İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/8856 GEÇ CEVAPLANDI · 152 GÜN

Son 20 yılda Bingöl'de yapılan baraj ve HES'lere ilişkin

Kaynak göster

Ömer Faruk Hülakü (DEM Parti), 25 Ocak 2024 tarihinde 7/8856 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Tarım ve Orman Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 152 gün sonra, 25 Haziran 2024).

Ömer Faruk Hülakü (DEM Parti, Bingöl). “Son 20 yılda Bingöl'de yapılan baraj ve HES'lere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/8856, 25 Ocak 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-8856-son-20-yilda-bingol-de-yapilan-baraj-ve-hes-lere-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/10e80256-26b6-4d39-b9fa-018d44a07818

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 152 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 145 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Orman Bakanı İbrahim YUMAKLI tarafından, Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Ömer Faruk HÜLAKÜ Bingöl Milletvekili

Barajlar ve HES"lerin doğaya, tarımsal alanlara, hayvancılığın gelişimine ve yaşam alanlarına ciddi bir boyutta olumsuz anlamda etki ettiği bilinmektedir.

Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Baraj ve HES projelerinden dolayı su altında kalan alanlar nedeniyle ekosistem zarar görmektedir. Endemik bitki ve hayvan türleri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır. Barajların su tutması sebebiyle kullanılabilir suyun kalitesi düşmekte ve sulama alanlarında tuzluluk oranının artmasından ötürü su kaynaklarından yararlanılamamaktadır. Su akışının kontrol altına alınması, nehirlerde su yataklarının değişmesine neden olduğu için sucul ekosistem zarar görmektedir. Özellikle barajların aşağı akıntısında bulunan yerleşim yerleri sürekli olarak erozyon tehdidi altında kalmakta ve bu durum, toplumsal anlamda ciddi bir sorun olan zorunlu göçün önünü açmaktadır.

Son 20 yılda, Bingöl il genelinde birçok baraj ve HES (Hidroelektrik Santral) yapılmış ve bu nedenden dolayı da ekosistem, tarımsal alanlar, hayvancılık ve yerleşim alanları ciddi zarar görmüştür. Baraj ve HES yapımları gerekçesiyle Bingöl il genelinde meydana gelen zararın boyutu ise bugüne kadar açıklanmamıştır.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Son 20 yılda, Bingöl il genelinde baraj ve HES projeleri nedeniyle zarar gören tarımsal alanlara ilişkin herhangi veri var mıdır?

  2. Son 20 yılda, Bingöl il genelinde baraj ve HES projeleri nedeniyle hayvancılığa ilişkin oluşan zararın boyutuna ilişkin herhangi bir veri var mıdır?

  3. Bingöl il genelinde baraj ve HES projeleri nedeniyle zarar gören tarım ve hayvancılığın gelişimini sağlamak adına Bakanlığınızca bir çalışma yapılacak mıdır?

  4. Bakanlığınızca bu ve benzeri projelerin, faaliyete geçirilmesinden önce tarım ve hayvancılığı olumsuz anlamda etkileyip etkilemediğine dair herhangi bir görüş bildirilmekte midir?

  5. Baraj ve HES projelerinin Bingöl il genelinde ormanlık alanlara verdiği zarara ilişkin herhangi bir veri var mıdır?

  6. Söz konusu projelerin, ormanlık alanlara ve beraberinde doğal yaşama verdiği zararı önlemek için Bakanlığınızca bir çalışma yürütülmekte midir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

İbrahim Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanı ·

Ülkemizdeki su kaynaklarının planlaması Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) tarafından yapılmakta olup memba ve mansapta bulunan tüm projelerin kotları ve projelerin bütüncül yaklaşımla birbirlerine ve çevreye etkileri başta DSİ olmak üzere ilgili idarelerin inceleme ve kontrolü altında bulunmaktadır. Projeler, bulundukları havzada mevcut, inşa halinde ve mutasavver projeler ile gelecekteki bütün ihtiyaçlar, memba gelişimi ve mansap su hakları göz önünde bulundurularak, son yılları da kapsayan hidrolojik verilere göre geliştirilmektedir.

DSİ tarafından yürütülen HES projelerinde, havza master plan çalışmaları kapsamında projenin çevresel ve teknik yönden yapılabilirliğinin ortaya konulduğu farklı alternatifler çalışılarak, proje formülasyonu belirlenmesi, proje rantabilitesinin hesap edildiği fizibilite raporları hazırlanması sonrasında proje yapımına karar verilmektedir. Hidroelektrik enerjiden elektrik üretimi için hayata geçirilen bu projelerde, doğal hayatın korunması, insan, bitki ve hayvan su ihtiyaçlarının karşılanması önceliklidir. Ekolojik dengenin korunması ve sürdürülebilmesi, tarımda kullanılacak sulama suyu ihtiyacı, doğal hayat suyu temini, içme ve kullanma suyu tahsisi, kadim su hakları gibi tasarruflardan arta kalan su ile enerji üretilmesi planlanmaktadır. Çevreyi ve ekosistemi bozmadan topoğrafik ve jeolojik şartlar imkân sağladığı takdirde çevre ile uyumlu proje geliştirmeye hassasiyet gösterilmektedir.

Su ve diğer doğal kaynakları geliştirmeye yönelik tesisler ile birlikte alt yapı projelerinin çevreye olan etkilerini saptamak için Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporları hazırlanmaktadır. ÇED Yönetmeliğinde, "Bu yönetmeliğe tabi projeler için "ÇED Olumlu Kararı" veya "ÇED Gerekli Değildir Kararı" alınmadıkça bu projelere hiçbir teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez." hükmü yer almaktadır. Ülkemizde bütün hidroelektrik santral projeleri de inşaata başlanmadan önce kapsamlı bir düzenleme ve inceleme süreci olan ÇED sürecinden geçmekte, doğal ve sosyoekonomik çevre üzerinde meydana gelebilecek olumsuz etkilerin önlenmesine yönelik çalışmalar bu süreçte ele alınmaktadır.

HES"lerle ilgili yeni nesil projelerde; ağaç kesimi yapılmamakta, aç-kapa projelerine izin verilmemekte, mümkün mertebe açık kanallı iletimler yerine kapalı (boru, tünel vb.) iletimler tercih edilmektedir. Tünelli iletimler, çevre ve sosyal açıdan uygun geçişler olmakla beraber dere boyunca mevcut yol var ise (köy yolu, yayla yolu, orman yolu, maden yolu vb.) yol güzergâhı boyunca basınçlı boru yol altına serilerek su alma yapısından itibaren santrala kadar ulaşmak teknik, ekonomik, çevresel ve sosyal açılardan en uygun tasarımlar olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca kısa zaman içerisinde yapılan ağaçlandırma faaliyetiyle bölgenin eskisinden daha güzel bir hale getirilmesine de çalışılmaktadır. Bu çerçevede doğaya yeniden kazandırılma projeleri hazırlanmaktadır. Daha sonra oluşturulan göl alanlarında ve santral mevkilerinde rekreasyon alanları geliştirilip hizmete açılmaktadır.

İbrahim YUMAKLIBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir