İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/3263 KOMİSYONDA

Emlak Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde

Kaynak göster

2/3263 esas numaralı kanun teklifi 14 Ağustos 2025 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Adnan Beker (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Adnan Beker (CHP, Ankara). “Emlak Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/3263, 14 Ağustos 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-3263-emlak-vergisi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/40a498b4-267b-43cd-b0dd-0198a8938624

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Plan ve Bütçe Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 3 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 129/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. o "GEÇİCİ MADDE…

29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. o "GEÇİCİ MADDE 26- Takdir komisyonlarınca 2025 yılında 2026 yılı için takdir edilen asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri, 2025 yılı için uygulanan birim değerlerinin *050"sinden fazlasını aşması durumunda, 2026 yılına ilişkin bina ve arazi vergi değerlerinin hesabında, 2025 yılı için uygulanan asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin 9050 fazlası esas alınır. Takip eden 2027, 2028 ve 2029 yıllarında 29 uncu madde kapsamında bina ve arazi vergisi matrahları ile asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri bu şekilde belirlenen değerler üzerinden hesaplanır.

Emlak vergi değeri veya asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri esas alınarak uygulanan vergi, harç ve diğer mali yükümlülükler için de birinci fıkra hükümlerine göre belirlenen değerler dikkate alınarak uygulanır.

Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir."

Gerekçe: Madde ile, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa geçici madde eklemek suretiyle takdir komisyonlarınca 2026 yılı için takdir edilen asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin, 2025 yılında uygulanan birim değerlerin belirli bir yüzdesini geçmemesi sağlanmaktadır. Takip eden 2027, 2028 ve 2029 yıllarında da bina ve arazi vergi değerlerinin hesabında 2026 yılı için esas alınan birim değerleri üzerinden işlem yapılması amaçlanmaktadır.

MADDE 2Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Gerekçe: Yürürlük maddesidir.

MADDE 3Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür. e. A cUMAY,,

Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür. e. A cUMAY,,

Gerekçe: Yürütme maddesidir.

Genel gerekçeyi oku (5 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu uyarınca arsa ve arazilere ilişkin vergi değerlerinin belirlenmesinde esas alınan asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri, dört yılda bir defa takdir komisyonlarınca tespit edilmekte ve müteakip dört yıllık dönem boyunca emlak vergisi matrahının temel unsurunu teşkil etmektedir. Söz konusu birim değerler yalnızca emlak vergisinin değil; değer artış kazancı vergisinin, veraset ve intikal vergisinin, tapu harçlarının ve diğer çeşitli kamu mali yükümlülüklerinin de hesaplamasında referans alınmakta; dolayısıyla taşınmaz maliki gerçek ve tüzel kişiler üzerinde çok yönlü ve çarpan etkili bir mali sonuç doğurmaktadır.

Ancak son yıllarda yapılan gözlemler, rayiç değere esas teşkil eden metrekare birim değerlerinin tespitinde esas alınması gereken nesnel kriterlerin, idari takdir yetkisinin sınırlarının dışına çıkarak belirsiz, denetimsiz ve sistematik olmayan yöntemlerle şekillendiğini ortaya koymaktadır. Takdir komisyonlarının bileşimi, değerleme yetkinliği olmayan personel eliyle sahaya dayalı ölçüm yapılmaksızın karar alınması, değerleme ölçütlerinin açık biçimde belirlenmemiş olması ve takdir işlemlerinin idari planlama, altyapı yatırımları, bölgesel gelişmişlik ve imar durumu gibi temel göstergelerle ilişkilendirilmemesi, rayiç değer belirleme sürecinin hukuki ve iktisadi temelden uzaklaşmasına sebebiyet vermektedir. Bu bağlamda özellikle büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde yer alan birçok taşınmazın birim değerlerinde, takdir dönemleri arasında 90500 ila 901.000'leri bulan artışlar meydana geldiği görülmektedir.

Söz konusu artışlar, taşınmazın gerçek ekonomik değerini yansıtmadığı gibi mükelleflerin vergi ödeme gücünü de gözetmemektedir. Bu durum, Anayasa'nın 2'nci maddesinde düzenlenen hukuk devleti ve sosyal devlet ilkeleri ile 73'üncü maddesinde yer alan "mali güce göre vergilendirme" esasını açık biçimde ihlal etmektedir. Vergi mükelleflerinin, emlak vergisi dahil olmak üzere birçok yükümlülük bakımından öngörülemez ve ölçüsüz bir artışla karşı karşıya bırakılması, vergisel güvenliğe olan inancı zedelemekte ve vergiye gönüllü uyumu olumsuz yönde etkilemektedir. Nitekim, takdir edilen bu yüksek değerler sadece vergi yükünü artırmakla kalmamakta; taşınmazların devrini, intikalini ve ekonomik değer taşımasını da engeller hale getirmektedir. Taşınmazlar üzerinde tahakkuk eden vergi, harç ve sair mali mükellefiyetler, birçok malik açısından taşınmazın ekonomik anlamda elden çıkarılmasını fiilen imkânsızlaştırmakta; mülkiyet hakkı üzerindeki dolaylı kamu müdahalesi ciddi boyutlara ulaşmaktadır.

Öte yandan, rayiç değer tespitine ilişkin takdir sisteminin istatistiksel geçerliliği tartışmalı olup, aynı cadde veya sokak üzerinde bile taşınmazların metrekare birim değerlerinin farklılaşabildiği; merkezi konumda yer alan taşınmazların değerlerinin yıllar boyunca artmadığı, buna karşılık çevre bölgelerde geometrik artışlar yaşandığı tespit edilmiştir. Bu durum, hem idari uygulamada birlik ilkesini zedelemekte hem de benzer konumdaki mükellefler arasında eşitsizliğe yol açmaktadır. Hukuki öngörülebilirliğin sağlanması bakımından, vergi matrahını belirleyen bir değerin kamu otoritesince bu denli dalgalı ve ölçüsüz şekilde belirlenmesi kabul edilebilir değildir.

İşbu Kanun Teklifi ile, 2025 yılında takdir edilen ve 2026 yılı itibarıyla yürürlüğe girmesi öngörülen metrekare birim değerlerine üst sınır getirilerek; bu değerlerin 2025 yılında uygulanan değerlerin 9550*sinden fazlasını aşamayacağı hükme bağlanmaktadır. Teklifa ayca, * NN bu sınırlandırmanın 2027, 2028 ve 2029 yıllarında da korunmasını ve emlak vergi matrak X Pap bu şekilde sabitlenen değerler üzerinden hesaplanmaya devam edilmesini öngörmekiğdik. Bü düzenleme ile, taşınmaz sahiplerinin mali güçlerini aşan ve öngörülemez şekilde artan vergi yüklerinin sınırlandırılması; takdir komisyonlarının idari keyfiyet içeren uygulamalarının bertaraf edilmesi; vergilendirme sürecinde ölçülülük, istikrar ve güven ilkelerinin tesisi; mükelleflerin öngörülebilir ve sürdürülebilir vergi matrahları üzerinden yükümlülüklerini yerine getirmeleri amaçlanmaktadır.

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam