Bir üniversite öğrencisinin akademisyen tarafından istismara uğradığı iddiasıyla yürütülen soruşturmaya ilişkin
Kaynak göster
Saliha Sera Kadıgil (TİP), 20 Ekim 2026 tarihinde 7/51635 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Millî Eğitim Bakanlığı. Cevap bekleniyor.
Saliha Sera Kadıgil (TİP, İstanbul). “Bir üniversite öğrencisinin akademisyen tarafından istismara uğradığı iddiasıyla yürütülen soruşturmaya ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/51635, 20 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-51635-bir-universite-ogrencisinin-akademisyen-tarafindan-istismara-ugradigi-iddiasiyla-yurutulen (erişim: 3 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/0790d72a-c33f-46c4-bdd5-01a15d835429
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bugün · süre işliyor
- 15. gün
Cevap süresi işliyor: 14. gün. 15 günlük süre 4 Kasım 2026 tarihinde doluyor.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından Anayasa'nın 98'inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 96'ncı maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Biyolojik Bilimler Bölümü'nde araştırma görevlisi olarak görev yapan İ. K.Ö. hakkında, bir lisans öğrencisine yönelik gerçekleştirdiği cinsel saldırı, nitelikli yağma, kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme, özel hayatın gizliliğini ihlal, şantaj, tehdit ve ısrarlı takip iddialarıyla adli ve idari süreçler yürütülmektedir.
Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) taşınan bireysel başvuru dosyaları (2026/15227 ve 2026/16606) ile somut delillere yansıyan bilgilere göre; mağdurun ilk şikayet başvurusunun kolluk amirlerince "sanığın yakın akrabasının nüfuzlu bir yargı mensubu (savcı) olduğu" gerekçesiyle işleme konulmadığı iddia edilmektedir. Soruşturma dosyasında şüphelinin darp, şantaj, tehdit ve eşyaları parçalama iddialarını ikrar ettiği 10 saate yakın ses kaydı, laboratuvara kilitlendiğine dair tanık beyanları ve darp raporları bulunmasına rağmen; cinsel saldırı şikayeti bakımından sanığın ifadesine dahi başvurulmamış, şüphelinin dijital materyalleri (telefon, bilgisayar) ve HTS/MOBESE kayıtları üzerinde inceleme yapılmamıştır. Sanığın mesajlarında, Cumhuriyet Savcısı olan baba Ö.G.Ö.'in "oğlunu korumak amacıyla mağdura şantaj yapmasını veya özel görüntü kaydetmesini önerdiği" yönündeki beyanlarına rağmen ilgili yargı mensubunun ifadesine başvurulmamıştır. Ayrıca cinsel saldırı şikayetinin "gecikmeli yapıldığı" gerekçesiyle verilen takipsizlik kararı, AYM'nin cinsel suçlarda mağdur üzerindeki baskı ve travma sarmalına ilişkin içtihatlarıyla açıkça çelişmektedir. Olayın gerçekleştiği gün delil niteliğindeki parçalanan teknolojik cihazlar ve üzerinden DNA örneği çıkabilecek sırt çantası adli emanete alınmamış; MOBESE görüntüleri istenmemiş, sanığın telefonunda herhangi bir inceleme yapılmamış ve savcılığa sunulan, sanığın kendi ikrarlarını içeren ses kaydı uygun şekilde değerlendirilmemiştir. Sanık hakkında verilen 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma ve uzaklaştırma kararlarının (15/09/2025 ve 14/11/2025 tarihlerindeki ikrar ve belgelenmiş ihlallere rağmen) "çalışma hürriyeti ve akademik zorunluluk" gibi gerekçelerle zorlama hapsine dönüştürülmeyerek cezasız bırakıldığı görülmektedir. Soruşturmadaki takipsizlik kararlarına yapılan itirazlar ise Ankara 1. Sulh Ceza
Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Hakimliği'nce (2026/3751 D.İş) ileri sürülen 10 ayrı somut hukuki argümana ve ikrarlara değinilmeksizin matbu gerekçelerle reddedilmiştir.
İdari tarafta ise ODTÜ Biyoloji Bölümü'nün kamuoyuna yansıyan haberlerin ardından şahsın adını ve iletişim bilgilerini resmi web sitesinden silerek kamuoyundan gizlediği, idari soruşturma devam etmesine rağmen şahsı derslerden ve öğrencilerden uzaklaştırmayarak görevine devam ettirdiği, mağdur tarafından Bilgi Edinme Kanunu kapsamında yapılan yazılı başvuruların yanıtsız bırakıldığı, ODTÜ Rektörlüğü'nün mevzuat gereği iki ayda bitirmesi gereken idari soruşturmayı bir yılı aşkın süredir tamamlamadığı ve son olarak "hukuki süreç sonlanana kadar soruşturmayı durdurduğunu" sözlü olarak ilettiği belirtilmektedir.
Yargı mensubu akrabaların nüfuzunun kullanıldığı iddiaları ve üniversite yönetiminin pasif tutumu kamuoyunda "fail aklama ve cezasızlık zırhı" algısını güçlendirmekte, kampüslerde kadın öğrencilerin can ve eğitim güvenliğini tehdit etmektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
YÖK Disiplin Yönetmeliği uyarınca en geç iki ay içerisinde sonuçlandırılması gereken disiplin soruşturması, ODTÜ Rektörlüğü tarafından bir yılı aşkın süredir neden sonuçlandırılmamıştır?
ODTÜ Rektörlüğü'nün disiplin soruşturmasını "adli süreç sonlanana kadar durdurduğu" yönündeki sözlü beyanlarının hukuki dayanağı nedir? Adli ve idari soruşturmaların bağımsızlığı ilkesi uyarınca, mağdur ile fail aynı akademik ortamdayken idari sürecin askıya alınması YÖK mevzuatına uygun mudur?
Mağdur ve avukatının Bilgi Edinme Kanunu kapsamında ODTÜ Rektörlüğü'ne sunduğu bir resmi dilekçenin kaydının bulunamamasının, kaydı bulunan diğer resmi dilekçelerin ise yanıtlanmamasının gerekçesi nedir? Bilgi edinme hakkını ihlal eden idareciler hakkında bir işlem yapılmış mıdır?
ODTÜ Biyoloji Bölümü'nün haberlerin ardından araştırma görevlisinin ismini ve bilgilerini resmi web sitesinden silmesi, sonrasında soyadı olmaksızın tekrar eklemesi gibi uygulamalar YÖK'ün şeffaflık ilkeleriyle bağdaşmakta mıdır?
Hakkında ağır darp, cinsel saldırı, tehdit ve şantaj iddiaları bulunan ve adli süreçleri devam eden bir personelin idari izinli sayılarak kampüste serbestçe bulunması karşında; mağdur öğrencinin can güvenliği ve güvenli eğitim hakkı nasıl sağlanmaktadır?
İdari soruşturma devam ederken bölümdeki bazı akademisyenlerin fail ile ortak akademik makale yayınlamaya devam etmesi, soruşturmanın tarafsızlığı ve akademik etik ilkeleri açısından incelemeye alınmış mıdır?
Bakanlığın cevabı henüz TBMM kaydına girmedi · verilişinden bu yana 14 gün. Cevap gelince metni burada yayımlanır.
Hata bildir