Bir üniversite öğrencisinin akademisyen tarafından istismara uğradığı iddiasıyla yürütülen soruşturmaya ilişkin
Kaynak göster
Saliha Sera Kadıgil (TİP), 20 Ekim 2026 tarihinde 7/51566 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevap bekleniyor.
Saliha Sera Kadıgil (TİP, İstanbul). “Bir üniversite öğrencisinin akademisyen tarafından istismara uğradığı iddiasıyla yürütülen soruşturmaya ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/51566, 20 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-51566-bir-universite-ogrencisinin-akademisyen-tarafindan-istismara-ugradigi-iddiasiyla-yurutulen (erişim: 3 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/4e6c0c8e-3dd4-4e41-91a0-01a15e38b040
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bugün · süre işliyor
- 15. gün
Cevap süresi işliyor: 14. gün. 15 günlük süre 4 Kasım 2026 tarihinde doluyor.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından Anayasa'nın 98'inci ve Türkiye
Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 96'ncı maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim. 20.10.2026
Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Biyolojik Bilimler Bölümü'nde araştırma görevlisi olarak görev yapan .İ..K.Ö. hakkında, bir lisans öğrencisine yönelik gerçekleştirdiği cinsel saldırı, nitelikli yağma, kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme, özel hayatın gizliliğini ihlal, şantaj, tehdit ve ısrarlı takip iddialarıyla adli ve idari süreçler yürütülmektedir.
Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) taşınan bireysel başvuru dosyaları (2026/15227 ve 2026/16606) ile somut delillere yansıyan bilgilere göre; mağdurun ilk şikayet başvurusunun kolluk amirlerince "sanığın yakın akrabasının nüfuzlu bir yargı mensubu (savcı) olduğu" gerekçesiyle işleme konulmadığı iddia edilmektedir. Soruşturma dosyasında şüphelinin darp, şantaj, tehdit ve eşyaları parçalama iddialarını ikrar ettiği 10 saate yakın ses kaydı, laboratuvara kilitlendiğine dair tanık beyanları ve darp raporları bulunmasına rağmen; cinsel saldırı şikayeti bakımından sanığın ifadesine dahi başvurulmamış, şüphelinin dijital materyalleri (telefon, bilgisayar) ve HTS/MOBESE kayıtları üzerinde inceleme yapılmamıştır. Sanığın mesajlarında, Cumhuriyet Savcısı olan baba Ö.G.Ö.'in "oğlunu korumak amacıyla mağdura şantaj yapmasını veya özel görüntü kaydetmesini önerdiği" yönündeki beyanlarına rağmen ilgili yargı mensubunun ifadesine başvurulmamıştır. Ayrıca cinsel saldırı şikayetinin "gecikmeli yapıldığı" gerekçesiyle verilen takipsizlik kararı, AYM'nin cinsel suçlarda mağdur üzerindeki baskı ve travma sarmalına ilişkin içtihatlarıyla açıkça çelişmektedir. Olayın gerçekleştiği gün delil niteliğindeki parçalanan teknolojik cihazlar ve üzerinden DNA örneği çıkabilecek sırt çantası adli &manete alınmamış; MOBESE görüntüleri istenmemiş, sanığın telefonunda herhangi bir inceleme yapılmamış ve savcılığa sunulan, sanığın kendi ikrarlarını içeren ses kaydı uygun şekilde değerlendirilmemiştir. Sanık hakkında verilen 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma ve uzaklaştırma kararlarının (15/09/2025 ve 14/11/2025 tarihlerindeki ikrar ve belgelenmiş ihlallere rağmen) "çalışma hürriyeti ve akademik zorunluluk" gibi gerekçelerle zorlama hapsine dönüştürülmeyerek cezasız bırakıldığı görülmektedir. Soruşturmadaki takipsizlik kararlarına yapılan itirazlar ise Ankara 1. Sulh Ceza
Hakimliği'nce (2026/3751 D.İş) ileri sürülen 10 ayrı somut hukuki argümana ve ikrarlara değinilmeksizin matbu gerekçelerle reddedilmiştir.
İdari tarafta ise ODTÜ Biyoloji Bölümü'nün kamuoyuna yansıyan haberlerin ardından şahsın adını ve iletişim bilgilerini resmi web sitesinden silerek kamuoyundan gizlediği, idari soruşturma devam etmesine rağmen şahsı derslerden ve öğrencilerden uzaklaştırmayarak görevine devam ettirdiği, mağdur tarafından Bilgi Edinme Kanunu kapsamında yapılan yazılı başvuruların yanıtsız bırakıldığı, ODTÜ Rektörlüğü'nün mevzuat gereği iki ayda bitirmesi gereken idari soruşturmayı bir yılı aşkın süredir tamamlamadığı ve son olarak "hukuki süreç sonlanana kadar soruşturmayı durdurduğunu" sözlü olarak ilettiği belirtilmektedir.
Yargı mensubu akrabaların nüfuzunun kullanıldığı iddiaları ve üniversite yönetiminin pasif tutumu kamuoyunda "fail aklama ve cezasızlık zırhı" algısını güçlendirmekte, kampüslerde kadın öğrencilerin can ve eğitim güvenliğini tehdit etmektedir. :
Bu bağlamda;
SORULAR
Mağdur öğrencinin karakola yaptığı ilk başvurunun "failin babasının Cumhuriyet Savcısı olduğu" gerekçesiyle işleme konulmadığı ve yırtıldığı iddiaları hakkında herhangi bir idari/mülki inceleme veya HSK soruşturması başlatılmış mıdır?
Soruşturma dosyasında mağdurun cinsel saldırıya ilişkin ek ifadeleri ve beyanları bulunmasına rağmen, İ.K.Ö.'in bu suçlama kapsamında ifadesine başvurulmamasının hukuki gerekçesi nedir?
Şüphelinin "Elimde sana ait görüntüler var" şeklindeki şantaj ikrarlarına rağmen, kullandığı dijital materyallerde (telefon, bilgisayar) ve IP trafiklerinde arama/inceleme yapılmaması, MOBESE ve HİS kayıtlarının toplanmaması soruşturmanın eksik yürütüldüğünü göstermemekte midir? Soruşturmayı yürüten savcılık makamı hakkında bir inceleme yapılmış mıdır?
Mağdur tarafından dosyaya sunulan mesajlarda yer alan; Cumhuriyet Savcısı baba Ö. G.Ö.'İn oğlunu korumak amacıyla mağdurun özel görüntülerini saklama/şantaj yapma tavsiyesinde bulunduğu iddiaları karşısında ilgili yargı mensubu hakkında HSK nezdinde herhangi bir işlem yapılmış mıdır?
Olay günü mağdurun parçalanan telefonu, bilgisayarı ve eşyaları gibi somut maddi delillerin adli emanete alınmaması, MOBESE ve telefon dökümlerinin dosyaya kazandırılmaması konusunda soruşturmayı yürüten savcılık makamı hakkında HSK nezdinde bir inceleme mevcut mudur? .
Cinsel saldırı şikayetinin "süresinde yapılmadığı" gerekçesiyle takipsizlik verilmesi kararı karşısında; AYM'nin travma, şantaj sarmalı ve nüfuz baskısı altındaki mağdur beyanlarının esas alınması gerektiğine ilişkin içtihatları (örn. AYM H.G. Başvurusu, B. No: 2021/14248) dikkate alınmış mıdır?
Aile Mahkemeleri tarafından verilen koruma kararlarının fail tarafından defalarca ihlal edildiği ders programları ve ikrarlarla belgelenmesine rağmen, zorlama hapsi taleplerinin
"ihlâl kastı yok" gerekçesiyle reddedilmesi, AYM'nin kadına yönelik şiddette devletin pozitif yükümlülüklerine ilişkin kararlarıyla bağdaşmakta mıdır?
Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin itiraz dilekçesindeki 10 ayrı hukuki argümanı ve delili tartışmaksızın verdiği şablon/matbu ret kararının, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan gerekçeli karar hakkını ihlal etmesi sebebiyle Bakanlığınızca bir inceleme yapılması planlanmakta mıdır?
Failin mağdur aleyhine açmak istediği iftiraya yönelik suç duyurusunun başka bir savcı tarafından "mağduru daha da mağdur etmeye yönelik" denilerek reddedildiği göz önüne alındığında, ana dosyada cinsel istismar ve darp yönünden verilen takipsizlik kararları hakkında Bakanlığınızca bir inceleme yapılması düşünülmekte midir?
Bakanlığın cevabı henüz TBMM kaydına girmedi · verilişinden bu yana 14 gün. Cevap gelince metni burada yayımlanır.
Hata bildir