Tarım Sigortaları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde
Kaynak göster
2/3035 esas numaralı kanun teklifi 26 Mart 2025 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Ömer Fethi Gürer (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Ömer Fethi Gürer (CHP, Niğde). “Tarım Sigortaları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/3035, 26 Mart 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-3035-tarim-sigortalari-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/d03b4ee2-7d32-457f-acda-0195d287b880
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havalePlan ve Bütçe Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 3 madde
MADDE 114/6/2005 tarihli ve 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanununun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki…
14/6/2005 tarihli ve 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanununun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Devlet, bu Kanun kapsamında akdedilecek sigorta sözleşmelerine münhasır olmak üzere, çiftçi veya üretici tarafından ödenmesi gereken sigorta priminin 9060'1 oranında prim desteği sağlar. Ancak, bitkisel ürünlere ilişkin don teminatını kapsayan primlerde bu destek oranı "075 olarak uygulanır."
MADDE 2Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 3Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Genel gerekçeyi oku (6 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
İklim değişikliği, yalnızca küresel ölçekte değil, ülkemizde de tarım sektörünü derinden etkileyen önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Son yıllarda artan aşırı hava olayları, don, kuraklık, sel ve dolu gibi doğal afetler, tarımsal üretimde ciddi kayıplara yol açarak çiftçilerin ekonomik olarak zorlanmasına sebep olmaktadır. Bu durum, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini ve gıda güvenliğini tehlikeye atan kritik bir sorun olarak dikkat çekmektedir. Tarım sektörü hem üretim süreçleri hem de ekonomik dinamikleri açısından iklim değişikliğinin etkilerine karşı oldukça hassas bir yapıya sahiptir. Bu bağlamda, risk yönetimi mekanizmalarının güçlendirilmesi, sektörün geleceği açısından stratejik bir öneme sahiptir.
Türkiye'de, 2005 yılında yürürlüğe giren 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu ile kurulan TARSİM çiftçilerin karşılaştığı risklerin yönetilmesi ve doğal afetlerin etkilerinin azaltılması amacıyla önemli bir mekanizma olarak hayata geçirilmiştir. Ancak, uygulamada karşılaşılan bazı sorunlar ve devlet tarafından sağlanan prim desteği oranlarının yetersizliği, bu sistemin etkinliğini sınırlamaktadır. Özellikle, sigorta prim tutarlarını yüksek olması, halihazırda ekonomik açıdan zor günler geçiren çiftçilerimizi daha da zorlamaktadır.
Mevcut uygulamada, genel prim desteği oranı "650, don teminatında ise "466 seviyesindedir. Ancak bu oranlar, çiftçilerin sigorta primlerini karşılamakta zorlandığı bir dönemde yetersiz kalmaktadır. Özellikle don teminatında sunulan 9466'lik prim desteği, çiftçilerin sigorta yaptırma eğilimini sınırlamakta ve doğal afetlerin etkilerinin giderilmesini zorlaştırmaktadır. Bu durum, tarımsal üretimde sürekliliği ve gıda arz güvenliğini doğrudan tehdit etmektedir.
Genel prim desteğinin "050'den ©460'a, don teminatında ise "0666'dan W75'e yükseltilmesi, çiftçilerin sigorta yaptırma oranlarını artıracak ve risk yönetimini kolaylaştıracaktır. Böyle bir düzenleme, sadece çiftçilerin ekonomik güvenliğini sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine ve kırsal kalkınmaya önemli katkılar sunacaktır. Çiftçilerin doğal afetlere karşı daha iyi korunmasını sağlayacak bu destek artışı, aynı Zamanda gıda güvenliğinin güçlendirilmesi açısından da stratejik bir adım olacaktır.
İklim değişikliğinin etkileri, tarım sektöründe öngörülebilirliği azaltarak üretim maliyetlerini artırmakta ve risk yönetimini daha da karmaşık hale getirmektedir. Don, kuraklık, sel ve dolu gibi aşırı hava olaylarının giderek sıklaşması, tarımsal ürünlerde ciddi kayıplara neden olmakta ve çiftçilerin gelirlerini önemli ölçüde azaltmaktadır. Bu gelir kayıpları, çiftçilerin borçlanma oranlarının artmasına ve sektörde finansal sürdürülebilirliğin bozulmasına yol açmaktadır. Dolayısıyla, tarım sigortalarının daha kapsayıcı ve erişilebilir hale getirilmesi, sektörün iklim değişikliğine karşı dayanıklılığının artırılması için kaçınılmaz bir gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır.
Bu bağlamda, Genel prim desteğinin 560'a, don teminatındaki desteğin ise 9075'e yükseltilmesi, tarım sektörünün geleceği açısından kritik bir adım teşkil etmektedir. Söz konusu düzenlemeler, sadece çiftçilerin doğal afetler karşısındaki kırılganlığını azaltmakla kalmayacak, aynı zamanda kırsal kalkınmanın desteklenmesine ve ulusal gıda güvenliğinin güçlendirilmesine önemli katkılar sağlayacaktır.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR