İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/2383 ÖNCEKİ DÖNEMDEN YENİLENEN · İLK VERİLİŞ 9 MAR 2021 KOMİSYONDA

2820 Sayılı Siyasi Partiler Kanunu, 2839 Sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu ve 2972 Sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 9 madde

Kaynak göster

2/2383 esas numaralı kanun teklifi 9 Mart 2021 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Süleyman Bülbül (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Süleyman Bülbül (CHP, Aydın). “2820 Sayılı Siyasi Partiler Kanunu, 2839 Sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu ve 2972 Sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/2383, 9 Mart 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-2383-2820-sayili-siyasi-partiler-kanunu-2839-sayili-milletvekili-secimi-kanunu-ve-2972-sayili (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/c9ce2053-54ba-444c-8606-01915b36285e

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Anayasa Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 9 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 12820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 37'nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 37'nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

"Siyasi partiler, milletvekilliği genel veya ara seçimlerinde, adaylık için müracaat eden ve adaylığı uygun bulunanlar arasından adayların tespitini; her bir seçim çevresinde her iki cinsiyetin birden "650 oranında temsilini sağlayacak şekilde serbest, eşit, gizli oy, açık tasnif esasları çerçevesinde, tüzüklerinde belirleyecekleri usul ve esaslardan herhangi biri veya birkaçı ile yapabilirler. Hesaplamada, kesirler tama iblağ edilir.

Listeler, ilk iki sıradaki adayların farklı cinsiyetten olması ve her iki cinsiyetin birbirini izlemesi, birbirini izleyen iki adayın aynı cinsiyetten olmaması (fermuar yöntemi) esasına bağlı kalınarak düzenlenir. Bu yöntemle, bahse konu seçim çevresinden toplamda çıkacak milletvekili sayısı kadar aday tespit edilir.

Siyasi partiler, ön seçim ya da aday yoklaması yaptıkları seçim çevrelerinde, toplam olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tam sayısının "05'ini aşmamak üzere, ilini, seçim çevresini, aday listesindeki sırasını, ön seçim veya aday yoklaması tarihinden en az on gün önce Yüksek Seçim Kurulu'na bildirmek koşuluyla, merkez adayı gösterebilirler. Merkez adaylarının belirlenmesinde, her bir cinsiyetin "050 oranında temsiliyeti esasına bağlı kalınır. Merkez adayları, her bir seçim çevresinin aday listelerindeki ilk iki adayın ayrı cinsiyetten olması ve birbirini izleyen iki adayın aynı cinsiyetten olmaması esasına göre yerleştirilir.

Siyasi partilerin bir seçim çevresinde teşkilatı bulunmaz veya gösterilmesi gereken sayıda aday adayı veya kadın aday adayı olmazsa, o seçim çevresine ait aday listesi, merkez adayları için belirtilen diğer esaslara göre, o seçim çevresinde çıkacak milletvekili sayısı kadar, ilgili parti tüzüğündeki esaslara göre partinin merkez karar ve yönetim kurulunca belirlenir.

Parti aday cetvelleri, her bir cinsiyetin 050 oranında temsili ve katılımı, ilk iki sıradaki adayların farklı cinsiyetten olması ve birbirini izleyen iki adayın aynı cinsiyetten olmaması esasına bağlı kalınarak düzenlenir. Bu sistem, partilerin uyguladı seçim yöntemlerinde hayata geçirilir. bini iii.

Partilerin tüzüklerinde gösterilen, merkez yoklaması dışındaki parti aday seçimleri, seçim kurullarının yönetim ve denetimi altında yapılır.

Partilerin tüzüklerinde, herhangi bir seçim çevresinde bütün üyelerin iştiraki ile yapacakları ön seçimde, bu Kanun'un ön seçimlerle ilgili hükümleri uygulanır.

Aday tespitinin yapılacağı gün, Yüksek Seçim Kurulu tarafından, genel seçimlerden en az yetmiş beş gün önceki bir tarih olarak belirlenip ilan edilir. Seçime katılacak bütün siyasi partilerin tüzüklerindeki usullere göre il ve ilçelerde yapacakları aday tespitleri, bütün yurtta aynı günde yapılır.

Gerekçe: Teklifin ikinci maddesinde, 2820 sayılı Kanun'un 37'nci maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle TBMM'ye üye seçiminin, cinsiyet eşitliğinin gerçekleşmesi garanti edilecek şekilde belirlenmesi sağlanmaktadır. Bu bağlamda, kadınların siyasete katılımı konusunda, bir tedbir uygulaması ve ayrımcılığı giderici yöntem olarak "fermuar sistemi"ne de yer verilmektedir. Ayrıca, siyasi partilere, seçim listelerini oluştururken sadece erkek veya sadece kadın egemen değil; her iki cinsiyetin her birinin 9650 oranında TBMM üyeliğine seçilmesini garanti altına almaları yükümlülüğü getirilmektedir. Bu maddeyle getirilen kuralların doğru şekilde uygulanması, aday listelerinin sunulması sırasında, ilgili Seçim Kurullarınca resen denetlenecektir.

MADDE 2Genel seçimler için kabul edilen seçim çevresi, aday tespiti için de esas alınır."

2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 48'inci maddesinin birinci fıkrasından sonra gelmek kaydıyla aşağıdaki fıkra ilave edilmiştir:

"Parti aday listeleri, her bir cinsiyetin "050 oranında temsil ve katılımı, ilk iki sıradaki adayların farklı cinsiyetten olması ve birbirini izleyen iki adayın aynı cinsiyetten olmaması esasına bağlı kalınarak düzenlenir. Bahse konu esasa göre düzenlenmemiş aday listeleri, Yüksek Seçim Kurulu'nca reddedilir."

Gerekçe: Bahse konu Madde ile, Yüksek Seçim Kurulu'na sunulacak parti aday listelerinde, cinsiyet eşitliğinin belirli düzeyde gerçekleşmesini teminat altına alacak "kota" ve "fermuar" uygulamalarına yer verilmektedir. Zorunlu mahiyetteki bu esaslara uyulmadığı takdirde, ilgili listelerin Yüksek Seçim Kurulu'nca reddedileceği de hüküm altına alınmaktadır.

MADDE 32820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 51'inci maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 51'inci maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

"Bir seçim çevresinde ön seçimin, ön seçim işlemleri sebebiyle iptaline karar verildiği takdirde, ön seçim yenilenmez. Bu seçim çevresi için bütün adaylar, ilgili parti tüzüğünün belli ettiği ve 48'inci maddede belirtilen esaslara göre, merkez karar ve yönetim kurulunca belirlenir."

Gerekçe: Madde ile, ön seçim işlemlerinde yaşanabilecek birtakım eksikliklerin, her bir cinsiyetin belirtilen oranda temsiline yönelik doğurabileceği sakınca ve engellerin ortadan kaldırılması amaçlanmaktadır.

MADDE 42820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 62. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına sırasıyla aşağıdaki…

2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 62. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına sırasıyla aşağıdaki cümleler eklenmiştir:

"Üyeliğe kabul edilen ve mali gücü yeterli olmayan kadın üyeler, giriş ve üyelik aidatından muaf tutulur."

"Bu zorunluluk, birinci fıkrada belirtilen kadın üyeler bakımından geçerli değildir."

Gerekçe: Bu Madde aracılığıyla, kadınların siyasi hayata katılımlarını mümkün olduğunca kolaylaştırmak ve özellikle ekonomik durumu uygun olmayan kadınların, siyasi partilere üyelik noktasında mağduriyet yaşamalarının önüne geçmek amacıyla "pozitif ayrımcılık" yoluna başvurulmaktadır.

MADDE 52820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 64. maddesine aşağıdaki cümle eklenmiştir:

2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 64. maddesine aşağıdaki cümle eklenmiştir:

"Kadın aday adayları, aday adaylığı aidatının 1/4'ünü öder."

Gerekçe: İşbu Madde ile, bir önceki maddede olduğu gibi, kadınların siyasi hayatta etkin biçimde yer alabilmelerini temin etmek adına ve ekonomik güçlüklerin olumsuz etkisini devre dışı bırakmak amacıyla kadınlardan, milletvekilliği aday adaylığı aidatının yalnızca 1/4'ünün alınması düzenlenmektedir."

MADDE 610.06.1983 tarihli ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu'nun 20'nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir:

10.06.1983 tarihli ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu'nun 20'nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir:

"Seçim kurulları, kendi seçim çevrelerine ait aday listelerinde yaptıkları inceleme sonucunda, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 37'nci maddesine bağlı kalınarak düzenlenmesinde noksanlık veya aykırılık bulunduğu tespit ederlerse, durumu geçici ilan tarihinden itibaren iki gün içinde, ilgili siyasi partilerin il başkanlarına ve Yüksek Seçim Kurulu'na bildirirler. İlgili partiler, bu bildirimden en geç on gün sonra saat 17.00'a kadar, düzeltilmiş aday listelerini Yüksek Seçim Kurulu'na sunarlar. Uygun şekilde düzenlenmeyen listeler, Yüksek Seçim Kurulu'nca reddedilir."

Gerekçe: Madde vasıtasıyla, "Milletvekili Seçimi Kanunu'nun 20. maddesinde değişikliğe gidilerek il seçim kurulları ve nihayetinde Yüksek Seçim Kurulu tarafından, siyasi partilerin nihai aday listelerindeki kadın ve erkek aday sıralaması ve sayısının, getirilen cinsiye doğrultusunda denetlenmesi bağlamında izlenmesi gereken yola açıklık getirilmek ir

MADDE 718.01.1984 tarihli ve 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi…

18.01.1984 tarihli ve 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun'un 10'uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

"a) Yapılan aday tespitinde belediye başkanlığı için bir aday, belediye meclisi üyeliklerine o seçim çevresi için tespit edilen üye adedi kadar asıl ve yedek olarak ayrı ayrı; il genel meclisi üyeliklerine o seçim çevresi için tespit olunan asıl ve yedek üyelikler sayısı kadar ayrı ayrı aday belirlenir. Siyasi partiler, belediye meclisi üyelikleri ile il genel meclisi üyelikleri asıl ve yedek aday listelerini, her iki cinsiyetin birden "050 oranında temsilini sağlayacak şekilde belirler. Hesaplamada, kesirler tama iblağ edilir."

Gerekçe: İşbu Madde ile, 2972 sayılı "Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun"un 10'uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinde yapılan değişiklik vasıtasıyla, yerel meclislerde kadınların ve erkeklerin her birinin 9650 oranında belirlenerek cinsiyet eşitliğinin belirli ölçüde oluşması sağlanmaktadır. Bu kapsamda, siyasi partilere, belediye ve il genel meclisi aday ve yedek listelerini oluştururken cinsiyetlerden her birinin yerel mecliste, en az 9050 oranında belirleme yükümlülüğü getirilmektedir. Bahse konu belirlemenin yöntemi ise siyasi partilerin kendi tercihlerine bırakılmaktadır. Bu maddeyle getirilen kuralın doğru şekilde uygulanması, aday listelerinin sunulması sırasında, ilgili Seçim Kurullarınca resen denetlenecektir.

MADDE 8Bu Kanun, yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Bu Kanun, yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Gerekçe: Yürürlük maddesidir.

MADDE 9Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Gerekçe: Yürütme maddesidir. 2820 SAYILI SİYASİ PARTİLER KANUNU, 2839 SAYILI MİLLETVEKİLİ SEÇİMİ KANUNU VE 2972 SAYILI MAHALLİ İDARELER İLE MAHALLE MUHTARLIKLARI VE İHTİYAR HEYETLERİ SEÇİMİ HAKKINDA KANUN'DA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN TEKLİFİ

Genel gerekçeyi oku (48 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

Geçmiş dönemde vermiş olduğum; 2/5041, 2/5042, 2/5021, 2/4983, 2/4975, 2/4946, 2/4924, 2/4925, 2/4777, 2/4767, 2/4686, 2/4619, 2/4615, 2/4207, 2/4209, 2/4197, 2/3805, 2/3717, 2/3692, 2/3693, 2/3694, 2/3696, 2/3691, 2/3684, 2/3685, 2/3690, 2/3689, 2/3688, 2/3687, 2/3686, 2/3641, 2/3642, 2/3624, 2/3573, 2/3544, 2/3494, 2/3469, 2/3460, 2/3461, 2/3401, 2/3214, 2/3202, 2/3184, 2/3132, 2/3082, 2/2990, 2/2477, 2/2341, 2/2043, 2/1326, 2/1370, 2/1341, 2/1379, 2/1527, 2/1693, 2/1807, 2/1993 Esas numaralı kanun tekliflerimin, TBMM İç Tüzüğünün 77. Maddesinin 1. Fıkrası uyarınca 28. Yasama Döneminde yenilenmesini arz ve talep ederim.

KANUNLAR w" © TARBSKLIĞI

TA Müsls 2024

Numara!

7 CUMHURİYET HALK PARTİS ZE Grup Başkanlığı

Tarih : 3.20. 24

Siyasi Partiler Kanunu, Milletvekili Seçimi Kanunu ve Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına İlişkin ("Ulusal ve Mahalli Meclislerde Kadınların Temsiliyet Oranlarının Artırılması") Kanun

Teklifi, gerekçesiyle birlikte ilişikte sunulmuştur.

! CHP Genel Başkanı Y Dul hu.

2. YADACA Garra. TASaE2. liye e Yİ ( Se MÜ Of) Şi Ne 204. (0) - kemal ekol v3

Tekrdp v

Sera Ale e Mazayum A SiBEL men Mr a7 Kara yA

Taki

—)G ieleri Komisyon — Kadın Erkek. Reşat Sitiği Komisyon Anayasa Tarih : yy Mart 2021

Esas No: Z/3u49 Numara, 13 | 359

N Pam Rafet ZEYBEK Antalya R UL , # 3 Mehmet GÖKER Burdur k W ) yine Tufan KÖSE Çorum N 9, Ne

Serkan TOPAL Hata Turan AYDOĞAN İstanbul y Vİ i Mehmet BEKAROĞLU İstanbul O Y LZ Ahmet Ünal ÇEVİKÖZ İstanbul M. Jun 7 — Aykut ERDOĞDU İstanbul Me — A Mehmet Akif HAMZAÇEBİ İstanbul Ar. A , /& 1 N Haş,

Mustafa Sezgin TANRIKULU İstanbul Ç < ) / LL a Gürsel TEKİN İstanbul — © —

İsmail Atakan ÜNVER Karaman 4 (0 Mİ) Turabi KAYAN Kırklareli 7) K / Haydar AKAR -Kocaeli | K < > Ahmet Vehbi BAKIRLIOĞLU Manisa m 2 ÜN Alpay ANTMEN Mersin 4 ij ma 7 Suat ÖZCAN Muğla < Mef ) ULA < T Vani

Mp2. KAN 4SLA /plu/ NN / GENEL GEREKÇE

Kadın-erkek eşitliği, çağdaş ve demokratik bir toplum olmanın en önemli belirleyicisidir. Kadın-erkek eşitliği, temel bir haktır. Kadın-erkek eşitliği, sosyal demokrasinin temel ilkeleri olan eşitlik, özgürlük ve adalet çerçevesinde şekillenmektedir. Kadınlar ve erkeklerin, toplumsal yaşamın tüm alanlarında eşit haklara sahip olmaları ve eşit muamele görmeleri ile özgür ve eşit insanlar olarak yaşamaları sağlanmalıdır. Kadınlara ve erkeklere, eşit ve özgür şekilde yaşayabilecekleri bir toplum düzeni sağlamak, temeldir. Hedef, aile içinde, kamusal yaşamda, iş hayatında ve siyasette, Türkiye'yi kendi hayatını belirleyen özgür ve güçlü kadınların ülkesi hâline getirmek; toplumdaki erkek egemen yaklaşımın dönüştürülmesidir. Bu nedenlerle de önceliğimiz; Siyasi Partiler Kanunu, Milletvekili Seçimi Kanunu ve Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçim Hakkında Kanun'un değiştirilmesidir.

Türkiye İstatistik Kurumu ("TÜİK") tarafından ortaya konulan verilere göre Türkiye nüfusunun 9050,0'i erkeklerden, "649,9'u kadınlardan; Yüksek Seçim Kurulunun "Seçmen İstatistikleri"ne göre ise seçmenlerin 9050," si kadınlardan, 9649,3'ü erkeklerden oluşmaktadır. Ülkemizde nüfusun ve seçmenlerin yarısını oluşturan kadınlar, ne yazık ki siyasette, kamuda ve ekonomi yönetiminde, siyasi partilerin yönetim kadrolarında eşitlik ilkesine uygun bir biçimde temsil ve katılım olanağı bulamamaktadır.

Ülkemizde kadınlara seçme ve seçilme hakkı, bundan 86 yıl önce, 5 Aralık 1934'teki Anayasa değişikliğiyle tanınmıştır. İsviçre, İtalya, Fransa, İspanya, Yunanistan gibi Avrupa ülkelerinden çok daha önce seçme ve seçilme hakkına kavuşan Türk kadını, son yıllarda yaşanan gelişmelere rağmen seçilme hakkının kullanılması konusunda, dünya sıralamasında hala sonlarda yer almaktadır. "Dünya Ekonomik Forumu"nun 2020 Yılı Küresel Cinsiyet Eşitliği Raporu'nda Türkiye, 150 ülke içerisinde 130*uncu sırada yer almaktadır. Yine aynı Rapor'a göre, kadınların siyasette eşit katılımının sağlanabilmesi için en az 107 yıl geçmesi gerektiği ifade edilmektedir.

178 ülke parlamentosunun üye olduğu Parlamentolar Arası Birlik'in ("IPU") 1 Haziran 2020 itibarıyla hazırladığı listeye göre ise kadınların meclisteki temsiliyeti açısından Türkiye, 193 ülke arasında 123'üncü sırada yer almaktadır. Türkiye, yüzde 17,2 oran ile çoğu Afrika ve Asya ülkesinin de gerisinde yer almaktadır. Kadınların Parlamento"daki temsil oranı, Etiyopya'da

Afganistan'da yüzde 27, Irak'ta yüzde 26,4, Cezayir'de yüzde 25,8, Tunus'ta Bangladeş'te yüzde 20,9, Fas'ta yüzde 20,5 ve Pakistan'da yüzde 20,2'dir. Bütün ülkelerin ortalaması dikkate alındığında, kadınların parlamentolardaki ortalama temsil oranı yüzde 25,1'dir. Türkiye, güncel verilere göre yüzde 17,2'lik oranla dünya ortalamasının yüzde 7,9 puan altındadır.

Dünya genelinde, mecliste kadın oranının en yüksek olduğu bölge, yüzde 43,9'luk oranla İskandinav ülkeleridir. Bölgeler karşılaştırıldığında, parlamentolarda kadın temsil oranları aşağıdaki gibidir:

"e Kuzeyülkeleri: Yüzde 43,9 " Karayipler: Yüzde 40,3

"e Avustralya ve Yeni Zelanda: Yüzde 35,1 e Kuzey Amerika: Yüzde 34,7 " Batı Avrupa: Yüzde 34,7

"e Doğu Afrika: Yüzde 31,7 e Güney Afrika: Yüzde 30,5. e Güney Asya: Yüzde 17,4

Batı Afrika: Yüzde 15,3

OrtaDoğu: Yüzde 14,5

"e Pasifik Adaları: Yüzde 6,4.

Kadınların parlamentodaki temsiliyeti sıralamasında ise Ruanda yüzde 61,3 oranıyla birinci sırada, Küba yüzde 53,2 oranıyla ikinci sırada, Bolivya ise yüzde 53,1 oranıyla üçüncü sırada yer almaktadır.

Nitekim, 31 Mart 2019 yerel seçimlerinin sonuçlarına göre 8.257 belediye başkan adayının sadece 652'si, yani yüzde 7,89'u kadın adaylardan oluşurken seçimlerin sonucuna göre 1.389 belediye başkanlığı koltuğundan ancak 43*üne kadınlar seçilebilmiştir.

Aşağıda yer verdiğimiz tabloya göre, son yıllarda kısmi bir ilerleme kaydedilse de sonuçlar, kadınların parlamentoda yeterli oranda temsil edilmediğini açıkça göstermektedir. Kadınların ulusal ve yerel meclislerde daha çok temsil edilebilmesi için pozitif ayrımcılığa ihtiyaç vardır. Erkeklere kıyasla siyasi yarışlarda daha zayıf kalan kadınların yasal düzenlemelerle desteklenerek karar alma mekanizmalarında daha çok söz sahibi olmalarının sağlanması, bir zorunluluk arz etmektedir.

Bazı seçim dönemlerine göre, ulusal düzeyde TBMM'deki kadın temsiliyeti ise şöyledir:

SEÇİM YILI MİLLETVEKİLİ | KADIN KADIN SAYISI MİLLETVEKİLİ | ORANI (94) 1935 395 18 4,6 1943 435 16 3,7 1950 487 3 0,6 1957 610 8 1,3 1965 450 8 1,8 1973 450 6 1,3 1991 450 8 1,8 1999 550 22 4,2 2002 550 24 4,4 2007 550 50 9,1 2011 550 79 14,3 2015 (7 Haziran) 550 97 17,6 2015 (1 Kasım) 550 81 14,7 2018 600 104 17,3

Öte yandan, siyasi partilerin yönetimlerine kadınların katılımı da yine sınırlı düzeyde kalmakta ve bu durum, kadınların siyasi partiler içerisinde, çoğu zaman az sayıda ve yardımcı konulardan öteye geçemeyen bir alana sıkışıp kalmalarına neden olmaktadır. Ayrıca, kadınların siyasi Kadınların parti içerisinde görünürlüğü artıracak birtakım çalışmalar yürütülse de siyasi parti hiyerarşisinde yükselerek karar organlarına seçilme veya atanma şansı, oldukça kısıtlı kalmaktadır.

Hiç şüphesiz ki, Anayasamızın 10. maddesinde ifadesini bulan "eşitlik ilkesi" ve Türkiye Cumhuriyeti olarak imza koyduğumuz "uluslararası sözleşmeler" uyarınca cinsiyet eşitliğini sağlayarak hayata geçirmek ve sürdürmek, Devlet'in temel görevleri arasındadır.

Kadınların siyasete katılımı ile siyasette temsilini düzenleyen başlıca uluslararası sözleşmeler şu şekilde sıralanabilir:

"Birleşmiş Milletler ("BM") - İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, BM - Medeni ve Sosyal Haklar Sözleşmesi, BM - Kadınların Siyasal Haklarına Dair Sözleşme, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa Birliği Temel Haklar Bildirgesi, BM - Pekin Deklarasyonu ve Eylem Planı, BM - Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi ("CEDAW"), Avrupa Sosyal Şartı, Avrupa Yerel Yaşamda Avrupa Kadın Erkek Eşitliği Şartı, BM - Bin Yıl Kalkınma Hedefleri (2000-2013), BM - Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (2013-2030), Avrupa 2020 Stratejisi."

Bahse konu sözleşmeler, "toplumsal cinsiyet eşitliği"nin hayata geçirilmesi konusunda çerçeve çizerken, "yasa karşısında eşitlik ve eşit korunma hakkı", "eşit haklara sahip olma hakkı", "siyasal hayata, kamu yönetimine ve kamu hizmetine eşit katılım hakkı", "eşitlik için ayrımcılık yapmama gereği", "eşitliğin sağlanması ve ayrımcılık yapılmamasından devletlerin / hükümetlerin sorumlu olduğu" üzerinde durmaktadır.

Siyasal hayata katılımda kadın-erkek eşitliğini sağlamak için en etkili araçlardan biri, yukarıda da saydığımız CEDA'W'ın 4. maddesinde düzenlenmiş olan "geçici özel önlemler (temporary special measures)" ya da daha sık kullanıldığı şekliyle pozitif ayrımcılık önlemleridir. Bu önlemler, esasen, kadınların siyasal hayata katılımında devam eden dezavantaj zincirinin kırılması suretiyle yapısal değişikliklerin meydana gelmesi ve kadınlar açısından eylemli/sonuç (de facto) eşitliği'nin sağlanması temelinde, sınırlı bir amaçla tesis edilen, geçici süreli ve belirlenen hedefe yani ifade ettiğimiz sonuç eşitliğine ulaşıldığında, sona erdirilen düzenlemelerdir. Kadının konumunun iyileştirilmesi sürecini hızlandırma amacını taşıyan söz konusu "önlemler", CEDAW Komitesi'ne göre, yasama, yürütme, idari ve diğer alanlarda çeşitli düzenleyici araçları, politikaları ve uygulamaları kapsar.

Söz konusu 4. madde (CEDAW) temelinde, "geçici özel önlemlerin uygulanması" ayrımcılık yapmama ilkesinin istisnası olarak değil; Sözleşmeci Devletlerin kadınların erkeklerle eylemli/sonuç eşitliğini, böylece insan haklarından ve temel özgürlüklerden eşit yararlanmalarını sağlamaya yönelik stratejilerinin "gerekli" bir parçasıdır. Türkiye açısından bu nitelikteki "geçici özel önlemler"in gerekliliği ise CEDAW Komitesi tarafından da vurgulanmıştır.

Uluslararası yargı organları da geçici özel önlemlerin uygulanması ya da fiili eşitsizliklerin düzeltilmesi nedeniyle yapılan farklı muamelelerin ayrımcılık anlamına gelmediğinin altını çizen kararlar vermiştir.

Öte yandan, ulusal mevzuatımızda ise Anayasa'nın amir hükümlerine rağmen "eşit siyasal katılım hakkı" noktasında, ilgili kurumlarımız tarafından gerektiği biçimde sorumluluk üstlenilmemektedir. Bu gerçekten de hareketle, kadınların siyasette temsil oranıyla ilgili bağlayıcı nitelikteki bir düzenleme, son derece gereklidir.

Ülkemizin ve Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün "Kadınlar içtimai hayatta erkeklerle birlikte yürüyerek birbirinin yardımcısı ve destekçisi olacaklardır. Bir toplum, cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse, o toplum yarı yarıya zayıflamış olur. Bizim toplumumuzun uğradığı başarısızlıkların sebebi, kadınlarımıza karşı ihmal ve kusurdur" şeklindeki ifadeleri, kadınların sosyal ve ekonomik hayatımızın her alanında, erkeklerle birlikte eşit koşullarda ve eşit haklara sahip olarak yerini alması gerektiğine işaret etmektedir. Bu alanlardan biri de şüphesiz ki, karar alma mekanizmalarında yer alabilmektedir. Ancak yukarıda da açıkça anlatıldığı üzere günümüze kadar kadınlar, karar alma mekanizmalarında hak ettikleri yeri alamamıştır. Bu konuda yapılacak pozitif ayrımcılık, kadınların siyasal hayata daha çok katılmalarını ve böylece karar alma mekanizmalarında daha fazla söz sahibi olmalarını sağlayacaktır.

Yukarıda açıklanan nedenler doğrultusunda, bu Kanun Teklifi çerçevesinde getirilen "kota" ve "fermuar sistemi" düzenlemeleriyle kadınların, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde ve yerel meclislerde temsiliyetinin artırılmasıyla karar alma mekanizmalarında daha çok söz sahibi olmalarının hayata geçirilmesi amaçlanmaktadır.

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam