Cezaevinde hayatını kaybeden bir mahkuma ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 353 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)HEDEP İli 2024,
Aşağıda sıralamış bulunduğum sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim
Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Zülküf Uçar Van Milletvekili
Türkiye'deki hasta mahpusların yaşadığı hak ihlalleri her gün basına yansımakta ve yurttaşlar tarafından hemen her gün tarafımıza bu yönlü talepler gelmektedir. Bu hastalardan bir tanesi de Bişar Yazıcı idi. Ancak karaciğer yetmezliğinden ağır hasta olan Yazıcı'nın bütün taleplere rağmen tahliyesi engellendiği için 8 Temmuzda hayatını kaybetmişti.
Tarafımıza ulaştırılan mahkeme kararları ile birlikte Bişar Yazıcı hakkındaki yargılama sürecinin ihlallerle dolu olduğunu öğrenmiş olduk. Yazıcı'ya tebliğ edilmeyen karar usuli eksikliğe rağmen kesinleştirilmiştir. Usuli eksiklikleri vurgulayan itirazlar ve kanun yolu talebi yapılmışsa da mahkemeler talepleri reddetmiştir.
Cezası kesinleşen Bişar Yazıcı tutuklanmış ve salıverilme talepleri görmezden gelinmiştir. En son Diyarbakır Dicle Üniversitesi hastanesine sevk edilen Bişar Yazıcı hayatını kaybetmiştir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Bişar Yazıcının hastalık sürecinde tutuklanması ve tüm taleplere rağmen tahliye edilmemesi ve bu ihlaller silsilesi sonunda hayatını kaybetmesine dair herhangi bir soruşturma başlatılmış mıdır, başlatılmış ise soruşturma hangi aşamadadır?
Bişar Yazıcı'nın hastalığına rağmen tedavisinin zamanında yapılmamasının ölümüne sebep olduğu dikkate alındığında tedavinin uygulanmaması ve gecikmesi nedeniyle herhangi bir soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatılmış ise soruşturma ne aşamadadır?
Bişar Yazıcının ailesinin yaşadığı ağır mağduriyetin giderilmesi için herhangi bir çalışmanız bulunmakta mıdır?
Hapishanelerde tutulan hasta mahpus sayısı kaçtır?
Adli Tıp Kurumunun, hasta mahpuslara dair objektif, bilimsel ve adil rapor hazırlama yükümlülüğünü takip ediyor musunuz? Bu yükümlülüğün yerine getirilmesi için herhangi bir çalışmanız var mıdır?
2016 yılından bu yana Adli Tıp Kurumunun "cezaevinde kalabilir raporu" verdiği hasta mahpus sayısı kaçtır?
Adli Tıp Kurumunun "cezaevinde kalamaz" raporuna rağmen tahliye edilmeyen mahpus sayısı kaçtır?
2016 yılından bu yana hapishanelerde hayatını kaybeden mahpus sayısı kaçtır? Bu mahpusların ATK raporları hangi yöndedir?
Hapishanelerde hayatını kaybeden hasta mahpusların ailelerinin mağduriyetlerinin giderilmesi için herhangi bir çalışmanız olmuş mudur?
Hasta mahpusların tahliye edilmesi yönünde herhangi bir çalışmanız var mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1332450 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Van Milletvekili Zülküf Uçar tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/6415 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99, maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet) vera, SR T.C. k
Mevzuat Genel Müdürlüğü Tr ci vs
Sayı : E-56020453-610-1056-4809/6747 Konu : Yazılı soru önergesi 93. /1l /2024
Sayın Zülküf UÇAR Van Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/6415 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.
B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.
I1- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;
A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fıkrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame etiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,
B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fikrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,
EKLİ Çele
Mevzuat Genel Müdürlüğü Nİ TM İZ
C) 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla, 5275 sayılı Kanuna eklenen geçici 6. maddenin ikinci fıkrası uyarınca, 30/03/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere; sıfır-altı yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile yetmiş yaşını bitirmiş hükümlüler hakkında 105/A maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "iki yıl"lık sürenin, "dört yıl" olarak uygulanacağı; maruz kaldığı ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen altmışbeş yaşını bitirmiş hükümlülerin koşullu salıverilmeleri için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken sürelerin, azami süre sınırına bakılmaksızın 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilebileceği; ağır hastalık, engellilik veya kocama hâlinin, Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca veya Adli Tıp Kurumunca düzenlenen bir raporla belgelendirileceği,
Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
Söz konusu geçici 6. madde hükmü, 15/04/2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup, ilgili makam ve mercilerce bu madde hükmü uyarınca işlem yapılmaktadır.
M- İşlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma başlatılması, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve sorumluluk yargı mercilerine aittir. Bununla birlikte açılan davalara ilişkin yapılan yargılamalar, Anayasanın 9. ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce sürdürülüp sonuçlandırılmaktadır.
IWV- Van Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 18/07/2024 tarihli cevapta;
A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmakta iken çeşitli rahatsızlıkları sebebiyle Kurum hekimi tarafından farklı tarihlerde muayene edildiği, ileri tetkik, muayene ve tedavisinin diğer sağlık kuruluşlarının ilgili polikliniklerinde yapıldığı, reçete edilen ilaçların kendisine teslim edildiği, adı geçenin 08/07/2023 tarihinde hastanede bulunduğu sırada "kardiyak arrest" rahatsızlığı geçirdiği ve yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybettiği,
B) Olayla ilgili başlatılan adli soruşturma neticesinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği, Kurum tarafından yürütülen idari soruşturma neticesinde Kurum personeli hakkında disiplin soruşturmasına yer olmadığına dair karar verildiği,
©) Kurumdaki tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği,
Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
İz KİLİ Telsiz
Yılmaz TUNÇBakan