Diyarbakır'da polisin bir avukata kötü muamelede bulunduğu iddiasına ilişkin
Kaynak göster
Serhat Eren (DEM Parti), 5 Ocak 2024 tarihinde 7/8204 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 112 gün sonra, 26 Nisan 2024).
Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Diyarbakır'da polisin bir avukata kötü muamelede bulunduğu iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/8204, 5 Ocak 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-8204-diyarbakir-da-polisin-bir-avukata-kotu-muamelede-bulundugu-iddiasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/090588e5-8b67-4026-8991-018ced22a8a3
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 112 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'nci ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olara cevaplandırılmasını arz ederim.
Serhat E
Vekili olduğum Diyarbakır'da avukatlık yapan Hakim Marol, 01.12.2023 günü polisler tarafından darp edilmiş ve kolu kırılmıştır. Emniyet ifade tutanağında anlattığı üzere, Sur ilçesi İnönü Caddesinde aracıyla seyir halindeyken, kenarda bir araçlık park yeri gördüğünü, ilerdeki kavşakta duran trafik polisine el işareti yaparak park edip edemeyeceğini sorduğunu, polisin de "Sen dubayı ezdin, sen in, cezan arkandan gelecek" dediğini, ancak dubayı ezmediğini belirtmiş ve yola aracını park etmeyerek devam etmiştir. Aracını uygun bir yere park ettikten sonra yeniden trafik polisinin yanına gelen avukat Hakim Marol, neden ceza yazdığını sormuş, trafik polisi de "Dubadan yazmazsam, telefondan yazarım, günde 50 kişiye ceza yazıyorum, sen de onlardan birisin" şeklinde cevaplar vermiş ve alaycı bir tavırla konuşmayı sürdürmüştür. Marol, trafik polisine kendisini tanıtarak, avukat olduğunu belirterek hukuksuz ve keyfi bir işlem yaptığını anlatınca da polisin kendisine küfür ettiğini ifade etmektedir. Marol, polise böyle konuşamayacağını söylediğinde ise polis üzerine yürümüş ve yumruk atmaya çalışmıştır. Bu arada 7-8 sivil polis etrafını sararak ve küfürler ederek tekme ve yumruklarla kendisine saldırmışlardır. Saldırgan polislerin arasında 40 yaşlarında, 1.70 boylarında, esmer, kilolu, şapkalı ve trafik üniformalı bir polis sol kolunu tutarak, tüm gücüyle tam 3 defa çevirmiş ve kolunu 3 yerinden kırmıştır. Bu saldırgan grup Marol'u sürükleyerek sivil bir araca götürüp bindirmişlerdir. Marol'un hastaneye gitmek istemesi üzerine hastaneye götürülmüştür ve sol kolunun kırıldığını öğrenmiştir. İfade tutanağına göre, polisler Avukat Hâkim Marol'un, kendisini "hâkim" olarak tanıttığına dair beyan vermişlerdir ancak avukatın ismi Hakim'dir. Ayrıca polisler orada küfürler ederek diyerek yönelik tehdit ve hakarette bulunmuşlardır. Hem darp hem de tehdit ve hakaret suçlarına yönelik avukat şikayetçi olmuştur.
Bu olay, sokak ortasında kolluk kuvvetlerince hiç çekinmeden işkence suçunun hala işlenebildiğini göstermektedir. Etkili bir soruşturma yapılmaz ise bu suç işlenmeye devam edecek ve hiçbir vatandaşın trafikte dahi can güvenliği kalmayacaktır. Türkiye'de kamu görevlilerinin fail olduğu, özellikle de işkence gibi suçlarda ne yazık ki soruşturma aşamasında deliller toplanmamakta, çoğu zaman takipsizlik kararları verilmekte, dava açılsa bile çoğunlukla beraat, aksi durumda da caydırıcı bir etkiye sahip olmayacak şekilde adli para cezası veya hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararları verilmektedir. Bu durum işkence suçunun faili polislere cezasızlık zırhı anlamına gelmekte ve onlara bu suçları yeniden işleyebilecek gücü ve cesareti vermektedir. Öte yandan da işkence suçunun mağduru vatandaşların zararları telafi edilmemekte ve kamuya olan güvenleri sarsılmaktadır. Toplumsal adaletin sağlanması açısından bu tip suçlarda yargıya ve suç faili polisin idari soruşturmasını yapacak olan Bakanlığınıza büyük bir görev ve sorumluluk düşmektedir.
Bu bağlamda,
SORULAR
Avukat Hakim Marol'u darp eden, kolunu kıran, sürükleyerek sivil bir araca bindiren polisler tespit edilmiş midir?
Avukat Hakim Marol'a işkence yapan polislerle ilgili idari bir soruşturma açıldı mı?
Bupolisler görevden uzaklaştırıldı mı? Uzaklaştırılmadıysa sebebi nedir?
Bakanlığınıza bağlı polislerin işkence suçunu yukarıda anlatıldığı şekilde işleyebilmesi hususunda sorumluluğunuz nedir?
Daha önce işkence suçunu işlemesi sebebiyle kaç polis soruşturulmuştur? Kaçı görevden uzaklaştırılmıştır?
İşkence suçunun önlenmesi için Bakanlığınızın aldığı önlemler nelerdir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Ali Yerlikaya, İçişleri Bakanı ·
İlgi o: 17.01.2024 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1363141 sayılı yazınız.
İlgi yazı ekinde yer alan Diyarbakır Milletvekili Serhat EREN'?e ait 7/8204 esas numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir.
Kolluk kuvvetleri görevlerini, kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanması ve devam ettirilmesi amacı ile kanunların kendisine verdiği yetkiye ve hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı kalarak yapmakta olup adli makamların bilgisi ve talimatları doğrultusunda yakalama/gözaltına alma işlemlerini yapmaktadırlar.
Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin işlemiş olduğu iddia edilen suçlar, personele yönelik ihbar ve şikâyetlere ilişkin suçun niteliğine göre yetkili merciler tarafından araştırma/soruşturma yapılmakta ve neticesine göre yetkili Makam/Kurullarca karara bağlanmaktadır.
Soru önergesinde bahsi geçen olayla ilgili (2) personel hakkında idari yönden müfettiş marifetiyle, adli yönden ise Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2023/83433 soruşturma numaralı tahkikat devam etmektedir.
Ali YERLİKAYA Bakan https://eimza.egm.gov.ir ğ
Adres : Ayrancı Mahallesi Selimiye Caddesi No:17 Çankaya/Ankara Ayrıntılı Bilgi : 0312 462 UE
Ali YERLİKAYABakan