İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/7822 GEÇ CEVAPLANDI · 221 GÜN

Akhisar T Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun sağlık durumuna ve tahliye talebine ilişkin

Kaynak göster

Nejla Demir (DEM Parti), 29 Aralık 2023 tarihinde 7/7822 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 221 gün sonra, 6 Ağustos 2024).

Nejla Demir (DEM Parti, Ağrı). “Akhisar T Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun sağlık durumuna ve tahliye talebine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/7822, 29 Aralık 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-7822-akhisar-t-tipi-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-saglik-durumuna-ve-tahliye-talebine (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/841c55e7-a299-4a1f-98a5-018cc90ededc

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 221 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. ejla Demir

Akhisar T Tipi Kapalı Hapishanesi'nde bulunan hasta mahpus Mutlak Tozun'un yaşadığı hak ihlalleri ve sağlık sorunları, ceza infaz sistemi ve mahpus haklarına dair derinlemesine bir değerlendirmeyi gerektirmektedir.

Akhisar T Tipi Kapalı Hapishanesi'nde uzun yıllardır tutulan hasta mahpus Mutlak Tozun, ailesiyle gerçekleştirdiği görüşmede, ceza infaz sisteminden kaynaklı yaşanan ciddi hak ihlallerine ve sağlık sorunlarına dikkat çekmiştir. 30 yıldır hapishanede kalan mahpus, infazının tamamlanmasına rağmen, 5 aydır tahliye edilmemiş ve | yıl 15 günlük ek ceza ile tahliye süreci engellenmiştir.

Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Bu vaka, hasta mahpusların haklarına yönelik sistematik sorunlara işaret etmektedir. Öncelikle, infaz tamamlandıktan sonra mahpusların hemen tahliye edilmesi gerektiği ceza hukukunun temel prensiplerindendir. Ancak Mutlak Tozun'un durumu, bu temel prensibin ihlal edildiğini göstermektedir.

Ayrıca, mahpusun ağır sağlık sorunlarına rağmen gerekli tedaviye erişiminde yaşanan engellemeler, temel insan haklarına yapılan bir müdahaledir. Karaciğerinde kitle bulunan, bağırsaklarında çürüme ve apandisit hastalığı olan mahpusun sağlık durumu ciddiyet arz etmektedir. Hapishane yönetiminin veya ilgili makamların, mahpusların sağlık sorunlarına duyarsız kalmaları, insan haklarına aykırı bir durumu ortaya çıkarmaktadır.

Hasta mahpus hakları, insan hakları evrensel beyannamesi ve ilgili uluslararası sözleşmeler kapsamında güvence altına alınmıştır. Mahpuslara adil ve insanlık onuruna yakışır bir şekilde davranılması, sağlık haklarına saygı gösterilmesi zorunludur. Bu bağlamda, Mutlak Tozun'un tedavisi, acilen tam teşekküllü bir hastanede gerçekleştirilmelidir.

Mahpusların infaz sürecinde maruz kaldıkları hak ihlalleri ve sağlık sorunları, ceza infaz sisteminin geniş bir revizyonu gerektiğini göstermektedir. Hükümet ve ilgili kurumlar, ceza infaz politikalarını gözden geçirmeli, uygulamada yaşanan hak ihlallerini gidermeli ve insan haklarına uygun bir şekilde mahpus haklarına saygı göstermelidirler. Hasta mahpusların tedavi ve tahliye hakları, hukuki çerçeve içinde acilen yerine getirilmelidir.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Akhisar T Tipi Kapalı Hapishanesi'nde bulunan hasta mahpus Mutlak Tozun'un sağlık sorunları ve tedaviye erişimindeki engellemeler hakkında herhangi bir girişimde bulunacak mısınız?

  2. Mutlak Tozun'un infazının tamamlanmasına rağmen, 5 aydır neden tahliye edilmemiştir? Mahpusun infazının ertelenerek tedavi edilmesi için ne gibi çözüm önerileriniz bulunmaktadır?

  3. Mahpusların infazlarının tamamlandıktan sonra derhal tahliye edilmelerini sağlamak amacıyla alınan önlemler nelerdir?

  4. Hapishane yönetiminin ve ilgili makamların, mahpusların sağlık sorunlarına yönelik duyarsızlık durumu hakkında bir soruşturma başlatılacak mıdır?

  5. Hasta mahpuslar için tam teşekküllü hastane erişimini sağlamak ve gerekli tedavileri almalarını temin etmek amacıyla Adalet Bakanlığı'nın aldığı tedbirler nelerdir?

  6. Hasta mahpusların hakları, Adalet Bakanlığı'nın ceza infaz sistemi içindeki genel politikalarını gözden geçirme ve revize etme konusundaki yaklaşımını nasıl etkilemektedir?

  7. Adalet Bakanlığı, ceza infaz sistemindeki mahpus haklarına yönelik genel bir değerlendirme yapmayı düşünmekte midir?

  8. Mahpusların sağlık haklarına saygı göstermek ve insan haklarına uygun bir şekilde muamele etmek amacıyla Adalet Bakanlığı, hapishane personeline yönelik eğitim programları düzenlemeyi planlamakta mıdır?

  9. Hasta mahpusların aileleriyle düzenli iletişim kurmalarını ve ziyaretlerini sağlamak adına Adalet Bakanlığı hangi adımları atacaktır?

  10. Hasta mahpuslara adil bir hukuki süreç sağlamak ve insan haklarına uygun bir şekilde muamele etmek amacıyla Adalet Bakanlığı, infaz politikalarını güncelleme veya revize etme konusunda bir girişimde bulunacak mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1355405 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Ağrı Milletvekili Nejla Demir tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/7822 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

İIE asiLIl

ARİZA .

2 ADALET BAKANLIĞI acar e emi Mevzuat Genel Müdürlüğü Sayı : E-56020453-610-40-647/999 Konu : Yazılı soru önergesi ob 3/2024

Sayın Nejla DEMİR Ağrı Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/7822 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT),27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

Ii- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde Mevzuat Genel Müdürlüğü ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

M- A) 5275 sayılı Kanunun "Hükümlüyü ziyaret" kenar başlıklı 83. maddesinin birinci fıkrasında hükümlünün, belgelendirilmesi koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veya kayyımı tarafından haftada bir kez ve ayrıca kuruma kabullerinde, zorunlu hâller dışında bir daha değiştirilmemek üzere, ad ve adreslerini bildirdiği en fazla üç kişi tarafından, yarım saatten az ve bir buçuk saatten fazla olmamak üzere çalışma saatleri içinde ziyaret edilebileceği, çocuk hükümlüler için ziyaret süresinin bir saatten az, üç saatten fazla olmamak üzere belirleneceği; ikinci fıkrasında, birinci fıkrada belirtilenler dışındaki kimselerin ziyaretine Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yazılı olarak izin verilebileceği; üçüncü fıkrasında görüşlerin, koşul ve süreleri Adalet Bakanlığınca hazırlanan yönetmelikle kapalı ve açık olmak üzere iki biçimde yaptırılacağı hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara yaptırılan açık ve kapalı görüşler; 5275 sayılı Kanunun 83. maddesi, 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Ziyaret ve ziyaret yeri" kenar başlıklı 108. maddesi ile hükümlü ve tutukluların ziyaretlerine ilişkin usul ve esasların ayrıntılı olarak düzenlendiği Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik hükümleri doğrultusunda gerçekleştirilmektedir.

IV- A) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 107. maddesinde, "Mükerrirlere ve bazı suç faillerine özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri" kenar başlıklı 108. maddesinde ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 17. maddesinde, koşullu salıverilme süreleri ve oranları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

B) 5275 sayılı Kanunun;

I- "Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması" kenar başlıklı 48. maddesinin üçüncü fikrasının (b) bendinde, disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işleminin yapılmayacağı, ancak bu sürenin hakederek salıverme tarihini geçemeyeceği; dördüncü fıkrasında, infaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında verilen disiplin cezasının niteliğine göre fıkrada belirlenmiş sürelerin (onbeş gün ilâ bir yıl) esas alınacağı ve bu süreler sonunda yeni bir disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla bu cezaların kaldırılacağı,

Mevzuat Genel Müdürlüğü

2- "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 89. maddesinin birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı; altıncı fıkrasında, açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma sürelerinin bir yılı geçemeyeceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

5275 sayılı Kanunun 89, maddesinde, 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla yapılan ve yukarıya alınan değişiklikler, 01/01/2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

C) 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin;

I- "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 109. maddesinin; birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme risklerinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra gereğince yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirmeye yönelik psiko-sosyal ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetleri, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikaları, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı,

2- "Disiplin eylemi nedeniyle iyi hâl kararı verilmesine engel hâller ve şikâyet" kenar başlıklı 110. maddesinin birinci fıkrasında, gözlem değerlendirme raporu veya gelişim değerlendirme raporunda yazılı olup da henüz kaldırılmamış disiplin cezası bulunan hükümlü hakkında iyi hâl kararı verilemeyeceği, hükümlünün iyi hâline ilişkin değerlendirmenin, ancak daha önceden verilmiş olup da disiplin cezası infaz edilmiş ve bu cezası kaldırılmış olanlar hakkında yapılabileceği; ikinci fıkrasında, disiplin cezasını gerektiren bir eylemi

ADALET BAKANLIĞI rr niza Mevzuat Genel Müdürlüğü işlemiş olmasına rağmen, koşullu salıverilme tarihinde bu eyleminden dolayı disiplin soruşturması henüz sonuçlandırılmayan hükümlüler hakkında iyi hâl kararının verilip verilmemesinin idare ve gözlem kurulunca takdir edileceği; üçüncü fıkrasında, idare ve gözlem kurulunca, hükümlü hakkında, süre belgesindeki muhtemel koşullu salıverilme tarihi de dikkate alınarak iyi hâle ilişkin olarak bir karar verileceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Bu kapsamda idare ve gözlem kurulunca verilen kararlara karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz kanun yoluna başvurulabilmektedir.

V- Bakanlığımız kayıtlarının incelenmesinden;

A) Ceza infaz kurumları ve denetimli serbestlik müdürlüklerinde görevli personel için "İnsan hakları" konulu eğitimlerin, her yıl yapılan personel eğitim planlamaları dahilinde 25 farklı eğitim programında gerçekleştirildiği, ayrıca kurumlarda mevcut birimlerde görevli farklı ünvanlardaki personele yönelik düzenlenen "Adli Tıp İşlemleri Eğitimi", "İnfaz ve Koruma Başmemurluk İşlemleri Eğitimi", "Liderlik ve Yöneticilik Eğitimi", "Vardiya İşlemleri Eğitimi" gibi eğitimlerde de insan hakları dersleri verildiği,

B) Müstakil olarak "Ceza İnfaz Kurumlarında İnsan Hakları" ve "İnsan Hakları Eğitimi" başlıklı eğitim programlarının ceza infaz kurumlarında veya uzaktan eğitimle canlı sınıf ortamlarında verildiği,

C) Cumhurbaşkanlığı Uzaktan Eğitim Kapısı üzerinden kamu kurumlarının istifadesine sunulan uzaktan eğitim yönetim sisteminde ilgili kamu kurumlarının hazırlamış olduğu insan hakları konulu eğitim programlarının da personelin erişimine açık olduğu,

Anlaşılmıştır.

VI- Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 16/01/2024 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Akhisar T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı, çeşitli rahatsızlıklarıyla ilgili olarak Kurum revirinde muayene edildiği gibi gerektiğinde Akhisar Devlet Hastanesi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ve İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin farklı polikliniklerinde muayene, tetkik ve tedavisinin yapıldığı, reçete edilen ilaçların kendisine teslim edildiği,

B) Adı geçenin koşullu salıverilme tarihinin henüz gelmediği,

C) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü,

Ç) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı,

Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir