İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/1199 ÖNCEKİ DÖNEMDEN YENİLENEN · İLK VERİLİŞ 18 MAR 2020 KOMİSYONDA

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde

Kaynak göster

2/1199 esas numaralı kanun teklifi 18 Mart 2020 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli). “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/1199, 18 Mart 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-1199-ceza-ve-guvenlik-tedbirlerinin-infazi-hakkinda-kanunda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-t (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/5b81fc38-c61e-41ac-a7f0-0188ddc57568

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Adalet Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 3 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 113/12/2004 tarihli 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Karnına geçici madde…

13/12/2004 tarihli 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Karnına geçici madde eklenmiştir.

"GEÇİCİ MADDE 9- Bu kanunun 16. ve 116. Maddelerinde hüküm ertelemeye uygun sayılan istinasız bütün vatandaşların tutuklukları ve bükümlülükleri kanun değişikliğinin onaylanmasından sonra or beş iş günü içerisinde 1 yıl süreyle ertelenir."

Gerekçe: Bu geçici madde ile Corona Virüsün daha fazla yayılmasının önüne geçilmeye çalışılacaktır. 16. maddede özellikleri sayılan vatandaşlar bağışıklık sistemi zayıf olan mahpuslardır. Bu mahpusların derhal serbest bırakılması hem cezaevindeki virüsün yayılmasını yavaşlatacak hem de cezaevleri mevcudunun azalmasıyla tedbirlerin uygulanmasını kolaylaştıracaktır.

MADDE 2Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Gerekçe: Kanunun yürürlük tarihini belirtmektedir.

MADDE 3Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Gerekçe: Kanunun uygulanmasına dair hükümdür.

Genel gerekçeyi oku (10 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

Corona Virüsü ile mücadelede vücut direncini yükseltmek gerekir. Bol sıvı alınarak dinlenilmelidir. Burada tabi dikkat edilmesi gereken noktaların başında Türkiye'de Cezaevlerinin durumu gelmektedir. Allah korusun bu hastalık önlem alınmazsa cezaevlerine yayılırsa çok feci durumlara sebep olacaktır. Adalet Bakanı Sayın Abdulhamit Gül cezaevleriyle ilgili açıklamalarında: "Cezaevlerinde Corona Virüsü ile mücadelede durumun sürekli olarak takip edildiğini gereken önlemleri aldıklarını belirtmiştir!" Sayın bakan bu açıklamaları yapmıştır ancak Adalet ve Kalkınma Parti, Cumhuriyet Halk Parti, Halkların Demokratik Parti, Milliyetçi Hareket Parti ve İyi Parti'nin yaptığı son 4 cezaevi ziyaretinde mahpusların sağlık durumunu anlatan raporlar kendisini doğrulamamaktadır. Görüldüğü üzere cezaevleri bırakın herhangi virüsle mücadele etmeyi mevcut bir haslalık varsa daha hızlı yayılması için uygun ortamlar haline dönüşmüştür. Halkımızın ister cezaevinde isterse de cezaevi dışında olsun onların sağlığı ile oynamaya kimsenin hakkı yoktur.

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunun son 4 ziyareti (Elazığ, Diyarbakır, Bakirköy ve Silivri Cezaevleri) raporlarının komisyon toplantısında da onaylanmış ilgili kısımları aynen şu şekildedir:

Elazığ Ceza İnfaz Kurumları Raporundan Aynen Alıntılanmıştır: "Kurum revirine haftada ancak çıktlabildiği, bazı dönemlerde revire çıkmanın daha uzun süreleri bulabildiği, hastaneye yapılan sevklerin ayları bulabildiği, sağlık hizmetinden hızlı ve yeterli bir şekilde faydanılmadığı, kronik rahatsızlığı bulunanların hastane sevklerinin düzenli aralıklarla yapılmadığı, diş doktoruna dahi gidilemediği, diş hekimlerinin dönüşümlü olarak gelmesinden dolayı diş tedavisi için 4-5 ay kadar beklendiği."

Diyarbakır Ceza İnfaz Kurumları Raporundan Aynen Alıntılanmıştır: "Sağlık konusunda ciddi sorunlar yaşandığı, yeteri katar sağlık personelinin bulunmaması nedeniyle gerek revire çıkışların gerek dış hastane sevklerinin çoğunlukla ihtiyaç duyulan zamanlarda gerçekleştirilemediği, özellikle dış hastane sevklerinin kimi durumlarda birkaç ayı bulabildiği,"

Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumları Raporundan Aynen Alıntılanmıştır: "Hastaneye sevklerde sorunlar yaşandığı, hastane sevklerinin bazı durumlarda 3 ila 4 ayı bulabildiği, revire çıkmada problemlerin olduğu, muayene ve tedavilerin kelepçeli yapılmasının rahatsızlık verici olduğu ve insan onuru ile bağdaşmadığı, kronik hastalığı bulunanların tedavilerinin düzenli olarak yapılmadığı"

Silivri Ceza İnfaz Kurumları Raporundan Aynen Alıatılanmıştır: "Başta diş muayenesi ve tedavileri olmak üzere sağlık konusunda ciddi sorunların yaşandığı, kurum revirine ve kampüs içinde bulunan Devlet Hastanesine gidişte dış hastanelere sevke göre nispeten daha az sıkıntı yaşanmakla birlikte sorunlar yaşandığı, özellikle dış hastanelere sevk gerektiği durumlarda sevke nezaret edecek personel Gandarma personeli) sayısındaki belirgin azalmanın da etkisiyle ciddi sorunlar yaşandığı,

Hastane sevklerinde çift kelepçe (zincir) uygulamasının yapıldığı hatta bu uygulamanın kampüs içerisinde yer alan hastaneye götürülürken dahi uygulandığı, kampüs içinde bu uygulamanın yapılmasının izah edilebilir bir tarafının olmadığı, bu uygulamaya tepki olarak sevkin reddedilmesi nedeniyle ciddi sağlık sorunlarının yaşandığı ve bu sorunun ivedilikle çözüme kavuşturulması gerektiği"

Ağır hasta mahıpuslarla ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AHİM) Türkiye aleyhine ihlal kararları vermiştir. 5 Mart 2013 tarihinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Gülay Çetin/ Türkiye kararı ile Türkiye'yi insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele ile ayrımcılık yasağından mahkum etmiştir. AİHM, Türkiye'yi, tutuklu iken yakalandığı kanser sonucu cezaevinde yaşamını yitiren Gülay Çetin'in hükümlülerin ağır hastalık nedeniyle serbest bırakabileceğine ilişkin hükümlerden, tutuklu olduğu için yararlandırılmaması nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 3. (işkence yasağı) ve 14. (ayrımcılık yasağı) maddelerini ihlal ettiği gerekçesiyle mahkum etmiştir.

Bu karar, insan hakları örgütlerince de uzun zamandır ifade edilen sorunların altını çizmekte ve tutuklu ve hükümlü hastaların durumlarının tayini açısından yol gösterici bir öneme sahiptir. Nitekim AHİM Kararında, ağır hastalığı olan tutukluların korunmasına yönelik mevcut düzenlemelerin yeterince açık, öngörülebilir ve etkili olmadığı hüküm altına almakta; Adli Tıp Kurumu'nun tutuklu ve hükümlüleri heyet raporlarına rağmen muayene etmesi, dahası geç muayene etmesi eleştirilmektedir. Yanı sıra infazın geri bırakılmasına yönelik düzenlemenin tutuklu hastalar söz konusu olduğunda uygulanmaması ayrımcı bir muamele olarak tespit edilmektedir.

Bu amaçla söz konusu "Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkanda 1 Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" hazırlanmıştır.

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam