İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/2955 KOMİSYONDA

Çocuk Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde

Kaynak göster

2/2955 esas numaralı kanun teklifi 3 Mart 2025 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Selma Aliye Kavaf (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Selma Aliye Kavaf (CHP, Manisa). “Çocuk Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/2955, 3 Mart 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-2955-cocuk-koruma-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/6a4fa0dd-103c-47a3-bb30-01955ffa779c

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Adalet Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 3 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 13/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 9 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 9 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"MADDE 9- (1) Derhâl korunma altına alınmasını gerektiren bir durumun varlığı hâlinde çocuk, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından bakım ve gözetim altına alındıktan sonra acil korunma kararının alınması için Kurum tarafından çocuğun Kuruma geldiği tarihten itibaren en geç iki gün içinde çocuk hâkimine müracaat edilir. Hâkim tarafından, yirmi dört saat içinde talep hakkında karar verilir. Hâkim, çocuğun bulunduğu yerin gizli tutulmasına ve gerektiğinde kişisel ilişkinin tesisine karar verebilir.

(2) Acil korunma kararı en fazla kırk beş günlük süre ile sınırlı olmak üzere verilebilir. Bu süre içinde Kurumca çocuk hakkında sosyal inceleme yapılır. Kurum, yaptığı inceleme sonucunda, tedbir kararı alınmasının gerekmediği sonucuna varırsa bu yöndeki görüşünü ve sağlayacağı hizmetleri hâkime bildirir. Çocuğun, ailesine teslim edilip edilmeyeceğine veya uygun görülen başkaca bir tedbire hâkim tarafından karar verilir.

(3) Kurum, çocuk hakkında tedbir kararı alınması gerektiği sonucuna varırsa hâkimden koruyucu ve destekleyici tedbir kararı verilmesini talep eder."

Gerekçe: Acil korunma kararı prosedürünün hızlandırılması ve inceleme süresinin uzatılması düzenlenmektedir.

MADDE 2Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Gerekçe: Yürürlük maddesidir.

MADDE 3Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

TBMM Halkla İlişkiler Binası 2.Kat, Oda: D-206 Bakanlıklar-Ankara

Gerekçe: Yürütme maddesidir. TBMM Halkla İlişkiler Binası 2.Kat, Oda: D-206 Bakanlıklar-Ankara

Genel gerekçeyi oku (16 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

Çocuk Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair KanunTeklifim ve gerekçesi ekte

'Başkanlığınıza sunulmuştur. Gereğini arz ederim. Saygılarımla. a Aliye em

Esas Komisyon |Adalet Tarih: 4-3-2025 * sas No:2/2955

TBMM Halkla İlişkiler Binası 2.Kat, Oda: D-206 Bakanlıklar-Ankara

TBM , © (ggıs$0 a... rc cc

Eğe e.

Bir çocuğun yaşamında her saat, her dakika kritiktir. Türkiye'de şu anda binlerce çocuk ihmal, istismar ve şiddet tehdidi altında yaşam mücadelesi vermektedir. Saatler, günler geçerken, bürokratik süreçler nedeniyle korunmayı bekleyen çocukların sayısı artmaktadır.

Adalet Bakanlığı istatistikleri çarpıcı bir tabloyu gözler önüne sermektedir: 2023 yılında çocuk koruma davalarında 9065'lik artış yaşanmıştır. Acil korunma ihtiyacı olan çocuk sayısı bir önceki yıla göre "038 yükselmiştir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı verilerine göre, acil koruma başvurularının sadece 9428'i ilk 24 saat içinde sonuçlandırılabilmektedir.

Çocuk psikiyatrları, risk altındaki bir çocuğun travmatik ortamda geçirdiği her saatin, telafisi güç psikolojik hasarlara yol açtığını vurgulamaktadır. Ulusal Çocuk Sağlığı Enstitüsü'nün araştırmaları, travmatik ortamda geçen her 24 saatin, çocuğun ruhsal gelişiminde ortalama altı aylık gerilemeye neden olabildiğini göstermektedir.

UNICEF raporları, gelişmiş ülkelerde acil koruma kararlarının ortalama 24-48 saat içinde alındığını ortaya koymaktadır. Norveç'te bu süre 36 saati, Almanya'da 72 saati geçememektedir. İsveç'te risk altındaki çocuklar için aynı gün içinde koruma kararı çıkabilmektedir.

Türkiye'deki mevcut sistem, risk altındaki çocuklar için sekiz güne varan bir bekleme süresi öngörmektedir. Sosyal hizmet uzmanları, bu sürenin çocuklar için yaşamsal risklere yol açtığını bildirmektedir. Ankara Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği'nin saha araştırması, vakaların 9672'sinde bürokratik gecikmelerin çocukların ek risk ve travmalara maruz kalmasına neden olduğunu belgelemiştir.

AİHM içtihatları, çocuk koruma vakalarında "zamanın kritik önemini" vurgulamaktadır. K.Ç./Türkiye (2019) kararında mahkeme, acil koruma prosedürlerindeki gecikmeleri açıkça insan hakları ihlali olarak nitelendirmiştir. Türkiye'nin taraf olduğu BM Çocuk Hakları Sözleşmesi de, taraf devletlere risk altındaki çocukları "derhal" koruma yükümlülüğü getirmektedir.

Otuz günlük inceleme süresi, karmaşık vakalarda yetersiz kalmaktadır. Türkiye Sosyal Hizmet Uzmanları .Derneği'nin araştırması, vakaların 9645'inde aile içi dinamiklerin değerlendirilmesi ve uygun tedbirin belirlenmesi için daha uzun süreye ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir.

Bir toplumun medeniyet seviyesi, çocuklarını koruma refleksinin hızı ve etkinliği ile ölçülür. İstatistikler ve saha verileri, sistemin acil bir reforma ihtiyaç duyduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Risk altındaki her çocuk için geçen her saat, geri döndürülemez kayıplara yol açabilmektedir. Bürokratik süreçler bekleyebilir, ancak çocukların güvenliği ve sağlığı bekleyemez.

Dünyanın gelişmiş ülkelerindeki örnekler, daha hızlı ve etkin bir sistemin mümkün olduğunu göstermektedir. Çocuklarımızın korunması için atılacak her adım, toplumumuzun geleceğine yapılan bir yatırımdır. Geciken adalet, çocuklar söz konusu olduğunda, sadece gecikmiş değil, aynı zamanda yok olmuş adalettir.

TBMM Halkla İlişkiler Binası 2.Kat, Oda: D-206 Bakanlıklar-Ankara a URL . hir. e

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam