2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu ile 5442 Sayılı İl İdaresi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 4 madde
Kaynak göster
2/3096 esas numaralı kanun teklifi 2 Mayıs 2025 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti, Şırnak). “2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu ile 5442 Sayılı İl İdaresi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/3096, 2 Mayıs 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-3096-2911-sayili-toplanti-ve-gosteri-yuruyusleri-kanunu-ile-5442-sayili-il-idaresi-kanununda-de (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/5af305b3-cf62-4bf6-8e8f-0196913ae5e6
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleİçişleri Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 4 madde
MADDE 110/6/1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 11 inci maddesinin (O) fıkrası yürürlükten…
10/6/1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 11 inci maddesinin (O) fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
Gerekçe: Bu madde ile 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 11 inci maddesinin (C) fıkrasının yürürlükten kaldırılması amaçlanmaktadır. Anılan hüküm. il valilerine "kamu düzeni", "milli güvenlik", "genel sağlık" gibi soyut ve geniş yorumlara açık kavramlara dayanarak toplantı, yürüyüş, etkinlik gibi barışçıl eylemleri yasaklama yetkisi vermektedir. Bu yetkinin sınırlarının belirsiz oluşu, hukuk devleti ilkesi (AY m.2). temel hak ve özgürlüklerin sınırlanmasında ölçülülük ilkesi (AY m.13) ve toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı (AY m.34) ile bağdaşmamaktadır. Bu bağlamda, İl inci maddesinin (C) fıkrasının uygulanması, özellikle Kürt illerinde sürekli hale gelen genel yasaklama kararlarıyla hakların özünü ortadan kaldırıcı nitelik kazanmıştır. Demokratik hukuk devleti ilkesinin gereği olarak, valilere tanınan bu sınırsız yetki yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 26/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun | 7'nci ve 19 uncu maddeleri…
6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun | 7'nci ve 19 uncu maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.
Gerekçe: Bu madde ile 2911 sayılı Kanun'un 17. ve 19. maddeleri yürürlükten kaldırılmaktadır. Söz konusu maddeler, kamu güvenliği, suç işlenmesinin önlenmesi. genel sağlık gibi geniş kavramlar kullanılarak toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yasaklanmasına veya ertelenmesine olanak tanımaktadır. Ancak Anayasa'nın 34. maddesi. bu hakkın "önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız olarak kullanılabileceğini" açık biçimde düzenlemektedir. Hakkın kullanılmasını sürekli olarak erteleyen ya da yasaklayan idari uygulamalar, bu anayasal güvenceyi fiilen işlevsiz hale getirmektedir. 2911 sayılı Kanun'un 17. ve 19. maddeleri, yürürlükte kaldığı sürece idareye geniş ve keyfi bir müdahale alanı sunmakta, toplumsal barışçıl muhalefet biçimlerinin bastırılmasına yasal dayanak oluşturmaktadır. Bu durum hem hukuk devleti ilkesi hem de ifade ve örgütlenme özgürlükleri ile bağdaşmamaktadır. Bu nedenle bu maddelerin yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 3Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 4Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Genel gerekçeyi oku (5 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı, siyasi fikirlerin ifadesinden adaletsiz uygulamalara tepki gösterilmesine, ekonomik çıkarların savunulmasından sosyal taleplere kadar uzanan sivil, ekonomik, politik ve sosyal hakların tanınması, uygulanması ve savunulması için kullanılan demokratik Anayasal bir hak ve araçtır.
Anayasanın 34. maddesine göre "Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösleri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir." Anayasa'da bu hakkın kullanımın izin alma şartına bağlanamayacağı açıkça ifade edilmiştir. Anayasa'da ek güvence olarak ifadesini bulan önceden izin almadan. ibaresi, hakkın doğasına ilişkin bir belirleme içermekte olup. bu hakkı bir izin değil, bir özgürlük olarak tanımlandığı anlaşılmaktadır.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü özgürlüğü hakkı, sadece bir anayasal hak değil, aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) başta olmak üzere uluslararası insan hakları belgeleriyle de koruma altınadır. Ancak Türkiye?de toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı hem bu hakkın içeriğini düzenleyen başta 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu ile hem de uygulamada çeşitli kısıtlamalara, engellemelere veya güvenlik gerekçeleriyle yasaklara konu olmaktadır. Bu yasaklamalara ise en çokta Kürtlerin yoğun yaşadığı illerde karşılaşılmaktadır. Eylem, etkinlik, barışçıl gösteri ve basın açıklamalarının uzun yıllardır sistematik bir şekilde yasaklandığı bu kentlerde özellikle belediyelere atanan kayyımlarla birlikte yasaklama kararlarında yeni bir aşamaya geçilmiştir. Halkın iradesine kayyım atandığı kentlerde valiliklerin tüm eylem ve etkinliklerin yasaklanması ile bu kentlerde giriş ve çıkışlara izin verilmemesi şeklinde üst üste kararlar alınmıştır. Kayyım atamaları sonrası yapılan demokratik ve barışçıl protestoların güvenlik güçlerince şiddetle bastırılması. işkence ve keyfi gözaltılar gibi ciddi insan hakları ihlallerine sahne olmuştur. Özellikle Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Abdullah Zeydan'ın görevden alınıp 15 Şubat 2025 tarihinde Van Büyükşehir Belediyesi'ne üçüncü kez kayyım atanması ile halkın tepkileri ve demokratik haklarını savunma çabaları şiddetle bastırılmıştır.
Yine 19 Mart günü aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 105 kişi hakkında çıkarılan gözaltı kararıyla ve 23 Mart'ta aralarında 3 belediye başkanının da olduğu 51 kişinin tutuklanmasıyla ülke geneline yayılan barışçıl protestolar, çok boyutlu hak ihlallerinin ve kötü muamelenin hedefi haline gelmiştir. Protestolar esnasında veya ev baskınlarıyla aralarında gençlerin, öğrencilerin, çocukların ve gazetecilerin de olduğu 2 binden fazla kişi gözaltına alınmış. üç yüze yakın kişi tutuklanmıştır.
Uluslararası sözleşmeler ve Anayasa ile koruma altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını engelleyen hukuksuz yasaklama kararlarına yasal dayanak oluşturan 2911 sayılı Kanun'unun 17. ve 19. maddeleri ile 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 1 1/c maddesidir. "Türk aile yapısı", 'ulusal güvenlik" ve *kamu düzeni? *milli güvenlik", *suç işlenmesinin önlenmesi". "genel sağlık", "genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması? gibi kavramlar idare tarafından sıklıkla ve geniş bir takdir yetkisi ile kullanılmakta, toplantı gösteri hakkını sınırlamaktadır. Bu haliyle geniş takdir yetkisine sahip kamu otoriteleri, yoruma son derece açık gerekçelerle toplantı ve gösterilerin gerçekleşme olasılıkları ciddi anlamda kontrol etmekte ve hakkın kullanımını problemli hale getirilmektedir. Bu nedenle söz konusu maddelerin kaldırılması gerekmektedir.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR