İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/149 ÖNCEKİ DÖNEMDEN YENİLENEN · İLK VERİLİŞ 6 TEM 2018 KOMİSYONDA

1593 Sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde

Kaynak göster

2/149 esas numaralı kanun teklifi 6 Temmuz 2018 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “1593 Sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/149, 6 Temmuz 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-149-1593-sayili-umumi-hifzissihha-kanununda-degisiklik-yapilmasina-iliskin-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/c38780f0-8502-491b-89d4-0188d8cc81ad

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 3 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 1Madde 17. 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu'nun 89. maddesi aşağıdaki şekilde…

Madde 17. 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu'nun 89. maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Hiç kimse rızası olmaksızın bağışıklama amaçlı aşılamaya tabi tutulamaz. Çocuklara veya mahcurlara yapılacak aşılamada velisinden veya vasisinden izin alınır. Ancak çocuklara yapılacak olan Sağlık Bakanlığı Genişletilmiş Bağışıklama Programı kapsamındaki aşılar (kızamık, polio (çocuk felci), kabakulak, kızamıkçık, difteri, boğmaca, tetanoz, su çiçeği, hepatit A, hepatit B, verem, pnömokok, hemafilus influenza aşıları) ile toplumun ve/veya belli bir topluluğun sağlığını tehdit eden bulaşıcı hastalıklarda, Sağlık Bakanlığı, Türk Tabipleri Birliği ve tıp fakültelerinin ilgili kürsülerinden (halk sağlığı, enfeksiyon hastalıkları, çocuk enfeksiyon hastalıkları) üyelerinin oluşturacağı Bilim Kurulu'nun önerisi üzerine Bakanlık'ın onayı ile onam alınmadan uygulanır."

Gerekçe: 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu'nda değişiklik yapılmasına ilişkin Kanun Teklifi ile AYM'nin belirttiği mevzuat eksikliğini gidererek, kamuoyundaki aşı tartışmalarına son verilmesi ve sağlıklı bir toplum için aşı uygulamalarının tamamen kaldırılmasına yönelik negatif tutumun ortadan kaldırılması amaçlanmaktadır.

MADDE 2Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Gerekçe: Yürürlük maddesidir.

MADDE 3Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Gerekçe: Yürütme maddesidir.

Genel gerekçeyi oku (14 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

Anayasa Mahkemesi 26 Ekim 2016'da aşıyla ilgili çok kritik bir karar daha almıştır. Mersin'de çocuğunu aşılatmak istemeyen bir ailenin başvurusu üzerine başlayan hukuksal sürecin sonunda, çocuk felci aşısı dışındaki aşıların zorunlu tutulamayacağını belirtmiştir.

Çocuk felci aşısı 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nda zorunlu sayıldığı için kapsam dışı bırakılmak istenmektedir. Mahkeme 2015 Aralık ayında da Sivaslı bir ailenin başvurusu üzerine aynı kararı bildirmiştir.

AYM aşıyla ilgili kararını ilgili bir yasanın olmaması gerekçesine dayandırıyor olsa da, aynı zamanda zorla aşı uygulamasının Anayasanın 17. maddesinin çiğnenmesi ve hak ihlali yapılması anlamına geldiğini belirtmektedir.

Sağlık Bakanlığı, Aralık 2015*teki AYM kararı üzerine, Nisan 2016'da, aşının koruyucu sağlık hizmetlerinin temeli olduğunu, bütün çocuklara zorunlu uygulanması gerektiğini belirtmiş, AYM'nin kararı üzerine aşıyı zorunlu tutan bir özel yasal düzenleme yapacağını açıklamıştır. i

Ebeveynlerin çocuklarına aşı yaptırmaması yalnızca kendilerini ilgilendiren bir karar değildir. Toplumsal bağışıklık diye bilinen bir kavramı göz ardı etmek yanlış bir tutum sergilendiği anlamına gelmektedir. Çocuklarımızı aşılattığımızda yalnızca onları korumakla kalmıyor, aynı zamanda toplumdaki aşılanmış çocuk oranının, kritik seviye olan 9690'ın üzerine çıkmasına katkı sunarak, değişik nedenlerle aşılanamamış çocukların da aynı hastalıktan korunmasını sağlamış olmaktayız.

Dolayısıyla çocukların aşılatılmaması toplumsal bağışıklık oranının düşmesine, bu da salgınların ortaya çıkmasına açıkça neden olacaktır. Salgınlar, özellikle bağışıklık sistemi yetersiz olan çocuklarda ölümcül hastalıklara yol açacaktır.

Bütün bunlar nedeniyle aşı karşıtlığının bireysel hak kapsamına alınması, bir mücadele yöntemi olarak kodlanması toplum sağlığı açısından fayda teşkil eden bir tutum değildir.

Aşıların yan etkilerinin ve söz konusu edilen hastalıklara karşı herhangi bir koruyuculuğunun olmadığı yönündeki iddialar gerici bir spekülasyon niteliği taşımaktan öteye gitmeyecek iddialardır.

Örneğin, ABD?de bebeklerin 9676'sının kızamığa karşı aşılanmış olduğu 2000 yılında kızamığa bağlı ölüm sayısı 562 iken, aşılama oranının 484?e yükseldiği 2012'de 122'ye düşmiştür. Amerika'da dini inançları nedeniyle çocuklarına aşı yaptırmayan değişik topluluklarda defalarca salgın yaşandığı bilinmektedir. ABD"de 1960"ta 150 bin olan boğmaca sayısı yaygın aşılamayla 1970'lerde 5 000'e, 1980'lerde 2900'e düşürülmüştür. Yeni b Amerika'da 2010'da yaşanan boğmaca salgınının nedeninin aşı yaptırmayı reğ olduğunu göstermiştir. —

Türkiye'de de durum böyledir. Çocuk felci vaka sayısı 1985'te 90 iken, aşıyla eradikasyon programının başlatılmasından (1989) hemen sonra, 1990 yılında 20'ye inmiştir. 1998 yılında ise hastalık eradike edilmiştir.

Benzer durum kızamık hastalığı için de geçerlidir. Vaka sayısı 1998-2001 döneminde 25-30 bin aralığında dalgalanmakta iken Kızamık aşılama günlerinin başlatıldığı 2003*de 9000'e inmiş ve 2005'ten itibaren de yılda 10*un altına düşmüştür.

Aşıların başarısını kanıtlayan esas örnek Küba'dır. Küba bütün aşılarını kendisi üretmekte ve başka ülkelere de bu aşılarını vermektedir. Küba'nın bulaşıcı hastalıkların ortadan kaldırılmasıyla ilgili temel stratejisi yaygın aşılamadır. Aşılama oranları 96100 oranındadır.

Bu stratejiyle çocuk felci 1963'te, difteri 1971'de, vereme bağlı menenjit ve yeni doğan tetanozu 1970'lerin başında, kızamık ve kabakulak 1996'da cradike edilmiştir.

Sonuç olarak Türkiye'de yaşanan aşı uygulamasının bir sonuca bağlanması ve sağlıklı toplum için sağlıklı çocuk yetiştirilmesi için aşının önemli olması gerekçesiyle bu kanun teklifi hazırlanmıştır.

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam