Milli Eğitim Temel Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde
Kaynak göster
2/113 esas numaralı kanun teklifi 6 Temmuz 2018 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “Milli Eğitim Temel Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/113, 6 Temmuz 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-113-milli-egitim-temel-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/0d505cc3-a854-4663-8514-0188d8c6cf20
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleMillî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 3 madde
MADDE 114/6/1973 tarihli ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
14/6/1973 tarihli ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
"EK MADDE 2- Tüm devlet okullarında sanat atölyeleri kurulması zorunludur"
Gerekçe: 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununa ek madde getirilerek okullarda sanat eğitiminin ve sanata yönelimin artması hedeflenmiştir.
MADDE 2Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
MADDE 3Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
Genel gerekçeyi oku (4 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Ülkemizde öğrencilerin yaratıcılıklarının gelişmesinde büyük rol oynayan sanat eğitiminin potansiyeli ne yazık ki yöneticiler tarafından yeterince anlaşılmamakta ve bu nedenle okullarda sanatı duyumsayan, estetik kaygısı ve beğenisi olan, sanat yapıtını eleştirebilen, sanatla birlikte kendini tanıyıp geliştiren insanlar yetişmemektedir. Sanat eğitimi sadece "bireysel bir hobi faaliyeti" değil, bireyin kendisini sanatsal yollarla ifade edebilmesinin, içinde yaşadığı kültürü ve dünyayı tanıması ve tanıtmasının ve toplumda yaratıcı ve yapıcı bireyler yetişmesinin de önkoşulunu oluşturmaktadır. Dolayısıyla sanat eğitiminin günümüz okullarında sadece ders olarak okutulmasının yanı sıra, eğitimin her kademesinde, kesintiye uğramadan, öğrencilerin potansiyel ve eğilimlerine uygun olarak uygulamalı şekilde atölyelerde de gerçekleşmesi gerekmektedir. Özellikle enformasyon çağının insanları teknolojinin ve popüler kültürün kısır döngüsüne hapsettiği ve her şeyin makineleştiği/mekanikleştiği ve sanat adı altında tektipleştirici "ürünlerin" satıldığı bir toplumda, çocuğa/gence kendini farklı sanatsal yollarla ifade edebilme ortamları hazırlamak, popüler kültür ürünlerini tüketen değil, estetik ve toplumsal kaygıyla sanatsal üretkenliği artırmak ve kendini, dünyayı ve insanı anlamaya çalışan farkındalıklı ve mutlu nesillerin oluşmasını sağlamak, sosyal devletin zorunlu bir görevi olarak karşımıza çıkmaktadır.
Okullarımız, sanat eğitimi ve öğretimi noktasında, eğitimin her kademesinde seviyeye uygun kullanılabilecek bilgi, yönlendirme, yöntem ve işleniş basamaklarına uygun eğitimi ne yazık ki vermemektedir. Özellikle doğu ve. güneydoğu şehirlerimizin ilçe ve köy okullarında, yeterli imkânlar
• "olmadığı için sanat dallarından en az birine yeteneği olan öğrenciler, tamamen öğretmenlerin inisiyatifi sonucu sanat eğitimini kısıtlı ve zor koşullarda almaya çalışmaktadır. Sanat eğitimi, bilim eğitimi kadar önemliyken, okullarda sanat eğitiminin sadece ders kitaplarına ve öğretmenlerin inisiyatifine bağlı kılınması, yeteneklerin sönümlenmesine neden olmaktadır.
Yetenekli çocuk ve gençler, siyasi iradenin ülkeyi sürüklediği neoliberal iklimde, para kazanma hırsıyla sevmedikleri alanlara yönlenmesinin önüne geçilmesi ve toplumun nihayetinde sanata yabancılaşmış iklimden çıkması adına sanat eğitiminin niteliğini artırmak elzemdir. Görsel sanatlar, müzik, drama, dans, basın ve el sanatlarının öğretimi noktasında sanat atölyelerin varlığı da bu anlamda sanat eğitimin temelini oluşturmaktadır. İşbu kanun teklifi, tüm devlet okulları büny bir sanat atölyesi kurulmasını ve böylece çocuk ve gençlerin sanata yönelmesini ve sandı Serin A niteliğinin artmasını amaçlamaktadır.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR