Adları Askeri Darbe ile Anılanların İsimlerinin Kamu Kurumları ile Kamusal Nitelikli Yer Adlarında Kullanılamayacağına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 6 madde
Kaynak göster
2/1443 esas numaralı kanun teklifi 13 Eylül 2018 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Meral Danış Beştaş (DEM Parti); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Meral Danış Beştaş (DEM Parti, Erzurum). “Adları Askeri Darbe ile Anılanların İsimlerinin Kamu Kurumları ile Kamusal Nitelikli Yer Adlarında Kullanılamayacağına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/1443, 13 Eylül 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-1443-adlari-askeri-darbe-ile-anilanlarin-isimlerinin-kamu-kurumlari-ile-kamusal-nitelikli-yer-a (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/8c6c120d-21f9-4b31-a345-0189abfddade
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleİçişleri Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 6 madde
MADDE 1Bu Kanunun amacı; antidemokratik yöntemlerle sivil yönetimleri devirmek amacına yönelik askeri darbe ve darbe…
Bu Kanunun amacı; antidemokratik yöntemlerle sivil yönetimleri devirmek amacına yönelik askeri darbe ve darbe girişiminde bulunanların isimlerinin hiçbir şekilde kamu kurum ve kuruluşları ile kamusal niteliği haiz meydan, cadde, park, sokak, tesis ve bunun gibi kamuya ait alanlarda kullanılmaması, askeri darbeleri çağrıştıran mevcut isimlerin değiştirilmesi ve askeri darbe dönemlerinin toplumda yarattığı olumsuz izlerin silinerek geçmiş ve hakikatlerle yüzleşmenin sağlanmasıdır.
Gerekçe: Madde ile antidemokratik yöntemlerle sivil yönetimleri devirmek amacına yönelik askeri darbe ve darbe girişiminde bulunanların isimlerinin hiçbir şekilde kamu kurum ve kuruluşları, eğitim kurumları ile kamusal niteliği haiz meydan, cadde, park, sokak, tesis ve bunun gibi kamuya ait alanlarda kullanılmaması, darbeleri çağrıştıran mevcut isimlerin değiştirilmesi ve darbe döneminin toplumda yarattığı olumsuz izlerin silinerek geçmiş ve hakikatlerle yüzleşmenin sağlanması amaçlanmıştır. Nitekim en çok kayıp ve ölümün yaşandığı, işkencelerin meşru kılındığı bir dönem olan ve toplumsal hafızada en büyük yeri tutan 12 Eylül 1980 Askeri Darbesinin izleri hala silinmemiştir. Bu darbenin mimarı Kenan Evren yargılanmış, ancak yapılan yargılama amacından uzaklaşmış ve toplumda meydana gelen kırılmaları tamir etmekten uzak kalmıştır. Bu nedenle bilhassa 12 Eylül Askeri darbesinin yarattığı toplumsal kırılmanın ve uğranılan mağduriyetlerin bir nebze olsun giderilmesi için ve geçmişle hesaplaşmanın sağlanması adına adları darbe ile anılanların isimlerinin toplumun hafızasından silinmesi önemli bir adım olacaktır.
MADDE 2Bu Kanun; askeri darbe dönemlerinde adları darbeyle anılan şahısların isimleri ile değiştirilen kamu kurum ve…
Bu Kanun; askeri darbe dönemlerinde adları darbeyle anılan şahısların isimleri ile değiştirilen kamu kurum ve kuruluşları ile kamusal niteliği haiz meydan, cadde, park, sokak, tesis ve bunun gibi kamuya ait alanlarda kullanılan yer adlarının tümünün iadesini ve adları darbe ve darbe girişimi ile anılan kişilerin isimlerinin hiçbir şekilde kamusal alanda ve kamu kurum ve kuruluşlarında kullanılmamasını kapsar.
Gerekçe: Madde ile kamu kurumları ile kamusal nitelikli yer adlarında adları askeri darbe ile anılanların isimlerinin kaldırılması ve bu tür isimlerin kullanılmasının önlenmesi kanunun kapsamı olarak ele alınmıştır. Böylelikle okullarda, hastanelerde, park, cadde, sokak, bulvar, meydan, tesis gibi kamusal niteliği haiz hiçbir yerde askeri darbeleri çağrıştıran isimlerin kullanılmaması ve mevcut isimlerin kaldırılması amaçlanmıştır.
MADDE 3Adları askeri darbe ile anılanların kamu kurumları ile kamusal nitelikli yer adlarında kullanılan isimlerinin…
Adları askeri darbe ile anılanların kamu kurumları ile kamusal nitelikli yer adlarında kullanılan isimlerinin değiştirilmesine ilişkin alınan kararlar, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca ivedilikle yerine getirilir.
Gerekçe: Adları askeri darbe ile anılanların kamu kurumları ile kamusal nitelikli yer adlarında kullanılan isimlerinin değiştirilmesinin ivedilikle yerine getirilmesi ve bu sürecin mümkün olan en hızlı bir biçimde tamamlanması amaçlanmıştır.
MADDE 4Bu kanun kapsamında; askeri darbe dönemlerini çağrıştıran isimlerin değiştirilmesine yönelik ilgili…
(1) Bu kanun kapsamında; askeri darbe dönemlerini çağrıştıran isimlerin değiştirilmesine yönelik ilgili kanunlarda da eşzamanlı değişiklik yapılarak kamu kurum ve kuruluşlarında, eğitim kurumlarında ve sair kamunun kullanımına açık alanlarda kullanılan askeri darbeler ile özdeşleşen isimler kaldırılır.
(2) Belediyelerin yetki alanında bulunan kamusal alanlara ilişkin askeri darbeler ile özdeşleşen yer adlarının değişimi halkın eğilim ve talepleri doğrultusunda
Belediye Meclislerince alınacak kararlar ile gerçekleşir.
(4) Kamu kurum ve kuruluşlarının isim değişiklikleri ise ilgili bakanlıklar ve mülki amirlikler tarafından yürütülür. Yapılacak isim değişikliklerinde halkın eğilimleri ile kurumların görev ve yapısı dikkate alınır.
Gerekçe: Madde ile Kanun'un uygulanmasına ilişkin esaslar ve yöntemler belirlenmiştir. Yine Kanun'un uygulanmasına yönelik esaslar belirlenirken değiştirilecek isimlerin yerine konulacak isimler için halkın eğilimlerinin dikkate alınması da amaçlanmıştır. Zira toplumsal barışın sağlanması ve toplumda meydana gelen kırılmaların giderilmesi için halk tarafından belirlenecek isimlerin kullanılması büyük önem taşımaktadır.
MADDE 5Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
MADDE 6Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
Genel gerekçeyi oku (5 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Türkiye'nin yakın geçmişi ve siyasi tarihi askeri darbelerden ayrı düşünülemez. Nitekim 1960, 1971, 1980 ve 1997 yıllarında yapılan askeri darbeler, toplumsal muhalefetin susturulmasının yanı sıra, idari ve sosyal yapının da yine askeri güç eliyle dizayn edildiği dönemlerdir. Keza 1960 ve 1980 darbelerinin ardından Anayasa değişikliğine gidilmiş olması, sair yasalarda yapılan düzenlemeler, değişen hükümetler ve yapılan uygulamalar tüm bu dizayn sürecinin yapı taşlarını oluşturmaktadır. Kuşkusuz bu denli köklü değişikliklere neden olan darbelerin beraberinde büyük boyutlu hak ihlallerinin yaşanması da kaçınılmaz olmuştur.
Türkiye'nin yakın geçmişinde en büyük yıkım ve kırılmalara yol açan 12 Eylül 1980 askeri darbesi ise günümüz Türkiye'sine en çok sirayet eden askeri darbedir. Zira hâlihazırda ülkenin yönetildiği 1982 Anayasası, bu askeri darbenin ürünüdür. Oysa demokrasi ve insan haklarının gelişimi, evrensel hukuk normlarına ulaşmak kısacası hukuk devleti olmanın gereğine erişmek 12 Eylül Anayasasının yerine yapılacak çoğulcu sivil bir Anayasa ile mümkündür. Ancak bununla birlikte 12 Eylül Dönemi başta olmak üzere tüm darbe dönemlerinin toplumda açtığı yaraları kapatmak için Anayasa'nın değiştirilmesinin yanı sıra geçmişle hesaplaşmanın sağlanması adına demokratik adımların atılması da önem arz etmektedir.
Geçmişle hesaplaşmanın, askeri darbelerin neticelerinden ötürü mağdur olan ve askeri darbelerin yarattığı olumsuz iklimde yaşayan halklar için taşıdığı önem kuşkusuzdur. Nitekim sadece 12 Eylül 1980 askeri darbesi neticesinde resmi rakamlara göre; 650 bin kişi göz altına alınmış, 1,5 milyonun üstünde vatandaş fişlenmiş, 210 bin dava açılmış ve bu davalarda 230 bin kişi yargılanmış, 7 bin kişi için idam cezası istenmiş, 517 kişiye idam cezası verilmiş, 30 kişinin idam cezası infaz edilmiş, 99.000 civarında vatandaş örgüt üyesi olmak suçundan yargılanmış, 30 bin kişi "sakıncalı" görülerek işten atılmış, 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarılmış, 30 bin kişi siyasi mülteci sıfatıyla ülkeyi terk etmiş, resmi kayıtlarda 171 kişinin gözaltında işkenceden öldüğü belgelenmiş, 937 film "sakıncalı" bulunduğu için yasaklanırken, bir çoğu "makaslanmış", 23.677 derneğin faaliyetlerine son verilmiş, bir kısmı kapatılmış, 3.854 öğretmen mesleğinden ihraç edilmiş, üniversitelerde 120 öğretim üyesinin mesleki hayatlarına son verilmiş, 47 hâkimin işine son verilmiş, 31 gazeteci mahkum edilmiş, 300 gazeteci saldırıya uğramış, saldırıya uğrayan gazetecilerden 3'ü vefat etmiş, gazeteler 300 gün yayın yapamamış, gazetelere 300'ün üstünde dava açılmış, cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirirken ayrıca maruz kaldıkları insanlık dışı muamelelere karşı açlık grevi kararı alan 14 kişi yaşamını yitirmiştir.
Tüm bu katliamın müsebbibi Kenan Evren ise yaptığı darbenin izleri hala sürer iken 10 Ocak 2012'de açılan dava ile yargılanabilmiştir. Yüzlerce mağdurun ve siyasi partilerin müdahil olduğu yargılama süreci ne yazık ki olayın failllerine ceza verme amacından uzak bir biçimde seyretmiş, 2014 yılında TCK'nın 146 ıncı maddesi kapsamında müebbet hapis cezası alan Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya'nın temyiz başvuruları yerel mahkemede bekletilerek ve Yargıtay'a gönderilme süreci geciktirilmiş, verilen ceza kesinleştirilmemiştir. Nitekim yargılama bu şekilde seyrederken Kenan Evren hayatını kaybetmiş ve 12 Eylül Davası da bir anlamda neticesiz kalmıştır. Ancak yargılama aşamasında çocukları zorla kaybedilmiş annelerin, siyasi partilerin, dönemin hükümet partisinin kısacası toplumun her kesiminden gelen davaya müdahil olma isteği, tüm toplumun bu darbenin bir biçimde mağduru oluşunu açıklamaktadır. Bu darbe neticesinde sayısız hak ihlali ile birlikte kişilerin "yaşama hakları" da ihlal edilmiş olup 12 Eylül Askesi Darbesi ile tüm ülke çapında bir kıyım gerçekleşmiştir.
12 Eylül Askeri Darbesi neticesinde bir çok yer adı bu dönemi çağrıştıran isimlerle değiştirilerek bu darbe toplumun tüm kodlarına işlenmeye çalışılmıştır. Ancak bu çalışma toplumdaki kırılmaları derinleştirirken yaşanan acı ve yıkımın etkisini de güçlendirici bir etki yaratmıştır. Türkiye'de yaşayan halklar; bir okulda, bir meydanda, bir parkta askeri darbeler ile özdeşleşen isimler ile karşılaştığında yaşadıkları acı ve yıkımı bir kez daha hatırlamakta ve yaşanan toplumsal travmaların etkisi de devam etmektedir. Bu nedenle kamu kurum ve kuruluşları ile kamusal niteliği haiz yerlerde kullanılan ve askeri darbeler ile özdeşleşen yer adlarının değiştirilmesi toplumsal barışın ve geçmişle yüzleşmenin sağlanması adına büyük önem taşımaktadır. İşbu kanun teklifi de darbelerin yarattığı olumsuz koşulların giderilerek geçmişle yüzleşmenin ve toplumsal barışın inşası amacına yöneliktir. MADDE GEREKÇELERİ
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR