5726 Sayılı Tanık Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 6 madde
Kaynak göster
2/256 esas numaralı kanun teklifi 2 Temmuz 2018 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “5726 Sayılı Tanık Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/256, 2 Temmuz 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-256-5726-sayili-tanik-koruma-kanununda-degisiklik-yapilmasina-iliskin-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/b547d81d-b9d1-45f5-a69d-0188d8e52104
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleAdalet Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 6 madde
MADDE 127/12/2007 tarihli ve 5726 Sayılı Tanık Koruma Kanunu'nun "Tanık Koruma Tedbirleri" Başlıklı 5 nci Maddesinin…
27/12/2007 tarihli ve 5726 Sayılı Tanık Koruma Kanunu'nun "Tanık Koruma Tedbirleri" Başlıklı 5 nci Maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendinde yer alan "Kimlik ve" ibaresi ile (b) bendi madde metninden çıkarılmış, (c) bendi (b) bendi "olarak; (ç) bendi (c) bendi olarak ve (d) bendi (ç) bendi olarak; (e) bendi (d) bendi olarak; (f) bendi (e) bendi olarak; (g) bendi (f) bendi olarak; (ğ) bendi (g) bendi olarak ve (h) bendi (ğ) bendi olarak değiştirilmiştir.
Gerekçe: Bu madde ile ceza muhakemesinde tanığın kimliğinin gizlenmesinin önlenmesi ve bu yolla savunma hakkının etkin olarak kullanılmasının sağlanması amaçlanmaktadır. Özellikle tanığın yargılama konusu dava ile ilgisinin tüm ilgililerce bilinebilmesi ve bu yolla etkin bir iddia veya savunma hakkının kullanılmasını sağlayacaktır. Buna ek olarak, duruşmada hazır bulunma hakkı olanların yokluğunda tanık dinlenmesi imkanı ortadan kaldırılarak, dinlenen tanık ifadeleri karşısında etkin iddia ve savunma hakkının kullanılması sağlanacaktır.
MADDE 227/12/2007 tarihli ve 5726 Sayılı Tanık Koruma Kanunu'nun "Tanık Koruma tedbiri kararlarını verecek makam ve…
27/12/2007 tarihli ve 5726 Sayılı Tanık Koruma Kanunu'nun "Tanık Koruma tedbiri kararlarını verecek makam ve merci" başlıklı 6 ncı maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan (ç) ibaresi (c) olarak; 2 nci fıkrasının ilk cümlesinde yer alan (ç) ibaresi (c) olarak; 3 üncü fıkrasında yer alan (d) ibaresi (ç) ve (h) ibaresi (ğ) olarak değiştirilmiştir.
Gerekçe: Madde 1'de yapılan değişiklikler nedeniyle atıf yapılan madde bentleri değiştirilmiştir.
MADDE 327/12/2007 tarihli ve 5726 Sayılı Tanık Koruma Kanunu'nun "Haklarında koruma tedbiri kararı alınan tanıkların…
27/12/2007 tarihli ve 5726 Sayılı Tanık Koruma Kanunu'nun "Haklarında koruma tedbiri kararı alınan tanıkların dinlenmelerinde uygulanacak usuller" başlıklı 9 uncu maddesinin 2 nci fıkrası yürürlükten kaldırılmış; 4 üncü bendinde yer alan "ve ikinci" ibaresi; 5 inci bendin sonunda yer alan "veya tanığı dinlerken dolaylı dahi olsa tanığın kimliğini ortaya çıkaracak soruların sorulmasına izin vermez" ibaresi ile 8 inci bentte yer alan "ve (b)" ibaresi madde metninden çıkartılmıştır.
Gerekçe: Bu madde ile değişiklik teklifinin genel gerekçesine uygun olarak tanığın yargılama konusu dava ile irtibatının bulunup bulunmadığının ve etkin iddia ve savunma hakkının kullanılması amaçlanmıştır.
MADDE 427/12/2007 tarihli ve 5726 Sayılı Tanık Koruma Kanunu'nun "Koruma kararının alınmasında Cumhuriyet…
27/12/2007 tarihli ve 5726 Sayılı Tanık Koruma Kanunu'nun "Koruma kararının alınmasında Cumhuriyet Başsavcılıkları ile mahkemelerce uygulanacak usuller" başlıklı 10 uncu maddesinin 2 nci bendi yürürlükten kaldırılmış; 4 üncü bendinde yer alan (ç) ibaresi (c) olarak değiştirilmiştir.
Gerekçe: Bu madde ile yine etkin bir iddia ve savunma hakkının kullanılabilmesi amacıyla değişiklik yapılmış, Cumhuriyet Savcılıkları tarafından uygulanacak gizlilik uygulamaları madde metninden çıkarılmıştır.
MADDE 527/12/2007 tarihli ve 5726 Sayılı Tanık Koruma Kanunu'nun "Kurulun görev ve yetkileri" başlıklı 14 üncü…
27/12/2007 tarihli ve 5726 Sayılı Tanık Koruma Kanunu'nun "Kurulun görev ve yetkileri" başlıklı 14 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendinde yer alan (c) ibaresi (b) olarak değiştirilmiştir.
Gerekçe: Diğer maddelerde yapılan değişiklikler nedeniyle atıf yapılan bentler değiştirilmiştir.
MADDE 6Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Bu madde yürürlük maddesidir. 5726 Sayılı Tanık Koruma Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi
Genel gerekçeyi oku (6 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Kıta Avrupası sisteminde bir delil aracı olarak tanık beyanı, CMK md. 217 gereğince duruşmada yargıç huzurunda tartışılmalı ve yargıç da huzurunda tartışılmış olan bu delillere göre karar vermelidir. Duruşmada delillerin tartışılmasında esas olarak çelişme ilkesi (çelişme yöntemi)kullanılır. İleri sürülen bir delil konusunda tarafların (iddia ve savunma) görüşlerini belirtmeleri ve karşılıklı olarak tartışmaları gerekir. Yargıç da taraflarca ortaya konulan görüşlerden ve yapılan tartışmalardan yola çıkarak ileri sürülen delilin (ör, tanık beyanının) olayı tamamlayıp tamamlamadığına karar verir. Yargıcın delilleri değerlendirme serbestisi vardır. Duruşmada her ileri sürülen delil, ceza muhakemesi anlamında "delil" olarak kabul edilmez. Nitekim CMK md. 206/2'ye göre de yargıç duruşmada ileri sürülen delilleri reddetme hakkına sahiptir.
Diğer yandan Anglo - Sakson hukukunda (İçtihat hukuku) uygulanan usul tanık beyanlarının üzerine kurulmuştur. İddia ve savunma makamları hakem konumunda olan yargıcın huzuruna tanıkları getirir ve sorgular (esas sorgu — çapraz sorgu — yeniden sorgu). Yargıç tanık beyanlarının güvenilirliğini ve inandırıcılığını dikkate alarak, daha açık ifadeyle tanığın açıklamalarında sarsılmadan (özellikle çapraz sorguda) kendinden emin bir şekilde yapmış olduğu tutarlı açıklamalardan hareket ederek iddianın şüpheden ari bir şekilde ispatlandığına veya ispatlanmadığına karar verir.
AİHS'nde ise doğrudan tanığın korunmasını düzenleyen bir hüküm bulunmamakla birlikte, Mahkeme Sözleşme'nin 6. Maddesinde düzenlenen adil. yargılanma hakkı kapsamında konuyu değerlendirmektedir.
Sözleşme'nin 6. Maddesinin 3. Fıkrası iddianın tanıklarını sorguya çekme veya çektirme; savunmanın da tanıklarını iddia tanıkları ile aynı koşullar altında çağrılmasını ve dinlenmesini isteme hakkına ilişkindir. Bu nedenle, yargılama sırasında tanığın kimliğinin gizli tutulması, savunma makamı açısından tanığın güvenilirliğini ve inandırıcılığını belirleme konusunda sıkıntılar yaratabilir. Ancak
Mahkeme, yargılamada dengeleyici güvenceler sağlayan bir usulün izlenmesi durumunda bu sıkıntının aşılabileceği görüşündedir. Lüdi- İsviçre Kararı ala "ant oluşturduğunu, çelişme ilkesinin uygulanabilmesi için bu beyanın sanık huzurunda aleni bir duruşmada sunulması gerektiği vurgulandıktan sonra, bu konuda istisna yaratılabileceği, ancak bu istisnaların savunma hakkını ihlal etmemesi gerektiği belirtilmiştir. Savunma makamına aleyhe beyanda bulunan tanığın açıklamalarına karşın itiraz olanağının tanınmış olması önemlidir. Sanık, tanığı sorgulama hakkına sahipse Sözleşme'nin ihlali gerçekleşmez. Ayrıca mahkeme, verilen mahkumiyet hükmünün kimliği gizli tutulan tanığın beyanından başka delillerle de desteklenmesi gerektiğini belirtir. Tanık beyanı, mahkumiyet kararı verilirken tanık beyanı tek başına ve belirleyici kriter olmamalıdır.
Yukarıda belirtilen tüm açıklamalar ışığında ve hukuk sistemimizdeki uygulamalar doğrultusunda özellikle gizli tanık ifadelerinin yargılama sonucunda verilen hükümlere esas teşkil etmesi veya yargılama konusu dava ile irtibatının bulunup bulunmadığı dahi anlaşılamayan gizli tanıkların beyanlarına karşı etkin bir iddia veya savunma hakkının kullanılamayışı nedeniyle ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Hal böyleyken, öncelikle tanık ifadelerinin hükümlere esas teşkil etmesinin engellenmesi ve yargılama sırasında dinlenen tanıkların beyanlarına karşı etkin bir iddia ve savunma hakkının kullanılmasının tesisi gerekmektedir.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR