Patnos L Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan bazı mahkumların sağlık durumlarına ilişkin
Kaynak göster
Heval Bozdağ (DEM Parti), 18 Aralık 2023 tarihinde 7/7635 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 232 gün sonra, 6 Ağustos 2024).
Heval Bozdağ (DEM Parti, Ağrı). “Patnos L Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan bazı mahkumların sağlık durumlarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/7635, 18 Aralık 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-7635-patnos-l-tipi-kapali-cezaevinde-bulunan-bazi-mahkumlarin-saglik-durumlarina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/4963cc79-a014-42b9-95e2-018c7dde6384
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 232 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasanın 98'inci ve
TBMM İçtüzüğünün 96'ıncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını Dr. Heval BOZDAĞ
Ağrı Milletvekili arz ederim.
Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
İmralı Ada Hapishanesinde uygulanan tecridin kaldırılması, Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümü talepleriyle 27.11.2023 tarihinde Türkiye cezaevlerinde yüzlerce mahpus tarafından dönüşümlü açlık grevleri başlatılmıştır. Açlık grevlerinin başladığı tarihten bu yana cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri ve cezaevi idarelerinin artan baskılarına dair haberler ile hukuk kurumlarının raporları kamuoyunun bilgisine yansımış, mahpus yakınlarının aktarımları ve talepleri de tarafımıza ulaşmıştır.
Patnos L Tipi Kapalı Cezaevi'nde 01.12.2023 tarihinde açlık grevine başlayan Mustafa Yılmaz, Şervan Aluş ve Ramazan Tufan isimli mahpusların grevin 8. Gününde kendileri ile yapılan görüşmedeki aktarımlarına göre kendilerine ilk 6 gün iaşe verilmemiştir. Mide bulantısı, tansiyon problemleri, görme bulanıklığı gibi sağlık problemleri yaşayan mahpuslara gerekli kontroller günlük olarak yapılmamaktadır. Türk Tabipler Birliğinin "Açlık Grevi Sırasında Dikkat Edilmesi Gereken Konular" başlıklı yönergesinde de belirtilen su, tuz, şeker gibi sürecin sonunda ciddi sağlık sorunlarının oluşmaması için alınması zorunlu olan ve asgari tüketilmesi gereken miktarları belli olan temel maddeler gerekli miktarlarda, BI vitamini ve meyve suyu ise hiç verilmemektedir. Ayrıca açlık grevine başlamış olmaları sebebiyle haklarında disiplin soruşturması başlatıldığı, cezaevi genelinde ise açlık grevlerinin başlamasından sonra keyfi baskı uygulamalarının ve hak ihlallerinin arttığı da mahpus yakınları tarafından iletilen bilgiler arasındadır.
Açlık grevi geçmişten günümüze kadar kullanılmış ve hala kullanılmaya devam eden bir düşünce ve ifadeyi açıklama biçimidir. Düşünceyi açıklama ve yaymanın meşru yollarından olması nedeni ile Anayasamızca da güvence altına alınmıştır. Ayrıca taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler de bu yöndedir. AİHS 10. maddesinde herkesin ifade özgürlüğüne sahip olduğu düzenlenerek, bu özgürlüğün sadece ifade edilen görüş veya düşüncenin değil, aynı zamanda bu görüşün ifade biçiminin de korunmasını kapsadığı belirtilmiştir. AİHM'nin de bu yönde kararları mevcut olup, ilgili kararlarda kişinin sahip olduğu görüşün ifade edilmesinin yanı sıra, ifadenin şekli açısından da bir korumanın mevcut olması gerektiği belirtilmektedir. Açlık grevinin de bir ifade şekli olduğu, Sözleşme ve AİHM kararlarında da buna yönelik bir koruma olduğu açıktır. Bununla birlikte, AİHM'e göre açlık grevinde bulunanlara karşı yapılan müdahaleler işkence, insanlık dışı ve aşağılayıcı muameleler kapsamındadır. Sağlıklarını koruyucu tedbirlerin alınmaması da Sözleşme'nin 3. maddesinin ihlali niteliğinde değerlendirilmekte, aşağılayıcı muamele olarak sayılmaktadır.
Bu bakımlardan, normlar hiyerarşisine göre Anayasa ile taraf olunan uluslararası sözleşmelere uyulması gerektiği, hapishane idarelerinin açlık grevi eylemini gerekçe göstererek mahpusların koşullarını ağırlaştırmalarının, keyfi uygulamaları ve hak ihlallerini artırmalarının, sağlıklarını koruyucu tedbirleri almamalarının işkence ve kötü muamele yasağının ihlali olduğu açıktır.
Bu bağlamda;
I) Patnos L Tipi Kapalı Cezaevi'nde açlık grevi eylemini sürdüren mahpusların gerekli sağlık kontrolleri düzenli aralıklarla neden yapılmamaktadır? Açıkca sorumluluğunu yerine getirmeyerek suç işleyen cezaevi yetkilileri hakkında herhangi bir soruşturma başlatılacak mıdır?
SORULAR
Açlık grevleri sırasında, sürecin sonunda ciddi sağlık problemlerinin oluşmaması için alınması zorunlu olan su, tuz, şeker gibi temel maddeler neden gerekli miktarlarda verilmemektedir?
Açlık grevlerinde hayati öneme sahip olan BI vitamini takviyesi neden verilmemektedir?
Açlık grevindeki mahpusların temel gereksinimlerini karşılamayan cezaevi yetkilileri hakkında herhangi bir soruşturma başlatılacak mıdır?
Açlık grevindeki mahpusların genel sağlık durumlarını kötüleştirici ihlallere dair Bakanlığınız tarafından herhangi bir girişimde bulunulacak mıdır?
Mahpusların genel sağlık durumlarına ilişkin takip ve denetimler yapılacak, sağlıklarını koruyucu tedbirler alınacak mıdır?
7)
8)
3)
Açlık grevindeki mahpuslara disiplin soruşturması başlatılmasının gerekçesi ve yasal dayanağı nedir?
Açlık grevi eylemlerinin başlamasıyla, Patnos L Tipi Kapalı Cezaevi'nde mahpuslara yönelik baskı ve hak ihlallerinin artırıldığı, keyfi uygulamaların dayatıldığı iddialarına ilişkin herhangi bir girişiminiz olacak mıdır? Cezaevi yönetimi hakkında herhangi bir soruşturma başlatılacak mıdır?
Bakanlığınızca, açlık grevindeki mahpusların taleplerinin karşılanmasına dair herhangi bir sorumluluk alınacak mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1351225 sayılı yazı. i
İlgi yazınız ekinde alınan, Ağrı Milletvekili Heval Bozdağ tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/7635 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap, gov.tr adresinden Xiho3Çe - riVbyx2 - Mo9myjw - ILSİZA- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-4-551/833 .
Konu : Yazılı soru önergesi 0. /0$72024
Sayın Heval BOZDAĞ Ağrı Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/7635 Bsas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur. ii
I- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;
A) "İnfazda temel ilke" kenar başlıklı 2. maddesinin birinci fikrasında, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kuralların hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefi inanç, milli veya sosyal köken ve siyasi veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım" yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanacağı,
B) "Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları" kenar başlıklı 9. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralarında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek suçlarından veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde bu fıkrada sayılan suçlardan mahkum olanların cezalarının; yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında, bu kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edileceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Gerek yüksek güvenlikli kurumlarda gerekse diğer kapalı ceza infaz kurumlarında tecrit ve izolasyon şeklinde bir uygulama bulunmamaktadır. i
H- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için ' mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.
Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri, idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil. toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri : İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler — EİN
Mevzuat Genel Müdürlüğü
Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.
Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT),27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ! ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca Ziyaretler düzenlenebilecektir. ij
Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.
Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül ! edilmektedir.
Ul. A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının : korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir. | NN
B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık. koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri: dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.
IV- 5275 sayılı Kanunun 37. maddesinin birinci fıkrasında, kurumda, düzenli bir. yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun, yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumlar, kusurlu olarak ' ihlâl edildiğinde, hükümlüler hakkında eylemlerinin niteliği ile ağırlık derecesine göre Kanunda belirtilen disiplin cezalarının uygulanacağı hükmü yer almaktadır. i
Kanunun 38. maddesinde hükümlü ve tutukluların belirtilen kurallara uymamaları : hâlinde uygulanabilecek disiplin cezalarına yer verilmiş olup, 39 ilâ 44. maddelerinde disiplin . cezalarının niteliği, uygulanma usulleri ile bu cezaları gerektiren eylemler, 47 ve 48. maddelerinde ise disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı halinde belirlenecek disiplin cezaları ile disiplin cezalarının soruşturulması, infaz edilmesi ve kaldırılması usulleri düzenlenmiştir.
Ayrıca hükümlü ve tutukluların kurum idaresinin kendileriyle ilgili her türlü disiplin işlemine karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı ise ağır ceza . mahkemesi nezdinde itiraz hakkı bulunduğu malumlarıdır. Bu şekilde bağımsız yargı denetiminden geçerek kesinleşen disiplin cezası kararları infaz edilmekte olup bu kararların uygulanmasında herhangi bir keyfilik söz konusu değildir.
ÇO Biş
Mevzuat Genel Müdürlüğü
V- 5275 sayılı Kanunun "Hükümlünün kendisine verilen yiyecek ve içecekleri reddetmesi" kenar başlıklı 82. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülerin, hangi nedenle olursa olsun, kendilerine verilen yiyecek ve içecekleri sürekli olarak reddetmesi halinde; bu hareketlerinin kötü sonuçları ile bırakacağı bedensel ve ruhsal hasarlar konusunda ceza infaz : kurumu hekimince bilgilendirileceği, psiko-sosyal hizmet birimince de bu hareketlerinden : vazgeçmeleri yolunda çalışmalar yapılacağı ve sonuç alınamaması hâlinde, beslenmelerine kurum hekimince belirlenen rejime göre uygun ortamda başlanacağı düzenlenmiştir.
VE Bakanlığımız kayıtlarının incelenmesinden; ceza infaz kurumlarında açlık grevi eyleminde bulunan hükümlü ve tutukluların sağlık durumlarının düzenli olarak takip edildiği, Kurum doktorlarının kontrolünde öncelikle B kompleks vitaminleri olmak üzere gerekli görülen vitaminlerin, tuz, şeker, limon ve sıvıların kendilerine verildiği, her gün sağlık birimi tarafından periyodik olarak tansiyon, şeker, kilo ve nabız ölçümlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Vİ- Patnos Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 11/01/2024 tarihli cevapta;
A) Soru önergesinde adı geçenlerin Patnos L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı, 05/12/2023 tarihinde başladıkları açlık grevi eylemini 15/12/2023 tarihinde sonlandırdıkları, B) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, C) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan i
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden G EMİjpP - CiDYgkD - XİTAY2p - ETNOX4- ile erişebilirsin
Yılmaz TUNÇBakan