Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde
Kaynak göster
2/1942 esas numaralı kanun teklifi 23 Ocak 2024 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Mahmut Tanal (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Mahmut Tanal (CHP, Şanlıurfa). “Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/1942, 23 Ocak 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-1942-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-te (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/b690f637-055b-4de7-a74e-018d3589420a
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havalePlan ve Bütçe Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 3 madde
MADDE 131/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa aşağıdaki ek madde…
31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
"EK MADDE 24- Bu Kanun kapsamında sigortalı sayılmayı gerektirecek bir çalışması bulunmayan ve herhangi bir geliri olmayan ev kadınları, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar. Bu kişilerin sigorta primleri Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından ödenir ve evlilikte 25 yılı tamamlamaları ile yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanırlar. Bunların ödeyeceği sigorta primleri bu kanunun 81. maddesinde göre ödenecek olan asgari kazanç tutarı üzerinden hesaplanır.
Yukarıda tanımlanan sigortalıların uzun vadeli sigorta kolları açısından sigortalılık başlangıç tarihi, evlenme tarihini takip eden aybaşından itibaren başlar. Bu kişiler adına bu kanunun yürürlük tarihinden önceki dönemler için tahakkuk eden primler, herhangi bir feri alacak hakkı doğurmaksızın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca Kuruma ödenir. Bu çerçevede primleri ödenen süreler, sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sosyal Güvenlik Kurumu ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının görüşleri de alınmak suretiyle Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir."
Gerekçe: Madde ile çeşitli sebepler dolayısıyla çalışma hayatına katılamayan ev kadınlarına, emeklilik primlerinin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca ödenmesi yoluyla ve evlilikte yirmi beşinci yılını doldurmaları kaydıyla emeklilik hakkı tanınması amaçlanmaktadır.
MADDE 2Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
MADDE 3Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir. maa"
Genel gerekçeyi oku (4 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Ülkemiz sosyal bir hukuk devletidir. Sosyal devlet anlayışına göre devlet, ekonomik ve sosyal yaşama müdahale yoluyla, toplumdaki sınıf çatışmalarını yumuşatarak, ulusal bütünleşmeyi sağlamayı hedeflemelidir. Dolayısıyla sosyal devlet anlayışı çerçevesinde öncelikli olarak toplumun güçsüz kesimlerine ve elbette herkese insan onuruna yaraşır bir şekilde yaşam seviyesinin sağlanması gerekmektedir. Ayrıca Anayasamızın "Sosyal Güvenlik Hakkı" başlıklı 60. maddesi: "Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar." hükmüne havidir. Devletimizin sosyal güvenliği sağlayacak tedbirleri alma yükümlülüğü Anayasamızdan kaynaklanan bir yükümlülüktür.
Anayasanın 10. Maddesi açık bir biçimde "Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz." demek suretiyle, kadınlara yönelik pozitif ayrımcılığın eşitlik ilkesine aykırı kabul edilmeyeceğini hüküm altına almıştır. Zira, Ülke ve dünya çapında yaşanan tüm gelişmelere rağmen, kadınların içerisinde bulunduğu firsat eşitsizliği, 21. yüzyıl dünyasının en önemli sorunları arasında yer almaktadır. Kadınlar; psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kalmakta, iş hayatında belirgin bir ayrımcılığa uğramakta, sosyoekonomik sebeplerle çalışma hayatına katılamamakta ve birçok sosyal ortamdan uzak tutulmaktadır.
Çalışma hayatına katılım, eğitim, sosyal yaşama dahil olma açısından incelendiğinde bölgesel farklılıkların çok yoğun şekilde yaşandığı, bu alanlarda yerel politikalar üretmekte zayıf kalındığı görülmektedir. Örneğin, 2022 yılı Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye genelinde okuma yazma bilenler cinsiyete göre incelendiğinde, 6 yaş ve üzeri nüfus içinde yer alan kadınların okuma oranı yüzde 95.9 olurken, erkeklerde bu oran yüzde 99.3 olarak saptanmıştır. Tüm olumlu istatistiki verilerde kadınların yüzdesel olarak erkeklerden daha geride olması, sunulan fırsat eşitsizliğinden kaynaklanmakta olup bu noktada kadınların ileri yaşamının güvenceye alınması amacıyla sosyal güvenlik anlamında birtakım düzenlemeler yapılmalıdır.
Çalışma hayatına katılamayan ev kadınları, çoğunlukla çocuklarının bakımını üstlenmesi sebebiyle çalışma hayatından mahrum kalmaktadır. Toplumsal gerçeklerin farkına vararak bu durumların meydana getirdiği olumsuz etkilerin en aza indirilmesi hususunda birtakım düzenlemeler yapılması gerekmektedir. Bu itibarla, çeşitli sebeplerle iş hayatına katılamayan ev kadınlarının ileri yaşamlarının güvence altına alınmasının devletin bir görevi olduğu kabul edilmeli ve evlilikte 25 yılı dolduran ev kadınlarına emeklilik hakkı tanınmalıdı:
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR