İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/1426 ÖNCEKİ DÖNEMDEN YENİLENEN · İLK VERİLİŞ 6 AĞU 2018 KOMİSYONDA

5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Yasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu

Kaynak göster

2/1426 esas numaralı kanun teklifi 6 Ağustos 2018 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Meral Danış Beştaş (DEM Parti); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Meral Danış Beştaş (DEM Parti, Erzurum). “5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Yasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/1426, 6 Ağustos 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-1426-5271-sayili-ceza-muhakemesi-yasasinda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/7f10fa63-42f5-454a-8a73-0189abf727f4

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Adalet Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor?

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
Genel gerekçeyi oku (6 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

Kamuoyunda KCK operasyonu olarak bilinen yargılamalar başta Kürt Meselesi olmak üzere Türkiye halklarının birçok alanda karşılaştığı meselelerin özgür barışçıl ve demokratik siyaset zemininde çözümünü savunup bu konuda aktif mücadele yürüten Barış ve Demokrasi Partisini ve temsil ettiği siyasi geleneğin politik aktörlerini hukuki ve polisiye yöntemlerle bastırma, sindirme ve imha etmeye dönük siyasi operasyonlardır. Nitekim gelinen aşamada bu yargılamaların cemaatçi yapılanmanın kurmaca olarak düzenlediği operasyonlar olduğu, en başta düzenlenen iddianameler ile yargılamaların bütününün Fethullah Gülen Örgütü yapılanmasının bazı süreçlere engel olmak adına yürüttüğü ortaya çıkmış durumdadır. Zira 15 Temmuz Darbe Girişiminin ardından 2745 hâkim ve savcı görevden alınmış olup onlar tarafından düzenlenen kurmaca davaların hükümsüz kalacağı da dile getirilmiştir.

"KCK operasyonları" adı altında yürütülen operasyonların geçmişini kısaca değerlendirecek olur isek bahse konu operasyonlar 2009 yerel seçimlerinin hemen ardından DTP'nin elde ettiği başarıya gölge düşürmek amacıyla 14 Nisan 2009'dabaşlamıştır. İlk olarak 29 Mart 2009 yerel seçimlerinde DTP kazandığı belediye sayısını neredeyse iki katına 99'a çıkararak seçimlerden önemli bir zaferle çıkmıştı. Akabinde de 13 Nisan 2009 tarihinde PKK de yasal-demokratik siyaset zemininin önünün açılmasına katkıda bulunmak amacıyla tek taraflı ateşkes kararı aldığını deklare etmişti. Bu açıklamanın hemen ertesinde KCK operasyonları başlatılarak 14 Nisan 2009 tarihinde Türkiye'nin birçok kentinde 3tane BDP eş başkan yardımcımız, 3 MYK üyemiz, 3 tane PM üyemiz, 11 kadın meclisi üyemiz, 13 örgütlenme komisyonu üyemiz, bir il yöneticimiz, 2 belediye başkan yardımcımız, 7 yerel yönetimler komisyonu üyemiz, 3 belediye çalışanımız, iki avukat, 15 üyemiz olmak üzere toplamda 68 kişi gözaltına alınıp tutuklanmıştır. Sonrasında da bu operasyonlar yıllara yayılarak ve dozu giderek artarak devam etmiştir. 8 binden fazla insan gözaltına alınmış; dörtbin civarında kişi yıllarca cezaevlerinde tutuklu kalmıştır.

17 - 25 Aralık sürecinde cemaat yapılanması tarafından yapılan çalışmalar hükümet yetkililerince kamuoyuna açıklanmış; KCK dışında Balyoz, Ergenekon gibi yargılamaların da cemaat yapılanmasının yürüttüğü operasyonlar olduğu ifade edilmiştir. Mevcut durumda ise 15 Temmuz Darbe Girişiminin ardından cemaat yapılanmasına dahil olan savcı ve hakimler tutuklanmış, görevden alınmışlardır. İşbu halde Fethullah Gülen Örgütü yapılanmasına dahilsavcılar tarafından hazırlanan iddianameler ile bu yapıya dahil hakimler tarafından yapılan yargılamaların şaibeli geçmişi ortaya çıkmış durumdadır.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından bu saldırının arkasında Fethullah Gülen olarak adlandırılan terör örgütünün bulunduğu açıklığa kavuşmuş ve bu illegal yapılanmanın ne derece tehlikeli yöntemlerle devlete sızdığı, mensuplarını sinsice kurumlara yerleştirerek çeşitli komplolar gerçekleştirdiği kamuoyuna yansımış bir vakıadır. İşte bu terör örgütüne yönelik geçtiğimiz günlerde Ankara Cumhuriyet Savcısı Serdar COŞKUN tarafından "Çatı İddianame" hazırlanmış ve Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilerek kovuşturmaya başlanmıştır. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi ise 06.10.2011 gün ve 2008/161 E., 2011/223 K. sayılı dosya kapsamında hükümlü hakkında verilen ceza kararı ile ilgili olarak, yapılan başvuru üzerine olayın CMK-311 inci madde kapsamında yargılamanın yenilenmesi nedeni ve CMK-318 inci madde bağlamında talebin kabule değer olduğuna karar vererek hükümlünün kesinleşmiş 9 yıl 8 ay 20 gün hapis ile 166 gün adli para cezası hakkında infazın durdurulması kararı vermiştir ve hükümlü tahliye edilmiştir.

Az evvel de ifade ettiğim üzere gelinen aşamada 3000'in üzerinde hâkim ve savcı görevden alınmış ve tutuklanmıştır. Bahse konu hal üzerine görevden alınan savcılar tarafından hazırlanan iddianameler ile görevden alınan hakimler tarafından yürütülen yargılamaların şaibeli olduğu ve bu bahisle bu savcı ve hakimlerin görev aldığı davaların hükümsüz olacağı görüşü kamuoyunda da tartışılmaya başlanmıştır. Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianame kapsamında yargılanan hakim ve savcıların Fethullah Gülen Örgütü'ne mensup oldukları, bu bağlamda suç işledikleri dile getirilmektedir. Nitekim 205 Kürt siyasetçinin yargılandığı KOK İstanbul ana davası iddianamesini hazırlayan savcı Adnan Çimen. KCK avukatlar davasında soruşturmayı yürüten İsmail Tandoğan, 46 Kürt gazetecinin yargılandığı KCK basın davasında soruşturmayı yürüten Bilal Bayraktar ve yargılamanın o yapıldığı Özel Yetkili İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi üye hâkimleri Alparslan Uz. Kazım Kahyaoğlu ve duruşma savcısı İsmail Işık, KOK Diyarbakır ana davasının ilk hâkimlerinden olan ve daha sonra Yargıtay üyeliğine atanan hâkim Menderes Yılmaz 2016/238 E. sayılı dosyada ifade edilen suçlar ile ilgili olarak görevden alınanlar arasındadır. Adı geçen hâkim ve savcılar sadece örnek teşkil etmesi bakımından ifade edilmiş olup bunların dışında çok sayıda KCK davalarına bakan hâkim ve savcı da tutuklanmış durumdadır.

Açıklamış olduğum nedenlerden ötürü Fethullah Gülen yapısına dâhil olan hakim ve savcılar tarafından yürütülen dosvalar kapsamında yargılanan/yargılanmış hüküm giymiş kimselerin maruz kaldığı mağduriyetlerin giderilmesi ve telafisi imkansız Zararların önlenmesi açısından yargı yollarının veniden açılması. hükümlü ve tutukluların derhal tahliye edilmesi gerekmektedir. Ayrıca bu dosyaların öncelikli ve re'sen incelenmeye tabi tutularak davaların neticelendirilmesi üstün kamu yararı gereğidir.

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam