26/9/2004 Tarihli ve 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde
Kaynak göster
2/210 esas numaralı kanun teklifi 2 Temmuz 2018 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “26/9/2004 Tarihli ve 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/210, 2 Temmuz 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-210-26-9-2004-tarihli-ve-5237-sayili-turk-ceza-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-kanun-t (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/d5ba893a-61f3-429b-a7c9-0188d8df2715
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleAdalet Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 3 madde
MADDE 15237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 220. Maddesinin (6) ve (7) Numaralı fıkrası kaldırılmış, (8) numaralı fıkra…
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 220. Maddesinin (6) ve (7) Numaralı fıkrası kaldırılmış, (8) numaralı fıkra aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir
6) Halkın bir kesimini alenen diğeri aleyhine kışkırtmak veya topluma mensup bireyleri bir suç işlemeye teşvik etmek maksadıyla örgütün veya amacının propagandasını yapan kişi, bu faaliyetinin yakın ve açık bir tehlike oluşturması halinde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında arttırılır"
Gerekçe: Maddeyle "örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek" gibi subjektif yargı ve kanaatler doğrultusunda kişilerin suçlanmasına mahal verebilecek düzenleme kaldırılmıştır. Bu doğrultuda şahısların eylemleri Türk Ceza Kanunu'nda bir suç olarak tasnif ediliyorsa zaten haklarında ceza takibatı yapılması mümkün olacağı için kamu düzeni açısından bir sorun oluşmayacak, buna karşın, yargı pratiğinde ortaya çıkan ve normal fiilleri geniş bir anlatım içerisinde bir örgüt "yararına" bularak, kişileri cezalandırmaya yönelen anti demokratik uygulamalara engel olunacaktır. Yine yasada bulunan ve basın özgürlüğünü engelleyen bir madde yeniden düzenlenmiş, suçun oluşumu için yakın ve açık tehlike oluşturma unsuru ile halk içerisinde kin ve düşmanlığı arttırmak veya bir suç işlemeye teşvik gibi objektif faktörler eklenmiş, bunlarla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin içtihatları doğrultusunda, fikir ve ifade hürriyetini engelleyen uygulamaların önüne geçmek hedeflenmiştir.
MADDE 2Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Bu madde yürürlük maddesidir.
MADDE 3Bu kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Bu kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Gerekçe: Bu madde yürütme maddesidir. 26/9/2004 tarihli ve 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi
Genel gerekçeyi oku (6 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Demokratik bir toplumun temel kaidelerinden biri de hak ve özgürlüklerin canlı bir şekilde yaşandığı anayasal özgürlük ortamının korunmasıdır. Nitekim Anayasamızın da 5. Maddesi aynen şu ibareye sahiptir:
"Devletin temel amaç ve görevleri, Türk Milletinin bağırısızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır."
Bu doğrultuda, yasama organının görevlerinden biri de, insan özgürlüklerini kısıtlayan her türlü engeli kaldırmak ve insanların daha özgür yaşaması için gereken ortamı hazırlamak üzere çalışmaktır. Bu amaçla yapılan çalışmalarda, özgürlük ile kamu güvenliği arasında orantılı bir denge kurulmalı, insanların hak ve özgürlüklerinin korunmasına adanmış kamu düzeni ve güvenliği zedelenmeden, temel hak ve hürriyet alanının genişletilmesi hedeflenmelidir.
Türk Ceza Kanunu'nun 220. Maddesinde bulunan düzenleme bu kapsamda değerlendirilmiş olup, düzenlemenin güvenlik ile özgürlük arasındaki dengeyi bozduğu, aşırı güvenlikçi bir anlayışla ortaya konulduğu, subjektif ve karar merciine çok geniş bir takdir yetkisi veren bir alan açtığı görülmüştür. Yargı uygulamasına bakıldığı zaman, normal hayatta suç olmayan kitap yazma, bir toplantı veya gösteriye katılma, ders verme gibi eylemlerin bu madde kapsamında yeniden değerlendirildiği, tek başlarına suç teşkil etmeyen bu eylemlerin örgütün amaçları doğrultusunda birer faaliyet olarak ortaya konduğu ve şahısların hürriyetlerinin kısıtlandığı görülmektedir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin sayısız içtihadına bakıldığı zaman, demokratik bir toplumun temel amacının hak ve hürriyet ortamını korumak ve geliştirmek olduğu görülmektedir. Bu içtihatlar açısından konu ele alındığı zaman, yasal düzenlemenin özgürlük ortamını daralttığı sonucuna kolayca varılmaktadır.
Bu kapsamda yapılan düzenleme ile 220. Maddenin 6 ve 7. Fıkraları kaldırılmış, suçla normal mücadele yöntemleri korunarak, subjektif yargıların belirleyici olmasının önüne geçilmiş, basın özgürlüğünü kısıtlayacak derecede geniş olan diğer fıkra ise yeniden düzenlenerek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından belirtilen objektif, maddi unsurlara yer verilmiştir.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR