İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/3797 KOMİSYONDA

Şehit Yakınları, Gaziler, Hâkim ve Savcılar ile Güvenlik Hizmetlerinde Görev Yapan Personelin Sosyal ve Ekonomik Haklarının Güçlendirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

3 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 20 madde

Kaynak göster

2/3797 esas numaralı kanun teklifi 5 Ağustos 2026 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Dursun Müsavat Dervişoğlu (İYİ Parti) ve 2 vekil; 3 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Dursun Müsavat Dervişoğlu (İYİ Parti, İzmir) ve diğerleri. “Şehit Yakınları, Gaziler, Hâkim ve Savcılar ile Güvenlik Hizmetlerinde Görev Yapan Personelin Sosyal ve Ekonomik Haklarının Güçlendirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/3797, 5 Ağustos 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-3797-sehit-yakinlari-gaziler-hakim-ve-savcilar-ile-guvenlik-hizmetlerinde-gorev-yapan-persone (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/f54176a0-e1b3-4856-affd-019fd1c9e4be

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    3 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Plan ve Bütçe Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 20 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 18/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

"EK MADDE 87- Bu kanun kapsamında gazi ve şehitlerin hak sahiplerine bağlanan maaşlar, aynı olayda hayatını kaybeden ya da yaralanan kişilerin görev ve rütbelerine bağlı olarak farklılık gösteremez. Terörle mücadele sırasında şehit olan veya malul kalan kişilerin hak sahiplerine yapılacak ödemeler bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte bu Kanun kapsamında en yüksek miktarda aylığa kazanan ilgililer emsal olmak üzere belirlenir."

Gerekçe: Maddeyle 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu kapsamında şehitlerin hak sahipleri ile gazilere bağlanan aylıklarda görev ve rütbe kaynaklı farklılıkların kaldırılması amaçlanmaktadır. Aynı olayda hayatını kaybeden veya yaralanan kişilerin fedakârlığının hiyerarşik konumlarına göre farklı mali sonuç doğurmasının önüne geçilmekte, ödemelerin en yüksek aylık tutarı esas alınarak belirlenmesi öngörülmektedir.

MADDE 23/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun | inci maddesi aşağıdaki…

3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun | inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"MADDE 1- Bu Kanunun amacı 2 nci maddede sayılanların görevlerini yerine getirirken veya görevleri nedeniyle, görevleri sona ermiş olsa dahi yaptıkları hizmetten dolayı derhal ya da sonradan hayatlarını kaybetmeleri, engelli hâle gelmeleri, yaralanmaları veya fiziksel ya da psikolojik hastalığa uğramaları hâlinde kendilerine ve hak sahiplerine ödenecek nakdi tazminat ile bağlanacak aylığın esas ve usullerini düzenlemektir."

Gerekçe: Maddeyle 2330 sayılı Kanunun amacı yeniden düzenlenerek görev sona ermiş olsa dahi yapılan hizmet nedeniyle sonradan meydana gelen ölüm, engellilik, yaralanma ile fiziksel veya psikolojik hastalıkların Kanun kapsamına alınması amaçlanmaktadır.

MADDE 32330 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

2330 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

"EK MADDE 1- Bu Kanunun uygulanmasında görevin yapıldığı sırada, görev mahalline gidiş veya görev mahallinden dönüş için idarece sağlanan taşıtta, geçici görevde, eğitimde, kursta, tatbikatta, operasyona hazırlık faaliyetinde veya görev nedeniyle hedef alınma sonucunda görev dışında meydana gelen olaylar görev nedeniyle meydana gelmiş sayılır.

Görevden kaynaklanan fiziksel veya psikolojik hastalığın görev sona erdikten sonra ortaya çıkması bu Kanunun uygulanmasına engel değildir. Görev ile hastalık arasında sağlık kurulu raporuyla tespit edilen tıbbi illiyet bağının bulunması yeterlidir.

Olayın görev sırasında meydana gelmesi veya kişinin görevinden dolayı daha önce tehdit edilmiş olması hâlinde zarar ile görev arasında illiyet bağı bulunduğu kabul edilir. Aksinin somut ve kesin delillerle ispatı idareye aittir."

Gerekçe: Maddeyle 2330 sayılı Kanunun uygulanmasında görev nedeniyle meydana gelmiş sayılacak olayların kapsamı açıklığa kavuşturulmaktadır. Görev mahalline gidiş ve dönüş, geçici görev, eğitim, kurs, tatbikat, operasyona hazırlık ve görev nedeniyle hedef alınma hâlleri koruma kapsamına alınmaktadır. Görevden sonra ortaya çıkan fiziksel veya psikolojik hastalıklarda sağlık kurulu raporuyla tespit edilen tıbbi illiyet bağının yeterli sayılması ve belirli hâllerde aksini ispat yükünün idareye bırakılması amaçlanmaktadır.

MADDE 42330 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

2330 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

"EK MADDE 2- Bu Kanun kapsamındaki görev veya hizmet nedeniyle hayatını kaybedenler şehit sayılır. Sağlık kuruluşunca tedavi edilmesini gerektiren fiziksel veya psikolojik bir zarara uğrayanlar kalıcı engellilik oranı aranmaksızın gazi sayılır.

Gazilik statüsü, bu Kanuna veya bu Kanun hükümlerinin uygulanmasını öngören diğer kanunlara göre tanınan eğitim, sağlık, ulaşım, konut ve diğer sosyal haklardan yararlanılmasını sağlar. Aylık bağlanması ve nakdi tazminatın miktarı bakımından ilgili mevzuatta öngörülen maluliyet ve zarar dereceleri uygulanmaya devam olunur.

Şehitlik veya gazilik statüsünün tespitinde tereddüt hâlinde görev ile olay arasındaki bağ hak sahibi lehine değerlendirilir."

Gerekçe: Maddeyle 2330 sayılı Kanun kapsamındaki görev veya hizmet nedeniyle hayatını kaybedenlerin şehit, tedavi gerektiren fiziksel veya psikolojik zarara uğrayanların ise kalıcı engellilik oranı aranmaksızın gazi sayılması öngörülmektedir. Gazilik statüsünün sosyal haklardan yararlanma bakımından geniş uygulanması, aylık ve tazminat miktarlarında ise mevcut maluliyet ve zarar derecelerinin korunması amaçlanmaktadır. Statünün tespitinde ortaya çıkan tereddütlerin hak sahibi lehine değerlendirilmesiyle koruyucu yaklaşım güçlendirilmektedir.

MADDE 52330 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

2330 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

"EK MADDE 3- Bu Kanun kapsamında aynı olayda hayatını kaybeden kamu görevlileri ile sivil kişilerin hak sahiplerine bağlanacak aylıklar, kişinin rütbesi, unvanı, memuriyet derecesi veya kurum içi kadrosuna göre farklılık göstermeyecek şekilde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte bu Kanun kapsamında en yüksek miktarda aylığa kazanan ilgililer emsal olmak üzere sabit ve eşit bir tutarda belirlenir. Halihazırda farklılık içeren aylıklar bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en yüksek tutara eşitlenecek şekilde düzenlenir.

Bu madde hükmü neticesinde hak sahiplerinin hak ettikleri aylık miktarının işbu maddenin yürürlüğe girdiği tarihteki aylıklarından düşük olması halinde daha yüksek olan miktar esas alınır."

Gerekçe: Maddeyle 2330 sayılı Kanun kapsamında hayatını kaybeden kamu görevlileri ve sivillerin hak sahiplerine bağlanacak aylıkların rütbe, unvan, derece veya kadro farklılığına bağlı olmaksızın eşitlenmesi amaçlanmaktadır. Hâlihazırda farklı tutarda ödenen aylıkların en yüksek seviyeye çıkarılması ve hiçbir hak sahibinin mevcut aylığından daha düşük bir tutara düşürülmemesi öngörülmektedir.

MADDE 64/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 9 uncu maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 9 uncu maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

"24/2/1983 tarihli ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununa tabi hâkim ve Cumhuriyet savcıları; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatında silahlı hizmet, güvenlik veya istihbarat görevi yapan personelin çocukları ile ilgili mevzuat uyarınca şehit, gazi, harp malulü veya vazife malulü sayılanların çocuklarından vakıf yükseköğretim kurumlarının ön lisans, lisans, tezli yüksek lisans veya doktora programlarına merkezi yerleştirme, özel yetenek sınavı veya ilgili mevzuatta öngörülen diğer kabul usulleriyle kayıt hakkı kazananlardan öğrenim ücreti alınmaz.

Bu öğrenciler bu maddede belirlenen ücretsiz öğrenci kontenjanlarının dışında değerlendirilir. Ücretsiz öğrenim hakkı zorunlu yabancı dil hazırlık sınıfı ile programın normal öğrenim süresini kapsar. Öğrencilerden kayıt, öğrenim, laboratuvar, uygulama, staj, sınav, diploma veya programın tamamlanması için zorunlu başka bir ad altında ücret alınamaz.

Hak her bir yükseköğretim düzeyinde bir programla sınırlıdır. Disiplin cezası nedeniyle yükseköğretim kurumundan çıkarılma hâli dışında başarı veya not ortalaması şartına bağlanamaz.

Bu kapsamda ücretsiz okutulan öğrenciler için vakıf yükseköğretim kurumlarına Devlet yükseköğretim kurumlarında program türü itibarıyla hesaplanan öğrenci cari hizmet maliyeti üzerinden ödeme yapılır. Ödemeler Yükseköğretim Kurulu bütçesine bu amaçla konulan ödenekten karşılanır."

Gerekçe: Maddeyle hâkim ve Cumhuriyet savcıları ile silahlı hizmet, güvenlik veya istihbarat görevi yapan personelin çocuklarının ve şehit, gazi, harp malulü veya vazife malulü sayılanların çocuklarının vakıf yükseköğretim kurumlarında ücretsiz öğrenim görmesi amaçlanmaktadır. Ücretsiz öğrenim hakkının hazırlık sınıfı ile normal öğrenim süresini ve programın tamamlanması için zorunlu hizmetleri kapsaması öngörülmektedir. Vakıf yükseköğretim kurumlarının üstleneceği maliyetin öğrenci cari hizmet maliyeti üzerinden kamu bütçesinden karşılanmasıyla hakkın sürdürülebilir biçimde uygulanması hedeflenmektedir.

MADDE 724/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununa ek 14 üncü maddesinden sonra gelmek üzere…

24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununa ek 14 üncü maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

"Ek Madde 15- 24/2/1983 tarihli ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununa tabi hâkim ve Cumhuriyet savcıları; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatında silahlı hizmet, güvenlik veya istihbarat görevi yapan personelin çocukları ile ilgili mevzuat uyarınca şehit, gazi, harp malulü veya vazife malulü sayılanların çocukları özel kreş, gündüz bakımevi ve çocuk kulüplerinden ücretsiz yararlanır. Bu çocuklar kuruluşlar için belirlenen genel ücretsiz bakım kontenjanının dışında değerlendirilir. Çocuklardan bakım, beslenme, eğitim, etkinlik veya başka bir ad altında ücret alınamaz. Ücretsiz bakım hizmeti karşılığında kuruluşlara ödenecek tutar, kuruluş türü ve bulunduğu il dikkate alınarak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca belirlenir ve Bakanlık bütçesine bu amaçla konulan ödenekten karşılanır. Yerleştirmeler ilgilinin tercihi, ikametgâhı ve kuruluş kapasitesi dikkate alınarak Bakanlık tarafından merkezi olarak yapılır."

Gerekçe: Maddeyle teklif kapsamındaki personelin ve şehit, gazi, harp malulü veya vazife malulü sayılanların çocuklarının özel kreş, gündüz bakımevi ve çocuk kulüplerinden ücretsiz yararlanması amaçlanmaktadır. Ücretsiz bakım hakkının genel kontenjanın dışında uygulanması ve bakım, beslenme, eğitim ile etkinlikler için ücret alınmaması öngörülmektedir. Kuruluşlara yapılacak ödemelerin kamu bütçesinden karşılanması ve yerleştirmelerin merkezi biçimde yürütülmesiyle hizmete erişimde eşitlik sağlanmaktadır.

MADDE 89/11/1983 tarihli ve 2946 sayılı Kamu Konutları Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

9/11/1983 tarihli ve 2946 sayılı Kamu Konutları Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

"Ek Madde 1- 24/2/1983 tarihli ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununa tabi hâkim ve Cumhuriyet savcıları; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatında silahlı hizmet, güvenlik veya istihbarat görevi yapan personelin görev yaptıkları yerde kamu konutu tahsis edilmesi esastır.

İlgili kurum tarafından yeterli sayıda kamu konutu tahsis edilemeyen personele, görev yaptığı yerin ekonomik ve sosyal koşulları, kira rayiç bedelleri ve görevin niteliği dikkate alınarak her ay kira desteği ödenir. Kira desteğinin tutarı, ödeme usul ve esasları ile uygulamaya ilişkin diğer hususlar Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

Bu madde kapsamında yapılacak kira desteği ödemeleri haczedilemez, devredilemez ve herhangi bir vergi veya kesintiye tabi tutulamaz."

Gerekçe: Maddeyle hâkim ve Cumhuriyet savcıları ile silahlı hizmet, güvenlik veya istihbarat görevi yapan personele görev yerlerinde kamu konutu tahsis edilmesi esas hâle getirilmektedir. Yeterli kamu konutu bulunmaması durumunda görev yerinin kira rayiçleri ve görevin niteliği dikkate alınarak kira desteği verilmesi amaçlanmaktadır. Kira desteğinin haciz, devir, vergi ve kesintiden korunmasıyla desteğin doğrudan barınma ihtiyacına yönelmesi sağlanmaktadır.

MADDE 92/3/1984 tarihli ve 2985 sayılı Toplu Konut Kanununun ek 2 nci maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

2/3/1984 tarihli ve 2985 sayılı Toplu Konut Kanununun ek 2 nci maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

"24/2/1983 tarihli ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununa tabi hâkim ve Cumhuriyet savcıları; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatında silahlı hizmet, güvenlik veya istihbarat görevi yapan personelden en az beş yıl fiili hizmeti bulunanlara bir defaya mahsus olmak üzere Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca kurasız konut satışı yapılır.

Bu konutlar peşinatsız olarak maliyet bedeli üzerinden ve üç yüz aya kadar vadeyle satılır. Aylık taksit tutarı hak sahibinin aylığının yüzde yirmi beşini geçemez. Aradaki fark vade sonuna eklenir. Görev malullüğü veya yaş haddi nedeniyle emekliye ayrılanlarda hizmet süresi şartı aranmaz.

Hak sahibinin konut satışından önce hayatını kaybetmesi hâlinde hak, talepte bulunmaları şartıyla eşine ve çocuklarına müştereken geçer. Eşlerin ikisinin de hak sahibi olması hâlinde aile adına yalnızca bir konut satışı yapılır."

Gerekçe: Maddeyle belirli bir fiili hizmet süresini tamamlayan hâkim, savcı ve güvenlik personeline bir defaya mahsus kurasız konut satışı yapılması amaçlanmaktadır. Konutların peşinatsız, maliyet bedeli üzerinden ve uzun vadeli ödeme imkânıyla satılması öngörülmektedir. Görev malullüğü veya yaş haddi nedeniyle emekliye ayrılanlar yönünden hizmet süresi şartının kaldırılması ve hak sahibinin ölümü hâlinde hakkın ailesine geçmesiyle barınma güvencesinin korunması hedeflenmektedir.

MADDE 1012/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"Bu madde kapsamında bağlanan maaşlar, aynı olayda hayatını kaybeden ya da yaralanan kişilerin görev ve rütbelerine bağlı olarak farklılık gösteremez."

Gerekçe: Maddeyle 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında bağlanan aylıkların aynı olayda hayatını kaybeden veya yaralanan kişilerin görev ve rütbelerine göre farklılaşmasının önlenmesi amaçlanmaktadır. Böylece terörle mücadele kapsamında ortaya konulan fedakârlığın eşit mali korumayla karşılanması öngörülmektedir.

MADDE 113713 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiş ve dördüncü fıkrası…

3713 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiş ve dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"d) 16/6/1983 tarihli ve 2847 sayılı Türkiye Emekli Subaylar, Emekli Astsubaylar, Emekli Uzman Erbaşlar, Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri ile Muharip Gaziler Dernekleri Hakkında Kanunda tanımlanan gaziler."

"Bu maddenin ikinci fikrası kapsamında hayatını kaybeden veya malul kalan kişilerin eşleri, çocukları, anne ve babaları ile kardeşlerinden arzu edenlerin tamamı, kamu kurum ve kuruluşlarında herhangi bir sayı veya unvan sınırlamasına tabi olmaksızın istihdam hakkından yararlanır. Bu kişilere kamu istihdamı sağlanması zorunlu olup ilgili kurumlarca kadro tahsisi engel teşkil etmez."

Gerekçe: Maddeyle 2847 sayılı Kanunda tanımlanan gazilerin de Terörle Mücadele Kanunundaki kamu istihdamı hakkından yararlanması amaçlanmaktadır. Hayatını kaybeden veya malul kalan kişilerin eş, çocuk, anne, baba ve kardeşlerinden talep edenlerin sayı ve unvan sınırlamasına tabi olmaksızın istihdam edilmesi öngörülmektedir. Kamu kurumlarının kadro yetersizliğini gerekçe göstererek bu yükümlülüğü yerine getirmemesinin önüne geçilmektedir.

MADDE 126/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fikrasının (8)…

6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fikrasının (8) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve bu bentten sonra gelmek üzere maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

"8. Bu Kanuna ekli (II) sayılı listede yer alan kayıt ve tescile tabi mallardan 87.03 G.T.İ.P. numarasında yer alan ve hesaplanması gereken özel tüketim vergisi ile diğer her türlü vergiler dâhil bedeli bu fıkranın (2) numaralı bendinin (a) alt bendinde belirtilen tutarı aşmayan binek otomobillerinin;

a) 24/2/1983 tarihli ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununa tabi hâkim ve Cumhuriyet savcıları,

b) Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı bünyesinde silahlı hizmet, güvenlik veya istihbarat görevi yürüten personel,

c) 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 56 ncı maddesi veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesi kapsamında harp veya vazife malulü sayılan gaziler,

ç) Bu bendin (b) ve (c) alt bentlerinde belirtilen görev veya olaylar nedeniyle hayatını kaybedenlerin eş veya çocuklarından birisi, eş ve çocuğunun bulunmaması hâlinde ana veya babasından birisi tarafından ilk iktisabı vergiden müstesnadır."

"Sekizinci bendin (a) ve (b) alt bentlerinde yer alan hak sahipleri bu istisnadan beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere yararlanabilir. Beş yıllık süre taşıtın ilk iktisap edildiği tarihten itibaren hesaplanır.

Sekizinci bendin (a), (b), (c) ve (ç) alt bentlerinde yer alan kişilerin emeklilik, yaş haddi veya vazife malullüğü nedeniyle görevlerinden ayrılmaları bu bent kapsamındaki haklarını ortadan kaldırmaz. Meslekten çıkarılanlar ile haklarında verilen mahkumiyet kararı nedeniyle kamu görevinden çıkarılanlar bu hükümden yararlanamaz.

Aynı aile içinde sekizinci bent kapsamında birden fazla hak sahibinin bulunması hâlinde istisna aile adına tek hak olarak uygulanır ve aynı anda birden fazla istisnalı taşıt iktisap edilemez. Bu bendin uygulanmasında aile, hak sahibi ile eşini ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarını ifade eder.

Sekizinci bent kapsamında iktisap edilen taşıt yalnızca hak sahibi, hak sahibinin eşi, çocukları, anası veya babası tarafından kullanılabilir. Taşıt kiraya verilemez, ticari faaliyette kullanılamaz veya herhangi bir şekilde üçüncü kişilerin sürekli kullanımına bırakılamaz. Bakım, onarım, muayene, acil sağlık hizmeti, afet ve benzeri zorunlu hâller bu hükmün dışındadır.

Taşıtın sekizinci bentte belirtilen kişilerin dışında kullandırıldığının, kiraya verildiğinin, ticari faaliyette kullanıldığının veya gerçeğe aykırı belge ve beyanla istisnadan yararlanıldığının tespit edilmesi hâlinde zamanında tahakkuk ettirilmeyen özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faiziyle birlikte hak sahibinden tahsil edilir. Hak sahibi bu tarihten itibaren on yıl süreyle bu bent kapsamındaki istisnadan yararlanamaz.

Sekizinci bendin uygulanmasına ilişkin belgeleri, başvuru ve denetim usullerini, aile adına tek hakkın takibini, taşıtların tescil kayıtlarına konulacak şerhleri ve diğer usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir."

Gerekçe: Maddeyle hâkim ve Cumhuriyet savcıları, silahlı hizmet, güvenlik veya istihbarat görevi yapan personel, gaziler ile belirlenen şehit yakınlarına binek otomobili ilk iktisabında özel tüketim vergisi istisnası tanınması amaçlanmaktadır. Meslek mensuplarının beş yılda bir yararlanması, emeklilik ve vazife malullüğü hâllerinde hakkın devam etmesi ve aynı ailede birden fazla hak sahibi bulunması hâlinde tek araçla sınırlı uygulanması öngörülmektedir. Aracın yalnızca yakın aile bireylerince kullanılabilmesi ve kötüye kullanım hâlinde vergi, ceza ve süreli hak kaybı uygulanmasıyla istisnanın sosyal amacı korunmaktadır.

MADDE 1331/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesinin…

31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesinin dokuzuncu ve onuncu fıkrası madde metninden kaldırılmış ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

"Bu Kanun kapsamında sigortalı iken, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun veya 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu hükümleri çerçevesinde şehit veya gazi sayılan kişilere ya da bunların hak sahiplerine bağlanacak malullük, vazife malullüğü veya ölüm aylıkları, prime esas kazancı, hizmet yılını, rütbesi veya kademe derecesi farkı gözetilmeksizin eşit şekilde belirlenir. Aynı olayda şehit veya gazi olan kişilere bağlanacak aylıklar arasında fark olamaz."

Gerekçe: Maddeyle 5510 sayılı Kanun kapsamında şehit veya gazi sayılan kişiler ile hak sahiplerine bağlanacak malullük, vazife malullüğü ve ölüm aylıklarının prime esas kazanç, hizmet yılı, rütbe, derece veya kademe farkı gözetilmeksizin eşit belirlenmesi amaçlanmaktadır. Aynı olayda şehit veya gazi olan kişiler arasında aylık farkı oluşmasının önüne geçilerek sosyal güvenlik korumasında eşitlik sağlanmaktadır.

MADDE 148/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun 13 üncü maddesine aşağıdaki fikralar…

8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun 13 üncü maddesine aşağıdaki fikralar eklenmiştir.

"24/2/1983 tarihli ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununa tabi hâkim ve Cumhuriyet savcıları; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatında silahlı hizmet, güvenlik veya istihbarat görevi yapan personelin çocukları ile ilgili mevzuat uyarınca şehit, gazi, harp malulü veya vazife malulü sayılanların çocukları özel; okul öncesi eğitim kurumları, ilkokullar, ortaokullar ve ortaöğretim kurumlarında ücretsiz okutulur.

Bu öğrenciler bu maddede belirlenen genel ücretsiz öğrenci kontenjanının dışında değerlendirilir. Öğrencilerden öğrenim ücreti ile yemek, servis, pansiyon, kitap, kırtasiye, kıyafet, etüt, sınav, diploma, sertifika, sosyal etkinlik ve eğitim programının zorunlu kıldığı diğer hizmetler için herhangi bir ücret alınamaz.

Yerleştirmeler öğrencinin ve velisinin tercihleri, öğrencinin ikametgâhı, kurumun fiziki kapasitesi ve eğitim programı dikkate alınarak Bakanlık tarafından merkezi olarak yapılır. Başarı veya ücretsiz kontenjan sıralaması şartı aranmaz.

Bu kapsamda ücretsiz okutulan öğrenciler için kurumlara yapılacak eğitim ve hizmet ödemelerinin üst sınırı; okul türü, sınıf düzeyi, il ve bölge esas alınarak her yıl Bakanlıkça belirlenir. Ödemeler Milli Eğitim Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulan ödenekten yapılır. Kurumlar belirlenen tutarın üzerinde veliden fark talep edemez."

Gerekçe: Maddeyle hâkim ve Cumhuriyet savcıları ile silahlı hizmet, güvenlik veya istihbarat görevi yapan personelin çocuklarının ve şehit, gazi, harp malulü veya vazife malulü sayılanların çocuklarının özel öğretim kurumlarında ücretsiz okutulması amaçlanmaktadır. Öğrenim ücreti yanında eğitim programı için zorunlu yemek, servis, kitap, kırtasiye, kıyafet ve benzeri hizmetlerin de ücretsiz olması öngörülmektedir. Yerleştirmelerin merkezi biçimde yapılması ve kurumlara kamu bütçesinden ödeme sağlanmasıyla hakkın fiilen kullanılabilir olması hedeflenmektedir.

MADDE 15Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinde mali hesapları ayrı izlenmek üzere Yargı ve Güvenlik Hizmetleri Tamamlayıcı…

Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinde mali hesapları ayrı izlenmek üzere Yargı ve Güvenlik Hizmetleri Tamamlayıcı Emeklilik Sandığı kurulmuştur.

Sandığın amacı üyelerin emeklilik dönemindeki gelir kaybını azaltmak, ölüm ve maluliyet hâllerinde üyeler ile hak sahiplerine ek güvence sağlamak ve üyelerin konut edinimini desteklemektir.

Sandığın varlıkları Sosyal Güvenlik Kurumunun diğer varlıklarından ayrı izlenir. Bu varlıklar genel bütçeye gelir kaydedilemez, başka amaçla kullanılamaz, teminat gösterilemez ve nafaka borçları dışında haczedilemez.

Gerekçe: Maddeyle Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinde meli hesapları ayrı izlenecek Yargı ve Güvenlik Hizmetleri Tamamlayıcı Emeklilik Sandığı kurulmaktadır. Sandık aracılığıyla üyelerin emeklilik dönemindeki gelir kaybının azaltılması, ölüm ve maluliyet hâllerinde ek güvence sağlanması ve konut ediniminin desteklenmesi amaçlanmaktadır. Sandık varlıklarının genel bütçeye aktarılmaması ve başka amaçla kullanılamaması suretiyle üyelerin birikimleri güvence altına alınmaktadır.

MADDE 16Sandığın zorunlu üyeleri aşağıda belirtilmiştir:

Sandığın zorunlu üyeleri aşağıda belirtilmiştir:

a) 24/2/1983 tarihli ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununa tabi hâkim ve Cumhuriyet savcıları;

b) Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatında silahlı hizmet, güvenlik veya istihbarat görevi yapan personel Kanunla kurulmuş başka bir mesleki yardımlaşma veya tamamlayıcı emeklilik kuruluşuna zorunlu aidat ödeyenler Sandığın zorunlu üyeliği dışında tutulur. Bu kişiler yazılı talepleri üzerine Sandığa isteğe bağlı üye olabilir.

Gerekçe: Maddeyle Sandığın zorunlu üyelik kapsamı belirlenmektedir. Hâkim ve Cumhuriyet savcıları ile Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma, Sahil Güvenlik, Emniyet, Gümrükler Muhafaza ve Milli İstihbarat Teşkilatında silahlı hizmet, güvenlik veya istihbarat görevi yapan personelin Sandığa üyeliği öngörülmektedir. Başka bir mesleki yardımlaşma veya tamamlayıcı emeklilik kuruluşuna zorunlu aidat ödeyenlerin mükerrer yük altına girmemesi için zorunlu üyelik dışında tutulması ve talepleri hâlinde isteğe bağlı üye olabilmeleri amaçlanmaktadır.

MADDE 17Sandık üyelerinin emeklilik keseneğine veya sigorta primine esas aylık kazançlarının yüzde beşi oranında üye…

Sandık üyelerinin emeklilik keseneğine veya sigorta primine esas aylık kazançlarının yüzde beşi oranında üye katkı payı kesilir.

Üyenin bağlı bulunduğu kamu kurumu tarafindan aynı matrah üzerinden yüzde beş oranında kurum katkı payı ödenir. Katkı payları maaş veya ücretin ödendiği tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde Sandığa aktarılır.

Üye katkıları ile kurum katkıları her üye adına açılacak bireysel hesaplarda izlenir. Üye katkılarının tamamı her durumda üyeye aittir. Kurum katkısına hak kazanma oranı üyeliğin üçüncü yılında yüzde yirmi beş, altıncı yılında yüzde elli ve onuncu yılında yüzde yüzdür. Emeklilik, görev nedeniyle maluliyet veya ölüm hâlinde süre şartı aranmaksızın kurum katkısının tamamına hak kazanılır.

Gerekçe: Maddeyle Sandığın finansman modeli ve katkı paylarına hak kazanma esasları düzenlenmektedir. Üyenin aylık kazancı üzerinden yüzde beş üye katkısı ile aynı oranda kurum katkısı ödenmesi ve bu tutarların bireysel hesaplarda izlenmesi öngörülmektedir. Kurum katkısına kademeli hak kazanma sistemi getirilirken emeklilik, görev nedeniyle maluliyet veya ölüm hâllerinde süre şartı aranmaksızın kurum katkısının tamamına hak kazanılması amaçlanmaktadır.

MADDE 18Sandık üyelerine aşağıdaki yardımlar sağlanır:

Sandık üyelerine aşağıdaki yardımlar sağlanır:

a) Emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanması hâlinde toplu emeklilik yardımı.

b) Üyenin talebi hâlinde birikimin aktüeryal esaslarla aylığa çevrilmesi suretiyle tamamlayıcı emekli aylığı.

c) Görev nedeniyle veya görev dışında meydana gelen ölüm hâlinde hak sahiplerine ölüm yardımı.

ç) Maluliyet hâlinde maluliyet yardımı.

d) Konut edinilmesi amacıyla uygun koşullu finansman.

Görev nedeniyle ölüm veya maluliyet hâlinde en az üyelik süresi aranmaz. Yardımların hesaplanmasına ilişkin esaslar aktüeryal denge gözetilerek yönetmelikle belirlenir.

Gerekçe: Maddeyle Sandık üyelerine sağlanacak yardımlar belirlenmektedir. Emeklilikte toplu ödeme veya tamamlayıcı aylık, ölüm ve maluliyet yardımı ile uygun koşullu konut finansmanı sağlanması öngörülmektedir. Görev nedeniyle ölüm veya maluliyet hâllerinde asgari üyelik süresi aranmaması ve yardım tutarlarının aktüeryal denge gözetilerek belirlenmesiyle sosyal koruma ile mali sürdürülebilirlik arasında denge kurulmaktadır.

MADDE 19Sandık kaynakları güvenlik, likidite, çeşitlendirme ve uzun vadeli getiri ilkeleri çerçevesinde…

Sandık kaynakları güvenlik, likidite, çeşitlendirme ve uzun vadeli getiri ilkeleri çerçevesinde değerlendirilir.

Sandığın yıllık mali tabloları, yatırım getirileri, yönetim giderleri ve aktüeryal durumu kamuoyuna açıklanır. Sandık Sayıştay denetimine tabidir.

Sandığın işleyişi, yatırım esasları, üyelik işlemleri, bireysel hesapların izlenmesi, hak sahipliği ve yardımların ödenmesine ilişkin usul ve esaslar Sosyal Güvenlik Kurumu ile Hazine ve Maliye Bakanlığınca müştereken çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.

GEÇİCİ MADDE 1- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce bağlanmış olan şehit ve gazi aylıkları bu Kanunun yürürlüğe girmesini takip eden üç ay içinde bu Kanun hükümlerine uygun şekilde yeniden düzenlenir.

GEÇİCİ MADDE 2- Bu Kanunun eğitim ve bakım haklarına ilişkin hükümleri Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte özel kreş veya gündüz bakımevinde, özel okulda yada vakıf yükseköğretim kurumunda kayıtlı bulunan öğrenciler hakkında takip eden ilk ödeme döneminden itibaren uygulanır.

GEÇİCİ MADDE 3- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce meydana gelen olaylar nedeniyle şehitlik veya gazilik talebi reddedilmiş olanlar yürürlük tarihinden itibaren iki yıl içinde yeniden başvurabilir.

Başvurular bu Kanunla getirilen daha lehe hükümler esas alınarak incelenir. Devam eden idari ve yargısal uyuşmazlıklarda bu kanunda yer alan hükümler uygulanır.

GEÇİCİ MADDE 4- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanmış olup 2985 sayılı Toplu Konut Kanunundaki ek 2 nci maddesindeki diğer şartları taşıyanlar yürürlük tarihinden itibaren iki yıl içinde konut tahsisi için başvurabilir.

GEÇİCİ MADDE 5- Sandığın faaliyete geçtiği tarihte zorunlu üyelik kapsamına girenler geçmiş hizmetlerinden en fazla on yılını borçlanabilir.

Borçlanma tutarı başvuru tarihindeki emeklilik keseneğine veya sigorta primine esas aylık kazancın yüzde beşi üzerinden hesaplanır ve kırk sekiz eşit taksitte tahsil edilir. Borçlanılan süre için kamu kurumu tarafından aynı tutarda kurum katkısı ödenir.

MADDE 19- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Gerekçe: Yürürlük maddesidir.

MADDE 20Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Gerekçe: Yürütme maddesidir. ŞEHİT YAKINLARI, GAZİLER, HÂKİM VE SAVCILAR İLE GÜVENLİK HİZMETLERİNDE GÖREV YAPAN PERSONELİN SOSYAL VE EKONOMİK HAKLARININ GÜÇLENDİRİLMESİ AMACIYLA BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ

Genel gerekçeyi oku (11 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün korunması, kamu düzeninin sağlanması, adalet hizmetlerinin tarafsız ve kesintisiz biçimde yürütülmesi ile vatandaşların can ve mal güvenliğinin temin edilmesi ağır sorumluluk üstlenen kamu görevlilerinin özverili çalışmaları sayesinde mümkün olmaktadır. Hâkim ve savcılar yargı yetkisinin bağımsız biçimde kullanılmasını sağlarken güvenlik ve istihbarat hizmetlerinde görev yapan personel çoğu zaman yaşamını, vücut bütünlüğünü ve aile düzenini doğrudan risk altına koymaktadır. Bu hizmetler yalnızca olağan bir kamu görevinin ifası olarak değerlendirilemez. Ülkenin güvenliği, hukuk düzeni ve toplumsal huzuru bakımından özel bir fedakârlık alanı oluşturmaktadır.

Şehitlerimizin yakınları ile gazilerimiz ise millet adına üstlenilen bu fedakârlığın sonuçlarını hayatları boyunca taşımaktadır. Şehitlik ve gazilik statüsünün yalnızca belirli bir anda ortaya çıkan mali sonuçlarla sınırlı görülmesi sosyal devlet ilkesinin gerektirdiği koruma anlayışıyla bağdaşmamaktadır. Şehit yakınlarının ve gazilerin insan onuruna yaraşır bir yaşam sürmesi, eğitimden konuta, istihdamdan ulaşıma kadar hayatın her alanında desteklenmesi ve haklara erişimde bürokratik engellerle karşılaşmaması devletin hem hukuki hem de vicdani sorumluluğudur.

Mevcut mevzuatta şehitlik, gazilik, vazife malullüğü, nakdi tazminat, aylık bağlanması ve sosyal haklara ilişkin hükümler farklı kanunlarda dağınık biçimde düzenlenmiştir. Bu yapı benzer olaylarda farklı statülerin doğmasına, aynı olaydan etkilenen kişiler arasında görev, rütbe, derece veya kurum esaslı gelir farklarının oluşmasına ve hak sahiplerinin uzun süren idari ya da yargısal süreçlere yönelmesine neden olabilmektedir. Özellikle görev nedeniyle sonradan ortaya çıkan fiziksel veya psikolojik hastalıkların ispatında yaşanan güçlükler koruyucu hükümlerin amacına ulaşmasını engelleyebilmektedir.

Teklifle görevle bağlantılı ölüm, yaralanma ve hastalık hâllerinin kapsamı açık biçimde belirlenmekte, görevden sonra ortaya çıkan zararların da tıbbi illiyet bağı bulunması şartıyla koruma kapsamına alınması amaçlanmaktadır. Olayın görev sırasında gerçekleşmesi veya kişinin görevi nedeniyle daha önce tehdit edilmiş olması hâlinde görevle zarar arasındaki bağın hak sahibi lehine kabul edilmesi öngörülmektedir. Böylece ispat yükünün fiilen zarar gören kişiye veya ailesine bırakılmasının önüne geçilmekte ve sosyal koruma hükümlerinin hak eksenli uygulanması sağlanmaktadır.

Teklifin temel amaçlarından biri şehit ve gazi aylıklarında eşitliğin sağlanmasıdır. Aynı olayda hayatını kaybeden veya yaralanan kişiler için rütbe, unvan, derece, kademe ya da prime esas kazanç üzerinden farklı aylıklar bağlanması kamu vicdanını zedelemektedir. Ortaya konulan fedakârlığın değeri görev hiyerarşisine göre ölçülemez. Bu nedenle ilgili kanunlarda değişiklik yapılarak aylıkların en yüksek emsal tutar esas alınmak suretiyle eşitlenmesi ve mevcut hak sahiplerinin daha düşük bir ödemeye maruz bırakılmaması hedeflenmektedir.

Hâkim ve savcılar ile güvenlik, silahlı hizmet ve istihbarat görevlerinde bulunan personelin çalışma hayatı yüksek risk, yoğun stres, sık yer değişikliği ve aile hayatını etkileyen görev şartları içermektedir. Bu kişilerin çocuklarının eğitim ve bakım hizmetlerine erişiminin güvence altına alınması yalnızca personele sağlanan bir menfaat değil kamu hizmetinin sürekliliğini ve görev motivasyonunu güçlendiren sosyal bir tedbirdir. Bu kapsamda özel kreşlerden okul öncesi eğitime, ilk ve ortaöğretimden vakıf yükseköğretim kurumlarına kadar eğitim hizmetlerinden ücretsiz yararlanma imkânı getirilmektedir. Hizmet sunan kurumların mali yükünün bütçeden karşılanması suretiyle hakkın uygulanabilir ve sürdürülebilir olması amaçlanmaktadır.

Görev yerinin niteliği ve kamu konutu kapasitesinin yetersizliği nedeniyle personelin barınma ihtiyacı önemli bir ekonomik yük hâline gelebilmektedir. Teklifle görev yapılan yerde kamu konutu tahsisi esas kabul edilmekte, bunun mümkün olmadığı hâllerde kira desteği verilmesi öngörülmektedir. Ayrıca belirli şartları taşıyan personel ile emeklilere Toplu Konut İdaresi Başkanlığı aracılığıyla uygun ödeme koşullarında bir defaya mahsus konut edinme hakkı tanınmaktadır. Böylece uzun yıllar kamusal sorumluluk üstlenen kişilerin emeklilik dönemlerinde barınma güvencesine kavuşması hedeflenmektedir.

Teklifle araç ediniminde özel tüketim vergisi istisnası tanınırken hakkın aile adına tek araçla sınırlandırılması, kullanımın yakın aile bireyleriyle sınırlandırılması ve kötüye kullanımı önleyecek yaptırımların düzenlenmesi suretiyle sosyal amaç ile mali disiplin arasında denge kurulmaktadır. Şehit yakınları ve gaziler bakımından sağlanan hakların yanı sıra hâkim, savcı ve güvenlik personelinin görevden emeklilik, yaş haddi veya vazife malullüğü nedeniyle ayrılmasının kazanılmış sosyal hakları ortadan kaldırmaması benimsenmektedir.

Kamu istihdamı bakımından şehit ve gazi yakınlarına tanınan hakkın kapsamının genişletilmesiyle fedakârlığın aile üzerindeki uzun vadeli ekonomik ve sosyal etkilerinin azaltılması amaçlanmaktadır. Hak sahiplerinin sayısal veya unvana ilişkin sınırlamalar nedeniyle koruma dışında kalmasının önlenmesi ve kamu kurumlarının kadro gerekçesiyle istihdam yükümlülüğünden kaçınamaması hedeflenmektedir.

Teklifle ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinde mali hesapları ayrı izlenecek Yargı ve Güvenlik Hizmetleri Tamamlayıcı Emeklilik Sandığı kurulmaktadır. Üye ve kurum katkısına dayalı bu yapı ile emeklilik döneminde ortaya çıkan gelir kaybının azaltılması, ölüm ve maluliyet hâllerinde ilave güvence sağlanması ve üyelerin konut ediniminin desteklenmesi amaçlanmaktadır. Sandık varlıklarının başka amaçlarla kullanılamaması, mali tabloların kamuoyuna açıklanması ve Sayıştay denetimi öngörülerek şeffaf, hesap verebilir ve aktüeryal dengeyi gözeten bir sistem kurulmaktadır.

Bu Kanun Teklifiyle şehit yakınları ve gaziler ile adalet, güvenlik ve istihbarat hizmetlerinde görev yapan personelin sosyal ve ekonomik haklarının bütüncül bir yaklaşımla güçlendirilmesi amaçlanmaktadır. Teklif eşitlik, sosyal devlet, hukuki güvenlik ve kamu hizmetinin sürekliliği ilkelerini esas almakta, görev sırasında veya görev nedeniyle üstlenilen fedakârlığın devlet tarafından somut ve kalıcı güvencelerle karşılanmasını hedeflemektedir. MADDE GEREKÇELERİ

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam