İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/502 ÖNCEKİ DÖNEMDEN YENİLENEN · İLK VERİLİŞ 2 TEM 2018 KOMİSYONDA

5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 16. Maddesi Hakkında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 6 madde

Kaynak göster

2/502 esas numaralı kanun teklifi 2 Temmuz 2018 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 16. Maddesi Hakkında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/502, 2 Temmuz 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-502-5275-sayili-ceza-ve-guvenlik-tedbirlerinin-infazi-hakkinda-kanunun-16-maddesi-hakkinda-de (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/a9937230-91b8-4c56-a480-0188d9290a95

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Adalet Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 6 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 15275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında

5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında

Kanun'un 16. Maddesinin 1. fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

"Akıl hastalığına tutulan hükümlüler hakkında hürriyeti bağlayıcı cezanın infazı infaz hakimliği tarafından iyileştikten sonraya bırakılır. Tutuklu yargılanan sanıklar da dosyanın görüldüğü mahkeme tarafından tahliye edilir. Akıl hastalığının, niteliği itibariyle, toplum için tehlike arzetmesi halinde bu kişiler yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında tedaviye alınacağı gibi, denetimli serbestlik araçlarının kullanılmasına da karar verilebilir."

MADDE 25275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un

5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un

16. Maddesinin 2. fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

"Diğer hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Ancak bu durumda bile tutukluluk ve hükümlülük statüsü, tedavi imkanlarını kısıtlaması ve diğer olumsuz etkenlerden dolayı mahpusun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa hükümlünün cezasının infazı infaz hakimliği tarafından iyileşinceye kadar geri bırakılır, tutukluluk haline ise kovuşturmayı yürüten mahkeme ya da dosya ile yetkili yargı yeri tarafından son verilir."

MADDE 35275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 16. Maddesinin 3. fıkrası aşağıdaki…

5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 16. Maddesinin 3. fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, ilk cümleden sonra gelmek üzere yeni bir cümle eklenmiştir:

"Yukarıdaki fıkralarda belirtilen geri bırakma kararı tam teşekküllü üniversite hastanelerinin sağlık kurullarınca düzenlenip onaylanan rapor üzerine, hükümlü için infazın yapıldığı yer infaz hakimliğince; tutuklu için kovuşturmanın yürütüldüğü ya da dosya ile yetkili yargı yerince verilir. İnfazın ertelenmemesi ve tutukluluğun kaldırılmaması yönündeki raporlara karşı hükümlü ya da tutuklu en yakın tam teşekküllü üniversite hastanesine itirazda bulunabilir. İtiraz üzerine verilen rapora göre hareket edilir. Geri bırakma veya tutukluluğun kaldırılması kararı, hükümlü veya tahliye edilmiş sanığın tabi olacağı yükümlülükler belirtilmek suretiyle k kendisine ve yasal temsilcisine Başsavcılığına veya mahkemeye bildirilir. Serbest bırakılanın sağlık durumu, geri bırakma kararını veren İnfaz Hakimliğince veya onun istemi üzerine, bulunduğu veya tedavisinin yapıldığı yer İnfaz hakimliğince veya tutukluluk halini kaldıran mahkemece, sağlık raporunda belirtilen sürelere, bir süre bulunmadığı takdirde birer yıllık dönemlere göre bu fıkrada yazılı usule uygun olarak incelettirilir. İnceleme sonuçlarına göre geri bırakma kararını veren İnfaz Hakimliğince veya tutukluluk halini kaldıran mahkemece yeniden karar verilir. Geri bırakma kararını veren İnfaz Hakimliğinin veya tutukluluk halini kaldıran mahkemenin istemi üzerine, hükümlülük ya da tutukluluğu kaldırılmış hastanın izlenmesine yönelik tedbirler, bildirimin yapıldığı yerde bulunan kolluk makam ve memurlarınca yerine getirilir. Bu fıkrada yazılı yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi halinde geri bırakma ya da tahliye kararı, kararı veren İnfaz Hakimliği veya mahkemece kaldırılır. Bu karara karşı hükümlü ağır ceza mahkemesine, tutuklu itiraz merciine başvurulabilir."

MADDE 45275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 16. Maddesinin 6. fıkrası aşağıdaki…

5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 16. Maddesinin 6. fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

"Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen hükümlünün cezasının infazı, tutuklunun tutukluluk hali üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılır."

MADDE 5Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 6Bu kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Bu kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Genel gerekçeyi oku (13 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

"Bilindiği gibi hasta mahpusların infazlarının ertelenmesine ilişkin düzenleme 5275 Sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 16. maddesinde düzenlenmiştir.

Bu maddeye göre :

"(1) Akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı geriye bırakılır ve hükümlü, iyileşinceye kadar Türk Ceza Kanununun 57 nci maddesinde belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır. Sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır.

(2) Diğer hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Ancak bu durumda bile hapis cezasının infazı, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa mahkumun cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır.

(3) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen geri bırakma kararı, Adli Tip Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca verilir. Geri bırakma kararı, mahkumun tâbi olacağı yükümlülükler belirtilmek suretiyle kendisine ve yasal temsilcisine tebliğ edilir. Mahkumun geri bırakma süresi içinde bulunacağı yer, kendisi veya yasal temsilcisi tarafından ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir. Mahkumun sağlık durumu, geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca veya onun istemi üzerine, bulunduğu veya tedavisinin yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca, sağlık raporunda belirtilen sürelere, bir süre bulunmadığı takdirde birer yıllık dönemlere göre bu fıkrada yazılı usule uygun olarak incelettirilir. İnceleme sonuçlarına göre geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca, geri bırakmanın devam edip etmeyeceğine karar verilir. Geri birakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığının istemi üzerine, mahkumun izlenmesine yönelik tedbirler, bildirimin yapıldığı yerde bulunan kolluk makam ve memurlarınca yerine getirilir. Bu fıkrada yazılı yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi hâlinde geri bırakma kararı, kararı veren Cumhuriyet (Başsavcılığınca kaldırılır. Bu karara karşı infaz hâkimliğine başvurulabilir.

(6) Maruz kaldığı ağir bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazı üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabilir." m Bu madde akıl hastalığına tutulanların serbest bırakılmasını düzenlememesi ve hastalığından kaynaklı olarak yaşamı tehlike altında olan mahpusların durumlarına uygun rapor almaları ve kararlara karşı itirazda bulunmalarında güçlükler çıkarması nedeniyle eleştirilmektedir.

Madde tutuklu ve hükümlü ayrımı yapması bakımından da ayrımcıdır. Hükümlülere tanınan hakların tutuklulara tanınmamasında kamusal bir menfaat, eşitlik ve adalet bulunmamaktadır.

Birçok hasta mahpus, Adli Tıp Kurumu'nca düzenlenen "cezaevinde kalabilir" raporlarının ardından kısa bir süre sonra yaşamlarını kaybetmektedir. Adli Tıp Kurumuna göre aslında hiçbir hasta mahpusun infazının ertelenmesi mümkün değildir, zira kurum mahpusların hastane şartlarında gerekli tüm tedavi koşullarına sahip olduğunu ileri sürmekte, mahpusluk koşullarının yarattığı tedavi engellerini dikkate almamaktadır. Bu nedenle sürekli olarak tartışma konusu yapılan Adli Tıp Kurumu'nun bu konuda karar verici olmaktan çıkarılması zorunlu hale gelmiştir.

Madde mevcut haliyle akıl hastalarının yine mahpusluk koşulları altında yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında tutulmalarını öngörmektedir. Halbuki akıl hastası birisinin mahpusluk koşulları altında olması ne kamusal bir yarar sağlamakta ne de suçun önlenmesi, suçlunun suçtan uzak tutulması ve caydırılması sonuçlarını doğurmaktadır. Bu nedenle maddenin 1. fıkrasının, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 399. maddesinde savunulan anlayışa uygun olarak değiştirilmesi gerekmektedir.

Maddenin ikinci fıkrası da 5275 sayılı yasanın gerekçesinde de ifade edildiği gibi hayati tehlike altında olan ve tedavisi uzun sürecek hasta mahpusların infazlarını tartışmaya mahal vermeksizin erteleyecek şekilde düzenlenmelidir.

Maddenin üçüncü fıkrası infaz ertelemesi kararlarının Adli Tıp Kurumunca verileceğini hüküm altına almıştır. Ancak Adli Tıp Kurumuna göre hemen hiçbir hasta mahpusun infazının ertelenmesi mümkün değildir, zira kuruma göre mahpus hastanede yeterli tedavi ve bakım imkanına sahip olup tahliyesi halinde durum değişmeyecektir.

Adli Tıp Kurumu özgür bir ortamda bulunmanın hastalıkların tedavisi üzerindeki olumlu etkisini hiç görmemekte, infazı ertelenmiş mahpusların alternatif tedavi yollarını kullanabileceğini, tahliyeleri nedeniyle bağışıklık sistemi güçlenen mahpusların yaşama daha güçlü sarılabileceği dikkate almamaktadır. Bu nedenle Adli Tıp Kurumu'nun karar verici bir konumdan çıkarılması gerekmektedir.

Maddenin 6. Fıkrası "maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazı üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabilir." demektedir. Bu fıkrada daha önce ağır ve somut tehlike kGişulü bulunmamaktaydı. Uygulamadaki olumsuzluklar ve yürüyemeyen, konuşamayan, bilinci kapalı hastalar dahil olmak üzere hemen her başvuruda toplum güvenliği bakımından bir tehlike bulun adli görevliler nedeniyle bu koşul maddeye 6545 sayılı Kanunun 79 uncu maddesiyle eklendi. Ancak buna rağmen uygulamada olumsuzluklar görülmekte ve toplum güvenliği bakımından tehlikelilik hali ileri sürülerek ağır hastaların tahliyeleri engellenmektedir. Tek başına yaşamını idame ettiremeyen kişilerin toplum için tehlike oluşturmayacağı gerçeği nedeniyle bu koşulun kaldırılması gerekmektedir.

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam