İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS’TE BUGÜN
KOMİSYON · PERŞEMBE

Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma

Heval Bozdağ

Ağrı Milletvekili · DEM Parti

Plan ve Bütçe Komisyonu · 5. yasama yılı · 5 Kasım 2026 · 1.063 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Heval Bozdağ (DEM Parti), 5 Kasım 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 1.063 kelime.

Heval Bozdağ (DEM Parti, Ağrı). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 5 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/heval-bozdag-2026-11-05-ham-tutanak-1 (erişim: 5 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=91447

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HEVAL BOZDAĞ (Ağrı)Teşekkürler.

Sayın Başkan, Sayın Bakan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Şimdi, aslında sunumunuzu yaparken bazı kriterlere, bazı parametrelere daha özen göstermenizi beklerdim Sayın Bakan. Şimdi, enflasyon yüzde 29,7; Avrupa'da dünyada son 5'teyiz, yanı başımızda Venezuela var, Güney Sudan var, İran var. Yine gıda enflasyonunda da onlarla birlikteliğimizi koruyoruz. İşsizlik yüzde 8,5; geniş tanımlı işsizlik yüzde 30.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN MEHMET MUŞBuyurun.

HEVAL BOZDAĞ (Ağrı)Size şu anda sormak isterim, aslında tam olarak şu anda söyleyebilir misiniz: Asgari ücret ne kadar, brüt asgari ücret ne kadar? Girdi katsayısı Türkiye'de 0,41; OECD ve Avrupa bölgesinde ortalama 0,29. Gelir dağılımı eşitsizliğinde de ön sıralardayız. Rakamları seversiniz ama bu rakamları neden ters yüz ediyorsunuz, neden bu rakamlara dayanak bir sunum yapmıyorsunuz? Belki samimi bir yüzleşme bundan sonraki ekonomi politikalarınız açısından, toplumu ikna etme açısından sizin için de faydalı olacaktı. Yani aslında bir kıyametin içindeyiz. Bu kıyametin içerisinde bir fon vurgununun olması tuhaf mı? Bence tuhaf değil. Bu, beklenen bir şey. Demokrasi yok, eşitlik yok, hukuk yok, adalet yok; tabii ki kayırmacılık olacak, böyle fon vurgunları olacak, SPK liyakatsiz olacak, BDDK, Borsa İstanbul'u konuşacağız. Tüm toplum bugün artık "Kral çıplak." diye bağırıyor. Bir soygun var, bunun piyasaya maliyeti, topluma maliyeti olacak hepimiz biliyoruz. En acısı ne biliyor musunuz Sayın Bakan? Bono nedir bilmeyen, tahvil nedir bilmeyen, borsa nedir, sanat nedir, finans kapital nedir bilmeyene de yansıyacak bu vurgun. Belki de en çok onlar bunun ceremesini ödeyecekler. Bana sorarsanız bu iş nerede başladı? TÜİK'le başladı. Niye? TÜİK, hep yalan söyledi, bu ülkede topluma, bize. Nedense bir paravan gibi üstünü örtmeye çalıştınız, hep savundunuz fakat enflasyon oranlarına bu ülke emekçileri, halklar, memur, asgari ücretli ezdirildi ve hep beraber bunu izlemek zorunda bıraktınız bizleri. Hepimiz bunu görüyoruz, biliyoruz. Çok can yakıcı durumda bir asgari ücretin farkındayız, hepimiz çok iyi hissediyoruz, bilmiyorum siz hissediyor musunuz? Ama en iyi bilenlerden biri olduğunuza eminiz.

TÜİK ne yaptı? TÜİK, her şeyi kayıt altında yaptı, göstere göstere her ay enflasyon rakamlarını açıklayarak hem de. Peki, bu fon krizi, bu fon vurgunu nasıl oldu? Yine, kayıt altında oldu Sayın Bakan, her şey gösterile gösterile yapıldı. Kamuyu Aydınlatma Platformu bunu sürekli bildirdi. Bir aksilik gelişeceği yatırımcının aklından bile geçmedi. Zaten iştah kabartan bir piyasa, neden aklından geçsin ki? İşin başında SPK var, denetleyenler var, BDDK var, Ekonomi Bakanı var, siz varsınız, güven veriyorsunuz ama nasıl bir güven? Yalancı bir güven hissi. TÜİK de öyle yapmıştı. TÜİK de yalancı bir güven hissi uyandırarak bu ülkedeki toplumu kandırdı ve Ekonomi Bakanı olarak toplum size baktı. Bakınız, sabah işe gitmek için yola çıkan bir işçi, alacağı asgari ücretin 3 kuruşuna TÜİK'in çökeceğini hiçbir zaman düşünmedi. "En azından başında bir Ekonomi Bakanı var, o görür, buna izin vermez." dedi ama maalesef ki geldiğimiz nokta çok farklı, çok derin bir sömürü sistemi ve çete-mafya düzeni oluşturulmuş durumda. TÜİK aynı, fon vurgunundaki gibi işler sona geldiğinde ele verdi kendisini. Belki çok önceleri de ufak ufak tırtıklıyordu bu ülkedeki asgari ücretliyi ama işler rayından çıkıp enflasyon canavarı hortladıktan sonra biz TÜİK'in ne menem bir şey olduğunu anlamaya başladık. Aynı fon vurgunundaki gibi SPK'nin, BDDK'nin, Borsa İstanbul'un ne menem şey olduğunu anlamaya başladık. Bugün yapılması gereken şey ne? En başta TÜİK, geçmiş enflasyon oranlarıyla yüzleşmeli Sayın Bakan. Bakınız, yüzleşmelisiniz. Bu ülkenin emekçisinin, işçisinin sizden alacağı var. En başta belki enflasyon sepetindeki madde-fiyat listesini açıklayarak bu işe başlayabilirsiniz. Neden açıklamıyorsunuz diyoruz. Diyorsunuz ki: "Yok Eurostat standartları, şu, bu, teknik bazı uygulamalar ve bunlara uyum mevzuatları." Bakınız, daha önce açıklıyordu TÜİK. TÜİK, en şeffaf, en güvenilir kurumlardan biri olarak gösteriliyordu daha önce ama enflasyon hortlamaya başladıktan sonra bunun üzerini örtme, buna paravan oluşturmanın kurumu olmaya başladı. Çarşı pazara uymuyor TÜİK'in enflasyonu, DİSK bunun önünde durdu, mahkemeye verdi. Mahkeme kararları dedi ki: "Madde-fiyat listesini açıklayayın." Peki, hukuka uydunuz mu? Hukuka da uymuyorsunuz. Bakınız, en büyük sorun bu ülkede bu; hukuka uyulmuyor, adalet yok, demokrasi yok bu ülkede. en büyük sorun bu. Bugün geldiğimiz noktada bu soygun düzeninin en büyük yaratıcısı da bu ülkedeki antidemokratik uygulamalar, adaletsizlikler.

Enflasyon çok yüksek, işsizlik yüksek oranda, çok düşük ücretlerde çalıştırılıyoruz. Tekstil ve gıda sanayisinde, bakınız, yüzde 70'lere kadar insanlar, emekçiler, asgari ücret dolaylarında ücretlerle çalışıyorlar. Siz sürekli tek basamaklı enflasyon rakamları düşlüyorsunuz, sabah akşam hepimiz sizinle birlikte uyanıp sizinle birlikte bu rakamları ne zaman göreceğiz diye beklenti içerisindeyiz ama halk maalesef ki uzunca bir süredir her sabah kalktığında çift görüyor Sayın Bakan, çift; enflasyon rakamlarını da çift görüyor, faiz rakamlarını da çift görüyor. Yüksek faiz, yüksek enflasyon sarmalında içinden çıkılmaz bir ülke yarattınız. Bu TÜİK'in enflasyon rakamları yetmiyormuş gibi bir de sizin hedef enflasyon rakamlarınız var. Çok acıdır ki bu hedefini tutturamadığınız enflasyon rakamları üzerinden asgari ücretlinin maaşını belirliyorsunuz. Bu çok büyük bir haksızlık. En azından bunu kabul etmemeniz gerekiyor, buna bir çekidüzen vermeniz gerekiyor. Yani diyoruz ki Sayın Bakan: Hep adaletsizlikle, hukuksuzlukla bu fon vurgununun taşları döşendi, bugünlere kadar geldik. TÜİK'e ses çıkarılamayınca BDDK "Benim eksikliğim var." dedi, SPK "Benim nerem eksik?" dedi, "Borsa İstanbul'u da yanımıza alırız, nasıl olsa hepimiz aynı kurumun çatısı altındayız." dediler. Varlık Fonu'ndan bağladılar ya Borsa İstanbul'u da ve böylece çok güzel organize bir sistem yaratıldı. Bize artık "petrol" demeyin, "savaş" demeyin, "salgın" demeyin bütün ülke, herkes olan biteni çok açık bir şekilde görüyor. Siz tercihinizi halktan yana yapmadınız, üreticiden yana yapmadınız, emekçiden yana yapmadınız. Bu da çok açık, zenginden yana yaptınız, sermayeden yana yaptınız. Barışla, demokrasiyle, eşitlikle, adaletle büyümek yerine eşitsizliğin, hukuksuzluğun, adaletsizliğin, yolsuzluğun, çürümüşlüğün kol gezdiği bir ülke yarattınız. Bu ülkede birileri kayırılıyor, korunuyor, destekleniyor. Sizin hedefiniz hiçbir zaman toplumsal refah olmadı. Zenginle büyümeyi de bize "büyüme" diye gösteriyorsunuz, rakamlar açıklıyorsunuz. Bakın, hane halkı gelir grubunda ilk yüzde 10'luk dilim hiç değişmiyor, son yüzde 10'luk fakir fukara dilimde hiç değişmiyor. En düşük hane halkı fert geliri... Bakın, bölgelere bakalım: "TRA2, TRB2, TRC2" diye adlandırmışsınız. Kürdistan coğrafyası, Kürt coğrafyası yıllardır bu böyle. Bu halk yıllardır bu sefaleti yaşıyor. Ağrı var, Van var, Muş var, Bitlis var, Hakkâri var. Ya, yıllık değil, aylık olarak bakalım: Aylık olarak fert başına düşen gelirleri 13 bin lira, 14 bin lira. Bununla bu insanların tüm ihtiyaçlarını karşılamalarını bekliyorsunuz ki bakın, nereye harcıyorlar parayı? Gıdaya harcıyorlar. 2025 rakamı yüzde 29,2; kazandığı paranın yüzde 29'unu gıdaya harcıyor, konuta harcıyor, kiraya harcıyor yüzde 38,7'sini. Yüzde 20'lik en alt gelir grubu böyle. Peki, yüzde 20'lik en üst gelir grubu kirada da konutta da gıdada da harcamaları kazançlarına göre çok çok düşük oranda.

Evet, hukuk istiyoruz, demokrasi istiyoruz, adalet bekliyoruz bu ülkede, adalet Sayın Bakan.

Teşekkürler.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI TOPLANTIDA

Aynı gün bu komisyonda konuşanlar

15 konuşma daha · 5 Kasım 2026

Tümü →
15 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook