5237 Sayılı Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde
Kaynak göster
2/351 esas numaralı kanun teklifi 2 Temmuz 2018 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “5237 Sayılı Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/351, 2 Temmuz 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-351-5237-sayili-turk-ceza-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/f873ecc7-d83c-4fb8-8d9b-0188d912a019
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleAdalet Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 3 madde
MADDE 126/9/2004 tarihli ve 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Hakaret" başlıklı 125 inci maddesi yürürlükten…
26/9/2004 tarihli ve 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Hakaret" başlıklı 125 inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
Gerekçe: Toplumun ve bireyin özgürleşmesini sağlamak amacıyla hazırlanan kanun teklifi neticesinde maddenin tümüyle yürürlükten kaldırılması yoluyla kişilerin başka kişilerin onur ve şerefine zarar verme hakkı tanınmış olmayacaktır. Teklifimizin temelini teşkil eden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ışığında, "hakaret" eyleminin Türk Ceza Kanunu kapsamından çıkartılarak, ilgili eylemin özel hukuk kuralları çerçevesinde korunması gerektiği düşüncesinden hareket edilmektedir. "Hakaret" başlıklı maddenin cezalandırma sonucundan sarfınazar edilerek, özel hukuk (kuralları çerçevesinde tazminat, itibarın iadesi, eylem ne şekilde gerçekleştirilmiş ise aynı şekilde özür dilenmesi gibi hukuki sonuçlara bağlanmasının düşünce ve ifade özgürlüğünün gerçekleşmesine katkı sağlayacağı aşikardır. Hal böyle olunca haksız yargılamalar, ülkemizde sıkça yaşanan gerçek dışı tanıklıklar vasıtasıyla kişilerin cezalandırılmasının da önüne geçilecek olup, eylemle sonuç arasında birebir benzerlik sağlanacak ve bir anlamda kamu vicdanının da gerçekleştirilmesi mümkün olacaktır.
MADDE 2Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük Maddesidir.
MADDE 3Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Gerekçe: Yürütme Maddesidir.
Genel gerekçeyi oku (4 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
26.09.2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve ilgili yasalar, yasalaşma sürecinde bir önceki döneme nazaran önemli değişiklikler getirmiş olsa dahi, gerek yasalaşma sürecinde gerekse de zaman içerisinde özellikle uygulamadaki sorunlar nedeniyle doğan ihtiyaçlar sonrasında önemli değişikliklere ihtiyaç duymaktadır.
Bilindiği üzere suç ve suçluluk oranının azaltılması ve/veya engellenmesi bir devletin ceza politikasıyla doğrudan ilişkilidir. Başka bir anlatımla, sadece cezalandırmaya yönelik ve ceza tehdidiyle toplumsal düzenin sağlıklı bir şekilde tesis edilemeyeceği ortadadır. Ceza politikasının önleyici özelliğinin işlevinin artırılması gerektiği de tüm şüphelerden uzaktır. Özellikle son yıllarda artan suç ve suçluluk oranı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve ilgili mevzuatın ciddi zaafları bulunduğunu göstermektedir... Bu nedenledir ki, özellike temel insan hak ve özgürlükleri bağlamında önemli değişiklikler yaparak suç ve suçluluğun azaltılması ve olabildiğince önlenmesi sağlanabilecektir.
Ülkemizin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Birleşmiş Milletler Siyasal ve Medeni Haklar Sözleşmesi gibi büyük önem arz eden uluslararası sözleşmelerin Anayasamızın 90. Maddesi'nde yer alan açık düzenlemeye rağmen iç hukukta neredeyse uygulanmadığı, uygulayıcıların bu konuda azımsanmayacak ölçüde zaaflarının bulunduğu değerlendirilmektedir. Bu aşamada yapılacak değişikliklerde gerek iç hukukumuzda üstün tutulması gereken uluslararası sözleşmelerden gerekse de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarından istifade etmek gerekmektedir.
Bütün bu sebeplerle, "düşünce ve ifade özgürlüğü" ile "din ve vicdan hürriyeti" özelinde insan hak ve hürriyetlerinin geliştirilmesi, amacıyla işbu kanun teklifi hazırlanmıştır.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR