Tali Komisyon
Esas Komisyon
Adalet
Tarih: 9-4-2025
Esas No:2/3040 iiyo GENEL GEREKÇE
Hukuk devletinin, demokrasinin, sürdürülebilir kalkınmanın, istikrarlı ekonominin temel ilkelerinin aşındırıldığı rejimlerde kamu gücünü elinde tutanların görev ve yetkilerini, maddi veya maddi olmayan nitelikteki şahsi menfaatleri uğruna kullanması oldukça sık görülen bir durumdur. Kamu görevlilerinin hukuka aykırı zenginleşmeleri, Devleti tüm kurum, kuruluş ve organlarıyla zafiyete uğratmakta; vatandaşın yöneticilere olan güvenini derinden sarsmaktadır.
Bu nedenle modern devletlerde kamu yönetiminde yolsuzluğun, haksız kazancın önlenmesi ile kamu görevlilerinin şeffaflık ve hesap verilebilirlik esasları doğrultusunda kamu hizmetini yerine getirmesi amacıyla; seçilmişler de dahil olmak üzere kamu görevlilerinin gelir ve kazançlarının kaynağının etkin bir biçimde tespitine ve kontrolüne yönelik çeşitli mekanizmalar oluşturulmuştur. Türkiye'de de bu çerçevede, kamu görevlilerine düzenli aralıklarla mal bildiriminde bulunma yükümlülüğü getirilmiştir.
Nitekim Anayasa'nın "Mal Bildirimi" kenar başlıklı 71'inci maddesinde kamu hizmetine girenlerin mal bildiriminde bulunmalarının ve bu bildirimlerin tekrarlanma sürelerinin kanunla düzenleneceği; yasama ve yürütme organlarında görev alanların. bundan istisna edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Bu bağlamda sosyal adaletin ve iyi yönetimin sağlanması, vatandaşın vergilerinin korunması amacıyla; 19.04.1990 tarihli ve 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu çıkarılmıştır. Ancak anılan Kanun'un amir hükümlerine rağmen; ne yolsuzluk ne rüşvet ne de nepotizm engellenebilmiştir.
Başka bir anlatımla Türkiye'de kamu yönetiminde şeffaflığın ve hesap verebilirliğin giderek azaldığı bir dönemde siyasi erki ellerinde bulunduranların. yolsuzluk, rüşvet ve haksız zenginleşme vakaları olağan hale gelmiş, ancak mevcut yasal düzenlemeler yetersiz kalmıştır. Siyasi güç temerküzünün bir sonucu olarak, kamu kaynaklarını belirli kişi ve kesimlere yönlendirme, Devletin imkanlarını siyaseten kendilerine yakın zümrelerin hizmetine sunma ve ülke yönetimini kişisel servet artırma aracına çevirme pratiği üzerine iş, işlem ve eylemler yaygınlaşmış, buna karşın Türkiye'de geniş kesimler açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahkum edilmişlerdir.
Bundan da öte kamuoyuna yansıyan açık yolsuzluk örnekleri, soruşturma ve kovuşturma süreçlerinden yine siyasi erkin etkisiyle ari tutulmakta; yolsuzluk örnekleriyle zenginleşenlerin pervasız tutumları, kamuoyunun vicdanını derinden yaralamaktadır.
Bu bağlamda, Türkiye'de siyasilerin mal varlıklarını şeffaf bir şekilde beyan etmemesinin ve bu anlamda idari ve adli denetim süreçlerinin siyasileştirilerek etkisizleştirilmesinin nasıl büyük bir yolsuzluk düzenine yol açtığı tüm örnekleriyle ortadadır.
Mal bildirimleri şeffaf değildir ve kamuya açık bir şekilde paylaşılmamaktadır.
Siyasetçilerin aile bireyleri ve yakın çevr saklamalarına yönelik bir denetim mekanizması yoktur.
Yolsuzluk soruşturmaları bağımsız bir şekilde yürütülememektedir ve iktidarın baskılarıyla kapatılmaktadır.
Türkiye'de yolsuzluğun ve rüşvetin Devlet yönetimine nasıl sirayet ettiğini göz önüne alarak, halkın güvenini yeniden tesis etmek ve kamu kaynaklarının adil şekilde kullanılmasını sağlamak adına yasal bir düzenlemenin yapılması kaçınılmaz hale gelmiştir.
Bu kapsamda Kanun Teklifiyle Cumhurbaşkanının, Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyelerinin, Cumhurbaşkanı yardımcılarının, bakanların, eşlerinin, velayetleri altındaki çocuklarının göreve gelmeden önceki son 5 ve 10 yılda edindikleri aktif ve pasifleriyle birlikte tüm mal varlıklarının ve bunların kaynaklarının MASAK tarafından araştırılması ile bu tespitin yıllık olarak ilgili kurumun resmi internet sitesinde yayımlanarak kamuoyu denetimine açılması öngörülmektedir.