Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 4 madde
Kaynak göster
2/1697 esas numaralı kanun teklifi 18 Ekim 2023 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Adnan Beker (İYİ Parti); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Adnan Beker (İYİ Parti, Ankara). “Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/1697, 18 Ekim 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-1697-turk-ceza-kanunu-ve-ceza-muhakemesi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/a5f7468f-5a05-47e6-9220-018b4341d025
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleAdalet Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 4 madde
MADDE 126/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Ceza Kanununun 113 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Ceza Kanununun 113 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"(3) Suçun konusunun eğitim hizmeti olması halinde, verilecek ceza altıda biri oranına kadar artırılır."
Gerekçe: Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla kamu faaliyetinin yürütülmesine ya da sunulan hizmetlerden yararlanılmasına engel olunması fiili, kamu hizmetlerinde sürekliliğin sağlanması amacıyla Türk Ceza Kanununun 113 üncü maddesinde suç olarak düzenlenmiştir. Bu suçla korunan hukuki yarar, kamu hizmetinin sağlıklı ve düzenli işleyişinin sağlanması ve kişilerin bireysel olarak kamu hizmetinden istifade etmesidir. Bir kamu hizmeti olarak eğitim; niteliği gereği belirli bir düzen içinde muttasıl olarak devam etmesi gereken, toplumun varlığı ve ülkemizin geleceğinin inşası yönünden vazgeçilemez ve ertelenemez hizmetlerdendir. Maddeyle, kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi suçunun konusunun eğitim hizmetleri olması durumunda verilecek cezanın belirli bir oranda artırılması öngörülmektedir.
MADDE 24/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 100 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına aşağıdaki…
4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 100 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.
"k) Eğitim kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen kasten yaralama suçu."
Gerekçe: Maddeyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 100 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen bent ile eğitim kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen kasten yaralama suçları tutuklamaya ilişkin katalog suçlar arasına alınmaktadır. Böylelikle, eğitim kurum ve kuruluşları çalışanlarına karşı gerçekleştirilen kasten yaralama suçlarının işlendiği hususunda, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde tutuklama nedeni varsayılabilecektir.
MADDE 3Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
MADDE 4Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
Genel gerekçeyi oku (6 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Eğitim; bir insanın doğduğu yeri ve şartları kaderi olmaktan çıkartan bir fırsat ve kendi hayatı üzerindeki söz hakkını devletin de imkân, fırsat ve desteğiyle elde etmesidir. Devlet. ülkemizin her bir çocuğuna fırsat eşitliği çerçevesinde erişilebilir, nitelikli, adil, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir eğitim ve eğitim ortamı sunmakla mükelleftir. Öğretmenler ise bir ülkede belirlenen eğitim politikalarını uygulayan ve anlamlı kılan temel taşlardır.
12.10.2023 tarihinde Adana'nın Merkez Yüreğir İlçesi Sefa Özler Ortaokulunda beş öğretmenimiz kız kardeşinin okumasını istemeyen bir vatandaş tarafından darp edilmiştir. Söz konusu olay sadece beş öğretmenimize değil eğitim sistemimize ve çocuklarımızın geleceğini emanet ettiğimiz öğretmenlerimizin meslek itibarına yapılmış bir saldırı niteliğindedir.
Öğretmenlik mesleğinin niteliğini artırmak, başta öğretmenler olmak üzere eğitim kurum ve kuruluşlarında çalışan diğer personeli baskı ve şiddete karşı korumak gerekmektedir. Şu halde Devlet, hak edene hak ettiğini vermek suretiyle toplumda adaleti gerçekleştirmekle yükümlüdür.
Anayasanın 42 nci maddesinde korunan eğitim ve öğrenim hakkı Devlete pozitif yükümlülükler yüklemektedir. Eğitim hizmetleri niteliği gereği belirli bir düzen içinde muttasıl olarak devam etmesi gereken, toplumun varlığı ve ülkemizin geleceğinin inşası yönünden vazgeçilemez ve ertelenemez hizmetlerdendir. Eğitim hizmetlerinin etkin, düzenli ve randımanlı bir biçimde sunulabilmesi için başta öğretmenler olmak üzere eğitim kurum ve kuruluşlarında görev yapan personelin işin niteliğine uygun ve güvenli bir ortamda, şiddete maruz kalmaksızın çalışabilmeleri sağlanmalıdır. Bu amaçla Teklifle, kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi suçunun konusunun eğitim hizmeti olması durumunda verilecek cezanın belirli bir oranda artırılması öngörülmektedir.
Başta öğretmenler olmak üzere eğitim kurum ve kuruluşlarında görev yapan personelin görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen kasten yaralama suçu bakımından tutuklama nedeninin varsayılacağına ilişkin düzenleme, Ceza Muhakemesi Kanununun 100 üncü maddesinde yer alan katalog suçlar arasına eklenerek görünür hale getirilmektedir.
Teklif, yukarıda açıklanan gerekçelerle hazırlanmıştır.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR