İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/8143 GEÇ CEVAPLANDI · 36 GÜN

Cemevlerine yasal statü tanınmasına ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 36 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 27 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın TC. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz tarafından

Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğünün 96. ve 99, Maddeleri gereğince yazılı olarak

—ö zgür KARABAT İstanbul Milletvekili cevaplandırılmasını arz ederim.

Gerekçenin tamamını göster (10 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Anadolu coğrafyası, tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Bu durum sonucu bölgemizde, pek çok inanç gelişme imkânı bulmuş ve çok kültürlü bir yapının temelleri atılmıştır. Anadolu topraklardaki kadim inançlar, diller ve halklar her dönem politik, ekonomik ve kültürel yapı üzerinde etkili olmuştur. Bu farklılıkları gözeten ve bunlar üzerinden şekillenen Türkiye Cumhuriyeti devleti altı temel ilke üzerinde inşa edilmiştir. Toplumsal birlik ve bütünlüğü sağlayan ilkelerin başında da laiklik ilkesi gelmektedir.

Laiklik ilkesi ile tüm vatandaşlarımızın inanç özgürlüğü güvence altına alınmış, devletin tüm inanç ve kültürlere eşit mesafede ve hakkaniyetli yaklaşması sağlanmıştır. Hak, özgürlük ve eşitlilik temelinde şekillenen demokratik yapılanma, laik ve sosyal hukuk devleti ilkeleriyle birlikte toplumsal birlik ve beraberliğimizin teminatını oluştururken çağdaş bir ülke olmamızın da yapı taşı olarak öne çıkmıştır.

Ülkemiz içindeki çok kültürlü yapıyı korumak ve bunu sürdürüp zenginleştirmek için Anayasamızdaki laiklik, sosyal hukuk devleti ve demokratik devlet yapısını koruyan maddelerin gereklerinin tam anlamıyla yerine getirilmesi zorunluluktur. Bu anlamda da bazı kanuni düzenlemelerin günümüz ihtiyaç ve şartları göz önünde bulundurularak yeniden ele alınması zaruri hale gelmiştir.

Siyasi saiklerle gerçekleşen kimi idari karaların özellikle dezavantajlı inanç toplulukları üzerinde olumsuzluk yarattığı gerçeği göz önünde bulundurularak bu kararların yarattığı olumsuzlukları gidermek adına kanuni düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerekmektedir.

Anayasamızın 2'nci maddesinde açıkça belirtildiği üzere Türkiye Cumhuriyeti Devleti laik bir hukuk devletidir. Laiklik ilkesinin temelinde, devletin tüm inançlara mensup vatandaşlarına ibadet etme özgürlüğü tanıyacağı, ibadetlerin yerine getirilebilmesi için gerekli olanakların sağlanacağı ve ibadete erişebilirlik imkanlarının eşit tutulacağı ifade edilmektedir.

Ancak gelinen noktada tüm yurttaşlara ve inançlara eşit mesafede olması Anayasal bir zorunluluk olan devletin kimi inanç ve mezheplere karşı ayırımcılık yaptığı pek çok uygulama ve idari kararla karşılaşılabilmektedir. Bu durum her şeyden önce ulusal birlik beraberliğimizi zedelediği gibi toplumsal barışa da zarar vermektedir.

"Herkes düşünce, vicdan, inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir. " hükmünü içeren Anayasamızın, "Din ve vicdan hürriyeti" başlıklı 24'üncü maddesi ve "Herkes dil, ırk, renk, cinsiyel, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. " hükmünü içeren "Kanun önünde eşitlik" başlıklı 10*uncu maddesiyle vatandaşlarımızın temel hak ve özgürlükleri gözetilmiştir.

Anılan tüm hükümlerden hareketle Türkiye'de yaşayan Alevi yurttaşların ibadethaneleri olan cemevlerine yasal statü kazandırılması ve devletin bu kurumların varlığını sürdürmesine ilişkin bir kanuni güvenceler belirlemesi; aynı şekilde geçmişte Alevilere ait olduğu belirlenen cemevi, dergah vb. ibadethanelerin Alevilere, Alevileri temsil eden kurumlara devredilmesi, hak ve eşitlik temelli düzenlemelerin derhal hayata geçirilmesi temel hak ve hürriyetlerin ifası bakımından ehemmiyet arz etmektedir. Ayrıca bu adım on yıllardır süregelen haksız muamelelere kısmen de olsa son vermek anlamına gelecektir.

Ulusal yargı sistemimiz açısından mutlak ve bağlayıcı olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) ve Yargıtay'ın vermiş olduğu cemevlerinin "ibadethane" olduğu yönündeki hükümler gereğince, iç hukukta da bunlara uygun düzenlemelerin yapılması, cemevlerine yasal statü kazandırılması ve diğer ibadethanelere tanınan haklardan Alevi ibadethanelerinin de yararlanmaları için bir kanuni düzenlemeye ihtiyaç duyulmaktadır. Kanuni düzenlemeler yapılıncaya kadar da pek çok idari adımla süregelen haksızlıkların önüne geçilmesi mümkündür.

Buna göre;

SORULAR

  1. Türkiye'de Alevilere ait cemevi, tekke, dergâh vb. ibadet yerlerinin yurttaşlarımızın ibadet ihtiyacına binaen yeniden tesis edilmesi için Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'ne (CİMER) bugüne kadar herhangi bir başvuru yapılmış mıdır? Yapıldıysa bu başvuruların akıbeti ne olmuştur?

  2. Türkiye'de geçmişte Alevi inancına mensup yurttaşlarımız tarafından ibadethane olarak kullanılmış olup bugün müze veya Vakıflar Müdürlüğü uhdesinde bulunan yerler hangileridir?

  3. Bu yapıların tespitine ilişkin herhangi bir çalışma yapılması planlanmakta mıdır?

  4. 9 Temmuz 2018 tarihinden itibaren Cumhurbaşkanı kararıyla dernek, vakıf vb. adı altında faaliyet gösteren cemaat vb oluşumlara tahsis edilen arsa ve taşınmazların adedi kaçtır? Bunlar hangi dernek ve vakıflardır?

  5. Özellikle aleviler için özel anlamı ve yeri olan ibadet yerlerinin müze vb. gibi kullanılması uygulamasından vazgeçilmesi düşünülmekte midir? Alevi yurttaşlarımızın kutsallarına dönük bu hatadan dönülmesi için herhangi bir adım atmayı düşünüyor musunuz?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Yardımcısı ·

Anayasanın 98 inci maddesi uyarınca Başkanlığınızca tarafıma gönderilen yazılı soru önergelerinden, Cumhurbaşkanlığı Merkez Teşkilatı ile Cumhurbaşkanlığına Bağlı Kurum ve Kuruluşların görev alanına giren konulara ilişkin önergeler cevaplandırılmaktadır.

I sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca bakanlıkların görev ve yetki alanına giren önergeler bakanlıklar tarafından cevaplandırılmaktadır.

Bu itibarla, İstanbul Milletvekili Sayın Özgür KARABAT tarafından verilen 7/8143 esas numaralı yazılı soru önergesinde bahsi geçen hususlar Kültür ve Turizm Bakanlığının (Alevi - Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı) görev ve yetki alanına girmektedir.

Bilgilerini ve gereğini arz ederim.

Cevdet YILMAZ Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi 06560 Beştepe-ANKARA Telefon No:(312) 525 43 82 ESME

Cevdet YILMAZCumhurbaşkanı Yardımcısı

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir