13 Temmuz Tarihinin Zilan Katliamının Tanınması ve Hayatını Kaybedenler İçin Yas Günü İlan Edilmesi Hakkında Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 6 madde
Kaynak göster
2/3207 esas numaralı kanun teklifi 11 Temmuz 2025 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Zülküf Uçar (DEM Parti); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Zülküf Uçar (DEM Parti, Van). “13 Temmuz Tarihinin Zilan Katliamının Tanınması ve Hayatını Kaybedenler İçin Yas Günü İlan Edilmesi Hakkında Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/3207, 11 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-3207-13-temmuz-tarihinin-zilan-katliaminin-taninmasi-ve-hayatini-kaybedenler-icin-yas-gunu-ilan (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/33db73c7-573b-4638-a385-0197f9cb0ae4
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleİçişleri Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 6 madde
MADDE 113 Temmuz 1930 tarihinde Van ili Erciş ilçesine bağlı Zilan Deresi ve çevresinde yaşanan, çok sayıda sivil…
13 Temmuz 1930 tarihinde Van ili Erciş ilçesine bağlı Zilan Deresi ve çevresinde yaşanan, çok sayıda sivil yurttaşın hayatını kaybettiği Zilan Katliamı resmi olarak tanınmıştır.
Gerekçe: Zilan Katliamının yasal düzeyde tanınarak resmi kayıtlara geçmesi amaçlanmaktadır.
MADDE 2Her yıl 13 Temmuz günü "Zilan Katliamında Yaşamını Yitirenleri Anma Günü" ilan edilmiştir. 13 Temmuz günü…
Her yıl 13 Temmuz günü "Zilan Katliamında Yaşamını Yitirenleri Anma Günü" ilan edilmiştir. 13 Temmuz günü, ilgili kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimlerin ortaklığı ile anma etkinlikleri düzenlenir ve katliamda yaşamını yitirenler anılır.
Gerekçe: Katliamda yaşamının yitirenlerin hatıralarını yaşatmak üzere her yıl anma etkinlikleri düzenlenmesi ve bu kapsamda 13 Temmuz tarihinin "Zilan Katliamında Yaşamını Yitirenleri Anma Günü" olarak ilan edilmesi öngörülmektedir.
MADDE 3Kanunun yayımlanması tarihini takip eden 15 gün içinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına, katliamda hayatını…
Kanunun yayımlanması tarihini takip eden 15 gün içinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına, katliamda hayatını kaybeden yurttaşlar ile yakınlarına yönelik bir özür beyanı yayımlanacaktır. Hayatını kaybedenlerin mirasçılarına yönelik maddi ve manevi tazminat ile toplumsal destek programları başlatılacaktır. Bahsi edilen tazmin sürecinin yürütülmesi esaslarına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde bir komisyon kurulacaktır.
Gerekçe: Toplumsal barış amacıyla uyumlu olarak katliamda hayatını kaybedenler ile yakınlarından özür dilenmesi ve hak kayıplarının çok boyutlu olarak tazmin edilmesi amaçlanmakta ve tazmin sürecini yürütmek üzere bir komisyonun kurulması öngörülmektedir.
MADDE 4Devlet Arşivleri Başkanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve ilgili diğer kurumlar, Zilan Katliamı'na ilişkin arşiv…
Devlet Arşivleri Başkanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve ilgili diğer kurumlar, Zilan Katliamı'na ilişkin arşiv belgelerinin bilimsel araştırmalara açılması için gerekli düzenlemeleri yapmak ve ilgili talepleri karşılamakla mükelleftir.
Gerekçe: Katliamın bilimsel ve objektif yöntemlerle araştırılması ve hakikatlerin gün yüzüne çıkarılması için devlet arşivleri ile ilgili kurumlarda bulunan her türlü belgenin araştırmacılara açılmasının sağlanması amaçlanmaktadır.
MADDE 5Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
MADDE 6Bu kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Bu kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
Genel gerekçeyi oku (5 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Devletin kuruluş ilkelerine aykırı olacak şekilde tekçi merkezi iktidar yapılanmasının hakim kılınması coğrafyamızda birçok trajediye yol açmıştır. Amasya Protokolü, Erzurum ve Sivas Kongresi, Kürt Reform Kanunu, 1920 TBMM deneyimi, 1921 Anayasası'nda bahsedilen özerklik yaklaşımı ve eşit yurttaşlık gibi uzlaşmalar, tekçi merkezi iktidar tarafından yok sayılmış ve bu husus günümüze kadar ulaşan birçok trajedinin sebebi olmuştur.
13 Temmuz 1930'da Van'ın Erciş ilçesinde yaşanan Zilan Katliamı bu trajedilerden bir tanesidir. 1926 yılında Ağrı ve çevresinde başlayan isyanlar şiddetle bastırılırken Erciş'te isyanlarla ilişkisine bakılmaksızın binlerce insan katledilmiştir. Zilan bölgesinde Exıs, Karakilis, Kunduk, Zorava, Aryutin, Xallacköy, Yukarı Koçköprü, Aşağı Koçköprü, Kuruçem, Milk, Yekmale, Kilise, Köşk, Aşağı Partaş, Yukarı Partaş, Bunizi, Pelexlu, Kerx, Söğütlü, köyleriyle birlikte toplam 44 köy ateşe verilmiştir.
Kürt halkının hafızasına ebediyen yerleşen Zilan, dengbâji sanatı ve katliamın tanıkları aracılığıyla günümüze kadar ulaşmıştır. Katliam tanığı Tahir Nas'ın anlatımına göre; 25 Köyün ahalisi önce bir yerde toplanıyor. Ardından bu kitle askerler tarafından gruplara ayrılıyordu. Sırası gelen grup, askerler tarafından dere yatağına götürülüyor, kırmızı bayrak kaldırıldığında grup mitralyöz ateşine tutuluyordu. Aynı asker beyaz bayrağı salladığı anda ise mitralyöz ateşi kesiliyordu. Sonra, görevli subayın "süngü tak" emri ile hala hayatta olanlar süngüleniyor ve türlü işkenceler yapılıyordu. Son safhada ise kurbanların üstü aranıyor ve eşyaları alınıyordu.
Kimi kaynaklar ölenlerin sayısını 15 bin olarak kaydetse de kimilerine göre en az 50 bin Kürt katledilmiştir. Cumhuriyet gazetesi 16 Temmuz 1930 "sayısında operasyonu "Zilan harekatında imha edilen eşkıya miktarı 15 binden fazladır. Yalnız bir müfreze önünde düşüp ölenler bin kişi olarak tahmin ediliyor. Zilan Deresi'nden sıvışan 5 şaki de teslim olmuştur. Buradaki harp pek müthiş bir tarzda cereyan etmiş, Zilan deresi lepalep cesetle dolmuştu." sözleriyle aktarıyordu.
Dönemin iktidarı tarafından yürürlüğe konulan 20 Temmuz 1931 tarihli ve 1850 sayılı Kanun ile katliamcıların cezasızlığı garanti altına alınmış oluyordu. Söz konusu kanunda geçen "Erciş, Zilan, Ağrı dağ havalisinde vuku bulan isyanda, bunu müteakip Birinci Umumi Müfettişlik mıntıkası ve Erzincan Pülümür kazası dahilinde yapılan takip ve te'dip hareketleri münasebetiyle 20 Haziran 1930'dan 1 Kanun-ı Evvel 1930 tarihine kadar askeri kuvvetler ve devlet memurları ve bunlar ile birlikte hareket eden bekçi, korucu, milis ve ahali tarafından isyanın ve bu isyanla alakadar vak'aların tenkili emrinde gerek müstakilen ve gerekse müştereken işlenmiş efal ve hareket suç sayılmaz." şeklindeki düzenleme dönemin iktidarının amacını ortaya koymaktadır. Bu katliamın izleri Zilan ve çevresinde halen canlı bir acı olarak yaşanmaktadır. Katliamla yüzleşmek ve hayatını kaybedenlerin yas hakkını tanımak, onurlu bir barışın temel şartıdır.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR