3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde
Kaynak göster
2/2781 esas numaralı kanun teklifi 13 Aralık 2024 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Mustafa Sarıgül (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Mustafa Sarıgül (CHP, Erzincan). “3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/2781, 13 Aralık 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-2781-3065-sayili-katma-deger-vergisi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/fb476389-594d-4950-add5-0193bf11396b
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havalePlan ve Bütçe Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 3 madde
MADDE 125/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17'inci maddesinin (4) numaralı fıkrasının…
25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17'inci maddesinin (4) numaralı fıkrasının (h) bendine "arazi ıslahına ait hizmetler? ibaresinden sonra gelmek üzere "çiftçilerin tarımsal üretim kapsamında kullandıkları her türlü makine, donanım teçhizat ve don engelleyici ürünlerin teslimi? ibaresi eklenmiştir.
MADDE 2Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 3Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Genel gerekçeyi oku (5 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Tarım sektörünün yapısal özelliklerinden dolayı, tarımsal gelirin diğer sektörlere göre düşük fakat tarımsal ürünlerin stratejik bir öneme sahip olması, bu sektörün destekleme politikaları ile desteklenmesini gerekli kılmaktadır. Destekleme politikaları ile üretimi yönlendirme ve üretimde devamlılığı ve kalitede iyileştirme sağlama, üretimde verimliliği artırma ve alternatif üretim yöntemleriyle yeni ürün çeşitliliğini özendirme amaçlanmaktadır. Tarım sektörünün sürekli, istikrarlı ve yeterli seviyede desteklenmesi ile bu sektördeki üreticilerin yaşam şartlarının iyileştirilmesi, ülkenin ekonomik gelişmişlik düzeyi ile yakından ilişkilidir.
"Ülkemizin dört bir yanında, karşılaştıkları ekonomik sorunlar nedeniyle isyan eden çitçilerimizin görüntüleri ülke gündemini oluşturmuştur. Bir taraftan hızla artan tarımsal üretim maliyetleri, diğer taraftan düşük seyreden ürün fiyatları, çiftçilerin ekonomik olarak darboğaza sürüklenmesine yol açmaktadır. Çiftçilerimizin isyanın temelinde Türkiye'nin iyi planlanmış bir tarım politikasının olmaması ve çiftçilerimize gerekli desteğin verilmiyor olması yatmaktadır. 5488 Sayılı Tarım Kanunu, tarım sektörüne verilmesi gereken desteğin milli gelirin "ol'inden az olamayacağı gayet açık iken yıllardır bu oranda destek hiç verilmemiş, verilen destek bunun dörtte biri düzeyinde kalmıştır.
Şöyle ki; 2025 yılı bütçe teklifinde çiftçilere önerilen destek miktarı 135 milyar lira olarak belirlenmiştir. Ancak bu rakam, Tarım Kanunu'nun 21'inci maddesine göre olması gereken miktarın çok altındadır. Tarım Kanunu'na göre, milli gelirin yüzde 1'i oranında destek verilmesi gerekmektedir. Bu durumda, çiftçilere sağlanması gereken destek miktarı 615 milyar lira olmalıdır. Mevcut destek miktarı, çiftçilerin mağduriyetini artırmaktadır. Bu yetersiz destek, çiftçilerimizin üretim motivasyonunu düşürmekte ve tarımsal üretimi tehlikeye atmaktadır.
Tarımsal ekipman giderleri, çiftçilerimizin karşılaştığı en büyük maliyet kalemlerinden biridir. Özellikle son yıllarda, tarım makinelerinin fiyatlarındaki artış, çiftçilerimizi zor durumda bırakmaktadır. Traktör fiyatları: Son beş yılda 90100'den fazla artış göstermiştir. Hasat makineleri: Fiyatları, birçok çiftçinin alım gücünün üzerine çıkmıştır. Sulama sistemleri: Yüksek maliyetler nedeniyle modern sulama sistemlerine geçiş zorlaşmaktadır. Bakım ve onarım giderleri: Ekipmanların bakım maliyetleri de sürekli artmaktadır.
Özetle yukarıda belirtmiş olduğum nedenler doğrultusunda çiftimizin kullandığı her türlü ekipman, tarım ve besicilikte fayda sağlayan makine ve ekipmanların KDV oranından muaf tutulması çiftçimizin yaşamış olduğu olumsuzlukları bir nebze de olsa azaltacaktır.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR