İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/348 ÖNCEKİ DÖNEMDEN YENİLENEN · İLK VERİLİŞ 2 TEM 2018 KOMİSYONDA

5237 Sayılı Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde

Kaynak göster

2/348 esas numaralı kanun teklifi 2 Temmuz 2018 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “5237 Sayılı Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/348, 2 Temmuz 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-348-5237-sayili-turk-ceza-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/ec5383b0-e033-4fa0-a128-0188d9124951

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Adalet Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 3 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 126/9/2004 tarihli ve 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Adil Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs" başlıklı 288…

26/9/2004 tarihli ve 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Adil Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs" başlıklı 288 inci maddesinin 1 inci fıkrasında "hakim" kelimesinden sonra gelmek üzere "avukat" kelimesi eklenmiş; "bilirkişi veya tanıkları etkilemek amacıyla" ibaresinden sonra gelmek üzere, "değerlendirme ve eleştiri sınırlarını aşacak ve adil yargılamayı etkileme sonucunu doğurmaya elverişli şekilde" ibaresi eklenmiş; alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunan" ibaresinden sonra gelmek üzere "adil yargılamayı etkileyecek nitelikteki etkin kişiler" ibaresi eklenmiş; 1 inci fıkranın sonuna gelmek üzere "Hakkında gizlilik kararı bulunmayıp, dosya içeriği ve yürütülen işlemler artık kamuoyunca bilinir hale gelen soruşturma ve kovuşturmalar bu madde kapsamı dışındadır." cümlesi eklenerek; maddenin 2 inci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

Gerekçe: Bir suça teşebbüsün cezalandırılabilmesi için, amaçlanan suça ilişkin eylemin sonuç doğurmaya elverişli vasıtalarla ve etkili kişiler tarafından gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Oysa ki, maddenin mevcut halinde, herhangi bir davayla ilgili görüş beyan eden veya olumlu/olumsuz eleştiride bulunan her kişi hakkında cezalandırma yoluna gidilebilmektedir. Buradan hareketle, düşünce ve ifade özgürlüğünü gerçekleştirmek amacıyla ve yargı kararlarının/işlemlerinin de değerlendirmeye ve eleştiriye tabi tutulabileceği görüşü ile belirtilen değişiklik teklifi hazırlanmıştır.Hazırlamış olduğumuz öneride yargılamanın kurucu unsuru olduğu halde madde metninde yer almayan "avukatlar" da metne eklenmiştir. Buna ek olarak, soruşturma veya kovuşturma aşamasında herkesin değerlendirme yapabilmesi ve eleştiri hakkı tanınmış olmakla birlikte, uluslararası sözleşmelerle de korunması gereken düşünce ve ifade özgürlüğünün tesisi amaçlanmıştır. Bu noktada önemle belirtmek gerekir ki, önerimizde kamuoyuna mal olmuş ve gerek toplum içinde gerekse de basın içerisinde sıkça tartışılan/tartışılması gereken ve sonuçlarıyla tüm toplumu etkileyebilecek nitelikteki davalar ve soruşturmalar istisna kapsamına alınmıştır. Zira anılan türden davaların veya soruşturmaların kamuoyuna mal olduktan sonra sadece beyanlarla etkilenebilecek durumda olmadığı aşikardır. Bu nedenledir ki, özellikle kamuoyu tarafından yakından takip edilen davalar ve soruşturmalar hakkında değerlendirme yapmak veya eleştiride bulunmak kamuoyunun en tabii haklarındandır. Önem arz eden değişikliklerden birisi de ikinci fıkrada yer alan teşebbüsün basın ve yayın yoluyla gerçekleştirilmesi halinde cezanın yarı oranında arttırılmasına ilişkin bölümdür. Önerimizde bu bölüm tamamen yürürlükten kaldırılmaktadır. Zira basın özgürlüğünün ülkemizde gerçek anlamda tesis edilmesi gerekliliği aşikardır. Kaldı ki, 21. Yüzyılda özellikle internet, sosyal medya gibi araçlarla iletişimin üst seviyeye çıktığı bir ortamda basın ve yayın organlarına bu yönde bir sansür veya engelleme gerçekleştirilmesi kabul edilemez bir durumdur.

MADDE 2Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer,

Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer,

Gerekçe: Yürürlük Maddesidir.

MADDE 3Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Gerekçe: Yürütme Maddesidir.

Genel gerekçeyi oku (4 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

26.09.2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve ilgili yasalar, yasalaşma sürecinde bir önceki döneme nazaran önemli değişiklikler getirmiş olsa dahi, gerek yasalaşma sürecinde gerekse de zaman içerisinde özellikle uygulamadaki sorunlar nedeniyle doğan ihtiyaçlar sonrasında önemli değişikliklere ihtiyaç duymaktadır.

Bilindiği üzere suç ve suçluluk oranının azaltılması ve/veya engellenmesi bir devletin ceza politikasıyla doğrudan ilişkilidir. Başka bir anlatımla, sadece cezalandırmaya yönelik ve ceza tehdidiyle toplumsal düzenin sağlıklı bir şekilde tesis edilemeyeceği ortadadır. Ceza politikasının önleyici özelliğinin işlevinin artırılması gerektiği de tüm şüphelerden uzaktır. Özellikle son yıllarda artan suç ve suçluluk oranı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve ilgili mevzuatın ciddi zaafları bulunduğunu göstermektedir. Bu nedenledir ki, özellikle temel insan hak ve özgürlükleri bağlamında önemli değişiklikler yaparak suç ve suçluluğun azaltılması ve olabildiğince önlenmesi sağlanabilecektir.

Ülkemizin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Birleşmiş Milletler Siyasal ve Medeni Haklar Sözleşmesi gibi büyük önem arz eden uluslararası sözleşmelerin Anayasamızın 90. Maddesi'nde yer alan açık düzenlemeye rağmen iç hukukta neredeyse uygulanmadığı, uygulayıcıların bu konuda azımsanmayacak ölçüde zaaflarının bulunduğu değerlendirilmektedir. Bu aşamada yapılacak değişikliklerde gerek iç hukukumuzda üstün tutulması gereken uluslararası sözleşmelerden gerekse de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarından istifade etmek gerekmektedir.

Bütün bu sebeplerle, "düşünce ve ifade özgürlüğü" ile "din ve vicdan hürriyeti" özelinde insan hak ve hürriyetlerinin geliştirilmesi, "basın özgürlüğü"nün sağlanması ve geliştirilmesi amacıyla işbu kanun teklifi hazırlanmıştır.

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam