İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/2644 KOMİSYONDA

Ev Emekçileri ve Ev İşlerinde İstihdam Edilen Kişilere Yönelik Kanun Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 4 madde

Kaynak göster

2/2644 esas numaralı kanun teklifi 25 Ekim 2024 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti, Muş). “Ev Emekçileri ve Ev İşlerinde İstihdam Edilen Kişilere Yönelik Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/2644, 25 Ekim 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-2644-ev-emekcileri-ve-ev-islerinde-istihdam-edilen-kisilere-yonelik-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/eedf2eb2-2fbc-4230-8428-0192c3d4c1e9

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Plan ve Bütçe Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 4 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 1Amaç

(1) Bu Kanunun amacı, ev hizmetlerinde çalışanlar ile ev emekçilerinin hak ve yükümlülüklerini düzenlemek, bu kişilere malullük, emeklilik, yaşlılık ve ölüm hallerinde sosyal sigorta yardımları sağlamaktır.

Gerekçe: Bu maddenin gerekçesi, ev hizmetlerinde çalışan bireylerin anayasal bir hak olan sosyal güvenceye kavuşmasını sağlamaktır. Bu düzenleme, uzun süredir toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve patriyarkal yapılar nedeniyle hakları yok sayılan ev emekçilerinin haklarını güvence altına alarak, onları kayıt dışı çalışma, güvencesizlik ve emek sömürüsünden korumayı hedeflemektedir.

MADDE 2Kapsam

(1) Bu Kanun, ev hizmetlerinde çalışanlar ve ev emekçilerini, istihdam ilişkisi içinde olan veya olmayan kişileri kapsar. Bu Kanun hükümleri, sigortalı sayılan kişilerin bakmakla yükümlü olduğu aile bireylerini de kapsar.

(2) Kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın çalışan kişiler, bu Kanuna göre sigortalı sayılırlar.

Gerekçe: Bu madde, istihdam ilişkisi içinde olan veya olmayan tüm ev emekçilerini kapsayarak, kayıt dışı çalışan emekçilerin sosyal güvenlik haklarını tanımayı amaçlamaktadır. Kadınların ev içi rollerine hapsolduğu bu sistemde, emeklerinin görünür kılınması ve bu kişilerin sosyal güvenlik haklarına kavuşması, toplumsal cinsiyet eşitliği açısından büyük bir dönüm noktası olacaktır.

MADDE 3Tanımlar

(1) Bu Kanun kapsamında:

a) Bakanlık: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını,

b) İlgili Bakanlık: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığını,

c) Ev Hizmeti: Ev ya da hane halkı için veya ev içerisinde icra edilen işler,

d) Ev Emekçisi: Ev hizmetlerini icra eden, ancak herhangi bir işverene bağlı olmaksızın çalışan kişileri,

e) Ev İşçisi: İstihdam ilişkisi içerisinde ev hizmetlerini gerçekleştiren kişileri,

f) Sigortalı: Bu Kanuna göre sigortalı sayılan kimseleri,

g) Hak Sahibi: Sigortalıların veya Kurumdan bu Kanuna göre malullük veya yaşlılık aylığı almakta olanların ölümü halinde, bu Kanuna göre aylık bağlanmasına veya toptan ödeme yapılmasına hak kazanan eşini, çocuğunu, anasını ve babasını,

h) Kurum: Sosyal Güvenlik Kurumunu, i) İş Kazası: Faaliyetleri dolayısıyla sigortalıları hemen veya sonradan bedence veya ruhen arızaya uğratan olayı,

j) Meslek Hastalığı: Sigortalının yürüttüğü faaliyetlerin niteliğine göre tekrarlanan bir sebeple veya faaliyetin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, sakatlık veya ruhi arıza hallerini ifade eder.

Gerekçe: Kanunun uygulamasında kullanılacak terimlerin kesin bir şekilde tanımlanmasının amacı, belirsizliklerden kaynaklanabilecek hukuki boşlukları ortadan kaldırmak ve çalışanların hak kaybı yaşamasını engellemektir. Net tanımlamalar, ev işçilerinin ve emekçilerinin statülerinin korunmasına ve haklarının güvence altına alınmasına önemli katkı sağlayacaktır.

MADDE 4Sigortalı Sayılmayanlar

(1) Bu Kanunun uygulanmasında;

a) Kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşlarına prim veya emeklilik keseneği ödemekte olanlar,

b) (a) bendinde belirtilen kuruluşlardan malullük veya yaşlılık aylığı ile daimi tam iş göremezlik geliri almakta olanlar veya aylık veya gelir bağlanması için talepte bulunanlar, sigortalı sayılmazlar.

Sigortalılığın Başlangıcı ve Zorunlu Oluşu

MADDE 5S- (1) 2'nci madde kapsamına girenlerden, ev emekçileri on sekiz yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren, istihdam ilişkisi içinde çalışanlar ise 18 yaşını doldurmak kaydıyla işe başladıkları tarihte sigortalı sayılırlar. Ancak, 7'nci maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülükleri kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlar.

(2) Bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemez ve kaçınılamaz.

Sigortalılığın Sona Ermesi

MADDE 6- (1) Bu Kanuna göre sigortalı sayılanlardan;

a) Ev işçiliği faaliyetinde bulunanların,

b) Ev emekçileri, faaliyetlerine son verdikleri tarihte, vefatları halinde, iş göremezlik raporu verilmesi veya istekleri halinde 65 yaşını aştıkları tarihte,

c) Diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tâbi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce, sigortalılıkları sona erer.

(2) Sigortalılığı sona erenler ile mirasçıları ve yakınları, sigortalılıklarının sona erdiği tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıtlarını güncellemek zorundadırlar.

Sigortalıların Kayıt ve Tescil Yaptırma Zorunluluğu

MADDE 7- (1) Bu Kanuna göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar.

Resen Tescil

MADDE 8- (1) Bu Kanuna göre sigortalı sayılanlardan sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma kayıt ve tescillerini yaptırmayanların tescil işlemleri, Kurumca resen yapılır.

Tescilde Esas Alınacak Kayıtlar

MADDE 9- (1) Sigortalıların kayıt ve tescil işlemlerinde kendilerinin temin ettiği belge, beyan ve kayıtlar esas alınarak valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının ve bankaların kayıtları esas alınır. Belirtilen bu merci, kurum, kuruluş ve bankalar, Kurumun isteği üzerine her türlü bilgiyi ve belgeyi vermekle yükümlüdürler.

Malullük Aylığının Hesaplanması

MADDE 10- (1) Malullük aylığı bağlanmasına hak kazanan sigortalıya ilgili maddede belirtilen basamaklardan son defa prim ödediği basamağa ait göstergenin katsayı ile çarpımının Y070'i oranında malullük aylığı bağlanır. Sigortalı başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda ise bu oran 9680'e çıkarılır.

Yaşlılık Aylığının Hesaplanması

MADDE 11- (1) Yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanan sigortalıya, bulunduğu basamakta en az bir tam yıl prim ödemiş olması şartıyla ilgili maddede belirtilen basamaklardan son defa prim ödediği basamak göstergesinin katsayı ile çarpımının 9670'i oranında yaşlılık aylığı bağlanır.

(2) Şu kadarki;

a) Sigortalının bulunduğu basamakta en az bir tam yıl prim ödememiş olması halinde yaşlılık aylığı bir önceki basamak üzerinden hesaplanır.

b) Yaşlılık aylığı; sigortalının kadın ise 55, erkek ise 60 yaşından sonra sigortalılığa devamda fazla olan her tam yaş için ve 25 yıldan fazla prim ödediği her tam yıl için 7070 oranı birer artırılarak hesaplanır.

(3) Yaşlılık aylığı herhalde 9690 oranını geçemez.

Ölüm Aylığının Hesaplanması

MADDE 12- (1) Sigortalının ölümü halinde hak sahiplerine bağlanacak aylığın tespit edilmesinde;

a) Sigortalının almakta olduğu malullük veya yaşlılık aylığı,

b) Sigortalının bağlanmasına hak kazanmış olduğu malullük veya yaşlılık aylığı veya kısmi yaşlılık aylığı,

c) Malullük aylığı bağlandıktan sonra kontrol muayenesi sebebi ile aylığı kesilen sigortalı için kesilmiş bulunan malullük aylığı,

d) Yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra 20'nci maddenin birinci fıkrasına göre kesilen,

e) Sigortalının prim ödemekle beraber 15 tam yıl sigorta primi ödemeden ölümü halinde 15 tam yıl sigorta primi ödemiş olanlar gibi 18 inci madde hükmüne göre hesaplanacak kısmı esas tutulur.

(2) Sigortalı, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda malul sayılarak aylık bağlanmış veya aylık bağlanmasına hak kazanmış ise (a), (b) ve (c) bentlerinde esas tutulan aylıklarda bu nedenle yapılan artış oranı dikkate alınmaz. Ölüm aylığı, herhalde ölüm aylığının hesaplanmasına esas basamak göstergesi ile katsayının çarpımının 9690'ını aşamaz.

Prim Oranı ve Hesaplanması

MADDE 13- (1) Kanuna göre ödenecek malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi, sigortalının seçtiği veya intibak ettirildiği gelir basamağının 9620'sidir. Bu fıkra kapsamına girenler, adlarına ödenen priminin ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar aynı kazancın otuz katının 632,5 oranında prim ödeyebilir. Bunun 20'si malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları, genel sağlık sigortası primidir. Bu süre içinde ödenmeyen primin ödenme hakkı düşer. Ödenen primler Kanunun 4'üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık sayılır.

(2) Sigortalının çalışmaya hazır olması fakat ekonomik, siyasal ve sosyal krizler nedeniyle çalışamaması nedeniyle primlerini ödeyememesi halinde Bakanlık, İlgili Bakanlık ve Kurumca yapacağı değerlendirme sonrasında söz konusu primlerin Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından karşılanmasına karar verir.

(3) Ev emekçilerinin asgari primleri de Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından karşılanır. Şu kadar ki ev emekçisi gelir ve prim basamağını artırmak amacıyla ve isteğe bağlı olarak ek prim ödeme hakkına sahiptir.

Sağlık Sigortası Kapsamı

MADDE 14- (1) Kanunun 2'nci maddesine göre sigortalı olanlardan;

a) Sigortalılığı devam edenler ile eş ve bakmakla yükümlü oldukları çocukları, ana ve babaları,

b) Yaşlılık ve malullük aylığı almakta olanlar ile eş ve bakmakla yükümlü oldukları çocukları, ana ve babaları,

c) Ölüm aylığı alanlar, sağlık sigortası yardımlarından yararlanırlar.

(2) Sağlık hizmeti; Sağlık Bakanlığı, Sosyal Sigortalar Kurumu, mahalli idareler, üniversiteler, kamu iktisadi teşebbüslerine ait sağlık tesisleri ile gerçek ve tüzel kişilerden satın alınmak suretiyle yürütülür. Buna ilişkin usul ve esaslar Kurumca belirlenir.

(3) İstihdam ilişkisi içinde çalışan sigortalıların rutin sağlık kontrolleri için 24.4.1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ve 20.6.2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri uygulanır.

Hüküm Bulunmayan Haller

MADDE 15- (1) Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 31.5.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümleri uygulanır.

Kaldırılan ve Değiştirilen Hükümler

MADDE 16- (1) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun Ek 9'uncu maddesinin başlığında yer alan "Ev hizmetlerinde çalışanların sigortalılığı ve..." ibaresi, birinci fıkrasında yer alan "sigortalılar ile..." ibaresi ile ikinci, üçüncü ve dördüncü fikraları yürürlükten kaldırılmıştır.

(2) 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.

Yürürlük

MADDE 17- (1) Bu Kanun yayımı tarihinden itibaren 6 ay sonra yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 18- (1) Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Gerekçe: Bu madde, sigorta kapsamına girmeyen kişilerin açık bir şekilde belirlenmesiyle mevcut sosyal güvenlik sisteminin bütünlüğünü korumayı amaçlamaktadır. Aynı zamanda, mevcut sosyal güvenlik haklarından faydalanan kişilerin haklarını koruyarak, sigorta sistemindeki çifte kayıtların ve çelişkilerin önüne geçilmesi hedeflenmektedir.

Genel gerekçeyi oku (14 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

Sümeyye BOZ illetvekili Kadın Erkek Fırsat Eşitliği

Tali Komisyon (Sağlık, Aile, Çalışma ve

Sosyal İşler Esas Komisyon |Plan ve Bütçe

Tarih: 28-10-2024 İEsas No:2/2644

—— —— SARLAR BŞKALIĞI GENEJ |. VRAK i ) 5 Ekim 7024

İs İ(SİİŞ İİ

Türkiye'de ev hizmetlerinde çalışan kadınlar ve ev emekçileri, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve patriyarkal yapıların dayattığı sınırlamalar nedeniyle sosyal güvenlik ve iş güvencesinden büyük ölçüde mahrum bırakılmaktadır. Bu kesimlerin emeği, tarihsel olarak ev içi rollerle sınırlandırılmış, bu durum kadınların ekonomik bağımsızlığını kazanmasını ve toplumda eşit bir statüye sahip olmasını engellemiştir. Kadınların ev içi emekleri, geleneksel cinsiyet rolleri doğrultusunda görünmez kılınmış, bu da onların toplumsal ve ekonomik hayatta hak ettikleri yerleri almalarının önündeki en büyük engellerden biri olmuştur.

Türkiye'de kadınların iş gücüne katılım oranı, erkeklerin katılım oranının oldukça altında kalmakta ve birçok kadın güvencesiz, kayıt dışı çalışmak zorunda bırakılmaktadır. DİSK/Genel-İş*e bağlı Emek Araştırma Dairesi (EMAR) tarafından yayımlanan Kadın Emeği Raporu'na göre, Türkiye'de 3,3 milyondan fazla kadın kayıt dışı ve sosyal güvencesiz bir şekilde çalışmaktadır. Bu durum, özellikle depremden etkilenen bölgelerde daha da vahim bir hal almıştır. EMAR raporuna göre, Gaziantep, Adıyaman, Kilis, Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye, Şanlıurfa ve Diyarbakır gibi depremden etkilenen illerde kadın istihdamı zaten çok düşük seviyelerdeyken, deprem sonrası bu durum daha da kötüleşmiş, bölgedeki kadınların yarısı kayıt dışı çalıştırılmaktadır. Bu kadınlar, işsizlik ödeneği, kısa çalışma ödeneği gibi temel sosyal haklardan dahi mahrum bırakılmaktadır.

Toplumsal cinsiyet rolleri doğrultusunda şekillenen ev işleri ve bakım hizmetleri, kadınların iş gücüne katılımını ciddi şekilde sınırlamaktadır. Kadınların iş gücüne katılım oranı, ailevi sorumluluklar, ev işleri ve bakım hizmetleri nedeniyle düşmekte, 12 milyona yakın kadın bu sebeplerle çalışma hayatına katılamamaktadır. Kadınların hane içi sorumlulukları, onların ekonomik bağımsızlığını kazanmasını engellerken, toplumda kadın-erkek eşitliğinin sağlanmasının önündeki en büyük engellerden biri olarak ortaya çıkmaktadır.

Kadının emeğinin değersizleştirildiği bu adaletsiz sistem, kadınların sosyal ve ekonomik haklarını ihlal etmekte, onları iş kazaları ve meslek hastalıkları gibi ciddi risklere açık hale getirmekte, ancak bu risklere karşı gerekli yasal koruma sağlanmamaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından yayımlanan Tebliğ ile ev hizmetlerinde çalışanların sigortalılığı konusunda 2015 yılında çeşitli düzenlemeler getirilmiştir. Buna göre, bir veya birden fazla gerçek kişi tarafından çalıştırılan ve çalıştıkları kişi yanında ay içerisinde çalışma saati süresine göre hesaplanan çalışma gün sayısı 10 gün ve daha fazla olanlar ile 10 günden az çalışanlar olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Tebliğde, ev hizmetlerinde ay içinde çalışma saati süresine göre hesaplanan çalışma gün sayısına göre, 10 gün ve daha fazla süreyle sigortalı çalıştıran kişi "İşveren", 10 günden az süreyle çalıştıran kişi ise "Çalıştıran" olarak tanımlanmaktadır. Ancak, bu düzenleme ev işçilerinin çalışma koşullarında önemli bir iyileşme sağlamadığı gibi, özellikle 10 günden az çalışan ev işçileri açısından sosyal güvencesizlik ve hak kaybı yaratmaktadır.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Ofisi, 17 Haziran 2021 tarihinde kamuoyuyla paylaştığı raporunda, ILO'nun 189 sayılı "Ev İşçileri için İnsana Yakışır İş Sözleşmesi" ve 201 sayılı "Tavsiye Kararı"ndaki yol ve yöntemlerin benimsenerek kullanılmasının, ev işçilerinin insana yakışır işlere erişimleri için birincil bir unsur olduğunu vurgulamıştır. Bu uluslararası standartlar, ev işçilerinin sosyal güvenlik kapsamına alınması, iş kazaları ve meslek hastalıkları gibi risklere karşı korunması, çalışma sürelerinin düzenlenmesi ve ayrımcılık, taciz gibi olumsuzluklara karşı etkin mekanizmaların geliştirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Ancak Türkiye, bu uluslararası sözleşmeleri henüz onaylamamış ve ev işçilerinin haklarını güvence altına alacak gerekli düzenlemeleri hayata geçirmemiştir.

Kayıt dışı çalışma ve güvencesizlik, kadınların ekonomik bağımsızlığını zedelemekte, onların çalışma hayatında eşit koşullarda yer almalarını engellemektedir. Bunun yanı sıra, kadınların iş güvencesi ve sosyal haklardan yoksun bırakılması, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştirmekte ve toplumun tüm kesimlerini olumsuz etkilemektedir.

Bu kanun teklifi, ev hizmetlerinde çalışan kadınların haklarının tanınmasını, sosyal güvenceye kavuşmalarını ve sigortalılık haklarının güvence altına alınmasını amaçlamaktadır. Kadınların emeğinin görünür kılınması, haklarının korunması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi yoluyla, bu düzenleme toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlama yönünde önemli bir adım olacaktır. Bu kanun teklifi, Türkiye'deki ev işçilerinin insana yakışır iş koşullarına sahip olmalarını, sosyal güvenlik haklarından tam anlamıyla yararlanmalarını ve çalışma hayatında eşit koşullarda yer almalarını sağlamayı hedeflemektedir.

Kadın emeğinin görünür kılınması ve ev işçilerinin sosyal güvenlik haklarının korunması, Anayasa'nın eşitlik ilkesinin ve sosyal devlet anlayışının gereğidir. Bu kanun teklifi, Türkiye'nin uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmesi, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve kadın işçilerin haklarının korunması açısından büyük önem taşımaktadır. MADDE GEREKÇELERİ

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam