5237 Sayılı Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde
Kaynak göster
2/2382 esas numaralı kanun teklifi 11 Mart 2021 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Süleyman Bülbül (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Süleyman Bülbül (CHP, Aydın). “5237 Sayılı Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/2382, 11 Mart 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-2382-5237-sayili-turk-ceza-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/cde27ab0-e96e-42e0-b3f7-01915b36270b
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleAdalet Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 3 madde
MADDE 1Kanunun 29'inci maddesinin ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
Kanunun 29'inci maddesinin ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"Adli tıp ve uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporlar doğrultusunda Örselenmiş Kadın Sendromu tespit edilen ve hayati risk içeren sistematik fiziksel şiddet mağduru kişilerin kendilerini savunmak amacıyla faillerine karşı işlemiş olduğu suçlar da işbu madde kapsamında değerlendirilir."
Gerekçe: Örselenmiş Xadın Sendromu"na yol açan ağır fiziksel şiddet ile hayatını devam ettirmek zorunda kalan kişilerin faillere karşı işlemiş olduğu suçlar hakkında yapılacak değerlendirmelerin klasik meşru müdafa tanımı dışından çıkarılarak geniş bir değerlendirmeye konu olması gerekmektedir. Bu bağlamda olayın ispatı adli tıp raporları ve psikolojik değerlendirmeler kapsamında sağlanacaktır.
MADDE 2Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
MADDE 3Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
Genel gerekçeyi oku (4 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Örselenmiş Kadın Sendromu, kocasından veya duygusal ilişki yaşadığı partnerinden sürekli olarak ağır fiziksel, duygusal ve cinsel şiddet gören kadınların psikolojik durumlarını niteleyen bir kavramdır. İçtihat hukuku ülkelerinin mahkemeleri, partnerlerinin uyguladığı örseleyici ve hayati risk içeren şiddet dolayısıyla öldüren kadınlar için, Örselenmiş Kadın Sendromu'nu ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan bir neden olarak kabul etmiştir. Örselenmiş Kadın Sendromu yaşayan kadınlar şiddeti bir süre sonra hayatlarının bir parçası olarak görmekte ve kişilerde öğrenilmiş çaresizlik olgusu gelişmektedir. Bu kapsamda mağdurlar sendrom nedeniyle çaresiz oldukları ve şiddetten partnerlerini öldürmek dışında kendilerini koruyamayacakları algısını taşımaktadırlar.
Ülkemizin en büyük sorunlarından biri hane içinde kadına uygulanan şiddettir. 2020 yılında öldürülen 300 kadının yarısından fazlası kendi evinde öldürülmüş ve 2020'nin ise sadece ? ayında 68 kadın öldürülmüştür. Araştırmalar, Türkiye genelinde evlenmiş ya da birlikteliği olan kadınların yüzde 39'nunun herhangi bir şekilde şiddete maruz kaldığını, bunlardan yüzde 46'sının ise uğradığı şiddetin ağır derecede olduğunu göstermektedir. Ülkemizde kadına yönelik hane içi şiddet bu kadar yaygınken mahkemelere intikal eden ceza dosyalarında kadınlara uygulanan sistematik şiddet ve kadınlarda yaşanan travma bozukluğu yargı makamlarınca dikkate alınmamaktadır. Günümüzde Örselenmiş Kadın Sendromu'ndan muzdarip olduğu gözlemlenen ve basına yansıyan şiddet olaylarında, dosyalarda haksız tahrik hükümlerinin tartışılması bile nadiren görülmektedir. Oysaki yaşanan travma ve sistematikleşmiş hayati risk taşıyan şiddet, gelişen sendrom bağlamında kadınlar için kesintisiz ve öngörülemez bir hal almaktadır. Buna rağmen, mahkemelerimiz bu kavramı dikkate almadan kararlar vermektedir. Zira ülkemizde şiddet faillerine indirimler uygulanırken, kendi yaşamını korumak için suç işleyen mağdurlara karşı bu değerlendirme sağlanmamaktadır.
Meşru müdafaada, mağdura karşı olay anında yönelmiş mevcut bir tehlike söz konusudur. Örselenmiş Kadın Sendromu'nda ise failin kendisine yöneltilen saldırı o an bitmiş olabilir, ancak geçmişten beri gelen ve devam edecek olan düzenli ve sistematik bir şiddet mevcuttur. Örselenmiş
Tüm bunlar kapsamında, hayati risk taşıyan sistematik şiddet mağduru kişilerin kendilerini savunmak için işlemiş olduğu suçların klasik bir meşru müdafa olayı kapsamında değil olayın bütününe ve devamlılığına bakılarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Olayın aydınlatılması ve ispatı açısından Örselenmiş Kadın Sendromu'nun kişilerde geliştiğinin ortaya konulması gerekecektir. Bu bağlamda, kişinin vücudundaki yaralara ve darp izlerinin incelenmesi, ayrıca bir psikolog ile görüşülerek Adli Tıp Kurumu'nca rapor tanzim edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, yapılması gereken önleyici ve destekleyici çalışmaların yasalar nezninde de yapılmasıdır. MADDE GEREKÇELERİ
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR