Tüketici Kredisi ve Kredi Kartı Borçlarının Yeniden Yapılandırılması ve Sicil Affı Düzenlemesi Hakkında Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde
Kaynak göster
2/3533 esas numaralı kanun teklifi 16 Şubat 2026 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Ömer Fethi Gürer (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Ömer Fethi Gürer (CHP, Niğde). “Tüketici Kredisi ve Kredi Kartı Borçlarının Yeniden Yapılandırılması ve Sicil Affı Düzenlemesi Hakkında Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/3533, 16 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-3533-tuketici-kredisi-ve-kredi-karti-borclarinin-yeniden-yapilandirilmasi-ve-sicil-affi-duzenle (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/208a2db9-5614-40cf-8984-019c65972a5c
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleSanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 3 madde
MADDE 1Bu kanunun Resmi Gazetede yayınlandığı tarih itibariyle, Türkiye Cumhuriyeti sınırları dahilinde faaliyet…
Bu kanunun Resmi Gazetede yayınlandığı tarih itibariyle, Türkiye Cumhuriyeti sınırları dahilinde faaliyet gösteren kamu ve özel tüm bankalar ile, finansal aracılık kurumları ve varlık yönetim şirketleri tarafından icrai takip başlatılmış veya ihtarname gönderilmiş, tüketici kredisi ve kredi kartı borcu bulunanların, bu maddenin Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdiği gün itibariyle altmış (60) gün içerisinde, krediyi veya kredi kartını veren ilgili kuruluşa veya ilgili kuruluş tarafından yetkilendirilmiş kişiye yazılı müracaat etmeleri halinde, anapara borçlarının, peşin veya 5 yıla uzanan vadeyle Başvuru günü itibariyle tahakkuk ettirilmiş faiz, gecikme ücreti, dosya masrafı, icra-takip masrafi vb. her türlü ad altındaki masraflar silinir, Türkiye Bankalar Birliği nezdindeki sicil kayıtları silinir. Söz konusu borçlarla ilgili olarak, İcra ve İflas Kanunu kapsamında sürelerin işletilmesi durdurulur.
Gerekçe: Kanunun amacı, vatandaşların, yaşadıkları ödeme zorluklarından dolayı, sorunlu ve temerrütte düşmüş ödeme kabiliyetini yitirmiş tüketici kredisi ve kredi kartı borçlarının ödenmesine yönelik kolaylıklar getirilmesidir. Bu durumda olan vatandaşlarımızın, faiz ve gecikmeden kaynaklanan ekstra maliyetlerden arındırılmış anapara borçlarını, peşin veya 5 yıla kadar vadeye yayılabilecek şekilde yapılandırılması ile birlikte aynı zamanda mevcut faiz ve gecikme borçlarının silinerek, Merkez Bankası ve Bankalararası Kredi derecelendirme kuruluşları nezdinde sicil affının sağlanması ve takibe düşen borçların da aynı kapsamda değerlendirilmesi sayesinde kapsamın ihtiyaç sahiplerinin tamamını kapsayacak şekilde genişletilmesidir.
MADDE 2Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
MADDE 3Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
Genel gerekçeyi oku (12 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Ülkemizde ekonomik olarak zorluk çeken vatandaşlarımız gün geçtikçe yoksullaşmaya ve en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz duruma gelmiştir. Yaşanmakta olan ekonomik krizin etkileri her geçen gün daha da derinleşmektedir.
Dar ve sabit gelirli vatandaşlarımız geçimlerini sağlayamadıkları için zorunlu olarak bankalardan kredi çekmekte ve kredi kartı ile yaşamlarını sürdürmeye çalışmaktadır. Asgari ücretli, emekli, işçi, memur, öğrenci ve işsiz vatandaşlarımız halihazırda nakit sorunu yaşarken, hem kullandıkları tüketici kredisi hem de kredi kartlarının gecikmeye girmesiyle yüksek faiz ve gecikme faiz yükü altında ezilmektedirler. Ödemelerde yaşadıkları aksaklıklar nedeniyle anaparadan ziyade sürekli faiz ödemek zorunda kalan dar ve sabit gelirli vatandaşlar borç sarmalı içinde bankalar ile sorunlar yaşamaktadır.
Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi'nin Kasım 2025 verilerine göre, bireysel kredi kartı kullananların sayısı 40,7 milyona ulaşmış durumdadır. Bireysel kredi kartı borcu toplamı yaklaşık olarak 2 trilyon 828 milyar TL olmuştur. BDDK verilerine göre 24 Ocak 2025—23 Ocak 2026 arasında bankacılık sektöründe toplam kredi hacmi 16,2 trilyon TL'den 23,2 trilyon TLye çıkarak bir yılda yaklaşık yüzde 43 oranında artmıştır. Bu artışın en yükseği de ihtiyaç kredisi ve kredi kartlarında görülmüştür.
Tüketici kredileri ve bireysel kredi kartları toplamı, 1 yılda 3 trilyon 871 milyar TLden 5 trilyon 694 milyar TL'ye çıkmıştır.
Tüketici kredileri (konut-taşıt-ihtiyaç) toplamı yaklaşık olarak yüzde 61 artarak, 2 trilyon 38 milyar TL?den 2 trilyon 946 milyar TL*ye yükselmiştir. Taksitli kredi kartı 644 milyar TI."den I trilyon 35 milyar TI."ye çıkmıştır.
Taksitsiz kredi kartı ise yaklaşık olarak yüzde 44 artış ile 1 trilyon 189 milyar TLden 1 trilyon 713 milyar TL'ye yükselmiştir.
Bu veriler çerçevesinde vatandaşlarımızın içinde bulunduğu borç batağının her geçen gün daha da derinleşerek içinden çıkılmaz bir hal almaya başladığı, en yetkin ekonomik mercii tarafından da ortaya konulmuştur.
Özellikle bankalar, takibe düşen ve alacağın tahsili imkanı görülmeyen alacaklarını, varlık şirketlerine devrederek, bu durumu da bilanço da zarar hanesine kaydedetmektedir. Bankalar, kendileri açısından yaşanan olumsuzlukları giderebilmekte, ancak bu kez de varlık şirketlerinin eline düşen dar ve sabit gelirli vatandaş için yeni ve zorlu bir icra ve haciz süreci başlatılmaktadır.
Kullandıkları kredi ve kredi kartı borçları nedeniyle zaten fazlasıyla faiz sarmalına batmış olan vatandaşlar, bu sefer de varlık şirketlerinin icra ve haciz davaları nedeniyle eklenen dava, avukat icra vb. masraf tutarları ile daha da borçlandırılarak, çözümü olmayan bir karanlığa doğru sürüklenmek zorunda kalmaktadır.
Her ne kadar bazı bankalar ödeme kolaylığı adı altında anapara ve gecikme faizlerini uzun vadede yapılandırma sürecine girse bu durum yeterli gelmemektedir. Uzun vadeye yayılan borçların miktarları anaparanın oldukça üzerinde kalmaktadır. Bu durumda ne yazık ki geneli tüketici olan yukarıda saydığımız kesimlerin derdine derman olmamakla birlikte yaşanan ve yaşanmakta olan olumsuzlukların önüne geçilememiştir. Oysaki Anayasamızın 1972 maddesi, Devlete tüketicinin korunması ve kollanması gerektiği hükmüne haizdir.
Bütün bu olumsuzlukların giderilmesi, borç, faiz, icra ve haciz sarmalında nefes alamaz hale gelmiş dar ve sabit gelirli vatandaşlarımıza ve dolaylı olarak toplumun çok geniş bir kesimine rahat nefes aldıracak tedbir ve girişimlerin bir an önce alınması ve hayata geçirilmesi artık kaçınılmaz bir zaruret halini almıştır. Bu kapsamda, mevcut kredi ve kredi kartı borçlarına işletilmiş faiz ve gecikme borçlarının iptal edilerek, mevcut anapara borçlarının, kişinin gelir düzeyine bağlı olmak üzere belirlenecek bir ödeme takvimine bağlanmalıdır. Bu esnada kişiye sicil affı uygulaması ile, ileriye dönük yaşanabilecek sorunların giderilmesi sağlanmalıdır. Bu sayede, hem bankalar verdikleri anaparayı geri almış olacak, hem de vatandaş varlık şirketlerinin icra ve haciz dayatmasından kurtarılmış olacaklardır.
Kıt kanaat geçim ve yaşam mücadelesi veren dar ve sabit gelirli vatandaşlarımızın, banka ve varlık şirketleri elinde faiz, icra, haciz sarmalından kurtarılması, kanayan yara haline gelen bu olumsuzlukların bir an önce önüne geçilmesi ve vatandaşlarımızın geleceğe umutla bakabilmesi adına, bu düzenleme ve çalışmaların yapılması artık kaçınılmaz bir zorunluluk haline gelmiştir. Kanun teklifindeki bu düzenleme ile "Borç Barışı" devlet ve millet arasındaki bütünleşmesini de sağlamış olacaktır.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR