İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/5641 GEÇ CEVAPLANDI · 144 GÜN

Ülkemizdeki pestisit kullanımına ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 144 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 136 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Orman Bakanı İbrahim YUMAKLI tarafından

Anayasanın 98. İçtüzüğün 96 ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz

Çiçek OTLU İstanbul Milletvekili ederim.

Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Sağlıklı beslenmenin en önemli esaslarından biri olan gıda güvenliği, birincil üretim aşamasından tüketiciye ulaşana kadar tüm aşamaları kapsamaktadır. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'ne (FAO) göre gıda güvenliği "gıdalarda tüketicilerin sağlığına zarar verebilecek tehlikelerin bulunmaması veya kabul edilebilir düzeyde olması"? anlamına gelmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), gıda güvenliğinin üretimden, sofraya ortak bir sorumluluk olduğunu belirtmektedir. Anayasa'nın 172. maddesine göre; devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler almakla, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik etmekle yükümlüdür.

Tarımsal üretim aşamasında, verimin düşmesine, ürün kaybına neden olan hastalıklar, zararlı böcekler ve yabani otlar ile mücadele etmek için kimyasallar, tarım ilaçları (pestisit) kullanılmaktadır. Günümüzde etkin maddesine göre 500'den fazla pestisit mevcuttur. Tarım kimyasallarının toksik etkileri kimyasal yapılarına göre farklılık göstermektedir. Böcek öldürücüler (insektisit), ot öldürücüler (herbisit), mantar öldürücüler (fungusit) zehir grubunda en sık kullanılan pestisit çeşitleridir. Pestisitler, gıdalarda kalıntı bırakarak, akut zehirlenmeler, kronik zehirlenmeler, alerjik etkiler, kalp hastalıkları, böbrek yetmezliği ve kanser gibi sağlık açısından ciddi zararlara neden olmaktadır. Besinler yoluyla insanlara bulaşabilen pestisitlere anne sütünde bile rastlanmaktadır. Ayrıca, sucul canlıların, arıların ve predatör böceklerin ölümüne, yer üstü ve yer altı su varlıklarının, tarım alanlarının kirlenmesine neden olmakta, biyoçeşitliliği yok etmektedir.

Heinrich Böll Stiftung Derneği tarafından hazırlanan, Pestisit Atlası: Tarımda Kullanılan Zehirler Hakkında Gerçekler ve Rakamlar 2023 Raporu'nda; pestisitlerin ekosisteme, biyoçeşitliliğe ve halk sağlığına verdiği zararlar ortaya konmuştur. Raporda, Türkiye'de 1990 yılında yaklaşık 30 bin ton civarında kullanılan pestisitlerin 2018 yıllında 60 bin tona ulaştığı, 2020 yılında Türkiye'de kullanılan pestisit miktarının 50 ile 60 bin ton olduğunun tahmin edildiği, kullanılan pestisit miktarının yaklaşık yüzde 50'sinin Adana, e Sey!

Mersin, Manisa, Aydın, Bursa, İzmir ve Antalya'da kullanıldığı, pestisitlerin sadece gıda yoluyla değil, solunum ve temas yoluyla da vücuda alınabildiği, en çok kadın, çocuk ve tarımda çalışan işçilerin tehlike altında olduğu ifade edilmektedir. 2008-2021 yılları arasında da 213 etken maddenin kullanımına yasak getirilmesine karşın, Zehirsiz Sofralar Platformu'nun açıklamasında pestisitler nedeniyle Avrupa Birliği ve diğer ülkelerden Türkiye'ye geri dönen gıda ürünlerinin rekor seviyeye ulaştığına dikkat çekilmiştir. Türkiye'den ihraç edilen biber, mandalina, greyfurt, limon, portakal, gibi ürünlerde yasaklı olan klorprifos, prochloraz acetamiprid gibi tehlikeli pestisitlerin bulunduğu iddia edilmektedir. Avrupa Birliği mevzuatına göre yasaklanan pestisitlerin Türkiye'de yaygın kullanıldığı Avrupa Birliği Alarm ve Dayanışma Ağı'nın Gıda ve Yemler İçin Hızlı Alarm Sistemi (RASFF) verilerinde tespit edilmektedir. 2022 yılında pestisit başta olmak üzere zehirli kimyasal kalıntılarının bulunmasıyla ilgili olarak toplam 557 bildirim yapılmıştır.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Pestisitlerin kullanımının yaygın olmasının ve yönetmeliklere aykırı kullanılmasının nedeninin denetimsizlik olduğu iddiasına ilişkin açıklamanız var mıdır?

  2. Özellikle, FAO ve WHO tarafından kesin kanser yapıcı olarak tanımlanan yüksek riskli pestisitler için, Kalıcı Organik Kirleticilere İlişkin Stockholm Sözleşmesinin yükümlülükleri neden yerine getirmemektedir?

  3. Türkiye'de il bazında pestisit kullanım ilişkin veriler güncel ve şeffaf olarak kamuoyuna açıklanacak mıdır?

  4. Bakanlığınızın tarafından yasaklanan bazı pestisitlerin kullanılmaya devam etmesinin gerekçesi nedir? Üretici yasaklı pestisitlere nasıl ulaşabilmektedir?

  5. Üreticilerin kullandıkları pestisit miktarı ne şekilde izlenmektedir? Usule uygun pestisit kullanmayan üreticilere yaptırım uygulanmakta mıdır?

  6. Pestisitin en çok kullanıldığı iller olan Adana, Mersin, Manisa, Aydın, Bursa, İzmir ve

    Antalya'da etkin denetimler yapılmakta mıdır? Bu illerdeki toksik kirlilik nasıl engellenecektir?

  7. Pestisit kullanımının yoğun olduğu illerde pestisitin hak sağlığına, çevreye, ekosisteme, biyoçeşitliliğe, toprağa, su varlıklarına ve havaya verdiği zararlar araştırılmakta mıdır? Bu konuda ilgili kurumlarla iş birliğiniz var mıdır?

  8. , s6Uul &gPestisit zehirlenmelerine ilişkin Sağlık Bakanlığı ile iş birliğiniz var mıdır? Pestisitlerin neden olduğu hastalıklara ilişkin veriler mevcut mudur?

  9. Anayasa'da tanımlanan Devlet tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler almakla, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik etmekle yükümlüdür hükmü gereği pestisit kullanımına alternatif olacak yöntemler uygulamaya koyacak mısınız? Zehirsiz sofralar hedefi için pestisit kullanımını azaltacak, her aşamada gıda güvenliğini sağlayacak etkin bir politika üretecek misiniz? Sistemdeki aksaklıkları giderecek misiniz?

  10. Pestisit kullanıldığı için Türkiye'ye geri gönderilen meyve ve sebzelerin iç piyasada tüketildiği iddialarına ilişkin açıklamanız var mıdır? Bu ürünlerin takibi ne şekilde yapılmaktadır?

  11. Dünya Sağlık Örgütü Kanser Araştırma Ajansı tarafından "muhtemel kanserojen" olarak sınıflandırılan (o glifosatın zeytin, üzüm, portakal, mandalina, fındık, elma, kayısı, şeftali, greyfurt, limon, asma yaprağı üretiminde yaygın ve kontrolsüz kullanımının gerekçesi nedir?

  12. Son beş yılda, Avrupa Komisyonu, limitlerin üzerinde pestisit kullanımı, tarımsal gıda zinciri boyunca hileli veya aldatıcı uygulamaların önlenmesi, kontrolün garanti altına alınması ve alınan tedbirler hakkında bilgi verilmesi için kaç mektup göndermiştir? 13-Pestisit kullanımının yaygın olduğu endüstriyel tarım yerine yerel üreticileri teşvik edecek misiniz?

  13. Pestisit kullanımının, tarım işçileri, kadınlar ve çocuklar başta olmak üzere insan sağlığı, ekosistem ve biyoçeşitlilik üzerindeki olumsuz etkileri konusunda farkındalık yaratacak, üreticiyi ve tüketiciyi bilinçlendirecek ne gibi çalışmalarınız vardır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

İbrahim Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanı ·

Bakanlığımızca yürütülen resmi denetim ve kontroller, işletmenin taşıdığı risk esasına göre uygun sıklıkta ve gıda maddesinin taşıdığı riskle orantılı olarak; üreticiler tarafından kullanılan pestisitlerin denetlenmesi amacıyla üretim alanlarında hasat öncesi pestisit denetimleri yapılmaktadır. Ayrıca taze meyve ve sebzelerde pestisit kalıntılarıyla ilgili olarak meyve-sebze paketleme ve ambalajlama tesisleri, toptan ve perakende satış noktaları ile taze meyve ve sebze hallerinde ise hasat sonrası denetimler yapılmaktadır.

Bakanlığımızca yapılan resmi kontrol ve denetimlerde "Türk Gıda Kodeksi Pestisitlerin Maksimum Kalıntı Limitleri Yönetmeliği"nde belirtilen maksimum kalıntı limitlerinin üzerinde pestisit kalıntısı çıkması ya da tavsiye dışı kullanımının tespit edilmesi halinde idari işlem uygulanmaktadır.

Bakanlığımızca, "Kalıcı Organik Kirletici" kapsamına giren pestisit stoku bulunmamaktadır. Zirai mücadele uygulamalarında kullanılan bitki koruma ürünlerinin, gruplar (insektisit, fungisit, herbisit, akarisit, nematisit vb.) bazında toplam kullanım verileri ile il bazında kullanımlarına ilişkin veriler, resmi tarımsal ilaç istatistikleri kapsamında Bakanlığımız kurumsal internet sayfasında "https://Www.tarimorman.gov.tr/GKGM/Menw/1 15/Resmi-Tarımsal-Ilaç-Istatistikleri" yayımlanmaktadır.

AB'de olduğu gibi ülkemizde de belirli bir takvim çerçevesinde 2009 yılından bu yana 223 adet bitki koruma ürünleri aktif maddesinin kullanımı yasaklanmıştır. Kullanımı sonlandırılan aktif maddeleri içeren bitki koruma ürünleri ile ilgili paydaşlar bilgilendirilmekte, piyasada kalan ürünler ruhsat sahibi firmalara toplatılarak imha ettirilmektedir.

Ülkemizde bitki koruma ürünleri ruhsatlandırılırken, "Bitki Koruma Ürünlerinin Ruhsatlandırılması ve Piyasaya Arzı Hakkındaki Yönetmelik" kapsamında biyolojik etkinlik, kalıntı, fiziko-kimyasal veriler, toksikolojik ve eko-toksikolojik çalışmalar talep edilmekte ve sunulan çalışmaların incelenmesi sonucu uygun olanlara ruhsat belgesi düzenlenmektedir.

Pestisit zehirli maddelerine karşı ilk yardım önlemleri ve belirtiler ile Ulusal Zehir Danışma Merkezi'ne (114 UZEM) bildirimde bulunulması konusundaki bilgi, tüm ürün etiketlerinde yer almaktadır.

Bakanlığımızca bitkisel üretimin insan sağlığı, doğal denge, biyolojik çeşitlilik ve çevreyi dikkate alan yaklaşımla yapılması, pestisitlere alternatif yöntemlerin yaygınlaştırılması amacıyla son yıllarda önemli çalışmalar yürütülmektedir. Buna göre;

Kimyasal kullanıma alternatif mücadele yöntemlerinin yaygınlaştırılması amacıyla entegre mücadele projeleri yürütülmektedir. Proje uygulama alanı 0,28 milyon dekar alandan, 4,2 milyon dekar alana çıkarılmıştır.

Özellikle kalıntı açısından önemli olan taze meyve ve sebzelerde arazi bilgilendirme çalışmaları ile birlikte ürünlerde analiz yaparak üreticilerin sertifikalandırıldığı "Entegre ve Kontrollü Üretim Yönetimi (EKÜY) Projesi" yürütülmektedir.

Bitki koruma ürünleri tanımı pestisitlerin yanı sıra biyoteknik ve biyolojik mücadele ürünlerini de kapsamaktadır. Bakanlığımızca bu ürünlerin ruhsatlandırılmasının ve kullanımının yaygınlaştırılması yönünde çalışmalar yürütülmekte olup biyolojik ve biyoteknik mücadele yöntemlerini kullanan üreticilere destekleme ödemesi yapılmaktadır. Desteklemenin başlamasıyla birlikte uygulama alanında yaklaşık 15 kat artış olmuştur.

TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı e 2022 yılı Bitki Sağlığı Eğitim ve Farkındalık yılı ilan edilerek üreticilere yönelik eğitim çalışmaları yapılmıştır. e 2022-2024 yıllarında riskli ürünlerde kalıntı eylem planı 9 ilde uygulamaya konulmuştur. 2024 yılında kalıntı eylem planının kapsamının genişletilmesi planlanmaktadır.

Ülkemizde gereksiz ve hatalı ilaç kullanımının önlenmesi, zirai ilaç kalıntısının önlenmesi ve sürdürülebilir tarım konularında farkındalık oluşturulması amacıyla üreticilere yönelik eğitim ve yayım çalışmaları yapılmaktadır.

İhracatı gerçekleşen ürünler zirai ilaç kalıntısı, ticari anlaşmazlık veya başka nedenlerle zaman zaman geri döndüğünde, söz konusu ürünlerden geri dönme sebebi göz önünde bulundurularak ülkemize giriş gümrüğünde numune alınmakta ve gıda güvenilirliği (pestisit kalıntısı gibi) yönüyle yeniden kontrol ve denetime tabi tutulmaktadır.

Avrupa Birliği (AB) üye ülkeleri tarafından yapılan resmi kontrollerde tespit edilen olumsuzluklar AB Komisyonuna bildirilmekte ve AB Komisyonu nihai değerlendirme sonucu Gıda ve Yemde Hızlı Alarm Sistemi (RASFF) üzerinden ilan edilmektedir. RASFF üzerinden ilan edilen bildirimler kısıtlama olmaksızın erişime açıktır.

İbrahim YUMAKLIBakan

Metin otomatik okundu. 2 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir