Sorumluluğu tespit edilenler hakkında gerekli idari, mali ve cezai

    VvİLİ. yaptırımlar uygulanmalıdır.

    Fon dolandırıcılığında sorumluluğu tespit edilenler, SPK'nın 106. maddesi kapsamında yargılanmalıdır. Insider trading yoluyla haksız kazanç sağlayanlar hakkında 3 yıldan 5 yıla kadar hapis ve gerektiğinde elde edilen menfaatin en az iki katı adli para cezası uygulanmalıdır. Hukukun üstünlüğü tesis edilmeli, yatırımcı güveni yeniden sağlanmalıdır.

    Uluslararası literatürde Clawback olarak isimlendirilen uygulama ile fondan haksız kâr elde edenlerden tahsilat yapılmalı, haksız kayba uğrayan fon ve hisse yatırımcılarının zararı ivedilikle karşılanmalıdır.

    Borsa İstanbul'da, tasfiyedeki fonlara ya da hisselere yatırım yapmamış yatırımcıların, piyasada güvenin yeniden sağlanması ile oluşacak değer artışına rağmen Zararları oluşmuşsa, yine bu dolandırıcılığın sorumluları tarafından mal varlıkları ile zararlarının karşılanması sağlanmalıdır. Bunun için 17 Eylül tarihi referans alınmalıdır.

    Yatırımcı tazmin sisteminde köklü değişikliğe gidilmelidir. ABD'de 250.000 USD, Avrupa'da 100.000 Euro olan tazmin tutarı Türkiye'de 2.065.145 TL'dir. Bu tutar güncellenerek en az 5.000.000 TL'ye çıkarılmalıdır. Fonların tasfiye süreci haftalık olarak yatırımcılara bildirilmelidir. Her hafta yapılan ve yapılacak işlemler açıklanmalı; bilgi eksikliği nedeniyle oluşan yatırımcı mağduriyetinin önüne geçilmelidir. Yatırımcı Tazmin Merkezi yeniden yapılandırılmalı ve geri ödemeler takvime bağlanarak hızla başlatılmalıdır. Xİl.

    XİV.

    XVİ.

    Katılımevim ve Birevim'in Emlak Katılım Bankası bünyesine alınması halinde kamu zararı oluşturulmamalıdır. Bu şirketlerin defter değeri mi, piyasa değeri mi üzerinden devredileceği açıkça belirlenmeli; değerleme en az 3 bağımsız denetim kuruluşu tarafından yapılmalı ve bunlardan en az biri uluslararası ölçekte faaliyet gösteren bir kuruluş olmalıdır. Oluşabilecek zarar 86 milyon vatandaşın vergilerine yüklenmemelidir.

    Fon dolandırıcılığı sebebiyle, bürokraside sermaye piyasalarına odaklanma söz konusudur. Bu süreçte bankaların gözetim ve denetimi elden bırakılmamalı, süreçten bankacılık sektörünün olumsuz etkilenmemesi için gerekli önlemler alınmalıdır.

    1 Ekim 2026'da başlayacak olan Yeni Yasama Yılı'nda ilk iş olarak Meclis Araştırma Komisyonu kurulmalıdır.

    Alanında uzman akademisyenlerden destek alma vaktidir. Görünen o ki siyaset ve bürokrasi bu işin çözümünde liyakatsizlik duvarına çarpmaktadır. Finans, ekonomi, muhasebe, denetim, veri analizi, kriminoloji, sosyoloji ve psikoloji alanında uzman ve tarafsız akademisyenlerden müteşekkil bir bilim kurulu oluşturularak bilgi, yöntem ve denetim desteği alınmalıdır.

    İktidar, bu sürece destek olduğu yönünde milletimizi ikna etmeli, şeffaf ve tarafsız olmalı, yapamıyorsa istifa etmelidir. Siyaset dahil olmak üzere sürecin önü hiçbir mekanizma ile tiıkanmamalıdır.

Bakanlığın cevabı henüz TBMM kaydına girmedi · verilişinden bu yana 27 gün. Cevap gelince metni burada yayımlanır.

Hata bildir

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook