İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/3126 KOMİSYONDA

Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 23 madde

Kaynak göster

2/3126 esas numaralı kanun teklifi 16 Mayıs 2025 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Sevda Erdan Kılıç (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Sevda Erdan Kılıç (CHP, İzmir). “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/3126, 16 Mayıs 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-3126-toplanti-ve-gosteri-yuruyusleri-kanunu-nda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/fbf54da9-ad75-4549-97f4-0196d8f5fa91

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    İçişleri Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 23 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 16/10/1983 tarihli ve 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunun 3?üncü maddesinin ikinci fıkrası…

6/10/1983 tarihli ve 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunun 3?üncü maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

Gerekçe: Anayasa'nın 34. Maddesi, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını "Herkes önceden izin almadan silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir" şeklinde düzenler. Anayasa'da milliyet farkı gözetilmeksizin herkes için getirilen bu hakkın, kanunla yabancılar için izne bağlanması Anayasa'ya aykırıdır. Bu nedenle teklif ile maddenin yabancılara izin şartı getiren ikinci fıkrasının yürürlükten kaldırılması önerilmektedir.

MADDE 22911 Sayılı Kanun'un 6'nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

2911 Sayılı Kanun'un 6'nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

Gerekçe: Uluslararası sözleşmeler toplantının yapılacağı mekanın düzenleyiciler tarafından belirlenmesini toplantı özgürlüğü kapsamında değerlendirmektedir. I Temmuz 2014 tarihinde Avrupa Hukuk Yoluyla Demokrasi Komisyonu (Venedik Komisyonu) Avrupa Konseyi tarafından yayımlanan toplantı özgürlüğü hakkındaki "Venedik Komisyonu Görüşlerinin Derlemesi" başlıklı belgenin ilgili kısmı şöyledir: "Mekan, toplantı yapma özgürlüğünün en önemli unsurlarından birisidir. Toplantıyı düzenleyenlerin, toplantının amacına en uygun hizmet edecek mekanı seçme ayrıcalığı, toplantı yapma özgürlüğünün özünü oluşturan parçalardan birini teşkil eder. Kamusal alanlarda düzenlenen toplantılar, o alanın rutin kullanımına izin vermek zorunda olmamalıdır, zira kamusal alanların bir toplantı için kullanılmasının herhangi başka bir kullanım ile aynı meşruiyete sahip olduğu uzun bir süre önce kabul edilmiştir. Dahası, bir toplantının amacı sıklıkla belli bir konumla bağlantılıdır ve toplantı yapma özgürlüğü, toplantıyı hedef objesinin görüp duyabileceği mesafede gerçekleştirme hakkını da kapsamaktadır. Venedik Komisyonu, hangi mekanın toplantıya en uygun olacağını seçmenin toplantının düzenleyicilerine ait bir ayrıcalık olduğunun, zira anlamlı bir etki yaratabilmek için gösterilerin genellikle ilgi çekebilmek adına belli yerlerde yapılmaları gerektiğinin altını çizmektedir. Etkinliğin mekanını seçmede toplantı düzenleyicilerinin özgürlüğüne saygı bir norm olmalıdır. Barışçıl toplantı hakkının uygulanmasını kolaylaştırmak ve muhafaza etmek Devletin görevidir. Yukarıda belirtildiği üzere, tüm kamusal alanlar toplantı düzenlenmesi için açık ve mevcut olmalıdır ve bu nedenle, toplantı düzenlemek için alanların resmi bir şekilde belirlenmesi, toplantıların düzenlenmesine uygun alanları sadece belirlenmemiş olmaları nedeniyle hariç tuttuğundan, kaçınılmaz olarak toplantı düzenlemek için kullanılabilecek mekanların sayısını kısıtlamaktadır. Toplantının düzenleneceği mekana uygulanabilecek tek meşru kısıtlama, yalnızca tehlikeli alanlar ve kamuya kapalı tesislere ilişkindir." 4 Haziran 2010 tarihinde kabul edilen ve Venedik Komisyonu ile istişarede bulunan Avrupa'da Güvenlik ve İş Birliği Teşkilatının Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Ofisi (AGİT) için toplantı özgürlüğü hakkında danışma topluluğu tarafından düzenlenen BarıYgık toplantı özgürlüğüne ilişkin kılavuzda ise şu ifadeler yer almaktadır: "Toplanmadan önce zorunlu kılınan kısıtlamalar: Bu kısıtlamalar, 'saat, yer ve koşul' veya genel yasaklara ilişkin kısıtlama şeklinde olabilmektedir. Bununla birlikte, belirli saatlerde veya bölgelerde toplanmayı yasaklayan genel kapsama ilişkin yasal hükümler, belirli bir toplantı için kısıtlamalara kıyasla daha ayrıntılı bir gerekçelendirme gerektirmektedir. Her özel durumun koşullarını dikkate almanın mümkün olmadığı değerlendirilerek, yasada bu tür genel hükümlerin eklenmesi (ve uygulanması) zorunlu sosyal ihtiyacın varlığının kanıtlanabilmesi haricinde orantısız olarak anlaşılabilmektedir. Strazburg Hâkimlerinin karar verdiği gibi 'makamlar nezdinde kullanılan ifadeler veya bazı bakış açılarından şok edici ve kabul edilemez ve dahası söz konusu gerekliliklerin yasalara aykırı olarak anlaşılan demokratik ilkelerin reddedilmesi ya da şiddete teşvik durumları dışında, toplantı ve ifade özgürlüğünü bertaraf etmeyi hedef alan önleyici nitelikteki radikal tedbirler demokrasiye zarar vermekte dahası sıklıkla tehlikeye atmaktadır." Toplantının yapılacağı mekanın, toplantı özgürlüğü kapsamında düzenleyiciler tarafından belirlenmesi ve bu konuda bir sınırlama getirilmemesi demokratik bir ön koşuldur. Bu nedenle teklif ile toplantı ve gösteri yürüyüşü yerlerine sınırlama getiren maddenin maddenin yürürlükten kaldırılması önerilmektedir.

MADDE 32911 Sayılı Kanun'un 10*uncu maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

2911 Sayılı Kanun'un 10*uncu maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

Gerekçe: Mevcut düzenleme, aniden yapılan barışçıl toplantı ve gösteri yürüyüşlerini kapsamamaktadır. Hayatın olağan akışı kapsamında, aniden yapılan barışçıl toplantı ve gösteri yürüyüşleri ön bildirim şartını gerçekleştiremeyeceğinden, mevcut düzenleme toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını ihlal etmektedir. Her ne kadar yasada toplantı ve gösteri yürüyüşü için ön bildirim şartı getirilmişse de Yargıtay'ın yerleşik içtihatları, toplantı hakkını kanunun lafzından farklı olarak geniş bir şekilde yorumlamaktadır. Yargıtay $. Ceza Dairesi 7 Aralık 2006 tarih ve 2006/2428 Esas numaralı, 2006-9022 Karar sayılı kararında, İstanbul'da iki çevik kuvvet polis memurunun şehit edilmelerini protesto etmek için İzmir'de yürüyüş yapan grup için verilen mahkumiyet kararını, suçun unsurları gerçekleşmediği gerekçesiyle bozmuştur. Yargıtay'ın benzer çok sayıda kararı vardır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de Oya Ataman/Türkiye kararında, iç hukuka göre açıkça aykırı bir şekilde ön bildirimsiz olarak gerçekleşen toplantı ve gösteri yürüyüşü davasında, bir gösterinin sadece mevzuata uygun olmamasını barışçıl şekilde toplanma özgürlüğünün kullanılmasına müdahale edilmesini haklı kılmayacağı kararını vermiştir. Hem uluslararası Mahkeme hem de yüksek mahkeme kararları, toplantı hakkının sadece bildirim şartı yerine getirilmediği, aniden gerçekleştirildiği ve düzenleme şartlarına uymadığı için sınırlandırılamayacağını öngörmektedir. Toplumsal reflekslerin ani bir biçimde verilmesi doğaldır. Dolayısıyla bu ani gelişen toplumsal refleksler de Anayasal korumadan yararlanabilmelidir. Bu nedenle toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını bildirim şartına bağlayan maddenin yürürlükten kaldırılması gerektiğinden teklif ile maddenin yürürlükten kaldırı! önerilmektedir.

MADDE 42911 Sayılı Kanun'un 11?nci maddesinin birinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

2911 Sayılı Kanun'un 11?nci maddesinin birinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

Gerekçe: Teklif ile 6'ncı madde hükümleri yürürlükten kaldırıldığında birinci fıkrasının da yürürlükten kaldırılması önerilmektedir.

MADDE 52911 Sayılı Kanun'un 12'nci maddesi'nin birinci fıkrasında yer alan "bildirimde yazılı amaç dışına…

2911 Sayılı Kanun'un 12'nci maddesi'nin birinci fıkrasında yer alan "bildirimde yazılı amaç dışına çıkılmamasını" ifadeleri yürürlükten kaldırılmıştır.

Gerekçe: Teklif ile bildirim şartı yürürlükten kaldırıldığından, maddede yer alan "bildirimde yazılı amaç dışına çıkılmamasını" ifadesinin yürürlükten kaldırılması önerilmektedir.

MADDE 62911 Sayılı Kanun'un 14'üncü maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

2911 Sayılı Kanun'un 14'üncü maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

Gerekçe: Teklif ile 6'ncı madde hükümleri yürürlükten kaldırıldığından, maddenin yürürlükten kaldırılması önerilmektedir.

MADDE 72911 Sayılı Kanun'un 15'inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

2911 Sayılı Kanun'un 15'inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

Gerekçe: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, "...Kamuya açık bir yerde yapılan her türlü gösteri, günlük hayatın akışında belli bir karışıklığa sebep olabilecek ve düşmanca tepkilere yol açabilecek nitelikte olsa bile, bu durum, tek başına, toplantı özgürlüğünün ihlal edilmesini haklı göstermemektedir" diyerek, toplantı özgürlüğü hakkını korumuştur. Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının kullanılması, günlük hayatın akışında karışıklıklara sebep olabilir, hatta bazen tepkilere de neden olabilir. Ancak bu durum uluslararası mahkeme kararlarında da olduğu gibi toplantı özgürlüğünün ihlal edilmesini haklı gösteremez. Öte yandan erteleme ve yasaklama kararları adeta izin yetkisine dönüşmüş durumdadır. Yasadaki izin yetkisi daha önce Anayasa Mahkemesi kararı ile kaldırılmıştır. Ancak erteleme ve yasaklama kararlarının keyfi biçimde verilmesi, Anayasa'ya aykırı bir şekilde izin yetkisini fiili olarak gündeme getirmiştir. Erteleme yetkisi ayrıca, toplantı ve gösteri yürüyüşleriyle zamanında tepki gösterilememesi riskini beraberinde getirdiği için toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı anlamsız kalmaktadır. Bu nedenle Vali'lere toplantı ve gösteri yürüyüşünü erteleme yetkisi veren maddenin teklif ile yürürlükten kaldırılması önerilmektedir.

MADDE 82911 Sayılı Kanun'un 16'ncı maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

2911 Sayılı Kanun'un 16'ncı maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

Gerekçe: Devletten beklenen, pozitif yükümlülüğü kapsamında, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını kullanmak isteyenlerin güvenliğini sağlamasıdır. Pozitif yükümlülük konusunda özveride bulunulmaması, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının ihlal edilmesine gerekçe olamaz. Bu nedenle maddenin yürürlükten kaldırılması gerektiğinden teklif ile maddenin yürürlükten kaldırılması önerilmektedir.

MADDE 92911 Sayılı Kanun*un 17"nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

2911 Sayılı Kanun*un 17"nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

Gerekçe: Anayasa Mahkemesi, halka açık yerlerde yapılan her türlü gösterinin günlük hayatın akışında belli bir karışıklığa sebep olabileceği ve olumsuz tepkilere yol açabileceğini peşinen kabul eder. Ancak, yalnızca toplumun büyük bir kısmı tarafindan gösterilebilecek bir tepki veya doğabilecek bir gerilim varlığının, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ortadan kaldırılması için tek başına yeterli olmadığı tespitini yapar. Devletten beklenen, pozitif yükümlülüğü kapsamında, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını kullanmak isteyenlerin güvenliğini sağlamasıdır. Bu nedenle maddenin yürürlükten kaldırılması gerektiğinden teklif ile maddenin yürürlükten kaldırılması önerilmektedir.

MADDE 102911 Sayılı Kanun'un 18"inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

2911 Sayılı Kanun'un 18"inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

Gerekçe: Erteleme ve yasaklama usulü kaldırıldığından, tebliğ usulüne gerek kalmamıştır. Bu nedenle maddenin yürürlükten kaldırılması gerektiğinden teklif ile maddenin yürürlükten kaldırılması önerilmektedir.

MADDE 112911 Sayılı Kanun'un 19'uncu maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

2911 Sayılı Kanun'un 19'uncu maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

Gerekçe: Anayasa Mahkemesi, halka açık yerlerde yapılan her türlü gösterini günlük hayatın akışında belli bir karışıklığa sebep olabileceği ve olumsuz tepkilç açabileceğini peşinen kabul eder. Ancak, yalnızca toplumun büyük bir kısmı tg ile gösterilebilecek bir tepki veya doğabilecek bir gerilin varlığının, toplantı ve gösteri yü ii ü düzenleme hakkının ortadan kaldırılması için tek başına yeterli olmadığı tespitİni Ş Yani bu tür durumların varlığı otomatik olarak toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına müdahale edilmesini haklı göstermez. Devletten beklenen, pozitif yükümlülüğü kapsamında, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını kullanmak isteyenlerin güvenliğini sağlaması ve üçüncü kişiler tarafından herhangi bir saldırıya uğrama endişesi taşımadan bu hakkı kullanmalarını temin etmesidir. Kamu otoritesi bir hakkı sınırlarken, bunu gerektiği oranda yapmalıdır. Ancak yasak kararlarında bu açıklamaların yapılmadığı ortadadır. Cumartesi Anneleri'nin her hafta Galatasaray Meydanı'nda yaptığı oturma eylemi, kamu otoritesi tarafından yasaklanmıştır. Anayasa Mahkemesi kararında, "Müdahaleye dayanak olan yasaklama kararında toplantı için bildirim yapılmamasının kamu düzenini ne şekilde bozacağına veya başkalarının hak ve özgürlüklerini nasıl zedeleyeceğine dair hiçbir açıklamada bulunulmaması nedeniyle idarenin bu kanaate nasıl ulaştığı anlaşılamamıştır. ... Yasaklama kararında kamu düzeni bozulması, bozulma tehlikesi veya başkalarının haklarının korunması gerekliliği gibi zorlayıcı şartlar olduğunu ortaya koymamıştır. İzah edilen sebeplerle idarenin etkinliği yasaklama kararı için dayanak gerekçelerinin haklı ve ikna edici olduğu söylenemez" denilmektedir. Kamu otoritelerinin herhangi bir değerlendirme ve açıklama yapmadan almış oldukları çok sayıda yasaklama kararı yargıdan dönmüştür. Yasaklama kararlarının keyfi ya da gerekçesiz biçimde verilmesi, Anayasa'ya aykırı bir şekilde izin yetkisini fili olarak gündeme getirmiştir. Bu da toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını ihlal etmektedir. Bu nedenle bölge valisine erteleme ve yasaklama yetkisi veren maddenin yürürlükten kaldırılması teklif edilmektedir.

MADDE 122911 Sayılı Kanun'un 20'nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

2911 Sayılı Kanun'un 20'nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

Gerekçe: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de Oya Ataman/Türkiye kararında, iç hukuka göre açıkça aykırı bir şekilde ön bildirimsiz olarak gerçekleşen toplantı ve gösteri yürüyüşü davasında, bir gösterinin sadece mevzuata uygun olmamasını barışçıl şekilde toplanma özgürlüğünün kullanılmasına müdahale edilmesini haklı kılmayacağı kararını vermiştir. Bu kapsamda, şekil ve şartlara uyulmadığı gerekçesiyle toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının ihlal edilmesi kabul edilemez. Bu nedenle maddenin yürürlükten kaldırılması gerektiğinden teklif ile maddenin yürürlükten kaldırılması önerilmektedir.

MADDE 132911 Sayılı Kanun'un 12'nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

2911 Sayılı Kanun'un 12'nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

Gerekçe: Uluslararası sözleşmeler toplantının yapılacağı mekanın düzenleyiciler tarafından belirlenmesini toplantı özgürlüğü kapsamında değerlendirmektedir. Etkinliğin mekanı konusunda getirilen sınırlamalar, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını ihlal edici nitelikte olmaktadır. Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı genel olarak iktidarlara, siyasetçilere taleplerini dile getirmek üzere yapılır. Bu haliyle toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı, demokrasinin temelini oluşturur. Dolayısıyla siyasi hak ve taleplerini dile getiren yurttaşların Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde eylem yapması doğaldır, demokrasinin gereğidir. I Temmuz 2014 tarihinde Avrupa Hukuk Yoluyla Demokrasi Komisyonu (Venedik Komisyonu) Avrupa Konseyi tarafından yayımlanan toplantı özgürlüğü hakkındaki "Venedik Komisyonu Görüşlerinin Derlemesi" başlıklı belgenin ilgili bölümünde, "Bir toplantının amacı sıklıkla belli bir konumla bağlantılıdır ve toplantı yapma özgürlüğü, toplantıyı hedef objesinin görüp duyabileceği mesafede gerçekleştirme hakkını da kapsamaktadır" yorumunu yapmaktadır. a Bu nedenle, toplantı ve gösteri yürüyüşüne yasaklanan yerleri düzen yürürlükten kaldırılması teklif edilmektedir. a) Bildirim şartı yürürlükten kaldırıldığından, teklif ile düzenlemenin de yürürlükten kaldırılması önerilmektedir. d) Atıfta bulunulan madde hükümleri yürürlükten kaldırıldığından, teklif ile düzenlemenin de yürürlükten kaldırılması önerilmektedir. g) Düzenlemede yer alan "kanunların suç saydığı maksatlar için" ifadesinden hangi kanunların suç saydığı maksatların kanuna aykırı toplanma suçuna temel dayanak olacağı anlaşılamamaktadır. Öte yandan henüz düzenlenmemiş toplantı gösteri yürüyüşünün suç sayılan maksatlarla yapıldığına nasıl karar verileceği gibi muğlaklıklar bulunmaktadır. Düzenleme modern ceza hukuku anlayışıyla bağdaşmayan ve kanunilik ilkesine aykırı bir düzenlemedir. Suçta ve cezada kanunilik ilkesi, suç teşkil eden hallerin herkes tarafından anlaşılabilecek açıklıkta ve belirlilik ilkesine göre düzenlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle düzenlemenin yürürlükten kaldırılması gerektiğinden teklif ile düzenlemenin yürürlükten kaldırılması önerilmektedir. h) Bildirim şartı yürürlükten kaldırıldığından, teklif ile düzenlemenin de yürürlükten kaldırılması önerilmektedir. i) Atıfta bulunulan madde hükümleri yürürlükten kaldırıldığından, teklif ile düzenlemenin de yürürlükten kaldırılması önerilmektedir. )) Atıfta bulunulan madde hükümleri yürürlükten kaldırıldığından, teklif ile düzenlemenin de yürürlükten kaldırılması önerilmektedir. k) Kanun'un mülga 21. maddesine gönderme yaptığı için, yasama hatasını düzeltmek için yürürlükten kaldırılması önerilmektedir. I) Atıfta bulunulan madde hükümleri yürürlükten kaldırıldığından, teklif ile düzenlemenin de yürürlükten kaldırılması önerilmektedir.

MADDE 142911 Sayılı Kanun'un 23'üncü maddesi'nina,d, g, h,i, j, k, | bendleri yürürlükten kaldırılmıştır.

2911 Sayılı Kanun'un 23'üncü maddesi'nina,d, g, h,i, j, k, | bendleri yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 152911 Sayılı Kanun'un 24'üncü maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

2911 Sayılı Kanun'un 24'üncü maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

Gerekçe: Anayasa Mahkemesi, dağıtma yetkisinin kullanılması için, "kamu düzeninin sağlanması için gerekli olduğunun ve cezaların kamu düzeninin bozulması veya bozulma tehlikesinin ortaya çıkması sebebiyle verildiğinin veya katılımcıların bu anayasal haklarını kullanırlarken sahip oldukları hak ve özgürlüklerin gerektirdiği ödev ve sorumluluklara uygun davranmadıklarının yetkili mercilerce (polis raporlarında, iddianamelerde veya derece mahkemelerinin gerekçelerinde) gösterilmesi gerekir" tespitini yapmaktadır. Anayasa Mahkemesi, şiddet içermeyen barışçıl gösterilere yönelik olarak devletin hoşgörü ile yaklaşmasının çoğulcu demokrasinin gereği olduğu tespitini yapmıştır. Bildirimsiz yapılan barışçıl toplantılar da toplanma hakkının kapsamındadır. yapma yetkisinin koltuğa verilmesi uygun değildir. Kolluğun dağılmayı ihtar ve gösteri yürüyüşünün kanunsuz eylem haline gelmesi Anayasal alanın belirtmektedir. Hem iç hukuk hem de uluslararası hukukta kıstas toplantının barışçıl bir toplantı olup olmadığıdır. Anayasa'nın 34'üncü maddesi, fikirlerin silahsız ve saldırısız yani barışçıl bir şekilde ortaya konulabilmesini toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı ile güvence altına almıştır. Toplantı hakkının amacı, şiddete karışmayan fikirlerini barışçıl bir şekilde ortaya koyan bireylerin haklarının korunmasıdır. Kamu otoritelerinin toplantı hakkını kullanamayacak şekilde dar yorumları, toplantı veya gösteri yürüyüşünün barışçıl niteliğini ortadan kaldırmaz ve toplanma hakkının ihlal edilmesini haklı göstermez. Devletin şiddet içermeyen her türlü toplantıya hoşgörü göstermesi gerekmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin çok sayıda kararında toplantı ve gösteri yürüyüşlerine yapılan müdahalelerin orantısız olduğu ve yapılan müdahalenin toplantı ve gösteri yürüyüşü yapma hakkını ihlal ettiğini ortaya koymuştur. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de 16 Temmuz 2013 ve 23 Temmuz 2013 tarihlerinde, AİHM Abdullah Yaşa-Türkiye ve İzci-Türkiye davalarında, taraf devletlere çağrı yapmıştır. İzci-Türkiye kararında AİHM, Ataman Grubu davalarına benzer davaların sayısındaki artışa dikkat çekmiştir: "Mahkeme, Türkiye hakkındaki 40tan fazla kararda, kolluk görevlilerinin gösterilerdeki sert müdahalelerinin veya barışçıl nitelikte gösterilere katıldıkları gerekçesiyle başvuranlar hakkında başlatılan cezai işlemlerin, Sözleşme'nin 3 ve/veya ll'nci maddesinin/maddelerinin ihlaline sebep olduğu sonucuna vardığını gözlemlemektedir." Mahkeme tarafından belirtildiği üzere, söz konusu kararların verildiği davaların ortak özelliği, yetkililerin barışçıl toplantılara belirli derecede hoşgörü göstermemiş olmaları ve bazı hallerde de göz yaşartıcı gaz da dahil olmak üzere, kolluk görevlileri tarafından sert fiziksel güç kullanılmış olmasıdır. Ayrıca Mahkeme, 20'den fazla kararda gösteriler esnasında kolluk görevlilerinin kötü muamelede bulundukları iddialarına karşı Türkiye'deki soruşturma makamları tarafından etkin bir soruşturma yürütülmediğini ortaya koymuştur. Bu nedenle maddenin yürürlükten kaldırılması teklif edilmiştir.

MADDE 162911 Sayılı Kanun'un 26'ncı maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

2911 Sayılı Kanun'un 26'ncı maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

Gerekçe: Anayasa Mahkemesi, (Ali Rıza Özer ve diğerleri) kararında, "Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı ve ifade özgürlüğü, demokratik toplumun en temel değerleri arasındadır. Demokrasinin özünde açık bir tartışma ortamıyla sorunları çözebilme gücü yer almaktadır. Şiddete teşvik ve demokrasinin ilkelerini ortadan kaldırma durumları dışında toplantı ve ifade özgürlüğünün ortadan kaldırılmasına yönelik önleyici nitelikli radikal tedbirler, yetkililerin eylemlerde kullanılan ifadeler ve bakış açılarını şaşırtıcı ve kabul edilemez olarak değerlendirdiği ya da eylemlerin yasadışı olduğu durumlarda dahi, demokrasiye zarar vermektedir. Hukukun üstünlüğüne dayalı demokratik bir toplumda, mevcut düzene itiraz eden ve barışçıl yöntemlerle gerçekleştirilmesi savunulan siyasi fikirlerin, toplantı özgürlüğü ve diğer yasal araçlarla kendisini ifade edebilmesi imkanı sunulmalıdır" tespitini yapmaktadır. Maddede yer alan "halkı suç işlemeye özendiren veya kışkırtan yazı veya resim bulunması" ifadesi muğlaktır. Bu kapsamda yapılacak dar yorumlar toplantı ve gösteri yürüyü " sikinin ihlal edilmesine neden olabilecek durumdadır. Bu nedenle maddenin yürürlükte gerektiğinden teklif ile maddenin yürürlükten kaldırılması önerilmektedir.

MADDE 172911 Sayılı Kanun'un 27'nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

2911 Sayılı Kanun'un 27'nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

Gerekçe: Anayasa Mahkemesi sadece toplantının barışçıl olmasını kıstas almaktadır. Mahkeme, "Bunun dışında toplantının veya gösteri yürüyüşünün hangi amaçla yapıldığının bir önemi yoktur. Diğer taraftan, düzenleme sadece barışçıl toplantı hakkını korumakla kalmamakta aynı zamanda bu hakka dolaylı olarak usulsüz sınırlamalar getirilmesinden kaçınılması yükümlülüğünü de ortaya koymaktadır" yorumunu yapmaktadır. Bu nedenle maddenin yürürlükten kaldırılması gerektiğinden teklif ile maddenin yürürlükten kaldırılması önerilmektedir.

MADDE 182911 Sayılı Kanun'un 28*inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

2911 Sayılı Kanun'un 28*inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

Gerekçe: 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin düzenlenmesini oldukça zorlaştırdığı için düzenlenen toplantılar çoğu kez doğrudan kanuna aykırı olarak yorumlanmakta ve kamu düzeninin bozulmasının engellenmesi gerekçesiyle kolluk müdahalesine konu olmaktadır. Ancak AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, toplantının yalnızca kanunlarda öngörülen usule aykırı yapılmış olması toplantıyı barışçıl olmaktan çıkarmamaktadır. AİHM'e göre, halka açık yerde yapılan her türlü gösteri günlük hayatın akışını etkileyebileceği için bu durumun varlığı tek başına bir müdahale gerekçesi oluşturmamaktadır. Kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşü suçunun tam karşılığı da içtihatlarda karşılığını bulamamaktadır. Kanuna göre örneğin bildirimsiz bir gösteri yapılması kanuna aykırı bir gösteri olarak tanımlanırken, Yargıtay kararları bu kapsamda değerlendirme yapmamaktadır. Bunun en önemli özelliği örneğin kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşü suçu açısından ani toplanmaların istisnai bir özellik taşımasıdır. Kanunda yer bulan kanuna aykırı toplantı ifadesi, ayrıca herkes tarafından anlaşılabilecek açıklıkta ve belirlilik ilkesine göre değildir. İç hukuk ve uluslararası hukuka göre barışçıl olan her toplantı ve gösteri ifade özgürlüğünün temelini oluşturmaktadır. Anayasa Mahkemesi "Kanunlarda öngörülen usullere tam olarak uyulmamış olması tek başına toplantı ve gösteri yürüyüşünün barışçıl niteliğini. ortadan kaldırmaz" tespitini yapmaktadır. Anayasa Mahkemesi, barışçıl niteliğini koruyan ancak bildirimde belirtilen yürüyüş güzergahını aşan ve kamu düzenini bozduğu tespit edilemeyen bir yürüyüş açısından kovuşturulan düzenleme kurulu üyelerinin salt usule aykırılık gerekçesiyle yargılanmaları ve mahkumiyetlerine karar verilmesi (bu kişiler hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilse dahi) toplanma hakkının içeriğiyle ve meşru sınırlandırma amacıyla bağdaşır nitelikte bulmamıştır. Öte yandan kanunda belirtilen cezaların yüksekliği de ifade özgürlüğü hakkı ile toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı kapsamında caydırıcı bir nitelik taşımaktadır. Bu nedenle maddenin yürürlükten kaldırılması gerektiğinden teklif ile maddenin yürürlükten kaldırılması önerilmektedir. önerilmektedir.

MADDE 192911 Sayılı Kanun'un 3 inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

2911 Sayılı Kanun'un 3 inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 202911 Sayılı Kanun'un 32*nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

2911 Sayılı Kanun'un 32*nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

Gerekçe: Barışçıl amaçlarla bir araya gelmiş kalabalıkların toplantı hakkını kullanırken kamu düzeni açısından tehlike oluşturmayan ve şiddet içermeyen davranışlarına devletin sabır ve hoşgörü göstermesi çoğulcu demokrasinin gereğidir. Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı, ifade özgürlüğü kapsamındadır. Dolayısıyla barışçıl bir gösteri sırasında yapılanlar veya gösteri sonrasında katılımcılara yönelik soruşturma ve cezalandırmalar da toplantı hakkının kullanılmasını sınırlandırıcı ya da caydırıcı davranışlar olarak kabul edilebilir. Bu çerçevede içerisinde bazı usulsüzlükler ve hukuka aykırılıklar tespit edilen ancak barışçıl nitelikte olan toplantı ve gösteri yürüyüşlerine iştirak edenlere uygulanan hapis cezası, HAGB veya hapis cezasının ertelenmesi gibi müdahaleler Anayasa'da ifade özgürlüğü ve toplanma ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını hâlihazırda kullanan kişileri ve toplumun diğer mensuplarının serbestçe düşüncelerini açıklamaktan, toplantı ve gösterilere katılmaktan caydırabilir. Anayasa Mahkemesi, (Osman Erbil) kararında, "barışçıl bir gösteri nedeniyle cezai yaptırım tehdidi altında bulunmanın kural olarak meşru amaçları gerçekleştirmek için gerekli görülen önlemler ile barışçıl toplanma hakkı arasındaki dengeyi sağladığı söylenemez" yorumunu yapmaktadır. Yüksek Mahkeme, bu kararında, "Barışçıl bir gösteri olmasına rağmen yasadışı olması gerekçesiyle beş ay hapis cezasına mahkum edilmesinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa dahi, başvurucuyu ceza tehdidi altında tutmaya devam etmesi ve kararın caydırıcı etkisi nedeniyle ölçülü olduğu söylenemeyeceği gibi Anayasa'nın 34. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen kamu düzeni ve milli güvenliğin sağlanması için gerekli olduğu da söylenemez" yorumunu yapar. Anayasa Mahkemesi, 2911'?e muhalefetten verilen cezayı Anayasa'nın 34. maddesi kapsamında "demokratik bir toplumda gerekli" ve "ölçülü" bulmamıştır. Bu bağlamda, başvurucunun toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ile kamu düzeni ve güvenliğinin korunması arasında dengenin sağlanamadığını tespit ederek, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği sonucuna varmıştır. Anayasa Mahkemesi, (Dilan Ögüz Canan) kararında, "Göstericilerin şiddet eylemlerine karışmadıkları durumlarda kamu makamlarının toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına belirli bir ölçüye kadar müsamaha göstermesi gerekir. Barışçıl bir gösterinin veya basın açıklamasının ilke olarak cezai yaptırım tehdidine maruz bırakılmaması gerekir" tespitini yapmaktadır. Bu nedenle maddenin yürürlükten kaldırılması gerektiğinden teklif ile maddenin yürürlükten kaldırılması önerilmektedir.

MADDE 212911 Sayılı Kanun'un 34'üncü maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

2911 Sayılı Kanun'un 34'üncü maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

Gerekçe: Atıfta bulunulan madde yürürlükten kaldırıldığından, teklif ile maddenin yürürlükten kaldırılması önerilmektedir.

MADDE 22Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Gerekçe: Yürürlük Maddesidir.

MADDE 23Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Gerekçe: Yürütme Maddesidir.

Genel gerekçeyi oku (12 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

İnsan Hakları Evrensel Bildirisi'nin 20'nci maddesinin birinci fıkrasında, herkesin barışçıl toplanma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 11"nci maddesinin birinci fıkrasında; "Herkesin asayişi bozmayan toplantılara" katılma hakkına sahip olduğu düzenlenirken, Avrupa İnsan Hakları Komisyonu 10 Ekim 1979 tarihli kararında; Sözleşmenin 11*nci maddesinde gösterilen "barışçıl toplanma hakkının" demokratik toplumda temel bir hak olduğunu belirtmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı" kenar başlıklı 34?üncü maddesi şöyledir:

"Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir. Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak, milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir."

Anayasa'nın, "Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti" kenar başlıklı 26'ncı maddesi de şu hükmü içerir:

"Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet Resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir."

Toplanma özgürlüğü, ifade özgürlüğünün özel bir biçimidir. Anayasa Mahkemesi, "İfade özgürlüğünün demokratik ve çoğulcu bir toplumdaki önemi, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı için de geçerlidir. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı çoğulcu demokrasilerin gelişmesinde elzem olan farklı düşüncelerin ortaya çıkması, korunması ve yayılmasını güvence altına almaktadır. Bu kapsamda, kendine özgü özerk işlevine ve uygulama alanına rağmen, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmelidir ve dolayısıyla ifade özgürlüğünün siyasi ve kamu yararını ilgilendiren konularda sınırlandırılmasının daha dar kapsamda olduğunun düşünülmesi ve bu niteliğin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının uygulamasında da gözetilmesi gerekir" tespitini yapmaktadır.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı, demokratik toplumun temel değerleri arasında yer edilmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde örgütle özgürlükleri açısından en fazla ihlale yol açan ülkelerden biri olan Türkiye"de/anılâ dair standartların yükseltilmesi elzemdir.

Kamu otoriteleri bireylerin barışçıl toplantı ve gösteri yürüyüşü yapma hakkını kolluk gücü ve yargısal tehditlerle engellemektedir. Bu engellemelere, kimi zaman bireyler toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını kullanmaya başlamadan önce getirilen kısıtlamalar da eklenmektedir. Bir darbe ürünü olan 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamında getirilen tehditler, sınırlamalar, engellemeler ve caydırıcı nitelikteki düzenlemeler nedeniyle Türkiye'de şu an birçok kişi toplantı ve gösteri yürüyüşü yapma hakkı ve dolayısıyla ifade özgürlüğü hakkını kullanamamaktadır.

Türkiye'de son olarak 19 Mart 2025 tarihi ve devamında gerçekleştirilen protesto eylemleri, 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun getirdiği kısıtlamaların bir sonucu olarak, bireylerin toplantı ve gösteri yürüyüşleri hakkının nasıl ihlal edildiğini ortaya koymaktadır. İçişleri Bakanlığı'nın açıkladığı rakamlara göre 19 Mart —25 Mart 2025 tarihleri arasında protestolara katılan 1418 kişi gözaltına alınmıştır. Gözaltına alınan ve sonrasında tutuklananların büyük çoğunluğu 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefetten gözaltına alınmış ve/veya tutuklanmıştır. Aynı zamanda Türkiye'nin hemen hemen bütün kentlerinde gerçekleştirilen protesto eylemlerine yönelik engelleyici müdahaleler de temelini 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'ndan almaktadır.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı, demokratik toplumun temel değerleri arasında yer alır. Barışçıl bir toplantı ve gösteri yürüyüşünün kısıtlanması, insanların temel hak ve özgürlüklerini de kısıtlayacağından; toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ile ifade özgürlüğü hakkının kullanmasını engelleyici nitelikteki 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu"nun bazı maddelerinin yürürlükten kaldırılması gerekmektedir.

Anayasa"mızın 34, maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 11. maddesine açıkça aykırı olan hükümler, işbu kanun teklifi ile ilga edilmekte ve mevzuatın Anayasa'ya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne uygunluğu sağlanmaktadır.

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam