İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

KANUN TEKLİFİ · 2/3198 KOMİSYONDA

Göç ve Diaspora Komisyonu Kanunu Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 7 madde

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Anayasa Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 7 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 1Amaç ve kapsam

(1) Bu kanunun amacı; Türkiye'ye yönelik düzenli ve düzensiz göç hareketlerini izlemek, yabancılara uygulanan koruma rejimlerindeki uygulamaları takip etmek ve bu alanlarda politika geliştirmek; Türkiye*den yurt dışına yönelik göç hareketlerine ilişkin gelişmeleri ve yurt dışındaki Türk diasporasının sorunları ve gereksinimlerini izlemek ve çalışmalar yapmak; ulusal ve uluslararası alanda göç hareketleri ile yurt dışındaki Türk diasporasıyla ilgili gelişmeler hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisini bilgilendirmek ve Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan kanun tekliflerinin taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelere ve ulusal mevzuatımıza uygunluğu konusunda görüş bildirmek ve yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarına etkilerini değerlendirmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisinde Göç ve Diaspora Komisyonunun kuruluş, görev, yetki, çalışma usul ve esaslarını düzenlemektir.

Gerekçe: Madde ile Kanunun amaç ve kapsamının Türkiye'ye yönelik ve Türkiye'den yurt dışına yönelik göç hareketlerine ilişkin gelişmeleri takip etmek ve bu konuda çalışmalar yapmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisinde Göç ve Diaspora Komisyonunun kurulması olduğu belirtilmektedir.

MADDE 2Komisyonun kuruluşu

(1) Türkiye Büyük Millet Meclisinde Göç ve Diaspora Komisyonu kurulmuştur.

(2) Komisyonun üye sayısı, Danışma Kurulunun teklifi üzerine Genel Kurulca belirlenir.

(3) Komisyonda siyasi parti grupları ile grubu bulunmayan milletvekilleri, Meclisteki sayılarının -boş üyelikler hariç- üye tam sayısına oranlanması ile bulunacak yüzde oranına uygun olarak temsil edilirler.

(4) Komisyon siyasi parti gruplarının yüzde oranlarına göre bir başkan, iki başkanvekili, bir sözcü ve bir katip seçer. Bu seçim, üye tam sayısının salt çoğunluğuyla toplanan Komisyonun, toplantıya katılanların salt çoğunluğunun gizli oyuyla yapılır.

Gerekçe: Madde ile Göç ve Diaspora Komisyonunun kuruluşu, üye sayısının ve seçiminin nasıl yapılacağı düzenlenmektedir.

MADDE 3Komisyonun görevleri

(1) Göç ve Diaspora Komisyonunun görevleri şunlardır:

a) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca kendisine esas ya da tali olarak havale edilen kanun tekliflerini görüşmek, Başkanlığın veya diğer komisyonların talebi üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan kanun tekliflerinin uluslararası gelişme ve yükümlülüklere, Anayasaya ve ulusal mevzuata uygunluğunu inceleyerek görüş sunmak.

b) Türkiye'ye yönelik düzenli ve düzensiz göç hareketlerini izlemek, yabancılara uygulanan koruma rejimlerindeki uygulamaları takip etmek, yabancıların ülkemize uyum ve katılım düzeyini arttırmak ve bu konularda çalışmalar yapmak.

c) Yurt dışındaki Türk diasporasının ihtiyaç ve sorunları ile hak ve menfaatlerini takip etmek, yaşadıkları ülkelerde ve Türkiye'ye geri dönüşleri durumunda uyum ve katılımlarını güçlendirmek, bu konularda çalışmalar ve incelemeler yapmak, uygulamaları takip etmek, gerektiğinde yurt dışında incelemelerde bulunmak ve gelişmeler konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisini bilgilendirmek.

ç) Türkiye Cumhuriyeti'nin taraf olduğu uluslararası anlaşmaların göç konusundaki hükümleri ile Anayasa ve ulusal mevzuat arasında uyum sağlamak için yapılması gereken değişiklikleri ve düzenlemeleri belirlemek.

d) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan kanun tekliflerinin yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarına etkilerini değerlendirmek ve görüş bildirmek.

e) Türkiye'yi transit ülke ya da hedef ülke olarak belirlemiş düzensiz göçle gelen yabancıların kaynak ülke parlamentoları ve ilgili komisyonları ile Türk diasporasının yaşadığı sorunlar ve ihtiyaçları konusunda ilgili ülke parlamentoları nezdinde girişimlerde bulunmak ve işbirliğini geliştirmek üzere çalışmalar yapmak. f Komisyonun görev alanına giren konular çerçevesinde; bakanlıklara ve diğer kurumlara görüş bildirmek ve önerilerde bulunmak; bu kurumlarca sunulan hizmetlerin kalitesinin artırılmasına yönelik tavsiyeler geliştirmek.

g) Her yasama yılının sonunda Türkiye'ye ve Türkiye'den yurt dışına yönelik göç hareketliliğine ilişkin gelişmeler ile yurt dışında yaşayan Türk diasporasının durumuna ilişkin değerlendirmelere ve Komisyonun o yılki faaliyetlerine ilişkin bir rapor hazırlamak ve Türkiye Büyük Millet Meclisine sunmak. i

Gerekçe: Madde ile Komisyonun görevleri belirlenmektedir. Buna göre Komisyon, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca kendisine havale edilen kanun tekliflerini görüşmek, Başkanlığın veya diğer komisyonların talebi üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan kanun tekliflerinin uluslararası gelişmelere ve yükümlülüklere, Anayasaya uygunluğunu inceleyerek görüş sunmak; Türkiye*ye yönelik düzenli ve düzensiz göç hareketlerini izlemek, yabancılara uygulanan koruma rejimlerindeki uygulamaları takip etmek, yabancıların ülkemize uyum ve katılım düzeyini arttırmak ve bu konularda çalışmalar yapmak; Türk diasporasının ihtiyaç ve sorunları ile hak ve menfaatlerini takip etmek ve bu konularda çalışmalar yapmak, yaşadıkları ülkede ve Türkiye'ye geri dönüşleri durumunda uyum ve katılımlarını güçlendirmek; Türkiye Cumhuriyeti'nin taraf olduğu uluslararası anlaşmaların göç konusundaki hükümleri ile Anayasa ve diğer ulusal mevzuat arasında uyum sağlamak için yapılması gereken değişiklikleri ve düzenlemeleri belirlemek, çalışma alanına ilişkin konularda Türkiye Büyük Millet Meclisini bilgilendirmek; ülke parlamentoları ve ilgili komisyonlar nezdinde girişimlerde bulunmak ve işbirliğini geliştirmek, Komisyonun o yılki İ faaliyetlerine ilişkin rapor hazırlamak ve Türkiye Büyük Millet Meclisine sunmakla görevlidir.

MADDE 4Komisyonun yetkileri

(1) Göç ve Diaspora Komisyonu, görevleriyle ilgili olarak genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri ile gerçek ve tüzel kişilerden öngörülen usullere uyarak bilgi istemek ve ilgililerden bilgi almak yetkisine sahiptir.

(2) Komisyon, görev alanıyla ilgili faaliyet gösteren kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum örgütleri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının çalışmalarından yararlanabilir.

(3) Komisyon gerekli gördüğünde uygun bulacağı uzmanların bilgisine başvurabilir.

Komisyon çalışmaları kapsamında bilgi ve görüşüne başvurulacak uzmanlar, Komisyon üye tam sayısının üçte ikisinin oyuyla kararlaştırılır.

(4) Komisyon Ankara dışında ve yurt dışında da çalışabilir.

Gerekçe: Madde ile Komisyonun yetkileri düzenlenmektedir.

MADDE 5Komisyonun çalışma usul ve esasları

(1) Komisyon, üye tam sayısının en az üçte biri ile toplanır ve toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verir. Ancak karar yeter sayısı hiçbir şekilde üye tam sayısının dörtte birinin bir fazlasından az olamaz.

(2) Komisyon, Başkanınca toplantıya çağrılır, ancak Komisyon üyelerinin üçte birinin istemde bulunması hâlinde, Komisyon, istem yazısında belirtilen gün ve saatte ilgili gündem maddesini görüşmek üzere kendiliğinden toplanır.

(3) Komisyon, incelemelerini alt komisyonlar kurmak suretiyle de yapabilir.

(4) Komisyon, her yasama yılının sonunda hazırlayacağı faaliyet ve değerlendirme raporunu Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunar. Bu raporun Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulmasını izleyen bir ay içinde, Genel Kurulda genel görüşme açılır. Komisyonun bu kapsamda hazırladığı raporlar Cumhurbaşkanlığına ve ilgili bakanlıklara Başkanlıkça gönderilir.

(5) Komisyon çalışmaları ile ilgili olarak, yurt içi ve yurt dışı görevlendirmelere ait giderler, Komisyon kararı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanının onayı ile 10/02/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre Türkiye Büyük Millet Meclisi bütçesinden karşılanır.

(6) Komisyon çalışmalarında bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü hükümleri uygulanır.

Geçiş hükmü

GEÇİCİ MADDE 1- (1) Komisyon üyelikleri için yapılacak ilk seçim için siyasi parti grupları adaylarını ve grubu bulunmayan milletvekillerinden aday olmak isteyenler adaylıklarını bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on gün içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bildirir.

(2) Seçilen üyeler Türkiye Büyük Millet Meclisinin 28*inci Yasama Döneminin sonuna kadar görev yapar.

Gerekçe: Madde ile Komisyonun çalışma usul ve esasları belirlenmektedir. GEÇİCİ MADDE 1- Madde ile Komisyonun üye seçimi ve üyelerin 28 inci Yasama Döneminin sonuna kadar görev alacağı düzenlenmektedir.

MADDE 6Yürürlük

(1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Gerekçe: Yürürlük maddesidir.

MADDE 7Yürütme

(1) Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı yürütür.

Gerekçe: Yürütme maddesidir.

Genel gerekçeyi oku (18 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan itibaren göç hareketleri ile karşı karşıya kalmaktadır. İlk dönem göç hareketlerini Balkanlardan ve Yunanistan ile yapılan nüfus mübadelesiyle gelenler oluşturmuştur. Sonraki dönemlerde ise asimilasyon ve soykırımdan kaçan Bulgaristan'da yaşayan Türkler ülkemize göç etmiştir. Yine Yugoslavya'nın parçalanmasından sonra birçok Balkan Müslümanı Türkiye'ye sığınmıştır. Bunu, yaşanan çatışmalar ve şiddet olayları nedeniyle Orta Doğu ülkelerinden gelenler izlemiştir. Kafkas coğrafyasından ve Afganistan işgalinden dolayı da ülkemize yönelik önemli sayıda göç hareketliği gerçekleşmiştir. Soğuk Savaş'ın sonuna kadar ülkemize yönelik göç hareketleri ağırlıklı olarak Türk soylu ve Müslüman akraba topluluklardan oluşmuştur. Cumhuriyetin kurulduğu 1923 yılından 2000'li yıllara kadar Türk soylu ve Müslüman akraba topluluklardan yaklaşık 2 milyon kişi ülkemize göç etmiştir. Haziran 2025 itibarıyla Suriye'de yaşanan iç savaş sonrasında 2 milyon 750 bini geçici koruma altında olan ve yaklaşık 250 bini Türk vatandaşlığı kazanmış 3 milyondan fazla Suriyeli ülkemizde yaşamaktadır. Ayrıca çoğunluğu Suriyeli olmak üzere | milyon civarında ikamet izni bulunan yabancı ve 178 bin uluslararası koruma altındaki yabancılar da dahil edildiğinde ülkemizde 4 milyonu aşkın yabancı misafir edilmektedir. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği verilerine göre Türkiye dünyada en çok mülteciyi barındıran ve ülkesine kabul eden ülke konumundadır. Buna ek olarak, Nisan 2025 itibarıyla 1 milyon 82 bin 83 yabancı farklı ikamet izinleri ile ülkemizde yaşamaktadır. 2024 yılında yakalanan düzensiz göçmen sayısı ise 225 bin 831'dir. Yakalanamayanlarla birlikte bu sayının çok daha fazla olduğu düşünülmektedir. Günümüzde Türkiye, Avrupa'da en çok uluslararası koruma başvurusunun yapıldığı ülkelerden biridir.

Ülkemiz sadece göç alan değil aynı zamanda göç veren bir ülkedir. 1950'li yıllardan sonra başta Avrupa ülkeleri olmak üzere, dünyanın farklı yerlerine işgücü temelli göç hareketleri yaşanmıştır. İlk dönemde geçici olarak görülen bu süreç, zaman içinde farklılaşmış ve Türk toplumu günümüzde milyonları bulan sayı ile yurt dışında kalıcı olarak yaşamlarını sürdürmeye başlamıştır. Bir taraftan yurt dışında kalıcı olan ve yaşadıkları ülkelerle bağlarını güçlendiren diğer taraftan Türkiye ile kültürel ve hukuki bağlarını yoğun bir şekilde devam ettiren bu topluluk, gelinen nokta itibarıyla niteliği, ihtiyaçları ve sorunları bakımından bir Türk diasporası olgusunu ortaya çıkarmıştır.

Türkiye, 1934 yılında çıkarılan 2510 sayılı İskân Kanunu haricinde, uzun yıllar ülkeye yönelen uluslararası göç hareketleri ile ilgili bir göç mevzuatı geliştirmemiştir. 1934 tarihli İskân

Kanunu, Türk kültürüne bağlılık dolayısı ile nüfus, oturuş ve yayılışı tanzim etmiş, Türk soyundan ve Türk kültürüne bağlı kimseleri muhacir olarak kabul etmiştir. Bu kapsam dışındakileri ise yabancı olarak tanımlamıştır. Ancak özellikle Soğuk Savaş'ın sona ermesinin ardından ülkemiz, Türk soylu ve Müslüman akraba toplulukların dışında, dünyanın farklı yerlerinden, farklı din ve milletten insanlar için gerek transit ülke gerekse hedef ülke olarak seçilmiştir. Ülkemize gelen yabancıların sayısı her geçen yıl artış göstermiş, Türkiye bu yeni göç hareketlerine hazırlıksız yakalanmıştır. Öte yandan yabancıların ülkemize göç etmesi noktasında yapılan sınırlı ve geçici düzenlemeler ve uygulanan politikalar uluslararası toplumun eleştirilerine neden olmuştur. Türkiye, erken Cumhuriyet döneminde kurgulanmış göç politikalarıyla, ekonomik ve demografik olarak karmaşık boyutları olan bu yeni uluslararası göç hareketini düzenlemekte zorlanmıştır.

İltica sürecine ilişkin en önemli düzenleme ancak 14 Eylül 1994 tarihinde, 6169 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile "Türkiye'ye İltica Eden veya Başka Bir Ülkeye İltica Etmek Üzere Türkiye'den İkamet İzni Talep Eden Münferit Yabancılar ile Topluca Sığınma Amacıyla Sınırlarımıza Gelen Yabancılara ve Olabilecek Nüfus Hareketlerine Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" ile sağlanmıştır. Yönetmelik, mevzuatta bireysel ve kitlesel sığınma olayları karşısında yapılması gerekenleri düzenleyen ilk yasal düzenleme özelliğini taşımaktadır. Böylelikle taraf olduğumuz, 1951 tarihli Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin Cenevre Sözleşmesi ile 1967 tarihli Ek Protokole uyum amaçlanmıştır. Ancak ülkemizdeki düzenli ve düzensiz göç hareketliğindeki çeşitliliğin ve sayının artması, yönetmeliğin ülke ihtiyaçlarını karşılamaması, uluslararası sözleşmelerden doğan sorumlulukları yerine getirmede yetersiz kalması, ayrıca Avrupa Birliği (AB) ile üyelik müzakerelerinde, üçüncü ülkelerden gelen bu yabancılar için AB mevzuatına uyum noktasında uygun bir strateji belirleme gereksinimi, insan ticareti ve kaçakçılığı, sığınma ve mülteciler, yabancıların ikameti ve çalışması, vize işlemleri, uyum gibi düzenli ve düzensiz göçün içinde yer alan birçok düzenlemenin yenilenmesi ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, 4 Nisan 2013 tarihli ve 6458 sayılı "Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu" kabul edilmiş ve Göç İdaresi Genel Müdürlüğü kurulmuştur. Kurum, 2021 yılında yapılan değişiklikle Göç İdaresi Başkanlığı adını almıştır. 2015 yılında ülkemizdeki uluslararası koruma başvuru sahipleri ve geçici koruma altındakilerin haklarına yönelik İnsan Haklarını İnceleme Komisyonuna bağlı "Mülteci Hakları Alt Komisyonu" çalışmalar yürütmeye başlamış ve daha sonra "Göç ve Uyum Ali Komisyonu" adı altında faaliyetlerine devam etmektedir. Ayrıca 2019 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi Dışişleri Komisyonu bünyesinde "Yur? Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Ali Komisyonu" kurulmuş olup halen çalışmalarını sürdürmektedir.

Mevcut sayıların büyüklüğü, sorunların derinliği ve çok boyutlu olması ve Türkiye'nin konumu itibarıyla kriz bölgesinde bulunması dolayısıyla göç hareketliliğinin devam edebileceği değerlendirmeleri, konunun önemini yeterince ortaya koymaktadır.

Ayrıca ülkemiz artık bir göç ülkesi olarak görülmelidir. Özellikle nitelikli insan sermayesi ve beyin göçü konusu, ülkemizin geleceği açısından kritik bir öneme sahiptir. 2016 yılında yürürlüğe giren Uluslararası İşgücü Kanunu ve Turkuaz Kart uygulaması, ülkemize kalifiye iş gücünü ve sermayeyi çekme amacı taşımaktadır. Ancak, bu adımlara rağmen Türkiye, hem kendi nitelikli vatandaşlarını yurt dışına kaybetme hem de uluslararası düzeyde nitelikli göçü çekme konusunda zorluklar yaşamaktadır. Beyin göçü, küresel rekabetin yoğun olduğu günümüz dünyasında ülkelerin ekonomik büyümesi, yenilikçilik kapasitesi ve kalkınma hedefleri için stratejik bir unsurdur. Türkiye, yurt dışına yönelen işgücü göçünü uzun yıllar işsizliğin azaltılması ve işçi dövizleri gibi ekonomik hedeflerle ilişkilendirmiş ancak bu olgunun zaman içinde değişen dinamiklerini yeterince analiz edememiştir.

Bu bağlamda, beyin göçünün kapsamlı bir şekilde yönetilmesi, sadece ekonomik değil, aynı zamanda bilimsel, teknolojik ve kültürel gelişme açısından da hayati bir olgu olarak ele alınmalıdır. Ülkemizin nitelikli insan kaynağını koruması ve geri kazanması, ayrıca uluslararası alandan nitelikli bireyleri çekebilmesi için proaktif, bütüncül ve uzun vadeli stratejilerin geliştirilmesi zaruridir. Bu stratejiler, eğitimden istihdama, yaşam kalitesinden araştırma ve geliştirme olanaklarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsamalıdır. Göç ve Diaspora Komisyonu'nun kurulması, bu kritik konunun TBMM düzeyinde derinlemesine ele alınmasına, ilgili kurumlar arası koordinasyonun sağlanmasına ve ulusal bir beyin göçü stratejisinin oluşturulmasına önemli katkılar sağlayacaktır.

Türkiye, son dönemde göç alan bir ülke olarak ön plana çıksa da aynı zamanda 19509li yıllardan itibaren göç veren bir ülke konumundadır. Bu göç hareketi işgücü temelli bir hareket olarak başlamıştır. Ülkemizden yurt dışına resmi olarak ilk işgücü göçü 30 Ekim 1961 tarihinde Batı Almanya ile imzalanan anlaşmayla gerçekleşmiştir. Almanya'nın ardından 1964 yılında Avusturya, Belçika ve Hollanda, 1965 yılında Fransa ve 1967 yılında Avustralya ile işgücü anlaşmaları imzalanmıştır. Süreç içinde birçok Türk vatandaşı özellikle Avrupa ülkelerine işçi olarak göç etmiştir. Önceleri kısa süreli, geçici işçi göçü olarak başlayan bu göç hareketi daha sonra aile birleşimi göçü ile devam etmiş, böylece birçok Avrupa ülkesinde Türkiye'den gelen kalıcı göçmen toplulukları oluşmuştur. Buna zamanla beyin göçü de eklenmiş, kalifiye iş gücümüzden yurt dışına göçler gerçekleşmiştir. Ayrıca, Türkiye'den Kuzey Afrika ve Orta

Doğu ülkelerine, sonrasında Bağımsız Devletler Topluluğu ve Doğu Avrupa ülkelerine yönelen projeye bağımlı işçi hareketleri olmuştur. Bunun yanında Avustralya, Kanada ve Amerika

Birleşik Devletleri'ne de yönelen göç dalgaları vardır.

Günümüzde yaklaşık 6,5 milyonu Avrupa'da olmak üzere Avustralya"dan Kanada'ya kadar uzanan bir coğrafyada 7,5 milyona yakın Türk vatandaşı yaşamaktadır. Türkiye uzun yıllar bu göç hareketini fazla işgücünün ihraç edilmesi, sağlayacakları işçi dövizleri, yurda dönen işçilerin edindikleri yabancı dil ve teknik donanım gibi becerilerinin kullanımı, ülkedeki işsizliğin azaltılması hedefleri noktasında, ülkenin kalkınma stratejisinin bir parçası olarak görmüştür. Ancak, yurt dışına yönelen işçi göçüyle ilgili somut ve özgün politika seçenekleri değerlendirilmemiş, göç olgusunun zaman içinde nasıl değiştiği-değişeceği konusunda çalışmalar eksik ve yetersiz kalmıştır.

İlk iş gücü göçleri baz alındığında 50 yılı aşkın bir süredir farklı ülkelerde yaşayan ve artık bu kişilerin Batı'nın ifadesiyle misafir işçi ülkemizdeki genel ifade ile gurbetçi olmadığı gerçeğini kabul ederek yapısal politikaların uygulanması gerektiği açıktır. Bu da ancak bütüncül bir perspektif ile çok boyutlu olmaları sebebiyle birçok kurumun sorumluluğuna giren politikaları içeren uzun vadeli, kurumlar arası koordinasyonun sağlandığı, konuya ilişkin araştırma ve analizlerin üretilebildiği kuşatıcı bir diaspora stratejisi ile mümkün olabilir.

Dünyanın farklı yerlerinde yaşayan Türk toplumu zaman içinde, toplumsal ilişkileriyle, siyasal katılımlarıyla, ticari yapısıyla farklı ve kalıcı alanlar yaratmıştır. Bu alanlar süreklilik arz eden toplumsal ağları ve ilişkiler bütününü oluşturur hale gelmiştir. Diaspora, kısaca çok uzun bir zamandır ana yurtlarından ayrılarak başka yerlerde yaşayan ancak geldikleri ülke ile güçlü maddi ve manevi bağlarını devam ettiren ulus veya inanç grubunu ifade etmektedir. Bu bağlamda uzun yıllardır ülke dışında kalıcı olarak yaşayan Türk vatandaşlarını ya da vatandaşlık bağı bulunmamakla birlikte Türkiye ile kültürel ve hukuki bağlarını her daim güçlü tutan ve tutmak isteyen Türk toplumunu bir diaspora olarak kabul etmeyi ve politikaların da bu doğrultuda oluşturulması gerektiğini ortaya koymak gerekir.

Ulusal mevzuatımızda yurt dışındaki Türk toplumuna ilişkin yeterli düzenlemelerin yapılmadığı eleştirisi uzun zamandır gündemdedir. Bilindiği gibi, 1921, 1924 ve 1961 anayasalarında Türk diasporasına ilişkin bir düzenleme yoktur. 1982 Anayasası'nda (md. 62) ise yurt dışındaki Türk toplumu sadece vatandaşlık ve işçilik sıfatları bağlamında ele alınmaktadır. Oysa günümüzde yaşadıkları ülkelerde kalıcı olan ve bir kısmı da o ülke vatandaşı olan Türk toplumunun gündemi, sorunları ve ihtiyaçları, çalışma hayatıyla ilgili konuları çok aşan bir hal almıştır. Bu sorunların giderilmesi için yurt dışında yaşayan ve Türk vatandaşlığından çıkan kişilere yönelik mavi kart uygulaması gibi düzenlemelere gidilmiş, iç hukukumuzda özel statüler tanınarak mağduriyetlerinin giderilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca 2010 yılında yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızla ilgili çalışmalar yapmak ve sorunlarına çözüm üretmek amacıyla "Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı" kurulmuştur.

Türk diasporasının, günümüzde yaşadıkları ülke toplumlarının kalıcı unsurları haline geldiğini, gurbetçi anlayışını aşan ve milyonları bulan bu geniş kitlenin, dinamik ve farklılaşan ihtiyaç ve sorunlarına cevap verebilecek, haklarının korunması ve geliştirilmesi ile anavatanlarıyla bağlarının başta dil ve kültür birikimleri olmak üzere muhafaza edilip geliştirilmesi yönünde yeni politikalar üretilmesinin; ülke mevzuatının, AB müktesebatının ve uluslararası hukukun uygulanmasının takip edilerek, hak kayıplarına ulusal, uluslararası ve uluslar üstü platformlarda çözümler aranmasının önemi büyüktür.

Göç, farklı disiplinleri içinde barındıran, çok yönlü, değişken bir olgudur; ayrıca bir bütün olarak ele alınması gereken, ancak bu şekilde sağlıklı ve uygulanabilir politikaların hayata geçirilebileceği bir süreçtir. Bu nedenle göç olgusunu yurt dışına ve yurdumuza yönelik olarak bir ayırım yapmadan, bütün olarak ele alacak mekanizmaların oluşturulması gerekmektedir.

Sonuç olarak ülkemizin gelecek zaman içinde hem göç almaya hem de göç vermeye devam edeceği aşikârdır. Ayrıca, ülkemiz dışında yaşayan Türk toplumu birçok alanda, yaşadıkları ülkelerde, devletimizin desteğine ihtiyaç duymaktadır. Bu çerçevede hazırlanan kanun teklifi ile, Türkiye'ye yönelik göç hareketleri noktasında insan ticareti, göçmen kaçakçılığı, kitlesel göç hareketleri, düzensiz göçün kontrolü, uluslararası koruma rejimi, düzenli göçün ülke ihtiyaçlarını da gözeterek belirlenmesi ve yabancıların ülkemize uyum ve katılım düzeyinin arttırılması gibi konularda çalışmalar yürütmek; ülkemiz dışında yaşayan Türk toplumu noktasında anadilin öğrenimi ve yaygınlaştırılması, eğitim, kültürel, sosyal ve ekonomik faaliyetler, kamu hizmetlerinin etkin sunumu, kurumlar tarafından sunulan hizmetlerin koordinasyonu, konsolosluk ve müşavirliklerin kapasitesinin artırımı konularında faaliyetlerin sağlıklı bir şekilde hayata geçirilmesi, toplumun katılım, üretim ve dayanışma gücünün artırılması, ekonomik, sosyal ve siyasal yaşama katılımı teşvik, hak ve menfaatlerini takip, ayrımcılıkla mücadele, aile ve sosyal hizmetler, kimlik ve aidiyetin geliştirilmesi ile yaşadıkları ülkede ve Türkiye'ye geri dönüşleri durumunda uyum ve katılımın güçlendirilmesi; uygulamaları takip etmek, gelişmeleri izlemek, çalışmalar yapmak, diğer ülkelerle ve uluslararası kurum ve kuruluşlarla göç alanında müzakereleri yürütmek ve bu konularda Türkiye Büyük Millet Meclisini bilgilendirmek, hazırlanacak kanun tekliflerinin uluslararası mevzuata uygunluğu hakkında görüş bildirmek üzere, Türkiye Büyük Millet Meclisinde "Göç ve Diaspora Komisyonu"nun kurulması öngörülmekte ve bu komisyonun kuruluş, görev, yetki, çalışma usul ve esasları düzenlenmektedir.

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam