Kürtçenin kamusal hizmetlerde kullanımına ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 209 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)TBMM il HALKLARIN EŞİTLİK VE DEMOKRASİ Pk GRUP BAŞKANLIĞI
Sayı 4Sb2. nn
Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Tarih 2.102.2024.. , . N , - 99 3 5 TÜRKİYE BUYUK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞP'NA v
Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasanın 98" inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Uluslararası sözleşmelerde dil haklarıyla ilgili azınlık dillerinin eğitim, yargı, kamu yönetimi, medya ve ekonomik, sosyal ve kültürel hayatta kullanımıyla ilgili çeşitli düzenlemeler yapılmıştır. Benzer düzenlemeler Türkiye'de de uygulamaya geçirilmiş ancak yapılan yasal düzenlemeler, palyatif olduğu için keyfiliği de beraberinde getirmiştir.
Pek çok alanda anadili kullanımının yanı sıra farklı dillerde kamusal hizmet Avrupa Birliği uyum yasaları ile birlikte pratiğe aktarılmış; 2932 Sayılı yasanın kaldırılması ile yasaklar dönemi nispeten sona ermiştir. Her ne kadar anayasal ve yasal pek çok değişiklik hayata geçirilmiş ise de iktidar; kendine bekasına uygun gördüğü konjonktüre göre dil haklarını istediğinde yasaklama, istediğinde kullanıma açma pratiğini benimsemiştir. Bu anlamda Anayasanın 3 üncü maddesini de keyfi bir şekilde yorumlama geleneği edinmiştir. Oysa kurallar, tek bir kişinin tekelinde olamayacağı gibi, keyfi bir şekilde de yorumlanamaz.
Diğer yandan Anayasanın 3 üncü maddesi, kamusal alanda anadil kullanımını yasaklayan bir hüküm değildir. Anayasa'nın 12. maddesinin "Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir" hükmünün kişi hak ve hürriyetlerinin geliştirilmesi maksadına dönük olduğu, 10. maddesinde "Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar." hükmü ile devletin her türlü faaliyetinin, tüm vatandaşları için eşit bir biçimde yürütülmesi gerektiği amacı taşıdığı açıktır. Nitekim anadilde savunma hakkı, YSK'nin 27 Mayıs 2015 tarihli kararında geçen "Türkçe bilmeyenlerin talep etmeleri halinde o yerde temin edilecek tercümanlar vasıtasıyla yapacağı işlemlerin anlatılması gerektiğinden, seçmenin oy verme işlemi konusunda eğitildiğinin kabulü gerekir" ifadesi, radyo ve televizyonlarda anadillerde yayın hakkının sağlanması; kamusal alanda anadil kullanımının gerekliliğine işaret etmektedir. Ancak sorun, var olan bir hakkın bazı alanlarda mevcut, bazı alanlarda yok sayılmasıdır. Bu ikircikli halin anayasal güvence altında olan kişi haklarına ve eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiği açıktır. Yine, sağlık, ulaşım, eğitim gibi temel konularda çok dilli uygulamalara geçilmesine mukabil, Kürtçenin kapsam dışı bırakılması da anayasaya aykırılık teşkil etmektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
I- Kamusal alanda Türkçe dışında farklı dillerin kullanımının sağlanması amacı ile çeşitli yasal düzenlemeler hayata geçirilmiş, sağlık, iletişim, bankacılık hizmetleri, KADES, ulaşım araçları anonsları, gibi pek çok uygulamada çok dillilik esas alınmışken; Bakanlığınızın hizmet alanlarına giren konularda Kürtçenin tüm bu uygulama ve yasal düzenlemelerin dışında tutulması hangi yasal mevzuat esas alınarak yapılmaktadır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1393615 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Bitlis Milletvekili Semra Çağlar Gökalp tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/9935 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet) içli
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden /RGW659 - İ/*ctFX - RiBnKI2 - NsRfDOo- ile erişebilirsin
ADALET BAKANLIĞI onat Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-262-4303/6129 Konu : Yazılı soru önergesi 14. /09 2024
Sayın Semra ÇAĞLAR GÖKALP Bitlis Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/9935 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
Anayasanın, "Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi" kenar başlıklı 88. maddesinde kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği hükmü yer almakta iken söz konusu hüküm, 16/04/2017 tarihinde yapılan referandumla kabul edilen 21/01/2017 tarihli ve 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 16. maddesiyle; kanun teklif etmeye milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği şeklinde değiştirilmiş, söz konusu düzenleme 09/07/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
10/07/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 38. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde; adalet hizmetleriyle ilgili konularda gerekli araştırmalar ve mevzuat hazırlıklarını yapmak ve görüş bildirmek Bakanlığımızın görevleri arasında sayıldığından çalışmalarımız bu çerçevede yürütülmektedir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
Yılmaz TUNÇBakan