Sağlık en temel insan haklarından biridir. Sağlık hizmetlerine erişim sırasında yurttaşlar hiçbir engelle karşılaşmamalıdır. Sağlıkta eşitliği hedefleyen politikaların temel yaklaşımı olarak; sağlık hizmeti ücretsiz sunulmalı, hizmetten herhangi bir adla katkı/katılım payı alınmamalıdır. Katkı/katılım - payının iddia edildiği gibi vatandaşın sağlık hizmeti alırken "farkındalık" yaratarak gereksiz talebini engellemediği, sonuçta finansmanı içinde önemli bir miktar olmadığı, ancak bu dolaylı verginin yoksul ve dar gelirli yurttaşlar için önemli gider olduğu ve sağlık hizmetine erişimi engellediği ve dolaylı olarak acil servislere gereksiz başvuruyu! arttırdığı ortaya çıkmıştır. Kamu sağlık kuruluşlarına başvuru sırasında katkı/katılım payı alınması düzenlemesi sonlandırılmalıdır.
Vatandaşlık bağıyla devlete bağlı olan herkesin tarafı olduğumuz İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ve Anayasaya göre sağlık hakkına sahip olduğu açıktır.
Herhangi bir hakla ilgili olarak o hakları koyan ve koruyan devlet otoritesinin, üç temel görevi vardır. Dokunmama, dokundurmama ve bu haklardan yararlanılabilmesi için "bazı iş, görev ve eylemleri yapma, olanakları sağlama ve bazı hizmetleri yerine getirme sorumluluğu. Bu bağlamda "sağlık hakkı"nın en az iki bileşeni olduğu anlaşılmaktadır: e Sağlıklı olma hakkı ve e Sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkı
Anayasa'nın 17. maddesi'nde söz edilen "Yaşama hakkı"ndaki "yaşamak" yalnızca "canlılık özelliklerine sahip olmak" demek olmayıp "sağlıklı yaşama hakkı" koşul ve olanaklarını da içermektedir.
Anayasanın 56. maddesinde "Sağlık Hizmetleri ve Çevrenin Korunması" başlığı altında:
"Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler. Devlet,bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir. Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir." denilmektedir.
Ayrıca Anayasa Mahkemesi'nin 1990/ 27 esas sayılı 1991/2 Karar sayılı kararına göre;
"Kişinin yaşama hakkı, maddi ve manevi varlığını koruma hakkı, birbirleriyle sıkı bağlantıları olan, devredilmez, vazgeçilmez temel haklardandır. Bu haklara karşı olan her türlü engelin ortadan kaldırılması da devlete ödev olarak verilmiştir. Güçsüzleri güçlüler karşısında koruyacak olan devlet, gerçek eşitliği sağlayacak, toplumsal dengeyi koruyacak, böylece gerçek hukuk evleiirni gliğine ulaşacaktır. Hukuk devletinin amaç edindiği yaşama hakkının korunmas çSgyalagiiyen iğin çok zorlaştırmaktadır. N K Türkiye Büyük Millet Meclisi Halkla İlişkiler Binası 2.Kat No: F-216 Çankaya / Ankara 06543 sağlanmasıyla gerçekleşecektir. Sosyal güvenliği sağlayacak olan kuruluşların yasal düzenlemeleri "yaşama hakkı ile maddi ve manevi varlığı koruma haklarını" zedeleyecek veya ortadan kaldıracak hükümler içermemesi gerekir." denilmektedir.
Uluslararası olarak taraf olduğumuz sözleşmelerde de sağlık hakkı herkes içindir. Sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkı, bir ekonomik ve sosyal haktır. Bu yönüyle kamuya ya da Anayasada geçen biçimiyle devlete belli yükümlülükler öngörür. Devlet bu ödevleri altına imza attığı "Ekonomik, Sosyal, Kültürel Haklar Sözleşmesi"nin de bir gereği olarak yerine getirmek ve herkesin sağlık hizmetlerinden yararlanması için gerekli tedbirleri almak ve kişilerin sağlık hizmetlerinden yararlanmasını sağlamak durumundadır.
Sağlık hakkı, 1948'de kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin 25. maddesinde en temel hak olan "yaşam hakkı" çerçevesinde yer verilmiş ve sağlık hakkı ile sosyal güvenlik hakkı birarada düzenlenmiştir.
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin bir devamı ve onu açıklayan bir belge niteliğinde olan ve devletlerin kabul ve imzasıyla o ülkeye ait bir "ulusal iç hukuk kuralı" haline gelmiş bulunan "Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi"? nin 12. maddesi de sağlık hakkını "Sağlık standardı hakkı" başlığı altında şöyle düzenlemiştir.
"1.Bu Sözleşmeye Taraf Devletler, herkesin mümkün olan en yüksek seviyede fiziksel ve ruhsal sağlık standartlarına sahip olma hakkını tanır.
2. Bu Sözleşmeye Taraf Devletlerin bu hakkı tam olarak gerçekleştirmek amacıyla alacakları tedbirler, aşağıdakiler için de alınması gerekli tedbirleri içerir:
a) Varolan doğum oranının ve bebek ölümlerinin düşürülmesi ile çocukların sağlıklı gelişimlerinin sağlanması;
b) Çevre sağlığını ve sanayi temizliğini her yönüyle ileriye götürme;
c) Salgın hastalıkların, yöresel hastalıkların, mesleki hastalıkların ve diğer hastalıkların önlenmesi, tedavisi ve kontrolü;
d) Hastalık halinde her türlü sağlık hizmetinin ve bakımının sağlanması için gerekli şartların yaratılması."
Avrupa Birliği Temel Haklar Bildirgesinde ise 35. maddede ve "Sağlık Hizmetleri" başlığı altında: "Herkes, ulusal yasalar ve uygulamalarda belirtilen şartlar çerçevesinde koruyucu sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkına ve tıbbi tedaviden yararlanma hakkına sahiptir. Bütün Birlik politikaları ve faaliyetlerinin tanımlanmasında ve uygulanmasında yüksek düzeyde bir insan sağlığı koruması sağlanmalıdır." şeklinde düzenlenmiştir.
Tüm bu neden ve gerekçelerle sağlıkta eşitliği hedefleyen politikaların temel yaklaşımı olarak; sağlık hizmeti ücretsiz sunulmalı, hizmetten katkı/katılım payı alınmamalıdır.
2 ESKHS Türkiye tarafindan bazı maddelerine çekince konularak 2002 yılında kabul edilmiş VEN Mu elikpaği maddesinde 2004 yılında yapılan "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar k yide
Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göyl Yür ide ke öy temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümleri. MESİ, Si çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır" şeklindeki değişiklikle bir Ad k yani yasa" hükmüne kavuşmuştur.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Halkla İlişkiler Binası 2.Kat No: F-216 Çankaya / Ankara 06543 MADDE GEREKÇELERİ