Sivas İline İstiklal Madalyası Verilmesine İlişkin Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde
Kaynak göster
2/3820 esas numaralı kanun teklifi 7 Eylül 2026 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Ulaş Karasu (Yeni Parti); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Ulaş Karasu (Yeni Parti, Sivas). “Sivas İline İstiklal Madalyası Verilmesine İlişkin Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/3820, 7 Eylül 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-3820-sivas-iline-istiklal-madalyasi-verilmesine-iliskin-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/9aaa497f-c34a-40fd-8100-01a07bfd18e1
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleİçişleri Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 3 madde
MADDE 1108 gün boyunca Milli Mücadele'nin yönetim merkezi olan Sivas iline, Milli Mücadele ve Kurtuluş Savaşı'nda…
108 gün boyunca Milli Mücadele'nin yönetim merkezi olan Sivas iline, Milli Mücadele ve Kurtuluş Savaşı'nda gösterdiği kahramanlık ve fedakarlıkların anısına İstiklal Madalyası verilmiştir.
MADDE 2Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 3Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Genel gerekçeyi oku (10 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Türkiye Cumhuriyeti, işgal altındaki bir vatanın yokluk, imkansızlık ve kuşatma altında ayağa kalkarak bağımsızlığını kazanmasının eseridir. Bu büyük mücadelenin her karış toprağında ayrı bir fedakarlık, her şehrinde ayrı bir kahramanlık hikayesi vardır.
Bazı şehirler vardır ki tarihimizin belirli bir anında yalnızca yaşananlara tanıklık etmemiş, tarihin bizzat yönünü değiştirmiştir. Sivas, işte o şehirlerimizden biridir.
Milli Mücadele'nin en karanlık günlerinde Sivas; coğrafi konumu, güvenliği ve stratejik niteliği nedeniyle Mustafa Kemal Paşa ve mücadele arkadaşları tarafından Anadolu'nun en güvenli merkezlerinden biri olarak değerlendirilmiş, 1919 yılında bağımsızlık mücadelesinin siyasi, askeri ve idari bakımdan en önemli karargâhlarından biri haline gelmiştir. Mustafa Kemal Paşa'nın Erzurum Kongresi sonrasında 2 Eylül 1919'da Sivas'a gelişiyle başlayan süreçte şehir, 18 Aralık 1919a kadar 108 gün boyunca Milli Mücadele'nin yönetim merkezi olmuştur. Bu 108 gün, yalnızca Sivas'ın değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş tarihinin en kritik dönemlerinden biridir.
4 Eylül 1919"da başlayan Sivas Kongresi, Milli Mücadele'nin yerel direnişlerden çıkarak bütün vatanı kapsayan ulusal bir iradeye dönüştüğü tarihi bir dönüm noktasıdır. Sivas Kongresi'nde Anadolu ve Rumeli'deki milli cemiyetler tek bir çatı altında, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleştirilmiş; Erzurum Kongresi"nde doğu illerini temsil eden Heyet-i Temsiliye'nin yetki ve sorumluluğu bütün vatanı temsil edecek şekilde genişletilmiştir. Böylece Milli Mücadele'nin siyasi ve teşkilatlı yapısı Sivas'ta ülke çapında bütünlük kazanmıştır.
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün "Burada bir milletin kurtuluşunu hazırlayan kararlar verildi" sözüyle önemini vurguladığı, ulusal kurtuluş mücadelesine ışık tutan kararların alındığı, "manda ve himaye" fikrinin tamamen reddedildiği Sivas Konresi'nde ortaya konulan irade, yalnızca dönemin şartlarına verilmiş bir cevap değildir. Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı, milli iradenin hâkimiyeti ve dış mandanın reddi yönündeki kararlar, daha sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasına ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna uzanan siyasal sürecin temel taşlarını oluşturmuştur.
Nitekim Atatürk'ün daha sonraki değerlendirmelerinde de Cumhuriyet'in temellerinin Sivas'ta atıldığı vurgulanmıştır. Sivas Kongresi, bu yönüyle yalnızca Kurtuluş Savaşı'nın değil, Türkiye Cumhuriyeti?nin kuruluş iradesinin de temel duraklarından biridir.
Sivas halkının rolü ise kongreye ev sahipliği yapmakla sınırlı değildir. İşgal tehdidinin bütün Anadolu'yu sardığı, Milli Mücadele karşıtı girişimlerin bulunduğu ve kongrenin toplanmasının engellenmek istendiği bir dönemde Sivaslılar; Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarına sahip çıkmış, kongrenin güvenliği için gerekli tedbirleri almış ve Milli Mücadele kadrolarına 108 gün boyunca güvenli bir çalışma ortamı sağlamıştır. Sivaslılar, kongre binasının eşyalarını evlerinden getirmiş, ikramlarda bulunmuş, evlerinde misafir etmiş ve onların can güvenlikleri için her türlü fedakarlığı yapmışlardır. Yani Sivas, Milli Mücadele'nin aklının, iradesinin ve teşkilatının şekillendiği merkezdir.
İstiklal Madalyası'nın tarihsel anlamı da yalnızca cephede silah kullanmakla sınırlı değildir. 29 Kasım 1920 tarihli ve 66 sayılı İstiklal Madalyası Kanunu, cephede savaşanların yanı sıra Milli Mücadele'nin başarısı için cephe gerisinde fedakarlık ve hizmet gösterenleri de madalya kapsamına almıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin tarihsel uygulamaları da bu anlayışın şehirler bakımından hayata geçirildiğini göstermektedir. Milli Mücadele'de gösterdiği kahramanlık ve fedakarlıkların anısına İnebolu, Kahramanmaraş, Gaziantep İstiklal Madalyası ile taltif edilmiştir. Sivas'a da İstiklal Madalyası verilmesi, hukuk sistemimizde daha önce hiç uygulanmamış yeni bir yöntem değil; Meclisimiz'in tarihsel iradesiyle daha önce şehirler bakımından da uygulanmış bir taltifin, Sivas bakımından gecikmiş biçimde hayata geçirilmesi olacaktır.
Sivas'ın talebi herhangi bir siyasi partiye, döneme veya kişiye ait değildir. Daha önce Sivas Kent Konseyi'nin de bu yöndeki talebi içeren dilekçe TBMM'ye sunulmuş, ancak o günden günümüze bir gelişme yaşanmamıştır. Sivas'ın istediği bir ayrıcalık değil, tarihin teslim ettiği bir hakkın kanunla tescilidir. Bu talep, TBMM'nin kuruluşundan önce Milli Mücadele'nin siyasi iradesini temsil eden Sivas'ın manevi şahsında, bağımsızlık mücadelesine ve Cumhuriyetimizin kuruluşuna duyulan vefanın ve aynı zamanda yalnızca Sivaslıların değil, Milli Mücadele'nin bütün kahramanlarının ortak hatırasına sunulmuş bir vefa nişanesi olacaktır.
Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, bağımsızlığımızın hangi bedeller ve hangi tarihi irade ile kazanıldığını gelecek kuşaklara aktarmak; Cumhuriyet'in kuruluşuna giden yolu görünür kılmak ve Sivas'ın bu süreçte üstlendiği eşsiz rolü devletimizin en yüksek tarihi taltiflerinden biriyle tescil etmek amacıyla Sivas'a İstiklal Madalyası verilmesi gerekli görülmektedir. Bu kanun teklifi, Sivas'ın hak ettiği İstiklal Madalyası ile onurlandırılmasını amaçlamaktadır.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR