Türk Ticaret Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde
Kaynak göster
2/2968 esas numaralı kanun teklifi 5 Mart 2025 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Gülizar Biçer Karaca (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Gülizar Biçer Karaca (CHP, Denizli). “Türk Ticaret Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/2968, 5 Mart 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-2968-turk-ticaret-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/87478869-bcd7-4d26-a4d9-01956626e80e
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleAdalet Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 3 madde
MADDE 113/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 359 uncu maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 359 uncu maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"(6) 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu hükümlerine göre payları Borsa İstanbul'da işlem gören şirketlerin yönetim kurulları, kurul üye sayısının en az yüzde 40'ı kadın üye olacak şekilde oluşturulur.
Gerekçe: Madde ile Türk Ticaret Kanunu'nun 359'uncu maddesine eklenen fikra doğrultusunda, Sermaye Piyasası Kanunu hükümlerine göre payları Borsa İstanbul'da işlem gören anonim şirketlerin yönetim kurullarında kadın üye oranının en az 9640 olması zorunlu hale getirilmektedir.
MADDE 2Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
MADDE 3Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
Genel gerekçeyi oku (17 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim. ar EE KARACA TBMM Başkanvekili Denizli Milletvekili Kadın Erkek Fırsat Eşitliği
Tali Komisyon Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji
Esas Komisyon (Adalet
Tarih: 5-3-2025 O |Esas No:2/2968
Toplumsal cinsiyet eşitliği, çağdaş ve demokratik bir toplumun temel taşlarından biridir. Anayasa'nın 10*uncu maddesi, herkesin kanun önünde eşit olduğunu açıkça ortaya koyarken, devletin bu eşitliği sağlamak için gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğunu da vurgulamaktadır. Kadınların ekonomik hayatta ve karar alma mekanizmalarında etkin bir şekilde yer alması, yalnızca bireysel bir hak meselesi değil, aynı zamanda toplumsal adaletin ve sürdürülebilir kalkınmanın gereğidir.
Türkiye'de kadınların işgücü piyasasına katılımı ve üst düzey yönetici pozisyonlarına erişimi, erkeklere kıyasla oldukça düşük seviyededir. Yönetim kurulu üyeliklerinde ve yönetici pozisyonlarda cinsiyet temelli ayrımcılığın önlenmesine yönelik çalışmalar, kadın ve erkeklerin işgücü piyasasındaki dağılımları düşünüldüğünde yetersiz konumdadır; zira bu pozisyonlar için gerekli nitelik ve donanıma sahip birçok kadın bulunmasına rağmen uygulamada cinsiyet temelli eşitsizlik süreçleri önlenememektedir. O nedenledir ki; Anayasa'nın 10*uncu maddesi, cinsiyete dayalı ayrımcılığı yasaklamakta ve devlete eşitliği sağlama görevi vermektedir. Devlet, bu yükümlülüğünü yerine getirirken, özel sektörde de cinsiyet eşitliğini teşvik edici tedbirler almakla sorumludur.
Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planlarında belirlenen hedefler başta olmak üzere, TBMM'de "Her Alandaki Kadın İstihdamının Artırılması ve Çözüm Önerileri Komisyon Raporu (2013), Toplumsal Cinsiyete Duyarlı Bütçeleme Komisyon Raporu (2014) incelendiğinde; kadınların karar alma mekanizmalarına katılımını artırmayı hedeflemekte ise de güncel veriler bu hedeflere ulaşmada oldukça yetersiz kalındığını ortaya koymaktadır.
Günümüzde, kadınların yönetim kurullarındaki temsili yetersiz kalmakta ve iş dünyasındaki karar alma süreçlerinde yeterince söz sahibi olamamaktadır. 2024 verilerine göre, Borsa İstanbul?da işlem gören şirketlerin yönetim kurullarındaki kadın oranı yalnızca W18,7'dir. Bu oran, kadınların eğitim seviyelerinin yükselmesine, iş hayatındaki başarılarına ve toplumsal dönüşüme rağmen, yönetici pozisyonlarında ciddi bir ayrımcılığa maruz kaldığını göstermektedir. Ayrıca, 191 şirketin yönetim kurulunda hâlâ hiçbir kadın üye bulunmamaktadır ve bu durum, toplumsal cinsiyet eşitliği bağlamında ciddi bir yapısal sorunu işaret etmektedir.
İşgücü piyasasında, 2024 yılı Aralık ayı itibarıyla kadınların işgücüne EREM istihdam oranı "631,7 ve işsizlik oranı 9611,7 olarak kaydedilmiştir. Erkekle © üşecişgüçünekatılım oranı 9671,1, istihdam oranı 965,9 ve işsizlik oranı 907,3'tür.
Uluslararası karşılaştırmalarda, 2024 yılında OECD ülkelerinde kadınların işgücüne katılım oranı ortalama 9045,6 iken, erkeklerde bu oran 9469 ,2'dir.
Kadınların işgücüne katılımı ve yönetim kademelerinde yer alması, sadece bireysel bir hak değil, aynı zamanda toplumun tamamının yararına olan bir zorunluluktur. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) verileri, kadınların işgücüne katılımının artırılmasının ekonomik büyüme, inovasyon ve kurumsal başarının en temel faktörlerinden biri olduğunu ortaya koymaktadır. Kadınların karar alma mekanizmalarına katılımı, şirketlerin sürdürülebilirliği ve finansal başarıları açısından kritik bir role sahiptir. Dünya Bankası ve Avrupa Birliği Komisyonu tarafından yayımlanan raporlar, kadınların yönetici pozisyonlarında daha fazla yer aldığı şirketlerin kârlılık oranlarının arttığını göstermektedir.
Bu çerçevede, Avrupa Birliği'nin Lizbon Anlaşması, AB Temel Haklar Şartı ve Türkiye'nin taraf olduğu Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW), kadınların kamusal ve özel sektörde eşit temsili için bağlayıcı düzenlemeler içermektedir. Ancak, hukuki metinlerin tek başına varlığı yeterli değildir; devlet, etkin ve bağlayıcı politikalarla bu eşitliği hayata geçirmekle yükümlüdür.
İşbu teklife benzer orandaki düzenlemeler bakımından; Avrupa Birliği ve birçok gelişmiş ülkenin benimsediği kota uygulamalarına benzer şekilde, kadınların yönetim kademelerinde eşit temsilini sağlamak amacı taşımaktadır. Almanya, Fransa, Norveç ve İspanya gibi ülkelerde benzer düzenlemeler yürürlüğe girmiş ve ciddi başarılar elde edilmiştir. Norveç'te yürürlüğe giren benzer bir yasa, yönetim kurullarındaki kadın oranını 9640*a yükseltmiş ve iş dünyasında kadın temsiline ilişkin bir paradigma değişimi yaratmıştır.
Kadınların işgücü piyasasına katılımını teşvik etmek, yalnızca kadınların bireysel haklarını güçlendirmekle kalmaz, aynı zamanda toplumun ekonomik ve sosyal yapısını da olumlu yönde değiştirir. Türkiye?de kadınların işgücüne katılım oranı 2024 yılı itibarıyla 9035,9*dur. Bu oran, OECD ortalamasının çok altındadır ve Türkiye'nin ekonomik potansiyelini tam anlamıyla kullanamadığını göstermektedir. Kadınların yönetim kademelerinde daha fazla yer alması, iş dünyasında cinsiyet temelli önyargıların kırılmasına, kurumsal kültürlerin dönüşmesine ve toplumsal eşitliğin sağlanmasına katkı sağlayacaktır. la öğün ot 1923, bağlantılıdır. Kadınların karar alma süreçlerinde etkin olması, daha kapsayıcı ve sü linde
Toplumsal refah ve ekonomik büyüme, cinsiyet eşitliğinin sağl politikaların hayata geçirilmesini sağlamaktadır. Çeşitliliğin ve kapsayıcılığın artması, iş dünyasında inovasyonu teşvik ederken, şirketlerin rekabet gücünü de artırmaktadır.
Borsa İstanbul'da işlem gören anonim şirketlerin yönetim kurullarında kadın temsil oranının en az yüzde 40 olması yönünde bir düzenleme yapılması, Anayasa'nın eşitlik ilkesiyle, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle ve ekonomik sürdürülebilirlik ilkeleriyle doğrudan örtüşmektedir. Düzenleme ile kadınların iş dünyasındaki görünürlüğünü artırarak toplumsal cinsiyet eşitliğini kurumsallaştırmak için önemli bir adım olacaktır. Kadın temsili konusunda bağlayıcı bir oran belirlenmemesi durumunda, mevcut eşitsizlikler yapısal hale gelecek ve toplumsal adalet daha da gecikecektir.
İşbu teklifle; Türk Ticaret Kanunu'na eklenecek bu hüküm, yalnızca kadınların haklarını korumak için değil, Türkiye'nin ekonomik ve sosyal kalkınmasını hızlandırmak için de istihdamı arttırıcı bir düzenleme niteliği taşımaktadır. Kadın temsili bir tercih değil, demokratik bir zorunluluktur.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR