Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde
Kaynak göster
2/3761 esas numaralı kanun teklifi 1 Temmuz 2026 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Ali Bozan (DEM Parti); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Ali Bozan (DEM Parti, Mersin). “Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/3761, 1 Temmuz 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-3761-ulusal-bayram-ve-genel-tatiller-hakkinda-kanunda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/66c3023a-7581-4d8b-ac1f-019f1deaf8dd
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleİçişleri Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 3 madde
MADDE 117/03/1981 tarihli ve 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 2'nci maddesinin (B)…
17/03/1981 tarihli ve 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 2'nci maddesinin (B) bendine "Muharrem orucunun bitiminden sonraki gün (Aşure Günü), dini bayram olarak kabul edilir ve bir gün resmi tatil yapılır" ibaresi eklenmiştir.
Gerekçe: 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun'un 2*nci maddesinin (B) bendine, Muharrem orucunun tamamlanmasını izleyen günün (Aşure Günü) dini bayramlar kapsamında değerlendirilerek resmi tatil ilan edilmesi amaçlanmaktadır. Bu düzenleme ile Alevi yurttaşların inançsal ibadet ve ritüellerini anayasal güvence altında, eşit yurttaşlık ilkesi doğrultusunda özgürce yerine getirebilmelerinin sağlanması hedeflenmektedir."
MADDE 2Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
MADDE 3Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanlığı yürütür.
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanlığı yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
Genel gerekçeyi oku (7 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Aşure Günü, Alevi inancı ve kültürü açısından tarihsel, inançsal ve toplumsal hafızanın en önemli günlerinden biridir. Hicri 61 yılında Kerbela'da Hz. Hüseyin ve beraberindeki 72 kişinin iktidardaki Emevi zulmü karşısında adalet, hakikat ve insanlık onuru uğruna yaşamlarını yitirmeleri, Alevi toplumu açısından Muharrem ayını bir matem, ibadet ve yüzleşme dönemi haline getirmiştir. Bu anlamda Kerbela, hak ile haksızlığın ve adalet ile zulmün karşı karşıya geldiği evrensel bir hafiza ve vicdan mekânıdır.
Hz. Hüseyin'in Kerbela'da zulme boyun eğmeyerek ortaya koyduğu direniş, yüzyıllar boyunca sadece Aleviler için değil, farklı inanç ve toplumsal kesimler açısından da hakikatin, adalet arayışının ve insan onurunun simgesi olmuştur. Bu yönüyle Muharrem ayı ve Aşure Günü, geçmişte yaşanan acıların anılmasının yanı sıra; toplumsal vicdanın, adalet arayışının ve birlikte yaşama iradesinin yeniden hatırlandığı özel bir zaman dilimini ifade etmektedir.
Muharrem oruçlarının tamamlanmasının ardından pay edilen aşure lokmaları ise, bu ortak hafızanın ve toplumsal dayanışmanın en güçlü sembollerinden birini oluşturmaktadır. Aşure; farklı tatların aynı kazanda birbirini yok etmeden, birbirini tamamlayarak var olmasının simgesidir. Bu yönüyle aşure, farklılıkların bir çatışma nedeni değil, toplumsal zenginliğin ve ortak yaşamın kaynağı olduğunu ifade eden kadim bir kültürel ve inançsal mirastır. Paylaşmayı, dayanışmayı, eşitliği ve rızalığı temsil etmektedir.
Alevi toplumu, yüzyıllardır Muharrem oruçlarını tutmakta; Aşure Günü'nde lokmalarını paylaşmakta, büyüklerini ziyaret etmekte ve toplumsal dayanışmayı güçlendiren ibadet ve ritüellerini yerine getirmektedir. Bu nedenle Aşure Günü, Alevi yurttaşlar açısından inanç özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gereken önemli bir ibadet ve toplumsal hafıza günüdür.
Ancak böylesine önemli bir inanç gününün resmi takvimde dini bayram ve resmi tatil olarak tanınmaması, Alevi yurttaşların inançlarını kamusal alanda eşit koşullarda yaşayabilmeleri bakımından önemli bir eksiklik oluşturmaktadır. Bu durum, Anayasa'nın eşitlik ilkesini düzenleyen 10'uncu maddesi ile din ve vicdan özgürlüğünü güvence altına alan 24'üncü maddesi bakımından değerlendirilmesi gereken bir mesele olduğu gibi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin din ve inanç özgürlüğünü düzenleyen 9'uncu maddesi kapsamında da devletin pozitif yükümlülükleriyle doğrudan ilişkilidir.
Türkiye'nin çok inançlı, çok kültürlü ve çok kimlikli toplumsal yapısı dikkate alındığında, farklı inanç topluluklarının kutsal ve tarihsel günlerinin kamusal düzeyde tanınması; demokratik toplumun güçlendirilmesi, eşit yurttaşlık ilkesinin hayata geçirilmesi ve toplumsal barışın kalıcı hale getirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Hiçbir yurttaşın inancı, kimliği, dili veya kültürü nedeniyle ayrımcılığa uğramadığı demokratik bir cumhuriyet anlayışının güçlendirilmesi, farklılıkların eşitlik temelinde bir arada yaşayabildiği bir toplumsal düzenin inşasının temel koşullarından biridir.
Aşure Günü'nün dini bayram olarak tanınması ve bir gün resmi tatil ilan edilmesi; Alevi toplumunun uzun yıllardır dile getirdiği haklı bir talebin karşılanmasının yanı sıra Türkiye'de demokratik toplum idealinin, eşit yurttaşlık anlayışının ve toplumsal barış perspektifinin güçlendirilmesi yönünde güçlü bir irade beyanı olacaktır. Bu düzenleme, farklılıklarımızla birlikte yaşamayı mümkün kılan ortak değerlerin görünür kılınmasına, toplumsal hafızanın korunmasına ve demokratik bir geleceğin inşasına katkı sunacaktır. Bu nedenlerle, Aşure Günü'nün resmi dini bayram olarak kabul edilmesi ve bir gün resmi tatil ilan edilmesine ilişkin bu kanun teklifi hazırlanmıştır.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR