İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/2622 KOMİSYONDA

3194 Sayılı İmar Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde

Kaynak göster

2/2622 esas numaralı kanun teklifi 18 Ekim 2024 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: İsmail Özdemir (MHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

İsmail Özdemir (MHP, Kayseri). “3194 Sayılı İmar Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/2622, 18 Ekim 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-2622-3194-sayili-imar-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/27b240ed-fbee-42d5-905f-0192a002e31f

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 3 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 13/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu'na aşağıdaki madde eklenmiştir.

3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu'na aşağıdaki madde eklenmiştir.

"Ek Madde 11- Birinci ve ikinci derece deprem bölgelerinde bulunan illerimizde 4 kattan fazla yapılı olacak binalarda deprem izolatörlerinin kullanılması zorunludur."

Gerekçe: Teklif ile depremin neden olacağı etkileri azaltmak amacıyla ülkemizdeki özellikle birinci ve ikinci derece deprem bölgelerinde bulunan illerimizde 4 kattan fazla yapılı olacak binalarda deprem izolatörlerinin kullanılması zorunlu hale getirilmesi amaçlanmaktadır.

MADDE 2Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Gerekçe: Yürürlük maddesidir.

MADDE 3Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Gerekçe: Yürütme maddesidir.

Genel gerekçeyi oku (7 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

Ülkemiz jeolojik özellikleri, topografik yapısı ve iklimi nedeniyle doğal afetleri sıkça yaşamaktadır. Doğal afetler neden oldukları can kaybı yanında önemli ekonomik kayıplar da meydana getirmektedirler.

Türkiye, yeryüzünün en aktif fay zonları içerisinde bulunan ve her zaman büyük deprem tehlikesi ve riskine maruz olan bir ülkedir. Türkiye deprem bölgeleri haritası esas alındığında ülke topraklarının "e 96'sının farklı oranlarda deprem tehlikesine sahip bölgeler içerisinde yer aldığı ve nüfusun "© 98'inin bu bölgelerde yaşadığı görülmektedir. Bu bölgelerin 6 66's1 1. ve 2. derece deprem bölgeleri, başka bir deyişle aktif fay zonları içerisindedir. 1900-2009 yılları arasında, Türkiye'de önemli ölçüde can ve mal kayıplarına yol açan üç yüze yakın deprem olmuş ve bu depremler nedeniyle 100,000 kişi hayatını kaybetmiş, 180,000*e yakın kişi yaralanmış ve 600,000 konut yıkılmış veya kullanılamaz hale gelmiştir.

17 Ağustos 1999 depreminin endüstrileşmenin ve şehirleşmenin en yoğun olduğu Marmara Bölgesinde meydana gelmiş olması, can kaybının ve hasarın çok büyük olmasına sebep olmuştur. Depremin ekonomik maliyeti de çok yüksek olmuştur. Uluslararası kuruluşların Afet veri tabanlarında yer alan bilgilere göre 17 Ağustos 1999 depremi, dünyada 1900-2009 yılları arasında meydana gelen depremler arasında 20 milyar dolar ile, çok büyük ölçüde ekonomik kayıp yaratan altıncı büyük deprem olarak belirlenmiştir.

6 Şubat 2023 tarihinde saat 04.17 civarında Kahramanmaraş Pazarcık merkezli 7.7 büyüklüğünde yaşanan deprem ve sonrasında saat 13.24'te 7.6 büyüklüğünde ikinci bir büyük deprem 10 ilimizde (Kahramanmaraş ve Hatay başta olmak üzere Kilis, Diyarbakır, Adana, Osmaniye, Gaziantep, Şanlıurfa, Adıyaman ve Malatya) şiddetli yıkıma neden olmuştur. Depremin oluşumunun engellenmesi mümkün olamayacağından deprem etkisiyle meydana gelebilecek kayıpları azaltmak için izlenmesi gereken tek yol, deprem riski altındaki binalarda çevresel ve yapısal bilinçli yöntemlerle gerekli tedbirlerin alınmasıdır.

Ülkemizde yaşanan orta ve büyük ölçekteki birçok depremi yol açtığı can ve mal kayıpları, özellikle depremden hemen sonra da kullanılmaya devam etmeleri gereken tesisleri (hastaneler, polis ve telekomünikasyon merkezleri vb.) sismik performansının iyileştirilmesindeki önemini arttırmaktadır. Deprem yalıtımlı binalarda yapısal hareketlerin kontrolü, yapısal temelde veya yapı içinde özel olarak tasarlanmış bir ara yüz ile, yani zeminden iletilen kuvvetleri (azaltabilecek oşekilde, izolatör ekipmanları ile gerçekleştirilmektedir.

Bu sismik izolatörler temel seviyesinde kullanıldığı için deprem yükünün burada absorbe edilmesini ve üst katlara deprem yükünün çok azalmış olarak iletilmesini sağlamaktadır. Sismik izolatör uygulaması ülkemizde alınan çok yerinde bir kararla birinci ve ikinci deprem bölgelerinde inşa edilecek 100 ve daha üzeri yatak kapasiteli hastanelerde kullanımını zorunlu hale getirilmiştir.

Kanun teklifiyle, yukarıda arz ve izah ettiğimiz gerekçelerle depremin neden olacağı etkileri azaltmak amacıyla ülkemizdeki özellikle birinci ve ikinci derece deprem bölgelerinde bulunan illerimizde 4 kattan fazla yapılı olacak binalarda deprem izolatörlerinin kullanılması zorunlu hale getirilmesi amaçlanmaktadır.

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam