16.05.2012 Tarihli ve 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde
Kaynak göster
2/2350 esas numaralı kanun teklifi 2 Mart 2023 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Süleyman Bülbül (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Süleyman Bülbül (CHP, Aydın). “16.05.2012 Tarihli ve 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/2350, 2 Mart 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-2350-16-05-2012-tarihli-ve-6306-sayili-afet-riski-altindaki-alanlarin-donusturulmesi-hakkinda-k (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/ad1a1fb5-bad4-4988-875d-01915b361880
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleBayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 3 madde
MADDE 116.05.2012 tarihli ve 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi
16.05.2012 tarihli ve 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi
Hakkında Kanunun 6/A maddesinin Sinci fıkrası madde metninden çıkarılmıştır.
Gerekçe: 16.05.2012 tarihli ve 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'da değişiklik yapılarak Anayasa'ya aykırı olan hükmün kaldırılması amaçlanmıştır.
MADDE 2Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
MADDE 3Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
Genel gerekçeyi oku (6 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
6306 sayılı Kanunun 6/A maddesinin 5'inci fıkrası ile kamulaştırma dahi olmaksızın, devletin özel mülkiyete tabi bütün taşınmazlara el koyabilmesi, hazine adına tescil ettirmesidir. Bu hükümle devlet, devlet olmaktan kaynaklanan hak ve yetkilerinin ötesine geçmiş, kamulaştırma dahi yapmaksızın, vatandaşının özel mülkiyetine konu taşınmazları kendi adına tescil ettirmeye yönelmiştir. İdarenin, adeta mülkiyet hakkı sahibiymiş gibi uygulamalara karar vermesi, aynı maddenin 6'ncı fıkrası ile de uygulama alanında daha önceden yapılmış gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerini feshedebilmesi, hak sahiplerinin mülkiyet hakkından kaynaklanan "dilediği gibi tasarruf etme" hakkını kısıtlamaktadır. Bu düzenlemede herhangi bir kamusal yarar bulunmadığı açıktır. Bu nedenle de Kanun'un 6/A maddesine dayalı olarak yapılan uygulamalar, açıkça hukuka aykırıdır.
Can ve mal kaybına neden olma tehlikesi bertaraf edildikten sonra, Kanun'un genelinde öngörüldüğü şekilde, yapılacak uygulamalara maliklerin karar vermesine imkân tanınmaması, kentsel dönüşüm mantığına aykırıdır. Zira kentsel dönüşümün amacı, bölgede yaşayan bireylerin kültürlerine, alıştıkları düzene, yaşayış biçimlerine uygun, ihtiyaçlarını karşılayacak sağlıklı yaşam çevrelerinin oluşturulmasıdır. İdarenin kolluk görevi kapsamında, söz konusu alanlarda, tahliye ve yıkım işlemlerini muvafakat aramadan yapabilmesi doğal karşılanabilirse de akabinde yapılacak uygulamalarda tek başına söz sahibi olması ve taşınmazların mülkiyetini Hazine üzerine geçirmesi açıkça Anayasa'nın 46'ncı maddesine aykırıdır. Belirli olmayan bir zaman diliminde, yeni yapılacak yapıda hak sahiplerine hiçbir söz hakkı tanınmaması ve idarenin keyfine bağlı olarak yapılacak yeni yapıda mülkiyet hakkı tanınması, mülkiyetten yoksun bırakılma olarak nitelendirilebilir.
Anayasamızın 35'inci maddesinin 1'inci fıkrasına göre herkes mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Yine Anayasa'nın 35'inci maddesinin 2'nci ve 3'üncü fıkrasına göre ise bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.
6306 sayılı Kanunun 6/A maddesinin 9'inci fıkrası hükmü, belirsiz, kamu otoritgiğ keyfi uygulamalarına bırakan, bireylerin daha doğru bir ifade ile uygulgm taşınmazları bulunan özel hukuk tüzel veya gerçek kişilerin hukuki güvenliğini zedelemesi nedeni ile Anayasa'ya aykırıdır.
Yine bu düzeleme ile kamu yararı gözetilmeksizin kamu idarelerinin lehine, bireylerin bu kapsam da uygulama alanı içerisinde yer alan özel hukuk taşınmaz maliklerinin aleyhine olacak şekilde kamu idarelerine çok geniş bir surette takdir hakkı tanımış bulunmaktadır. Bu yönüyle de adı geçen düzenleme Anayasa'ya aykırılık teşkil etmektedir.
Aynı şekilde uygulama alanında ki taşınmazların doğrudan doğruya bakanlığın ya da yetkili idarenin talebi üzerine herhangi bir bedel ödemeden ya da kamulaştırma usulü uygulanmadan doğrudan doğruya hazine adına tescili bireyin yararı ile kamu yararı arasında ölçüsüz bir müdahale oluşturduğu için orantılılık ilkesine de aykırılık teşkil etmektedir. MADDE GEREKÇELERİ
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR