Günün Yirmi Dört Saate Taksimine Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 4 madde
Kaynak göster
2/2469 esas numaralı kanun teklifi 1 Ekim 2024 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Adnan Beker (Bağımsız); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Adnan Beker (Bağımsız, Ankara). “Günün Yirmi Dört Saate Taksimine Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/2469, 1 Ekim 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-2469-gunun-yirmi-dort-saate-taksimine-dair-kanunda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/458b0b79-86a3-4aa3-8630-01924be9d2b2
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleSanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 4 madde
MADDE 126/12/1925 tarihli ve 697 sayılı Günün Yirmi Dört Saate Taksimine Dair Kanunun 2 nci maddesi aşağıdaki…
26/12/1925 tarihli ve 697 sayılı Günün Yirmi Dört Saate Taksimine Dair Kanunun 2 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"MADDE 2- Griniç'e göre otuzuncu derecede bulunan boylam dairesi bütün Türkiye Cumhuriyeti saatleri için esas alınır. Türkiye Cumhuriyeti'nde her yıl mart ayının son pazar günü saatler; saat 03;00'da bir saat ileri ve ekim ayının son pazar günü saat 04:00'da bir saat geri alınır."
MADDE 2697 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
697 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 1- Bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten bir sonraki haftanın pazar günü saatler, bu maddeyi ihdas eden Kanuna uygun şekilde düzenlenir."
MADDE 3Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 4Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Genel gerekçeyi oku (5 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
2016 yılından bu yana yürürlükte olan sürekli yaz saati uygulaması, başlangıçta enerji tasarrufu sağlamak amacıyla hayata geçirilmiş olmasına rağmen, hem toplumsal refah hem de enerji verimliliği açısından beklenen faydayı sağlayamamış, aksine vatandaşlarımızın günlük hayatında bir dizi olumsuz etkiye yol açmıştır. Bu uygulamanın özellikle kış aylarında yaratmış olduğu sosyo-ekonomik ve fizyolojik sıkıntılar, kış saati düzenlemesine geri dönülmesinin zaruretini ortaya koymaktadır.
Öncelikle, sürekli yaz saati uygulamasının bireylerin biyolojik ritmi üzerindeki olumsuz etkileri göz ardı edilemeyecek boyutlara ulaşmıştır. Sabahın erken saatlerinde karanlık bir ortamda uyanmak zorunda kalan vatandaşlarımız, doğal biyolojik döngülerine aykırı bir şekilde yaşamlarını sürdürmekte, bu durum hem fizyolojik hem de psikolojik sorunlara neden olmaktadır. Bilimsel çalışmalar, gün ışığından yeterince yararlanamamanın bireylerin ruhsal sağlığını olumsuz etkilediğini, depresyon, stres ve kronik yorgunluk gibi sorunların artmasına sebep olduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle öğrencilerimizin sabah saatlerinde karanlıkta okula gitmek zorunda kalması, öğrenme süreçlerinde dikkatsizlik, yorgunluk ve motivasyon kaybına yol açarak eğitim hayatlarını da doğrudan etkilemektedir.
Bir diğer önemli husus, trafik güvenliği açısından sürekli yaz saati uygulamasının doğurduğu risklerdir. Karanlıkta işe ya da okula gitmek zorunda kalan milyonlarca insan, trafik kazası riskiyle karşı karşıya kalmakta, özellikle çocuklarımızın okul yolunda güvenlikleri tehlikeye girmektedir. Sabah saatlerinde gün ışığından yeterince faydalanamamak, trafik kazalarını artırmakta ve vatandaşlarımızın can güvenliği açısından ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Kış saati uygulamasına geçilmesi, sabah saatlerinde aydınlık bir ortamda daha güvenli bir ulaşım sağlanmasına vesile olacak ve trafik güvenliğini artıracaktır.
Enerji tasarrufu amacıyla hayata geçirilen sürekli yaz saati uygulamasının enerji tüketiminde kayda değer bir azalma sağlamadığı da açıkça görülmektedir. Aksine, kış aylarında sabah saatlerinde yaşanan karanlık nedeniyle hem hanelerde hem de kamu binalarında daha fazla aydınlatma ve ısınma ihtiyacı doğmakta, bu da enerji tüketimini artırmaktadır. Bu uygulama, enerji tasarrufu hedeflerini karşılamadığı gibi vatandaşlarımızın elektrik faturalarının artmasına ve bütçelerinin daha fazla zorlanmasına yol açmaktadır. Bu konuda yapılan ve Energy Reports dergisinde yayınlanan bilimsel bir çalışmada (Daylight Saving Time policy and energy consumption), 2012-2020 yılları arasındaki 8 yıllık enerji tüketimi ve temel atmosferik veriler incelenmiştir. Buna göre, ülkemizde uygulanacak kalıcı yaz saati ile enerji tasarrufu sağlanmadığı gibi, günlük yük eğrisinde sürekli bir ötelemeye de sebep olmadığı açıkça ortaya konulmuştur. Kış saati uygulamasına geri dönülmesi, sabah saatlerinde daha fazla gün ışığından faydalanarak enerji tüketiminin düşmesine katkı sağlayacak ve ülkemizin enerji kaynaklarının daha verimli kullanılmasını sağlayacaktır.
Bu çerçevede kış saati uygulamasına geçilmesi; enerji tasarrufu sağlanması, vatandaşlarımızın biyolojik ritminin korunması, trafik güvenliğinin artırılması ve uluslararası ticaretin daha etkin hale getirilmesi açısından büyük bir önem arz etmektedir. Vatandaşlarımızın günlük yaşamını kolaylaştıracak, ülkemizin enerji verimliliği ve güvenliği hedeflerine hizmet edecek bu düzenlemenin hayata geçirilmesi gerekmektedir.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR