İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/9313 GEÇ CEVAPLANDI · 480 GÜN

Sincan Kapalı Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin

Kaynak göster

Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti), 8 Şubat 2024 tarihinde 7/9313 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 480 gün sonra, 2 Haziran 2025).

Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli). “Sincan Kapalı Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/9313, 8 Şubat 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-9313-sincan-kapali-cezaevinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/f702d060-7a6e-40fe-9e0f-018d8ce147a4

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 480 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Tarafıma iletilen mesajda; **Ben Alev Sarar. Kaldığım Sincan cezaevinde infaz yasasında belirtilen radyo dahi verilmiyor. İdare Gözlem Kurulu adı altında adaletsizlik, hukuksuzluk ve keyfilik omeşrulaştırılıyor. Keyfi açılan disiplin soruşturmalarıyla infazlar yakılıyor. Haberleşme-iletişim hakkımız gün gün törpüleniyor. Sohbet, atölye, spor, kütüphane gibi faaliyetler aşamalı ve keyfi gerekçelerle engelleniyor. Sevk talepleri gerekçe gösterilmeksizin reddedilirken bir yandan da isteği dışında aileye uzak nakiller yapılıyor. Kitap-dergi ve farklı yayın içeriklerinden yararlanmanın önü kapatılıyor. Besin değeri düşük, çeşitliliği az yemekler verilirken, özel beslenme biçimlerine ihtiyaç duyan tutsaklar ihtiyaçlarına ulaşamıyorlar. Hapishaneler arası koli gönderme hakkımız engelleniyor. Bu hukuksuzluklara ve haksızlıklara karşı 20 Ocak-24 Ocak arası bir kısım arkadaşımızla 5 günlük açlık grevine gireceğiz. Koğuşumuzda Esra Soyaktaş isminde bir anne bulunmaktadır. Kendisi Mayıs 2022'den beri ailesine yakın cezaevlerine nakil talebinde bulunmaktadır. Doluluk gerekçesiyle reddedilmesine rağmen aynı cezaevlerine sevkler yapılmaktadır. Ayrıca koğuşumuzda bulunan telefon kabinlerine yeni bir uygulama geldi. Arama yapmadan önce uyarı yazısı çıkıyor ve onay isteniyor. Onay verilmediği takdirde arama yapılmıyor. Uyarı yazısında "yapılan görüşmelerin kayıt altına alınması ve herhangi bir sosyal medya merciinde paylaşılması durumunda işlem yapılacağı" belirtilmektedir. Bu uyarı yazısını onaylamadığımızda arama yapamıyoruz. Oysa ki reddetme hakkımızda bulunmalıdır." ifadeleri yer almaktadır.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Tarafıma iletilen iddialar doğru mudur?

  2. Alev Sarar isimli yurttaşın cezaevinde haberleşme hakkının engellendiği, keyfi disiplin soruşturmalarının açıldığı, beslenme ihtiyaçlarının yetersiz kaldığı iddialarıyla ilgili

    TBMM Halkla İlişkiler Binası 2. Kat,2 Nolu Banko Oda: F214 Bakanlıklar/Ankara bakanlığınıza ulaşmış bir şikâyet veya bakanlığınızın yürütmüş olduğu bir süreç bulunmakta mıdır?

  3. Açlık grevine başlayacak olan tutuklu ve hükümlüler için bakanlığınızın almış aldığı herhangi bir sağlık tedbiri veya bu grevin yapılmaması yönünde bir girişim bulunmakta mıdır?

  4. Esra Soyaktaş isimli yurttaşımızın sevk talebinin reddedildiği ancak sevk istediği cezaevlerine istek dışı sevk ve nakillerin yapıldığı iddiası ile ilgili olarak gerekçeler nelerdir?

  5. Cezaevlerinde bulunan telefon kabinlerine uyarı yazısı konulduğu ve bu yazı onaylanmadan arama yapılamadığı iddiası ile ilgili olarak bakanlığınızın bu uygulama ile ilgili bir talimatı var mıdır? İlgili uygulamanın yasal alt yapısı bulunmakta mıdır?

  6. Son 10 yılda cezaevleriyle ilgili kaç şikayet aldınız?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1378076 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/9313 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99, maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur. pa

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-197-2352/3353 pa Konu : Yazılı soru önergesi Ye. (4/2025

Sayın Ömer Faruk GERGERLİOĞLU Kocaeli Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/9313 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

İ- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 37. maddesinin birinci fikrasında, kurumda, düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun, yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumlar, kusurlu olarak ihlâl edildiğinde, hükümlüler hakkında eylemlerinin niteliği ile ağırlık derecesine göre Kanunda belirtilen disiplin cezalarının uygulanacağı hükmü yer almaktadır.

Kanunun 38. maddesinde hükümlü ve tutukluların belirtilen kurallara uymamaları hâlinde uygulanabilecek disiplin cezalarına yer verilmiş olup, 39 ilâ 44. maddelerinde disiplin cezalarının niteliği, uygulanma usulleri ile bu cezaları gerektiren eylemler, 47 ve 48. maddelerinde ise disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı halinde belirlenecek disiplin cezaları ile disiplin cezalarının soruşturulması, infaz edilmesi ve kaldırılması usulleri düzenlenmiştir.

Ayrıca hükümlü ve tutukluların kurum idaresinin kendileriyle ilgili her türlü disiplin işlemine karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı ise ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz hakkı bulunduğu malumlarıdır. Bu şekilde bağımsız yargı denetiminden geçerek kesinleşen disiplin cezası kararları infaz edilmekte olup bu kararların uygulanmasında herhangi bir keyfilik söz konusu değildir.

İ- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

Mevzuat Genel Müdürlüğü

II- A) 5275 sayılı Kanunun "Hükümlünün beslenmesi" kenar başlıklı 72. maddesinin birinci fikrasında, hükümlüye Adalet ve Sağlık bakanlıklarınca birlikte belirlenecek kalori esasına göre, sağlıklı ve güçlü kalması için nitelik ve nicelik olarak besleyici, sağlık koşullarına uygun, makul çeşitlilikte, yaş, sağlık, çalıştığı işin özelliği, dini ve kültürel gerekleri göz önünde tutularak besin verileceği ve içme suyu sağlanacağı,

B) Hükümlü ve Tutuklular ile Ceza İnfaz Kurumları Personelinin İaşe Yönetmeliğinin;

1. "Devlet tarafından iaşe edilecek kişiler" kenar başlıklı 4. maddesinin üçüncü fıkrasında, görevi başında bulunan personelin, hükümlü ve tutuklu ile aynı şekilde iaşe edileceği, personel için özel yemek veya tabldot çıkarılamayacağı, günlük olarak mahkeme veya hastaneye sevk olan hükümlü ve tutuklular ile sevkte görevli memurların, kurumda bulunmadığı öğünler için kumanya verileceği; dördüncü fikrasında, görev başında bulunan personel, kurumlara staj için gelenler, eğitim-öğretim, kültürel ve sportif faaliyetler ile görevlendirilen görevliler ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından görevlendirilen personel, eğitim merkezlerinde eğitim görenler ya da ceza infaz kurumunda mevcut olan hükümlü ve tutukluların, hangi öğünlerde kurumda hazırsa o öğüne ait iaşe miktarından yararlanacakları, ancak, günlük iaşe miktarının içinde kalmak koşulu ile gece vardiyasında görev yapan personele kumanya verileceği; yedinci fıkrasında, çocuk hükümlü ve tutuklular ile kurumda annesiyle birlikte kalan çocuklara, süt emziren anneler ve hamilelere durumlarına uygun ve Bakanlıkça belirlenen tutarda gıda verileceği,

2. "Günlük iaşe miktarı" kenar başlıklı 5. maddesinde, günlük iaşe miktarının, Sağlık Bakanlığı ile birlikte belirlenen günlük kalori ihtiyacı ve bütçe imkânları da değerlendirilerek saptanan tutar olduğu,

3. "Hastaların iaşe edilmesi" kenar başlıklı 9. maddesinin birinci fikrasında, hasta hükümlü ve tutukluya, diyetisyen veya hekimlerin belirleyeceği besinlerin verileceği; ikinci fıkrasında, inancı gereği veya vegan, vejeteryan türü özel bir beslenme şekline sahip hükümlü ve tutukluların taleplerinin, iaşe miktarı ile sınırlı kalmak üzere karşılanacağı,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

Bakanlığımız ve Sağlık Bakanlığı tarafından bir kişi için günlük kalori ihtiyacı ortalama 2300 kalori olarak belirlendiğinden, hasta hükümlü ve tutuklulara, diyetisyen veya hekimlerin belirleyeceği besinler bu ölçülerde verilmektedir. Öte yandan, inancı gereği veya vegan, vejetaryen türü özel bir beslenme şekline sahip hükümlü ve tutukluların talepleri de azami ölçüde karşılanmaktadır.

IWV- 5275 sayılı Kanunun "Hükümlünün kendisine verilen yiyecek ve içecekleri reddetmesi" kenar başlıklı 82. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülerin, hangi nedenle olursa olsun, kendilerine verilen yiyecek ve içecekleri sürekli olarak reddetmesi halinde; bu hareketlerinin kötü sonuçları ile bırakacağı bedensel ve ruhsal hasarlar konusunda ceza infaz kurumu hekimince bilgilendirileceği, psiko-sosyal hizmet birimince de bu hareketlerinden vazgeçmeleri yolunda çalışmalar yapılacağı ve sonuç alınamaması hâlinde, beslenmelerine kurum hekimince belirlenen rejime göre uygun ortamda başlanacağı düzenlenmiştir.

V- 5275 sayılı Kanunun;

A) "Hükümlülerin Nakilleri" başlıklı Dokuzuncu Bölümünün "Kendi istekleri ile nakil" kenar başlıklı 54. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, çocuk

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htto://vatandaş.uvan.eov.tr adresinden D6V8SGMV - 2aG1gGT - linm4cb - AONIVYZ ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü hükümlüler ile maddi durumunun yetersiz olduğunu belgelendiren hükümlüler hariç olmak üzere nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, ceza infaz kurumlarında bulunması gereken sürenin üç aydan fazla olması, iyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, istekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, mahkumiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması gerektiği; ikinci fıkrasında ise bu hükümlülerin nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç, bir yıl kalmak zorunda olduğu, çocuklar bakımından bu sürenin altı ay olarak uygulanacağı,

B) "Zorunlu nedenlerle nakil" kenar başlıklı 56. maddesinde, kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlülerin, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebileceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

VE A) 5275 sayılı Kanunun "Hükümlünün telefon ile haberleşme hakkı" kenar başlıklı 66. maddesinin birinci fikrasında, kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlülerin, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirlenen esas ve usullere göre idarenin kontrolündeki ücretli telefonlar ile görüşme yapabileceği, telefon görüşmesinin idarece dinleneceği ve kayıt altına alınacağı, bu hakkın tehlikeli hâlde bulunan ve örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabileceği; ikinci fıkrasında, açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde hükümlülerin, ücretli telefonlarla serbestçe görüşme yapabileceği; üçüncü fıkrasında, açık ve kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlülerin altsoy, üstsoy, eş ve kardeşlerinin ölüm, ağır hastalık, salgın hastalık veya doğal afet hâllerinde, kuruma ait telefon ve faks cihazından derhâl yararlandırılacağı, görüşmelerin, tutanak ile belgeleneceği ve tutanakların özel bir dosyada saklanacağı; dördüncü fıkrasında, hükümlülerin açık ve kapalı ceza infaz kurumlarında, çocuk eğitimevlerinde araç telefonu, telsiz telefon veya cep telefonu ve benzeri iletişim araçlarını bulunduramayacağı ve kullanamayacağı,

B) 28/03/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Telefonla görüşme hakkı" kenar başlıklı 74. maddesinin ikinci fıkrasının (0 bendinde, hükümlülerin görüşebilecekleri yakınlarından bir veya birden fazla kişi ile haftada bir kez ve bir telefon numarasıyla bağlantı kurarak kesintisiz görüşme yapabileceği, herhangi bir nedenle görüşme gerçekleşememişse daha önceden bildirilen numaralardan bir diğeriyle görüşebileceği, konuşma süresinin görüşme başladığı andan itibaren on dakikayı geçemeyeceği, deprem, salgın hastalık, doğal afet gibi zaruri hâllerde Bakanlık kararı ile telefon ile görüşme süresi ve sayısının artırılabileceği,

Hükümlerine yer verildiği malâmlarıdır.

Vİ- Ankara Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 10/07/2024 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı, adı geçen hükümlünün "protesto amacıyla idarece verilen yemeği topluca almama eylemine katılmak" fiilinden dolayı Kurum Disiplin Kurulu tarafından 5275 sayılı Kanunun 42. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ile 48. maddesinin ikinci fikrası

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana httv://vatandaş.uvan.eov.tr adresinden D6V8GMV - 2aG1igGT - linmgcb - AOWİVY— ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü gereğince "İ ay ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma" disiplin cezasıyla cezalandırıldığı, kararın infaz hâkimliği denetiminden geçerek kesinleştiği,

B) Adı geçen diğer hükümlünün farklı tarihlerde nakil talebinde bulunduğu, talepte bulunduğu ceza infaz kurumlarının kapasitelerinin uygun olmaması nedeniyle nakil talebinin karşılanamadığı,

C) Kurumda barındırılan hükümlü ve tutuklulara yemeklerin, koğuşlarda bulunan kişi sayısına göre görevli memurlar gözetiminde günlük iaşe oranına uygun miktarda dağıtıldığı, yemeklerin pişirilmesi sırasında ceza infaz kurumu mutfağında hijyen kurallarına riayet edildiği, hükümlü ve tutuklular ile görevi başında bulunan personelin aynı yemekten yediği,

Ç) Kurumlarda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, D) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı,

Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden DOV8GMv - 2gGIgGT - ljnm4cb - AOÇWİVY— ileerişebilirsin

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 6 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir