5237 Sayılı Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 4 madde
Kaynak göster
2/2647 esas numaralı kanun teklifi 30 Ekim 2024 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Deniz Demir (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Deniz Demir (CHP, Ankara). “5237 Sayılı Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/2647, 30 Ekim 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-2647-5237-sayili-turk-ceza-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/452c43a1-74ea-442f-9830-0192dd4f8b78
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleAdalet Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 4 madde
MADDE 126/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi…
26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi yürürlükten kaldırılmıştır, diğer bentler sırasına göre teselsül ettirilmiştir.
Gerekçe: Madde ile, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125 inci maddesinin 3 üncü fıkrasının a bendi yürürlükten kaldırılarak suçun kamu görevlisine karşı işlenmesinin ağırlaştırıcı sebep olmaktan çıkarılması amaçlanmıştır.
MADDE 25237 sayılı Kanunu'nun 299 uncu maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
5237 sayılı Kanunu'nun 299 uncu maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
Gerekçe: Madde ile, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 299 uncu maddesi yürürlükten kaldırılarak Cumhurbaşkanına hakaretin ayrı bir suç olarak değil hakaret suçu içerisinde değerlendirilmesi amaçlanmıştır.
MADDE 3Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
MADDE 4Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
Genel gerekçeyi oku (20 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Gereğinin yapılmasını arz ederim.17.10.2024 ydi
Tali Komisyon
Esas Komisyon
Tarih: 30-10-2024
TBM KANUNLAR ve KARAR GENEL GEREKÇE
Şerefe karşı suçlar, 5237 sayılı TCK m. 125-131 arasında düzenlenmiştir. Şeref, bireyin toplum içinde diğer kişiler nezdindeki saygınlığını ifade eder. Bu başlık altındaki hakaret suçu ise TCK m. 125te düzenlenmiştir. Hakaret etmek; kişilerin birey olmaktan kaynaklanan ve diğer kişiler nezdinde sahip oldukları sosyal değerin yok sayılması ve kişiliklerinin değersizleştirilmesidir. Madde 125'te suçun nitelikli halleri arasında, suçun kamu görevlisine karşı işlenmesi de sayılmıştır. Anayasamıza göre herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir ve devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar. Dolayısıyla toplumda herkesin şeref ve saygınlığı aynı derecede korunmaya değerdir. Bir kişinin kamu görevlisi ya da üst düzey devlet yetkilisi olması, onun şeref ve saygınlığını diğer yurttaşların şeref ve saygınlığından daha değerli yapmaz. Yargı eli ile hakaret suçunun, ifade özgürlüğüne karşı bir silah olarak kullanıldığına pek çok kez şahit olmuşuzdur. Mevcut ceza kanunumuzda hakaret suçunu oluşturacak söz ve eylemlerin çerçevesinin belirlenmemiş olması ve bu suçu ağırlaştıran pek çok gerekçe sayılması da bu durumu körüklemektedir. Hakaret ve Cumhurbaşkanına hakaret suçuna ilişkin Avrupa Konseyinin pek çok tavsiye kararı mevcuttur. Bununla birlikte AİHM, hakaret ve Cumhurbaşkanına hakaret suçuna ilişkin ihlal kararlarında bu tavsiye metinlerine atıfta bulunmuştur.
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından 12 Şubat 2004 tarihinde kabul edilen, Medyada Siyasi Tartışma Özgürlüğü Bildirisi"nin ilgili kısımları aşağıdaki gibidir:
"Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi,
Bazı ulusal hukuk sistemlerinin halen siyasi şahsiyetlere ve kamu görevlilerine, haklarındaki bilgi ve görüşlerin medya organlarında yayılmasına karşı hukuki ayrıcalıklar tanıdığının ve bu durumun Sözleşmenin 10. maddesi ile teminat altına alınmış bulunan ifade ve bilgi edinme özgürlüğü ile çeliştiğinin bilincinde olarak,
K. Devlet ve kamu kuruluşlarını eleştirme özgürlüğü
Devlet, hükümet, genel olarak yürütme, yasama veya yargının herhangi bir organı medya kuruluşlarında eleştiri konusu yapılabilir. Güçlü konumlarına bağlı olarak bu kurumlar, ceza hukuku tarafından itibar zedeleyici veya hakaret niteliği taşıyan beyanlara karşı kurum olarak koruma altına alınmamalıdırlar. Söz konusu kurumların böyle bir korumadan yararlanabildikleri hallerde ise bu koruma çok sınırlı bir şekilde ve her halükârda eleştiri özgürlüğünü kısıtlamak amacıyla kullanılmasına mahal vermeden uygulanmalıdır. Bu
VI. Siyasi şahsiyetler ile kamu görevlilerinin itibarı
Siyasi şahsiyetler itibarlarının ve haklarının korunması için diğer kimselerden daha geniş haklara sahip bulunmamalıdırlar. Bundan hareketle iç hukukta, siyasi şahsiyetleri eleştiren medya kuruluşlarına karşı daha ağır cezalar öngörülmemelidir. Bu ilke kamu görevlilerine de uygulanır. Bu ilkeye istisnalar, sadece kamu görevlilerinin görevlerini iyi yapmalarını sağlamak bakımından zaruri hallerde kabul edilebilir.
VII. Medya kuruluşlarının ihlallerine karşı başvuru yolları
Siyasi şahsiyetler ile kamu görevlileri, medya kuruluşları tarafından hak ihlallerine karşı, sıradan vatandaşların sahip oldukları hukuki başvuru yollarının aynılarına sahip olmalıdırlar. (...) Hak ihlalinin veya itibar zedelemesinin vahameti ışığında ve özellikle medyada yayınlanan itibar zedeleyici ifadelerin veya hakaretlerin, nefret içeren ifadeler örneğinde olduğu gibi, başka temel özgürlükleri de önemli ölçüde ihlal ettiği ve cezanın kesin olarak gerekli ve ihlalin vahameti ile orantılı olduğu haller dışında itibar zedelemesi veya hakaret hapis cezasına yol açmamalıdır."
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisinin "Hakaretin Suç Olmaktan Çıkarılmasına Doğru" başlıklı 1577 (2007) sayılı Kararının ilgili bölümlerinde, hakaret için hapis cezalarının gecikmeksizin kaldırılmasına, ceza kovuşturmalarına usulsüz şekilde başvurulmamasının sağlanmasına (...) ; kanunun keyfi olarak uygulanmasından kaçınılmasını ve medeni hukukun, hakaretten etkilenen kişinin saygınlığının etkin olarak korunmasını sağlamak amacıyla hakaret kavramının tanımının mevzuatlarında açık olarak yapılmasına ve Türkiye'yi, Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinin 3. fıkrasını değiştirmeye davet etmektedir.
Venedik Komisyonu'nun (Avrupa Hukuk Yoluyla Demokrasi Komisyonu) 106. Genel Kurul Toplantısı sırasında (Venedik 11-12 Mart 2016, CDL-AD (2016)002) kabul ettiği, Türk Ceza Kanunu'nun 216, 299, 301. ve 314. maddeleri hakkındaki 831/2015 sayılı Görüşün ilgili kısmı, aşağıdaki gibidir:
"Avrupa'daki gelişmeler, Devletlerin cezalar yelpazesini herhangi bir hapis cezasını hariç tutan cezalarla sınırlandırarak, Devlet Başkanı'na hakareti suç olmaktan çıkarmalarını veya bu suçu Devlet başkanlarına yönelik en ciddi sözlü saldırı biçimleriyle sınırlandırmalarını isteyen bir anlaşmaya yönelmektedirler. Türk Ceza Kanunu'nun 299. maddesinin metni, en az bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasını öngörmesi nedeniyle, ortaya çıkan bu Avrupa anlaşmasıyla uyumlu değildir; ayrıca söz konusu maddenin 2. fıkrasına göre, suçun alenen işlenmesi durumunda, ceza azaltılabilse, para cezasına çevrilebilse veya hâkim tarafından ertelenebilse bile, altıda bir oranında artırılmaktadır."
Bakanlar Kurulunun 24 Şubat 2014 tarihli 2014/5984 sayılı kararıyla I Mart 2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi İhlallerinin Önlenmesine İlişkin Eylem Planı'nda da 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 125 ve 299. Maddelerinin gözden geçirilerek AİHM içtihatlarında belirlenen standartlarla uyumlu hale getirilmesi kararlaştırılmıştır. Bahse konu Bakanlar Kurulu kararında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da imzası bulunmaktadır.
Tüm bu sebeplerle kanun teklifi ile Anayasa ve AİHM içtihatlarına aykırı olan Cumhurbaşkanına hakaret ve kamu görevlisine hakaret suçlarının yürürlükten kaldırılarak hakaret suçuna karşı verilen yüksek cezaların önüne geçilmesi amaçlanmıştır. MADDE GEREKÇELERİ
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR